PDA

Tüm Versiyonu Göster : Mayalar Hakkinda


sp1907
27-08-05, 20:19
MAYALARA NE OLDU

Yüzyilin basindan beri bilim adamlari Mayalar'in kim olduklarini, nasil yasadiklarini, ve uygarliklarinin bir anda neden yok oldugunu arastiriyorlar. Bu garip uygarlik MS 300'lerde dünyanin en gelismis uygarligiydi ama dünyanin günesin çevresinde 365 günde döndügünü bile bilen Mayalar tarihin en kanli kasaplariydilar ve yemeklerini dahi yarim birakarak birden yok oldular. Mayalar'in bilimi ve kültürü vardi, onlara bu bilgiyi kim ögretmisti?.


Isik ve sihir
Her yil ilkbahar ve sonbaharda, turistler, El Kastide Chicken Itza'nin etrafinda toplanip, günes Isiginin yavas yavas piramidin merdivenlerinden yükselip muhtesem iki iblis basinin taban oymasini izliyorlar. Bu piramit, yaradilis ve dönüsümün kudretli tanrisina, Kukulcan'a ithaf edilmistir. Piramitte 4 merdiven ve her merdivende 91 basamak bulunur. En tepedeki platformla birlikte bu basamaklar 365 adettir. Bu günese göre hesaplanan yila esittir ve Mayalar'in astronomide ileri olduklarini gösterir. ?blislerin baslari, dinsel ayinlerde kurban edilmis insan kemiklerinin ve onlarin altin mücevherlerin bulundugu dogal bir kuyuyu isaret etmektedir.




Guetamala ormanlarindaki, kan kirmizi rengindeki piramidin önünde, büyük bir kalabalik saatlerdir ayakta bekliyordu. Kimse kipirdamiyordu; tüm gözler, piramidin dorugundaki atalarin bilgileriyle dolu süslü kafatasindaydi. Kalabalik kralin hareketlerini göremiyor fakat dinsel bir ayin oldugunu anlayabiliyordu. Kral yanardagda olusan keskin taslari alip penisini delecek ve sonra yaranin üstünü bir iple baglayip; kanin agaç kabugundan yapilmis kaba akmasini saglayacakti. Daha sonra bunu alip, bir ates yakacak, bu atesten yükselen duman araciligiyla iblisle konusacakti. Ve Kral, ortaya çikti pestemalinin altindan kanli elini göstererek, atalarinin mesajim daha öncelerde de oldugu gibi yine haykirdi; "Savas için hazirlanin" Kalabalik, nese içinde tekrarladi. Artik kan dökme zamani baslamisti.



KAN HASADI
Eski Maya toplumunda politik ve dini olaylar, korkunç kan dökme ayinlerinin nedeniydi.


Savas, onlarin yasamiydi
Mayalar kimdi? inanilmaz büyüklükteki piramitleri Amerika'nin ortasina insa eden ve sonra birdenbire terkedip kaybolan bu insanlar kimlerdi? Neden o garip dinsel kurallara inaniyorlardi? Bu sorular bugüne kadar sayisiz bilim adaminin zihnini kurcaladi. 150 yil geçtikten sonra Mayalar daha anlasilir olmaya basladilar. Artik, Mayalarin MS. 250-900 arasinda yasadiklarini, dönemlerinin en gelismis yazi sistemini bulduklarini, matematikle ilgilendiklerini , astrolojik takvimler olusturduklarini ve piramitler insaa ettiklerini biliyoruz. Bugüne örnek olacak mimari örnekler bulundu, insaatlarini, yagmur ormanlarina zarar vermeden belli zamanlarda yapiyorlardi. Mayalar dogalligin bozulmamasi için bize iyi bir ders vermislerdir, Güney Belize'nin orman kapli daglarinda; yeni bulunan dört Maya kenti gösteriyor ki; Mayalar buralarda yasamaktan kaçinmislardi, iste buralari 900'lü yillarda yokolan Mayalarin toplumsal yasamlari hakkinda henüz çözülememis bir çok soruya isik tutacaklardi. "National Geographic" yazarlarindan arkeolog George Stuart; "Her sabah uyandiginida Maya'lar hakkinda ne kadar az sey bildiginiizi düsünüyorum, bu tropik iklimde nasil yasadiklarinin %1 ini ancak biliyoruz" diyordu. Kisitli imkanlara ragmen, arkeologlar, sanat tarihçileri, yazit uzmanlari, antropologlar, cografyacilar, ve dil uzmanlari yillardir Mayalarin pesinde. Ortada, "Mayamanik" bir durum var; Tennesse Üniversitesi arkeologlarindan Arthur Demarest son 4 yildir Kuzey Guetemala'da Maya kenti Dös Pilas'i inceliyor. Demarest'e göre ormanin içinde kayip kentler var; buralarda çözümlenemeyen yazitlar bulunuyor ve bu yazitlar Mayalarin ani yok olusunu açiklayabilir. Ortaya çikan bilgi patlamasi, siddetli tartismalar yaratti. Kimin kuraminin dogru oldugu tartisiliyor. Yine de uzmanlar bir görüs üzerinde fikir birligine vardilar; savas, Maya halkinin olusmasinda ve yasaminda kilit noktaydi.



