![]() |
|
|
#1 | |
|
İZİNDEYİZ ATA'M ....
Giriş Tarihi: 03-07-08
Nerden: İstanbul
Yaş: 21
Mesajlar: 1,170
Thanks: 113
Thanked 525 Times in 179 Posts
Karizma Gücü : 0
Karizma Puanı : 30584
Grafik :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Pc Forum
sus dedi adam "sana aklı yitik cümlelerimi vermedim daha" kal dedi kadın "güneşin eteğini süpürmüyor yıldızlar" güldü adam sustu kadın ... ve adam " kuşların ipek şallarını kuşandım dilime sana öykünmeler vermesin diye" ve kadın " hadi gel ölelim" dedi...dediler...öykündüler parmak uçlarıyla... - boğazında düğümlenen hangi geçmişin sözcükleridir, sarı sonbahar rengi... dedi adam aklını kurcalarken dipsiz sorular... -geçmeyen bir geçmiş ,seyrimde asılı durmuş, boğazımdan aşağısı yürektir gayrı inmez... dedi kadın dipsiz sorgularda.. -yüreğinde nicedir kan serilir , hoyrat akşam üstlerine çalar rengi... dedi adam susarak... -yürek bu acınası kırmızıdır rengi...diyebildi kadın, boğazını düğümleyen geçmişte boğularak... dedi kadın ,sustu adam,dedi adam , öldü kadın.... vaktisiz akşamlarda göğü ikiye böler bulut yerine hüzün artığı eklerdik...yarısı deniz olur diğer yarısı çöl derken doğruldu adam ve göğe doğru açtı ellerini...kadında kırılgan gülümseyişler varken.. deniz secde eder çöle bu yüzden ulaşamaz ona hiç ve ağlar yeryüzüne yeniden... dedi kadın ellerinde balçık lekesi varken ve uğuldarken kulakları... - renkleri verdik en çok ruhumuza; ben aklı yitik bir mavi , sen gözleri can veren kırmızı, yine de özledik en uslu zamanlarımızda can vermeyi... dedi adam yutkunurken sözlerini ve tırnaklarında morarmış sorgular çürürken... - gözlerimde salınan resimlerdir can veren , aynı karede gülerdik pencere önlerinde, sen saçları yol sevgili, ben gülüşü sadakat yar...aynı karelerden gelip dokunduk hüzne ve yol ayrımında ayrılığın soğuk sesi kaldı bize...dedi kadın geniş zamanlarda mecburiyet takısıyla sözlenmiş anılarında... -Nasıl bir yerle bir ediliş ki bu, hep yorgunluğunu taşırım yıkık duvarların -Belki duvara asılan fotoğraflardaki suretlerin üzerinden kalkamıyor olması, belki dermansız ayakların silkelenmeye gücünün yetmemesidir -Belki değil, mutlak... Madem ağlayacaktı bu resimler, neden gülümsedik en şaşaalı hallerimizle? -O dönemler masumdu hala bir yanımız. Boş bir kağıda, bir suret de bir çizebiliyorduk. Kanatmıyorduk, inadına direniyorduk. Acıtılıyorduk ama acıtamıyorduk. Kapatıyorduk içimizin kimsenin bilmediği pencerelerini ve çekiyorduk perdelerini, gizliyorduk. Direnebiliyorduk belki de sözcükler sıralandı dillere adam ve kadın garip öykünmenin ayrılık sayfasına geçti , dillerinde mahcup şarkılarla... -Perdenin ardında, hep saklanıyordu kirlenen yanlarımız. En temiz selamlarımızla geziniyorduk sokaklarda. Gitmez sanıyorduk bu anlarımız. Bır gun terketti bizi, olur olmaz kayboluşlarımız ve anladım ki tanrı, coktan kapıyı çekip gitmiş, bir biz kalmışız o boşlukta. Şimdilerdeyse, kendimizi toprağa serpip yeniden filizlenmeye çalışıyoruz. -Kırlangıçları davet edemiyoruz gecenin bir yarısı penceremize. Korkuyoruz artık. Korkutuluyoruz da, gün be gün. Bir yağmur tanesiyle sohbet edemiyoruz, boğuluyoruz sevecenliğinde. Avuçlarımıza alamıyoruz sevdiceğin yüz çizgilerini, her defasında çiziyor bir yerleri. Sorgulanırken yaşam süzülen yangınlara gebe kaldı hayat...olur olmaz çırpınma bu , vakitsiz ömrün yollarında... -Kandıkca kanıyoruz, sustukca susadıgımız gibi...Ve orman sadeliği, yerini ayaz vurmuş gecelere bırakıyor. Tükeniyoruz. Oysa yaşamak, (c)esaret istiyor. -Tutsak bırakıyoruz yüreğimizi alabildiğine (c)esaretin kollarına. Tükeniyor yaprakların hışırtısı. Dokunulamıyor apansız esen rüzgarlara. Şimdi, o büyütülen yaprakların yerini bizler aldık sanırım. Savruluyoruz afaka. -Dehlizlerimizden alıyorduk, heybemizin tatlı sularını. Tam da susamışken, el uzatamıyoruz gerilerde bıraktığımız heybelerimize. -İNSAN OLUYORUZ BELKİ DE ARTIK , AYKIRILIKLARIN BİTTİĞİ YERDE, AYNI OLUYORUZ. Zamanın koynunda esmer ellerini sevdiği adam ve koynunda büyüyen yazgısında kaldı kadın...dilsizdir gece ve şahittir adamın buz tutan yüreği... -Büyüdükçe üşüyorum,sıcak gülümseyişlerimi terk edeli beri. Saksılarda menekşe yetiştiriyorum, aynı şarkıyı söylemek için yeniden.. -Bir gün dile gelecektir, dilsiz söylevlerin. Ve yeniden gözlerine menekşeler çizip bakacaksın sevgiliye (yüreğine). Pencereleri gömerek perdelerin en diplerine, göğe yükselmelisin yeniden. Öğrendiğimiz bir şeyler mutlaka olmalı.. -Şarkılarda bitiyoruz. Yine sus emri veriliyor, geceden. Dedi... ve sustular çoğul eklerinde yaşamın... dedi kadın ,sustu adam,dedi adam , öldü kadın....bitti... Alıntı
__________________
''Türk insanı para gibidir. İçine ışık tut; Atatürk yoksa sahtedir.'' İZİNDEYİZ YÜCE ATA'M ![]() |
|
|
|
|
| The Following 2 Users Say Thank You to baharizm For This Useful Post: | -LasT OttomaN- (01-01-10), ÖmerHakan (01-01-10) |
| Sponsored Links | |
|
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| :)) Testereden Diyaloglar :)) | Gülnihal | Komik Yazı & Döküman & Mizah | 1 | 10-01-08 01:51 |
| Diyaloglar (çok komikk) | mirza | Komik Yazı & Döküman & Mizah | 0 | 07-04-07 08:47 |
| F1 Türkiye---Diyaloglar | Zapotec | Komik Yazı & Döküman & Mizah | 0 | 20-11-06 20:12 |
| iş görüşmesinde ki diyaloglar | Eylül | Komik Yazı & Döküman & Mizah | 10 | 09-05-06 13:33 |
| Siriusca Diyaloglar | _Mavi_ | Komik Yazı & Döküman & Mizah | 0 | 20-04-06 10:28 |