![]() |
|
|
#1 | |
|
İZİNDEYİZ ATA'M ....
Giriş Tarihi: 03-07-08
Nerden: İstanbul
Yaş: 21
Mesajlar: 1,170
Thanks: 113
Thanked 525 Times in 179 Posts
Karizma Gücü : 0
Karizma Puanı : 30584
Grafik :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Pc Forum
Geceye kurban edilmiş bir karanlığa gözlerin miktarı bir umut yaktım. Sonra büyüdüm biraz. Sorma ne kadar büyüdün diye.. Sen kadar büyüdüm dün gece.. Ve bir türlü bitiremediğim önsözümü tamamlayıp Lafzımdaki tüm alfabeyle söylüyorum; Seni bir Elif miktarı seviyorum..." Çıplaktım adım miktarı / seni giyindim bolca... Seni tanıdığım zamanlardı acıya tuz basışlarım. Gömleğimden sızan kan rengine benziyordu göğümün rengi. Sen yoktun ilkin kıyısızlığın eşiğindeydi gözlerim... Yarım yamalak sözlerim yamalı susmalarım vardı dudağı kuyulara dayanmış... Çıplaktım adım miktarı üryandım yaralarından feragat edip kaldırımları yatak bilen. Yer edinemedi sözlerim dudaklarımın coğrafyasında ölemedi yüreğim kendi infazının avucunda. Tam vazgeçmişken umuttan tam da sözlerimi sırtıma vurmuşken düştün düş’üme... Yalnızdım kalıbım kadar seni diktim önsözüme. Yarımdım seninle tamamladım açıkta kalan yanlarımı... Seni tanıdığımda gardolabında ütüsüz satırların vardı. Ertelenmiş geçiştirilmiş ya da zamana ötelenmiş rüyaların vardı... Karanlığa çaldığın lakin tutmamış bir sabah yağmuru vardı kirpiklerinde birikmiş. Kıyısızlık dururken yüzünde dağların arsızlığı vurmuş sevda rengine... Kaybetmişliğin rengi siyaha çalarken koynuna döşenmekteydi ayrılık trenlerinin gri sirenleri... Bir yanı üşümekteydi ellerinin diğer yanı ise idam sehpasındaki urganı düğümlemekteydi... Seni tanıdığım zamandı gölgelerin karanlığa başkaldırışı. Biz ki acıya bağdaş kurmuş iki zamandık susuşlara meyilli. Birbirine hiçbir zaman kavuşmayacak trenlerin tek suçlusuyduk. Sevdaya itham edilmiş romanların katili yüreğinden sızan kanları susuz toprağa ifşa edilen iki hükümlüydük... Biz ki hüzne örülüydük... Sonra sırtlarımızı dayadık birbirimize. Kalabalıkların arasına iki kırık bedenle yürümektense; bir kız çocuğuna renkli balonlar alma suçuyla ölmeyi tercih ettik ... Kavganın ortasında gölgenin avcuna karanlığın sabahına bir filiz ekmeye yemin ettik biz... Günahlarımıza tövbe diye degil Elif’in dilsiz duvağına dua saflığı katmak için aynı safa durduk. Ayak uçlarımıza dökülen gözyaşına biz umut ilave ettik ta ki bu iki beden bir canda vücut bulana kadar... Çünkü bizim ekmeğimiz; hayata hüzün miktarı ölüm ölüme bir dua miktarı hayat katmaktı. Başardık sevgili...Başardık... Kendi ayaklarının üzerinde durabilen sevdayız biz... " Büyüdük lakin sen hala benim için saçları örgülü bir kız çocuğusun rüzgarın peşinde koşan " Küçük bir kız çocuğu canlanıyor gözlerimde siyah- beyaz fotoğrafların şahitliğinde. Çocukluğuna dair tek bir resim olmasa da arşivimde biliyorum ki o siyah- beyaz sinemasına hayat rengi katansın. Bilirim ki gözlerine sirayet etmiş renklerden çıkarırım seni