Oyun topu
Mayalar'in top oyunlari hem eglence hem de dinsel törenler içindi. Seyirciler, sonuçlar üzerinde bahis oynarlardi. Günesin veya Ay'in sembolü olan bu top hep havada kalmaliydi. Topu düsüren kaybediyordu ama oyunu degil yasamim da; oyunun finalinde kurbanlar hazirdi. Galipler, kaybedenlerin baslarini kesip top olarak kullandilar ya da öldürüp vücutlarini piramitlerden asagiya sallandirdilar


Maya kentleri yasamak için degil miydi?
Mayalarin spordan dine kadar her konuda iskence ve kurban törenleri düzenliyorlardi. Meksikali Antropolog Carlos Navarette "Bu, Mayayla ilgilenenleri sok edecek bir iddiadir" diyor. Klasik Maya Kültürü'nün olusmaya basladigi MS 250'den sonraki yüz yillarda, küçük çatismalardan, büyük savaslara dönüsen kabile çekismeleri, görkemli kentlerin hayalet kasabalara dönüsmesine neden oldu. ilk batili arastirmacilar olan Stephens ve Latherwood, büyüleyici diye tanimladiklari Copan, Palenque, Uxmal ve digerleri hakkinda kitaplar yazmaya basladilar. Stephens'in yazdigi basarili kitaptan sonra onu, Catherwood ve diger yazarlar takip etti. Sonraki yarim yüzyilda Popol Vuh (Mayalari anlatan kutsal kitap) ve "Relacion de las Cosas de Yucatan" adli kitaplar yayinlandi. 16. yüzyildan sonra piskopos Diego de Lan da, Maya kültürüne karsi ispanyol zaferlerini anlatan bir kitap yazmisti. 1890'larda ise, ingiliz arastirmaci Alfred Maudsiay degisik kaynaklardan derleyerek, Maya kentlerinin mimarisini anlatan bir katalog olusturdu.
Tüm bilgiler, 19. Yüzyil bilginlerini hiyeroglif yazilarini yorumlamaya, Mayalarin tarihini yeniden incelemeye ve bu toplumun neden yok oldugunu arastirmaya itti. 20. yüzyilin ilk yarisinda daha çok kazilar yapildi ama hala ortaya ciddi bir sey çikmamisti. 1950'lerde Carnegie Enstütüsü'nden J. Eric Thompson ve SIyvanus Morley, bölgeyi incelemeye aldilar onlara göre bulunan kentler, yasamak için degil dinsel ayinler için yapilmisti. Yazitlarda astronomi ve takvim çalismalari yer aliyor, tarihi olaylar, çiftçilik yöntemleri ve tarinidan bahsedilmiyordu. Böylece bu mekanlarin sadece özel durumlar ve çalismalar için yapildigi kanitlaniyordu. Morley ve Thompson; Mayalarin yok oluslarina ait bilgileri antik kentlerden elde edemeyeceklerini düsünüyorlardi. Çagdas bilginler, daha iddiali ve umutlu, modern teknoloji gibi bir de avantajlari var;
örnegin radyo karbon testi.


Dos Pilos'ta çalisan Arthur Demarest MS. 761'den önce ve sonra olarak Mayalarin tarihçesini iki bölüme ayirdi. 761'den önce savaslar düzenliydi; kabileleri tek bir yönetim altinda toplamak için yapilirdi. Ama 761'den sonra savaslar; kabile üstünlügüne ve mallarin yagmalanmasina dayanmaya basladi. O yil, Dos Pilos Krali kabilelere dur demek için savas açti ama Tamarindito'da yakalanarak kurban edildi. Demarest'e göre; bu dönemden sonra ortaya çikan soylu kanun yapicilari, çikar ugruna birbirlerini yemeye basladilar ve güçleri çok artti. Böylece sivil iç savas basladi; iste bu da Mayalarin sonu oldu ve buna benzer olaylar baska bölgelerde de yasandi.


Susuzluk ve nüfus patlamasi kuramlari
Florida Üniversitesi arkeologlarindan Arlene ve Diana Chase'e göre Belize'de yaptiklari arastirmalarin sonucunda, kabile savaslari Mayalarin sonunu hazirlamisti. Bu iki arkeolog, kazilarda binalar üzerinde hasarlar tespit etmisler ve gömülmemis bir çocuk iskeletiyle, silahlar bulmuslardi. Bir çok uzman yok olusun nedenini savaslara baglarken, baskalari bunun hikayenin tümü olmadigini düsünüyor. Yokolmada rol oynayan bir diger neden; yagmur ormaninin ekolojik dengesindeki ani bir bozukluk olabilirdi. Arizona Üniversitesi arkeologu Patrick Culbert; "Yeralti çalismalarindan anladiginiiza göre, neredeyse orman tamamen yok olmus"diyordu.Su sikintisi, yok oluslarinda rol oynamis olabilirdi. Cincinnati Üniversitesi arkeologlarindan Vernon Searborugh ise, Tikal'deki kazisinda gelismis kanalizasyon sistemleri buldu. Yilin 4 ayi yagmurlu bir bölgede yasayan bu insanlarin ani bir susuzluga ugramalari gerçekten yok olus nedeni olabilirdi. Bir baska neden nüfus patlamasi olabilir, yirmi kentten toplanan bilgilerden anlasildigina göre km kareye 200 insan düsüyordu. Culbert'e göre;
endüstrisi olmayan bir toplumda nüfus bir sorun olabilir. Arastirmacilar, kazilarda, iyi gelismemis çocuk iskeletleri buldular, bu da yetersiz beslenmenin göstergesi olarak kabul edilebilir. Yine Culbert, böyle karmasik ve kalabalik bir toplumun çöküs nedeninin; savas, çilgin bir kral, açlik ya da susuzluk olabilecegini düsünüyor ve ekliyor "Böyle bir toplumun çöküsü için milyonlarca neden söylenebilir".

Takvimi ve dis dolgusunu bilen insanlar
Bu çöküsten çikarilacak ders nedir? Birçok uzman, çevreci mesajlar veriyor; Culbert;
"Nüfus patlamasi, ekolojik dengeyi bozdu ve milyonlarca insan öldü." diyor. National Geographic dergisi yazari George Stuart ;bu fikre katiliyor ve bu bilgilerin günümüz dünyasinin sorunlarini yeterince çözemese bile önemli uyarilarda bulundugunu düsünüyor. Ona göre en önemli mesaj, yagmur ormanlarini kesmemek ama digerleri bundan pek emin degil. Hiyeroglif uzmani Stephen Houston de, Mayalardan daha pek çok ders alinacagi düsüncesinde; "Çok farkli bir toplumdular ve onlari bir arada tutan çok baska bir seydi".


