Pc Forum
Atatürk’ün Gençliği
Şöyle bir dışarıya bakınca üzülüyorum, içimde anlaşılmaz, çözümlenemez bir düğüm oluşuyor. Biz miyiz Atatürk’ün gençliği, biz miyiz bu ülkeyi kurtaranların torunu? Hiçbir cevap bulamıyorum, hatta içim daha da kararıyor. Çünkü akranlarım kimseye saygı duymuyor, sadece güç delisi çoğu, haksızlıklara boyun eğenler dolu, hiçbir ses çıkartmayanlar, kendini ifade edemeyenler, bir laf yüzünden kavga edenler daha bu yaşta hapse girenler, uyuşturucuyla beyinlerini zehirleyenler…
Hepsi genç, delikanlı ve korkusuz. Ancak korkmadıkları şey suç işlemek, kavga etmek, bir hiç uğruna kavga etmek, büyüklerinin ardından küfretmek, her şeye karşı çıkmak, düşünmeden karşı çıkmak. Bunlardan korkmuyorlar. Ama Atatürk bunu istememişti. Atatürk saldırılmadığı sürece saldırmayın diyenlerdendi. Gücün tek başına bir hiç olduğunu yanında aklın gerektiğini savunurdu. Eğer birini yenecekseniz bilginizle yenin diyenlerdendi. Ama artık kimse bilgiye önem vermez oldu. Herkes bileğine güvenir oldu. Atatürk’ün istediği gelecek bu muydu? Şuursuzca hareket eden bir nesil miydi? Yoksa tam tersi mi?
Ben kavga etmiyorum diyemem. Hatta bazen kavgayı içten istiyorum. Ama ben kavgayla bir şeylerin düzelmeyeceğini biliyorum. Kavganın, kaba kuvvetin sadece kısa çözümler getirebileceğini biliyorum. Ben en azından kendimi frenlemeye çalışıyorum. Ama onlar sürekli artıyorlar. Kendilerini frenlemek yerine daha çok gaza basıyorlar. Genç olmanın böyle olmadığını anlamıyorlar. Beyinlerini uyuşturmak, taşkınlık yapmak… Gençliği bunlarda arıyorlar.
Atatürk’ün gençliğiyiz hepimiz. Ama kaçımız gerçekten Atatürkçüyüz, onun yolunda kusursuzca kaçımız yürüyoruz. Biz onun istediklerini gerçekten yapıyor muyuz? Soruyorum size Atatürk şimdi olanları görseydi bu ülkeyi kurtarmak ister miydi?
Emrecan Özkan