SenfoniK
29-01-08, 13:29
CENEVRE - İsviçre’de Zürih Başsavcılığı tirajı 85 bin 500 olan ve Almanca olarak yayınlanan haftalık dergi Die Weltwoche hakkında derginin yayınladığı İngiliz tarihçi ve Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Norman Stone’a ait bir yazı nedeniyle dava açtı.
Konu, Ekim ve Kasım 2006 tarihlerinde yayımlanan ve 1915 Ermeni olaylarının soykırım olup olmadığına ilişkin, ikisi de tarihçi olan Hans-Lukas Kieser ve Norman Stone arasındaki bir tartışmaya ilişkin.
Kieser bir yazıda olayların soykırım olduğu görüşünü ortaya koymuştu. Stone ise bir soykırım olmadığını iddia ediyordu. Daha sonra ise dergi konunun güncelliği nedeniyle, Kieser’e bir kez daha söz hakkı verdi.
İSVİÇRE ULUSAL KONSEYİ: ERMENİ OLAYLARI SOYKIRIM
İsviçre Ceza Kanunu’nun 261 sayılı yasası ırkçılık içeren söylem ve propagandayı ve soykırım suçlarının inkar edilmesini suç sayıyor. Bunun yanı sıra Ermeni olaylarının soykırım olarak nitelenmesi 2003’te İsviçre Ulusal Konseyi’nde kabul etmişti.
Federal Mahkeme de, yaklaşık bir ay önce İsçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek davası kapsamında, olayların niteliği hakkında geniş çaplı bir konsensüs oluşmuş olduğu kanaatine varmış ve Vaud Kantonu Mahkemesi tarafından soykırımı ırkçı nedenlerle inkar ettiği gerekçesiyle para cezasına çarptırılan Perinçek’in temyiz başvurusunu reddetmişti.
Zürih Başsavcılığı, İngiliz tarihçinin Ekim 2006’da yayımlanan bu metnini yeniden ele almadan ve davayı Savcı Hans Maurer’e vermeden önce, Federal Mahkeme’nin bu kararını bekledi. Yani artık Maurer’in bir soykırım olup olmadığını açıklığa kavuşturma gibi bir sorunu yok.
İSVİÇRE KENDİNİ TÜRKİYE’YLE AYNI SINIFA SOKUYOR
Ön plandaki sorun daha ziyade Weltwoche’nin Norman Stone’un bu metnini hangi nedenlerle yayınladığı. Weltwoche’nin bu haftaki sayısında Genel Yayın Yönetmeni Roger Köppel söz konusu ırkçılıkla ilgili yasanın artık işlemediğini söyledi ve “Avrupa’nın en özgür ülkesi İsviçre kendisini, bu yasa nedeniyle, soykırım inkarcılarının soykırım iddiacılarını hapse attığı Türkiye ile aynı sınıfa sokuyor” dedi.
Medya hukuk uzmanı ve Basın Konseyi Başkanı Peter Studer de “Weltwoche’de yayınlananlar, derginin Türk görüşlerinin propagandasını yapmak değil, açık tartışmadan yana olduğunu ortaya koyuyor” diye konuştu. Studer ‘Weltwoche davasının’ Irkçılık Karşıtı Yasa’nın temelde sorgulanması gereğini değil, yorumlama sorununu ortaya koyduğunu vurguladı.
kaynak (Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.)
Konu, Ekim ve Kasım 2006 tarihlerinde yayımlanan ve 1915 Ermeni olaylarının soykırım olup olmadığına ilişkin, ikisi de tarihçi olan Hans-Lukas Kieser ve Norman Stone arasındaki bir tartışmaya ilişkin.
Kieser bir yazıda olayların soykırım olduğu görüşünü ortaya koymuştu. Stone ise bir soykırım olmadığını iddia ediyordu. Daha sonra ise dergi konunun güncelliği nedeniyle, Kieser’e bir kez daha söz hakkı verdi.
İSVİÇRE ULUSAL KONSEYİ: ERMENİ OLAYLARI SOYKIRIM
İsviçre Ceza Kanunu’nun 261 sayılı yasası ırkçılık içeren söylem ve propagandayı ve soykırım suçlarının inkar edilmesini suç sayıyor. Bunun yanı sıra Ermeni olaylarının soykırım olarak nitelenmesi 2003’te İsviçre Ulusal Konseyi’nde kabul etmişti.
Federal Mahkeme de, yaklaşık bir ay önce İsçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek davası kapsamında, olayların niteliği hakkında geniş çaplı bir konsensüs oluşmuş olduğu kanaatine varmış ve Vaud Kantonu Mahkemesi tarafından soykırımı ırkçı nedenlerle inkar ettiği gerekçesiyle para cezasına çarptırılan Perinçek’in temyiz başvurusunu reddetmişti.
Zürih Başsavcılığı, İngiliz tarihçinin Ekim 2006’da yayımlanan bu metnini yeniden ele almadan ve davayı Savcı Hans Maurer’e vermeden önce, Federal Mahkeme’nin bu kararını bekledi. Yani artık Maurer’in bir soykırım olup olmadığını açıklığa kavuşturma gibi bir sorunu yok.
İSVİÇRE KENDİNİ TÜRKİYE’YLE AYNI SINIFA SOKUYOR
Ön plandaki sorun daha ziyade Weltwoche’nin Norman Stone’un bu metnini hangi nedenlerle yayınladığı. Weltwoche’nin bu haftaki sayısında Genel Yayın Yönetmeni Roger Köppel söz konusu ırkçılıkla ilgili yasanın artık işlemediğini söyledi ve “Avrupa’nın en özgür ülkesi İsviçre kendisini, bu yasa nedeniyle, soykırım inkarcılarının soykırım iddiacılarını hapse attığı Türkiye ile aynı sınıfa sokuyor” dedi.
Medya hukuk uzmanı ve Basın Konseyi Başkanı Peter Studer de “Weltwoche’de yayınlananlar, derginin Türk görüşlerinin propagandasını yapmak değil, açık tartışmadan yana olduğunu ortaya koyuyor” diye konuştu. Studer ‘Weltwoche davasının’ Irkçılık Karşıtı Yasa’nın temelde sorgulanması gereğini değil, yorumlama sorununu ortaya koyduğunu vurguladı.
kaynak (Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.)