Arkeologlar, Mayalarin gerçekten farkli bir toplum oldugunu, onlarin günlük yasamlanndan çikariyorlar. Mezarlarda bulunanlar, gömütler, alelade evlerin mimarisi ve bulunan duvar resimleri; ortalama bir Maya gününün nasil geçtigini bizlere gösteriyor. 57 kisiden olusan tipik bir Maya ailesi kahvaltida sicak çukulata, yeterince zengin degillerse haslanmis misir ve seker kamisi yiyorlardi ve "atole"denilen bir içki içiyorlardi. Genelde evler tek odali ve çamur sivaliydi. Büyük olasilikla gün içinde misir, bezelye, tavsan ve hindi diger yiyecekleri arasindaydi.
Hasat mevsimi erkekler tarlalarda çalisirken, kadinlar evde yemek pisiriyorlardi. Günün sonunda tüm aile evde toplaniyor ve evin reisi küçük bir dini ayinle atalara dua ediyordu. Zamanlarini sadece tarimla geçirmiyorlar, piramitler ve tapinaklar insa ediyorlardi. Genelde dügün törenlerine kutlamalara, astrolojik ve takvimsel çalismalara katiliyorlardi. Böyle zamanlarda kral kurbanlar kesiyor ve top oyunlari düzenliyordu. Kaybedenler piramide asiliyor ya da kurban ediliyordu. Çiftçiler bu günler için yemek hazirlayip, standlar açiyorlardi. Mayalar'in gelismis bir estetik anlayisi vardi. Yale Üniversitesi antropologu Michael Coe "Mayalar" adli kitabinda; "Aileler çocuklarinin burunlanna onlarin gücünü artirici süsler takarlardi" diye yaziyor. Mayalar ayni zamanda bebeklerin iskeletlerine sekil vermek amaciyla onlari sararlar ve koni seklinde bir sapka takarlardi. Belki de günümüzün besik ve kundak aliskanligi onlardan miras kalmistir. Bazi arastirmacilar, bu sekildeki kafataslarinin bu aliskanligin sonucu oldugunu ileri sürüyorlar. Mayalar dislerini bazen "T" seklinde bazen de delerek doldururlardi (anestezi yapip yapmadiklari kesin degil). Dislerini çogunlukla degerli taslarla en çok da yesimle kaplarlardi. Coe'ya göre; genç erkekler evlenene kadar kendilerini siyaha boyuyorlar daha sonra ise degisik dövmelerle süsleniyorlardi. Bu bilgiler sadece bulunan nesnelerden degil geride biraktiklari hiyerogliflerden de ögrenildi.


GECMiSi YASIYORLAR
Meksika daki tur rehberleri bir öykü anlatirlar.Bir turist, korku içinde piramitlere bakar ve rehbere dönüp; "Bu binalarin hepsi çok güzel, fakat tüm insanlar nereye gitti?" der. Rehber kafasini alayci bir sekilde sallayarak cevap verir; "Su anda bir Maya île konusuyorsun, bizler hala buradayiz hiç bir zaman burayi terk etmedik". Yasanan karmasa, Maya bilmecesinin kalbindedir. Bilim adamlari binlerce yil Öncesindeki Maya imparatorlugu'nu arastirirlarken bugün Guatemala çevresinde 1.200.000,Belize çevresinde ise, 5.000.000 Maya insani yasiyor. Etnik olarak, onlar dünyanin en gelismis imparatorlugunu Orta Amerika'da kurmus insanlarin soyundan geliyorlar. Maya kalintilarini gezmeye gelen birçok turist Amerika'da eski Mayalarin torunlarinin yasadigini ögrenseler soka girerlerdi. Yüzyillardir olagelen kültür etkilenmesinden sonra Orta Amerika'da yasayan Mayalarin torunlari yeni kültür yaratarak yasamlarini sürdürüyortar. Orta Amerika'da yasayan Mayalarin torunlari simdi sadece gelen ziyaretçiler ?çin atalarinin kiyafetlerini giyiyorlar. 1992'de Orta Amerika'nin yerlileri olan Maya halkina karsi Meksika devleti tarafindan zulmedildi, yapilanlar, insan haklarina aykiriydi.1990'daki toprak kavgasinda 11 kisi,1988'de de Maya halkindan 100 kisi yakalanmis ve iskence edilmisti.

30 saat boyunca hiç bir tibbi müdahale olmadan aç birakildilar ve Mayalar, 140.000 Guetamalaliyi öldürecek gerilla savasina basladilar. Hükümet onlarin köylerini yakti.16.yy'da ispanyol istilasi sirasinda birçok yerli, dini inançlarindan uzaklastirildi. Kabartmalar yikildi, dini inançlarina ait olan hersey misyonerler tarafindan harap edildi.Yeni koloniler kurmak için köle gibi çalistirildilar.400 yil ispanyollar tarafindan ezildikten sonra Meksikalilar tarafindan isgale ugradilar ve hala öyleler... Bugün Meksika Hükümeti, insan haklari adina Mayalara esit sans taniyacaklarini açiklamasina ragmen; Mayalar hala sosyo ekonomik siranin en altindalar. Chipas'ta 9 tane yerli dili musuluyor ve Meksikalilar azinliklara ragmen iktidari ellerinde tutuyorlar. Ne yazik ki, yerli nüfusu ülke potansiyelinin çok üzerinde. Ayrica yerlilerin % 70'i su sikintisi çekiyor. Bu kötü kosullarda Birçok Maya insani modern ,yasam sartlarini reddederek eski aliskanliklarini sürdürüyor. Daglarda yasayan Mayalar, 4000 yil önceki atalari gibi yasiyorlar.