siyah - beyaz tonlardan. Onca çocuğun arasından saçlarındaki rüzgardan tanırım ben seni. Bilirim ki örgülü saçlarına kurulmuştur dört mevsim. Şimdilerde iki yetişkiniz zamanın dudaklarında. Sırtı birbirine değmemiş iki sıradağdır omuzlarımız. Gözlerimizde iki tren garı beslenir kirpiklerimizde kısır topraklar... Hadi imkansızlığın kanamasın dudaklarında... Kanatlan siyah-beyaz fotoğraflardan... Bizi bekliyor Elif diyen çicekler...Vuslat yakındır artık... Ey hayat rengine bürünmüş gözlerimin sahibi Sırça bir köşke denk gelmese de düşlerimiz biz yine de yürüyelim elimizde bir kutu çikolata ile. Gardolabında ütülenmeyi beklese de satırların eselim bir deli rüzgarın peşinde. Durma sakın sevdamızla daha nice yetim ceylanı emzireceğiz. Gülüşlerimizle kurulayacağımız o kadar ıslak kirpik var ki sakın duraksama... Ayakkabılarım ayağımda değil sevgili diye yorma kendini. Toprak ayakkabın olmuşken neye gerek ki uzun topuklu ayakkabıların... Koş hadi... Zaman Elif’in düş’ü değil mi... Yaşadıklarımız umudun ta kendisi değil mi ? Özür dilerim ey yaraları tuz kokan sevgili Güya seni yazacaktım satırlara. Diz çöktüm lahfzımdaki dimağa lakin başaramadım yine... Anlatamadım yine...Anlamadığımdan çıkardığım hiçbir sözcüğe emanet edemem seni. Seni ancak ben yaşarken yazabilirim dudaklarıma. Yüreğinin büyüklüğüne tekâbül eden anlam ancak benim nefesimde saklı.... En iyisi Elif miktarı susmak. Bilirsin ki bir Elif miktarı susmak; sözcüklerin yetmediği yerden hayatı yaşabilmektir tıpkı senle ben gibi... Şimdi ben sustum..Seni bana Elif anlatsın... Yeşeren düşlere Dudak kenarları Nisan sevinciyle dolan Elif niyetine... Sustum... Sustuğum kadar sevilesin diye... Ey gözlerinde hayat bulduğum... Verdiğin hayat miktarı gülümsüyorum Ey yüreğindeki umutlara tutunduğum... Adın miktarı büyütüyorum seni... Ey sevginle Elif’i soluduğum... Aldığım nefes miktarı yaşıyorum seni... Ey adına sustuğum canına can diye susadığım... Bir "Elif " miktarınca seviyorum seni ... Beni en iyi sen anlarsın yine de hatırlatayım; Sustum... Başımı eğdim sana... Sağ elimi sol göğsüme götürdüm... Seni sevdiğim için... Senin tarafından sevildiğim için... Koca bir "eyvallah"... alıntı
__________________
''Türk insanı para gibidir. İçine ışık tut; Atatürk yoksa sahtedir.'' İZİNDEYİZ YÜCE ATA'M ![]() |
|
|
|
|
| Sponsored Links | |
|
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Terleme ile birlikte vücut birçok mineral kaybeder. Enerjik olmak için bolca sıvı alm | AngeL | Öneriler | 0 | 28-03-08 14:42 |
| Bir Elif Miktarı Gülümse...! | akin_bera | Düz Yazı | 5 | 23-12-07 21:47 |
| maya ile adım adım komik bir karakter yapımı | DeSpOiNa | 3D Tasarım & Modelleme Bölümü | 5 | 06-08-07 13:39 |
| Intel'de Fiyat İndirimleri: Adım Adım 22 Temmuz'a | Last samuray | Donanım Haberleri | 0 | 04-07-07 17:22 |
| Adım Adım Korsancılık : If you only knew the power of the darkside | kanunsuz | Geçmiş Haber Arşivi | 0 | 05-02-05 13:36 |