"Birden beyin kanallarim açildi..."Maya yazitlari, çesitli ilgi alanlari olusturdu. Güney Alabama Üniversitesi sanat ögretmeni Linda Schele eski yazitlar konusunda birdenbire ortaya çikan ilginç bir örnektir. 1970 yilinda Meksika ziyaretinde, Palenk konferansinda Schele; 7. Yüzyil baslarindan 8. Yüzyil sonlarina kadar yasayan yasa yapicilarin kanunlarini 2.5 saat süren bir konusmada açikladi ve bunlar dogruydu. Bu nasil olmustu? Çünkü Schele bir amatördü; Profesyoneller kabartmalarin açiklamasinin bir çesit içgüdüye ve sezgiye bagli oldugunu söylüyorlar. Verilen yazi sistemine uyularak çözülmüs olabilecegin'i de ekliyorlar. Linda Schele; "Aydinlanma dakikalari kariyeriniin dönüm noktasiydi. Birden beyin kanallarini açildi ve hersey yerli yerine oturdu" diye anlatiyor. Bu olaydan sonra, bir çesit dil çözüm devrinii basladi. Bölge genç tarihi yazit uzmanlari ile doldu. 34 yasindaki Stephen Houston ile 28 yasindaki David Stuart'da bunlara dahildi. Kariyerlerine çok küçük yaslarda baslamislardi. Maya arkeologu George Stuart'in oglu ilk Maya gezintisini 3 yasindayken yapmisti ve 1984'de 18 yasindayken çözdügü bir Maya grafigiyle, Maç Arthur Dernegi tarafindan en genç yazi çözücüsü ve dahi ilan edildi. Stuart'in sonraki projesi simdiye kadar çözülmüs tüm Maya yazitlarini inceleyen bir katalog yapmak. Neredeyse yüzyillik bir çalisma bu ve genç Stuart; "Bu çalisma benden sonra da aranan bir kaynak olacak" diyor.




Bir uygarligin umutsuzlugu
Örneklerde görüldügü gibi kabartmalarda propaganda da var. Düsünün, Körfez Savasi'ni anlamak için Saddam'in konusmalannin duvarlara yazildigini... Arlen Chase;
Mayalar'in politik ve sosyal yasamlarini çözmek için bu yazitlari okumanin yeterli oldugunu, arkeolojinin bunu saglamak için gerekli oldugunu ifade ediyor. Houston ise, yazitlarin propaganda ile dolu oldugunu, yine de bir toplumu anlamak için yararli oldugunu söylüyor.


Maya yazitlarini desifre etme üzerindeki tartismalar sürüyor, hiçbir zaman nihai çözüm bulunmayacak. Çünkü yeni bulgular farkli bakis açilari getiriyor. Chase'in arastirmalarina dayanarak söylenebilir ki, Mayalar orta sinif bir toplumdu. Mezar kazilari, yasam tarzlarinin, bilimsel yönleri kadar gelismedigini gösteriyor. Kimyasal toprak arastirmalari, iskelet incelemeleri bize onlarin hastaliklarini, tarini yöntemlerini hatta iklim kosullarini gösteriyor. Birçok arastirmaci ve bilim adami Mayalar'in yok olus gizeminin pesinde. David Freidel, Mayalar'in tarihte esine az rastlanan bir umutsuzluga düsmüs olduklari görüsünde; ona göre, geçmise bakildiginda Mayalar'in ulastigi bilimsel ve toplumsal düzeyin nedeni, hayalgücü ve reel eylemin disindadir çünkü onlar yasami anlamli kilmak istiyorlardi. Mayalar'in birden yokolus nedeni veya nedenleri hala bilinmiyor, dev bir uygarlik nasil ve neden kayboldu? Uxmal'da yansi yenmis yemek tabaklari hala durmaktadir;
kimden ya da neden kaçtilar ve en önemlisi su anda onlarin kalintilari nerede?

dungeon
02-09-05, 21:07
sağol emeğine sağlık

Original
24-08-07, 11:41
Bilgiler için çok teşekkürler.

Yeni bir başlık açmadan buradan devam ediyorum.;)



Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.



Maya uygarlığının görkemli yükselişi ve çöküşünün perde arkası, uzun yıllardır akademisyenlerin kafasını kurcalıyor. Ulaşılan son nokta, Maya uygarlığının ihtişamını "Doğan Ateş" adlı bir savaş beyine borçlu olduğu yönünde. Ama yıkımına belli bir kişi veya tek bir sorun yol açmadı. Kısacası, her şey ters gitti.



Maya uygarlığının kaçınılmaz sona mahkûm ihtişamı, güney Meksika ve Orta Amerika yağmur ormanlarının şekillendirdiği bir sahnede yeşerdi. Klasik Maya uygarlığı, bu topraklarda altın çağını yaşadı. Bu makalede önce, klasik–öncesi kökleri 3000 yıl öncesine uzanan bir kültürün gelişim evrelerini belirlemek amacıyla yeni bir kanıtı ele alıyoruz. Bu kanıt, muhteşem bir saltanatın hüküm sürdüğü ve Palenque Kralı Pakal'a ait ölüm maskesi gibi şaheserlerin yaratıldığı yeni bir çağı başlatan olayın, bir savaş beyinin Orta Meksika'dan bu topraklara ulaşması olduğuna işaret ediyor. Ama her çıkışın bir inişi var. Ve bizim öykümüzün son bölümü de Klasik Maya uygarlığının çöküşünü hızlandıran –doğal ya da insan kaynaklı– felaketler dizisini gözler önüne seriyor.

YÜKSELİŞ

Savaşçı Hükümdar

Yabancı, kurak mevsimin cangıldaki patikaları kurutup, orduların geçmesine izin verecek kadar sertleştirdiği bir dönemde bölgeye ulaştı. Askerleri ile birlikte Maya kenti Waka'ya girdi; tapınakları, pazar yerlerini ve geniş meydanları geçti. Sadece bu güç gösterisinden değil, aynı zamanda çok uzaklardaki bir imparatorluk kentinin gösterişli giysileri, savaşçıların tüylerle bezenmiş başlıkları, mızrakları ve aynalı kalkanlarından da etkilenmiş olan kent sakinleri, şaşkınlıktan ağızları bir karış açık, öylece kalakalmış olmalıydı.

Çok eski dönemlere ait yazıtlar günün tarihini 8 Ocak 378, yabancının adını ise Doğan Ateş olarak veriyor. Doğan Ateş, günümüz Guatemala topraklarındaki Waka'ya, Meksika'nın dağlık bölgelerindeki büyük bir gücün elçisi olarak gitti.
İzleyen onlarca yılda adı, Maya toprakları boyunca dikilen anıtlara kazındı. Ve ondan kalan mirasla Mayalar beş yüzyıl süren bir altın çağ yaşadı…

ÇÖKÜŞ

Ölümcül Rekabet

800 YILINDA BİR GÜN, sakin Maya kenti Cancuén bir kasırgayla altüst oldu. Kral Kan Maax felaketin yaklaştığını biliyor olmalıydı ki, 200 odalı sarayının yollarına alelacele eğreti siperler ördürdü. Ama tamamlamak için yeterli zamanı olmadı.

Saldırganlar kentin eteklerini hızla aştı ve Cancuén'in ritüellerin yapıldığı kalbine akın etti. Saldırının hızı, günümüzde dahi belirgin. Yarım kalmış inşaat alanları, yıkık dökük taş yığınlarıyla dolu. Yarısı yontulmuş anıtlar patikaları doldurmuş. Kap kacak, saray mutfağına saçılmış bir halde...

İstilacılar 31 kişiyi rehin aldı. Rehinelerin kalıntılarıyla birlikte bulunan mücevher ve süsler; kraliyet ailesi üyeleri, olasılıkla Kan Maax'ın uzak akrabaları ya da daha önce fethedilen diğer kentlerden gelmiş soylu misafirler olduklarını gösteriyordu. Rehineler arasında kadın ve çocuklar da vardı; kadınlardan ikisi hamileydi. Rehinelerin tümü sarayda ritüellerin yapıldığı avluya götürülerek bir bir öldürüldü.

(…)

Katillerin kim ya da neyin peşinde olduğu bilinmiyor. Görünüşe göre ganimet peşinde değillerdi. Yeşimden yapılma yaklaşık 3600 parçaya el sürülmemiş; saraydaki ev eşyaları ve Cancuén'in dev mutfağındaki seramikler olduğu gibi bırakılmıştı. Ama son birkaç yıldır bazı kanıtları gün ışığına çıkaran arkeologlara göre istilacıların mesajı açıktı. Vanderbilt Üniversitesi'nden arkeolog Arthur Demarest, "Cesetleri sarnıca koyarak kuyuyu zehirlediler," diyor. Ayrıca Cancuén'in taş anıtlarındaki tüm tasvirlerin yüzlerine hasar verdiler ve heykelleri yüzüstü devirdiler. "Alan, ritüele uygun olarak yok edilmişti."


Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.


Sorguçlu Ev

Fotoğraf : Simon Norfolk, Conaculta'nın izniyle, INAH (Meksika)


Yucatán Yarımadası'ndaki Uxmal kenti, diğer Klasik Maya merkezlerinden çok sonra da gelişmeyi sürdürdü. Çatısındaki sorgucu andıran süslemeleriyle dikkati çeken Güvercinler Evi, 9. yüzyılda güneydeki Maya kentleri felaketle boğuşurken inşa edildi.


Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Ölüm Maskesi

Fotoğraf : Kenneth Garrett, Ulusal Antropoloji ve Tarih Müzesi'nin izniyle, INAH (Meksika)


340 yeşimle süslü bu ölüm maskesi Kral Pakal'in yüzünü ölümsüzleştiriyor. Yazıtlarda Pakal'in kral olduğu yetmiş yılın sekizini aşırı masraf yapılan mezarını hazırlamaya harcadığı belirtiliyor. 28 Ağustos 683'te öldüğünde, bu maske gibi yeşimden yapılmış büyük bir kolye, küpeler, yüzükler, gerdanlıklar ve bileziklerle birlikte, sonraki kuşakların büyük saygı gösterdiği bir tapınağın altına gömüldü.


Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.


Farklı Tarz

Fotoğraf : Resim: Vania Zouravliov


Doğan Ateş'in, bu resimde betimlenen gözlükleri ve mızrak atıcı vb. yabancı tarzdaki giyim kuşamı ile aksesuarları, bu efsanevi liderle bağlarını güçlendirmek isteyen Maya kralları tarafından da benimsendi.


Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Taştaki Tarih

Fotoğraf : Kenneth Garrett, Guatemala Kültür ve Spor Bakanlığı, Guatemala


Maya uygarlığının ana kentlerinden Tikal'deki taş anıt, Doğan Ateş'in 378'de kente gelişi anısına yapılmış. Şekli, Doğan Ateş'in yaşadığı Orta Meksika'ya özgü -tüylerle süslenmiş- top sahası işaretlerini andırıyor. Sapındaki yazı Doğan Ateş'i, üstteki madalyonda bir baykuş ve bir mızrak atıcıyla betimlenen, Mızrak Atıcı Baykuş adındaki gizemli hükümdarın elçisi olarak tanımlıyor. Diğer kaynaklar ise Doğan Ateş'in, Mızrak Atıcı Baykuş'un oğlunu Tikal'in yeni kralı olarak tahta oturttuğunu belirtiyor


Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Tütsülükteki Savaşçı

Fotoğraf : Kenneth Garrett, Guatemala Kültür ve Spor Bakanlığı, Guatemala


Tütsülüğün kapağında, kelebek şeklinde bir burunsak ve kartal biçimli miğferiyle Teotihuacán tarzı giysiler kuşanmış bir savaşçı betimlenmiş. Bu ve benzeri pek çok buluntu, Teotihuacán halkının Mayalarla birlikte yerleşim kurmuş olabilecekleri güney Guatemala'da gün ışığına çıkarıldı.


Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Yok Edilen Rakip

Fotoğraf : Resim: Vania Zouravliov


Maskeli rahip, Doğan Ateş'in rakiplerini ortadan kaldırma planı uyarınca genç bir kralı kurban ediyor.


Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Sırlar Açığa Çıkıyor

Fotoğraf : Kenneth Garrett, Guatemala Kültür ve Spor Bakanlığı, Guatemala


Fırtınalı Gökyüzü adlı Tikal hükümdarı tarafından yapımı emredilen ve 31 no'lu Stel olarak bilinen sütun, dikilmesinden yaklaşık 60 yıl önce Doğan Ateş'in bu topraklara ayak basmasını -ve aynı gün istilacı savaş beyinin emriyle yaşamını yitiren Tikal kralının öldürülmesini- anlatıyor. Bu anıt 1960'ta keşfedildiğinde Maya yazıları henüz çözülmeye başlamıştı. Bu nedenle Doğan Ateş'in adı (üstte, solda) önce, kabartma şekline bağlı olarak Duman Tüten Kurbağa olarak okunmuştu. Maya yazı sisteminin çözümlenmesiyle 31 No'lu Stel de sırlarını açığa vurdu.


Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

İnce Zevk

Fotoğraf : Kenneth Garrett, Guatemala Kültür ve Spor Bakanlığı, Guatemala


Bu yeşim kap ve üzerindeki, krala benzer figürüyle dikkat çeken süslü kapak gibi objeler Mayaların sanatsal becerilerinin tanığı. Bu topraklarda yeşim, egzotik deri ve tüy gibi lüks malların ticareti yapılıyordu.


Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Kakao Ağacı

Fotoğraf : Kenneth Garrett, Popol Vuh Müzesi'nin izniyle, Francisco Marroquín Üniversitesi, Guatemala


Büyük Okyanus kıyısındaki kakao diyarı Guatemala'da bulunan tanrıça biçimindeki bu kap, filiz veren kakao çekirdeği kabuklarıyla bir kakao ağacını canlandırıyor. Mayalar para olarak kullandıkları çekirdeklerden ayrıca soyluların törenlerde içtiği baharatlı bir içecek elde ederlerdi. Günümüzde tohumları mayalandırıp kuruttuktan sonra öğütme yoluyla kakao ve çikolata yapılır.


Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Ruh Çağırma

Fotoğraf : Kenneth Garrett, Guatemala Kültür ve Spor Bakanlığı, Guatemala


İS 600 dolaylarında yapılmış bu miğferli cüce, kuzey Guatemala'daki Waka'da diğer 22 figürinle -cüceler, saray mensupları, top oyuncuları, bir şaman, bir kraliçe ve bir kral- birlikte ortaya çıkarıldı. Arkeologlar bu mezarın Tzih Bahlam (Güzeş Yüzlü Jaguar) adıyla anılmış olabilecek bir hükümdara ait olduğu kanısında. Kazı ekibinin başında bulunan arkeolog David Freidel, "Figürinlerin ölmüş bir kişinin ruhunu atalarına göndermek üzere yapılan bir ruh çağırma törenini tasvir ettiği söylenebilir," diyor. "Bu figürler atalara ya da dönemin saray mensuplarına ait figürler olabilirler."


Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.


Hayat Öpücüğü

Fotoğraf : Kenneth Garrett, Guatemala Kültür ve Spor Bakanlığı, Guatemala


Kemikten bir taburenin üzerinde oturan bu yaşlı tanrı, elinde bir insan kafası tutuyor. Bu seramik tütsülük, Teotihuacán'ın Maya bölgesine saldırısını planlayan Mızrak Atıcı Baykuş'un oğlu olan Tikalli Kral Yax Ayiin'in beşinci yüzyılın ilk dönemlerine ait mezarında bulunmuş. Yakıldığında, ağzından yükselen duman, elinde tuttuğu kafann çevresini sarıyor. Bu figür, tanrıların insana hayat üflemesini simgeliyor olabilir.

Original
24-08-07, 11:44
Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Yas

Fotoğraf : Resim: Vania Zouravliov


Kral Kinich Yax Kuk Mo (Parlayan Ketzal), günümüzde Honduras topraklarında yer alan Copán'da, sunular arasında yatıyor. Burada başında yas tutan eşiyle birlikte resmedilen kral, Teotihuacánlıların da desteğiyle, 426 yılında bir hanedanlık kurmuş ve bu hanedanlık dört yüzyıl boyunca varlığını sürdürmüştü.


Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Süpergüç

Fotoğraf : Simon Norfolk, Guatemala Kültür ve Spor Bakanlığı, Guatemala

Tikal'in, Kuzey Guatemala'daki yağmur ormanından yükselen Büyük Jaguar Tapınağı'nın kalıntıları, hâlâ kentin eski hükümdarlarının görkemini yansıtıyor. Erken dönem Maya kent devletlerinin en büyüklerinden biri olan Tikal, Orta Meksika'dan gelip 16 Ocak 378'de bu topraklara ayak basan istilacı ordunun ilk hedefiydi. İzleyen beş yüzyıl boyunca Tikal, Maya dünyası genelinde müttefikleri ve düşmanlarıyla bir süpergüç haline geldi

Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Pakal'in Mirası

Fotoğraf : Simon Norfolk, Conaculta'nın izniyle, INAH (Meksika)


Güney Meksika'da bir dağ yamacına kurulan Palenque, Maya egemenliğindeki toprakların batı sınırını belirliyor. Buradaki yapıların çoğu, 7. yüzyılda hüküm süren ve Yazıtlar Tapınağı'nda (solda) gömülü olan Pakal tarafından inşa edildi. Tikal'in müttefiki olan kent 800 dolaylarında, Tikal'in düşmanı Calakmul'un müttefiki Toniná tarafından yenilgiye uğratıldıktan sonra gücünü kaybetti.


Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Gökyüzüne Yakın

Fotoğraf : Simon Norfolk, Conaculta'nın izniyle, INAH (Meksika)


Uxmal'de Büyücünün Evi'nin uzun pozlamayla çekilen bu fotoğrafında yıldızlar parlak şeritler oluşturuyor. Mayalar göksel hareketleri yakından inceledi ve güneş yılını temel alan kesin bir takvim yarattı. Ayrıca, savaş ve kurban etme törenleri gibi önem taşıyan olayların zamanlamasını Venüs'ün ve belki de Jüpiter'in yörüngesine göre yaparak, yer ve gök arasında mistik bir bağ kurdular.


Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Taştaki Süs

Fotoğraf : Simon Norfolk, Conaculta'nın izniyle, INAH (Meksika)


Yucatán'da yer alan Kabáh, bir sacbe (taş geçit) ile bağlandığı Uxmal'in süslü mimari tarzını paylaşıyor. En ünlü anıtı olan Maskeler Sarayı, uzun burunlu yağmur tanrısı Chac'ın 260 betimlemesini taşıyor. Bu kıraç alanda birçok yapıda yinelenen bu motif, olasılıkla yağmur toplamak için kullanılıyordu. Burunlar ise kutsal tütsüyü koymak için kullanılıyor olabilir.


Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Görkemli Tapınak

Fotoğraf : Simon Norfolk, Conaculta'nın izniyle, INAH, Mexico


Savaşçılar Tapınağı, güneydeki kentlerin düşmesinden çok uzun bir süre sonra, 1000 yılının ardından bir ticaret merkezi olarak zenginleşen kuzey Yucatán'da yer alan Chichén Itzá'da egemenlik mesajı veriyor. Tapınağın içindeki duvar resimleri, ticari malların kara ve deniz yoluyla iletilmesini betimliyor. Dıştaki kare sütunlarda ise tüylerle süslü başlıklar giymiş, silahlı figürler görülüyor.


Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Taş Basamaklar

Fotoğraf : Simon Norfolk, Conaculta'nın izniyle, INAH (Meksika)


La Iglesia (Kilise) adı verilen piramit, Cobá'da (Yucatán) yağmur ormanı üzerinde yükseliyor. Hakkında fazla bilgi olmayan bu tarihi alanın sadece küçük bir bölümü -80 kilometrekaresi- Maya kentlerini kaplayan bitki örtüsünden temizlendi. 1970'lerde turizmin gelişeceği umuduyla inşa edilen yoldan önce burayı sadece birkaç kişi ziyaret etmişti. Bir dönemler din adamları ve tanrısal güçlerle donatılmış krallar için ayrılan basmakları, günümüzde Karayipler'deki tatil bölgelerinden gelen günübirlik ziyaretçiler tırmanıyor.


Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Düşman Kardeşler


Fotoğraf : Resim: Vania Zouravliov


Olasılıkla kardeş olan iki kral, 7. yüzyıl başlarında Tikal'de talihsiz bir kaderle doğdu. Balaj Chan Kawiil henüz küçük bir çocukken Dos Pilas'ı yönetmeye gönderildi; Nuun Ujol Chaak ise Tikal'in kralı oldu. Bir süre sonra Tikal'in büyük rakibi Calakmul saldırıya geçerek Dos Pilas'ı yağmaladı ve ele geçirdiği Balaj Chan Kawiil'in Tikal aleyhine dönmesini sağladı. Dos Pilas daha sonra Tikal'i bozguna uğrattı ve Balaj Chan Kawiil, diğer bazı akrabalarıyla birlikte kardeşini kurban etti. Dos Pilas'taki bir merdivendeki yazıtta, "Kafatasından dağlar oluştu ve nehirler gibi kan aktı," diye belirtilir. Rekabetin sürmesi sonunda klasik Maya uygarlığını çöküşe sürükleyen şiddet de başlamış oldu.


Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Pahalı Aşırılık

Fotoğraf : Kenneth Garrett, Ulusal Antropoloji ve Tarih Müzesi'nin izniyle, INAH (Meksika)


Elit kesimin büyümesiyle, lüks yaşam ve zengin ritüellere talep arttıkça Maya toplumu güç yitirdi. Meksika'daki Yucatán Yarımadası'nın batı kıyısı açıklarındaki Jaina Adası'nda çıkarılan bu kil figürinde betimlenen örnekteki gibi soylular değerli tüyler, yeşim, deniz kabukları takıyor ve gösterişli başlıklar giyiyordu.


Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.


Tehlikeli Oyun

Fotoğraf : Kenneth Garrett, Ulusal Antropoloji ve Tarih Müzesi'nin izniyle, INAH, Meksika


Mayaların bazen bir savaş ritüeli olarak oynadıkları top oyunu kalın yastıklama gerektiriyor ve kaybedenlerin kafasının uçurulmasıyla son bulabiliyordu. Çoğu zaman iki ya da üç kişilik iki takımla oynanıyordu ve bazen güneş, ay ve Venüs gezegeninin hareketlerini temsil eden bir oyun gibi görünüyordu.


Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Lüks İçinde

Fotoğraf : Resim: Vania Zouravliov


Eski Maya betimlemelerine dayalı bu canlandırmada, süslü giysiler içindeki soylular, krallarının yanında baharatlı çikolata yudumlarken görülüyor. Böylesine pahalı bir alışkanlık, Maya soylularının gözlerini yaklaşan felaketler fırtınasını göremeyecek kadar kör etmiş olabilir.

Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Ay Tanrıçası

Fotoğraf : Kenneth Garrett, Princeton Üniversitesi Sanat Müzesi, Princeton, New Jersey (ABD)


Güzelliğin ve verimliliğin simgesi olan Ay tanrıçasıyla ilişkilendirilen genç bir kadın, belki de Maya seçkinlerinin çok sevdiği bir içecek olan baharatlı çikolatayı boşaltmak üzere kapaklı bir kavanozu yerleştiriyor. Uzun başı Mayalara göre tüm insanların yaratıldığı kutsal madde olan mısır koçanını andırmak üzere doğumdan başlayarak kafatasına şekil verme geleneğini yansıtıyor. Büyük olasılıkla önemli bir kişiyle birlikte gömülen bu figürin, ölmüş kişiye sonsuza dek besin sunmaya yönelikti.


Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Karanlık Güçler


Fotoğraf : Kenneth Garrett, Conaculta'nın izniyle, INAH (Meksika)

Kraliyet gücünün bu ürkütücü betimlemesinde, Toniná'daki (Meksika) bir duvar resminde bir iskelet (en sağdaki) gerçek bir insanınkine benzer bir profili olan, kesilmiş bir başı tutarken gösteriliyor. Solda, mitsel bir kemirici, ritüellerde kullanılan bir bohça içinde bir baş taşıyor. Wayob adı verilen bu ruhlar, Maya krallarının düşmanlarını lanetlemek için yardımına başvurdukları ikinci benlik görevi üstleniyordu. Tüylerle kaplı yapı iskelesinde (ön planda) ise kurban edilen bir kişinin başı yer alıyor.


Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.


Yaklaşan Son

Fotoğraf : Kenneth Garrett, Toniná Müzesi, Conaculta-INAH (Meksika)


Toniná kentindeki bir stelin arkasında, 18 Ocak 909 tarihi kayıtlı. Bu, yüzyıllara yayılan bir sistem olan Maya Uzun Sayım Takvimi'nde bilinen son tarih. İzleyen dönemlerdeki sessizlik, kültürün çöküşünün bir kanıtı.


Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Kil Savaşçı

Fotoğraf : Kenneth Garrett, Guatemala Kültür ve Spor Bakanlığı, Guatemala


Cancuén'de, istilacıların kentin soylularını öldürmek için kullandıkları baltayı taşıyan kilden savaşçı, savaşın kargaşasını ve yıkıma götüren öç duygusunu somutlaştırıyor.


Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Tutsak

Fotoğraf : Kenneth Garrett, Princeton Üniversitesi Sanat Müzesi, Princeton, New Jersey


Kurban edilmek üzere çırılçıplak soyulmuş bu soylunun yüzünden bir savaş tutsağının çektiği acı okunuyor. Kulaklarındaki deliklerde olasılıkla Maya tutsaklarına takılan beyaz kâğıt şeritler vardı. Meksika adalarından Jaina'daki bir mezardan çıkarılan bu figürin gerçek bir kişiyi betimliyor olabilir; ama sakalı ve bıyığı gibi ayrıntılar Maya sanatında bir kurban olarak karşımıza çıkan bir tanrıyla bağlantılı olduğunu gösteriyor.


Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Sarnıçtaki Cesetler

Fotoğraf : Resim: Vania Zouravliov

Cancuén'de yapılan keşifler temel alınarak oluşturulan ve sanatçının hayal gücüne dayanan bu sahnede, istilacılar kentin soylularını bir bir öldürerek cesetleri sarayın önündeki kutsal sarnıca koyuyor. Burada, kral ve kraliçe de öldürülmüş ve kraliyet giysileri içindeki cesetleri, yakınlarda bir yere gömülmüştü.

Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Kraliyet Hazinesi

Fotoğraf : Kenneth Garrett, Guatemala Kültür ve Spor Bakanlığı, Guatemala


Maya sanatının yakın dönemde gün ışığına çıkarılan şaheserlerinden birinde, Cancuén'in son büyük krallarından Taj Chan Ahk, Eylül 795'te gerçekleştirilen bir töreni yönetiyor. Hâlâ araştırılamamış yüzlerce tarihi alanda, bu ve benzeri daha pek çok kanıt keşfedilmeyi bekliyor.


Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

İyiler Kötüleri Yeniyor

Fotoğraf : Kenneth Garrett


Tenosique'de (Meksika), İspanyol istilacıların Katolik inançlarıyla Mayaların zamana meydan okuyan göreneklerini birleştiren El Pochó töreninde jaguar kılığına giren bir dansçı, davullar ve sazdan yapılan nefeslilerin ritmiyle dans ediyor. Gösteri kindar bir tanrının insanları öldürtmek üzere bir jaguar sürüsünü salmasıyla başlar. İnsanların tövbe etmeleriyle ve hınzır hasımlarını yok etmeleriyle, iyiler sonunda kötülere üstünlük sağlar.



Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Bunları Biliyor muydunuz?



Mayaların yaratıcı çiftçiler olduğu artık arkeologlar tarafından biliniyor. Yucatán'ın bataklıklarla kaplı düzlüklerinde mevsimlik taşkınlar, düşük toprak verimliliği ve yüksek su tablaları çiftçiliği güçleştirir. Mayalar bataklık alanları, yükseltilmiş tarlalara ve kanallara dayalı bir sistemle ekerdi. Fazla masrafı olmayan bu sistem tamamen doğal, son derece üretken ve en önemlisi sürdürülebilirdi.

Tarlaları yükseltme işlemi şu şekildeydi: Maya çiftçileri bataklıkların içinde kanallar açar ve çıkan fazla toprağı iç kesimdeki tarlalara yığardı. Böylece tarlaların 0,6 ila 1,2 metre yükselmesi, su girişini azaltırdı. Kanallar sulama ve doğal gübre sağlama gibi ikili bir işlev görürdü. Mayalar her mevsim birkaç kez kanallardaki su bitkilerini toplar ve toprağın verimini artırmak için tarlalara sererdi. Sulama ve gübreleme, yüksek tarlalarda yetişen ürünler açısından büyüme mevsiminin uzamasına neden olurdu.

Arkeologlar eskiden yüksek tarlaların yerel halk için yeterli gıdanın üzerinde bir üretim sağladığı ve insanların bu fazlayı ticaret amaçlı kullandığı görüşündeydi. Ne var ki, yeni araştırmalar ve yerel çiftçilerin tecrübeleri bölgenin tarım ve ekolojisini daha iyi anlamamızı sağlıyor. Maya uygarlığının yükselişi sırasında büyüyen bir nüfusu ve ekonomiyi ayakta tutmak için, yüksek tarlalar olasılıkla daha iyi bildiğimiz kuru tarla arazileriyle birleştirilmişti.

Günümüzde tarım uzmanları ve çiftçiler Mayalardan yeni şeyler öğreniyor. Orta ve Güney Amerika'nın verimsiz topraklar yüzünden yoksullaşmış kesimlerinde, uzmanlar küçük ölçekli çiftçiliği kârlı hale getirmek ve böylece yerel ekonomileri zenginleştirmek amacıyla yerel çiftçilerle -ve yerel yönetimlerle- birlikte çalışıyor. Bundan 1500 yıl kadar önce oldukça iyi işlemiş olan yüksek tarlaların, günümüzde çoğu kez araziyi sürmenin en iyi yolu olduğu görülüyor.

-Gabrielle E. Montanez

KAYNAK (Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.)

bozder
28-08-07, 15:01
resimler çok iyi emeğine sağlık arkadaşım...