PDA

Tüm Versiyonu Göster : Ulser (mide, Duedonum, Gastrik)


red_hacker
23-07-05, 19:10
Stres ve beslenme alışkanlıkları ile yakın ilişkili olduğu kabul edilen ülserlerin, son yıllarda Helikobakter pilori (Helicobacter pylori) adı verilen bir mikrop (bakteri) tarafından meydana getirildiği ve antibiyotik tedavisi ile bu hastalığın tedavi edilebileceği üzerinde yoğunlaşılmıştır. Ancak yapılan çalışmalar ve alınan sonuçlar bu bakterinin çevremizde çok yaygın olarak bulunduğunu ve tedavi edilse bile çok kısa sürede tekrar vücuda girdiğini göstermiştir. Sonuçta tek başına bu bakterinin ülser nedeni olmadığı kabul edilmektedir.

Ülserler genelde duodenumun (ince bağırsağın ilk bölümü) başlangıcında, midenin çıkışında gelişirler. Midede daha nadiren gelişmektedirler. Her iki durumda da ülser gelişen bölümdeki dokular, mide asidine karşı duyarlı hale gelirler. Kesin tanı endoskopik inceleme (gastroskopi) ile konur. Ülserler kendiliğinden kaybolabilir ve tekrar gelişebilir. Aktif durumda olduklarında, yemek yemekle kaybolan ağrılara neden olurlar. Ağrının yanı sıra ağızda ekşime, yanma gibi hoş olmayan şikayetlere de neden olabilirler.

Klasik tedavide bir çok ilaç kullanılmaktadır: antasitler, yüzeyi kaplayıp koruyan ilaçlar, spazm gidericiler ve en sık olarak da midenin asit üretimini engeleyen ilaçlar.

Aşağıdaki öneriler ülserli hastaların tedavilerine yardımcı olarak kullanılabilir:

- Kafeinli veya kafeinsiz her türlü kahveden ve tüm kafein içeren besinlerden uzak durun. Alkol, sigara kullanmayın.

- Aspirin ve benzeri ilaçlardan ve non-steroidal anti-inflamatuvar ilaçlardan (naproksen içerenler, diklofenak içerenler gibi) uzak durun. Ağrı kesici olarak asetaminofen (acetaminophen) grubu ilaç kullanın.

- Çay yerine nane çayı için.

- Size süt içmeniz önerilse de kesinlikle içmeyin, çünkü süt mide asit salgısını arttırır.

- Daha sık ancak daha az yemek yiyin. Uzun süre midenizin boş kalmamasına dikkat edin.

- Sarısabır (Aloe vera) suyu içebilirsiniz. Bu ülserin iyileşmesine katkıda bulunur. Ancak yüksek dozda kullanıldığında ishale neden olur. Bu nedenle her yemekten sonra 1 çorba kaşığı alınabilir.

- Bal, ülser tedavisinde kullanılabilen en etkin ilaç ve yiyeceklerden birisidir. Her yemekten sonra 1 çorba kaşığı çiçek balı yendiğinde ve buna 6 ay süresince devam edildiğinde hastaların %96 sında nedbe dokusu bırakmadan tam bir iyileşme olduğu gözlenmiştir. Ayrıca tedaviye başladıktan bir kaç gün sonra hazımsızlık, ağrı ve yanma - ekşime gibi şikayetler ortadan kalkmaktadır.

gazikoraç
21-01-07, 20:39
Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.



ÜLSER YEMEK BORUSU, MİDE, ONİKİPARMAK BARSAĞI VEYA BARSAKLARDA OLUŞAN YARALARDIR. ONİKİPARMAK BARSAĞI ÜLSERİ EN SIK OTUZ İLA ELLİ YAŞLARI ARASINDA GÖRÜLÜR VE ERKEKLERDE KADINLARA GÖRE 2 İLA 4 KAT DAHA FAZLADIR. MİDE ÜLSERİ İSE ALTMIŞ YAŞINDAN SONRA DAHA SIK GÖZLENİR VE KADINLARDA DAHA ÇOK GÖRÜLÜR.

Ülserler vücudumuzun herhangi bir yerinde olan, doku kaybıyla giden kronik yaralardır. Sindirim sistemi ülserleri de ağzımızdan başlayarak yemek borusu, mide, ince barsaklar, kalın barsaklar, herhangi bir yerde yer alabilir. Ancak biz ülserleri en sık midede ve onikiparmak barsağında, onikiparmak barsağı dediğimiz ince barsağın giriş kısmında görüyoruz. Ülserlerin oluşturduğu en sık şikayet halkımız tarafından mide ağrısı diye tanımlanır. Mide ağrısı karnımızın üst tarafında yer alan bir ağrıdır. Bu haftalar aylar veya günlerce sürebilir. Özellikle hastalarımız aç kaldığı zamanlarda, geceleri, tabi geceleri daha çok açlık meydana gelir. Bir sızı tarzında karnın, göbeğin üst bölgesinde bir ağrı duyduklarından bahsederler. Ve bu ağrı zaman zaman sırta vurabilir, yayılabilir veya karnın daha alt kısmına yayılabilir. Hastalar yemek yedikleri zaman ağrının bir miktar azaldığından bahsederler. Ağrı ile beraber görülen şikayetler arasında yanma, ekşime, bulantı, bazen ülserlerin oluşturduğu darlığa bağlı kusma, daha nadir olarak da ülser kanamaları ve bazen de delinmeleri görebiliyoruz.

SİNDİRİM SİSTEMİ KANAMALARININ EN BÜYÜK NEDENİ ÜLSERLERDİR. BAZEN DAHA ÖNCE HİÇ MİDE AĞRISI ŞİKAYETİ OLMAYAN KİŞİLERDE BİLE GÖRÜLEBİLİR. ÜLSER HASTALARININ YÜZDE 10 İLA 20’Sİ KANAMA İLE İLK KEZ HASTANEYE BAŞVURUR. GENELLİKLE BU KANAMALARIN YÜZDE 80’İ CİDDİ BİR SORUN YARATMADAN DURUR.

Kanama gerçekten çok önemli bir belirtidir. Çünkü bazı hastalarda hiçbir karın şikayeti ya da yakınması olmadan genellikle hafif, belirsiz bulgularla devam ederken şikayetler birden bire şiddetli ağrı ile beraber bizim kan kusma dediğimiz biçimde, siyah renkli melena dediğimiz katran koyuluğunda cıvık dışkılama ile gelebilirler. Bu durumlarda ülser kanamasından şüphe edilir ve buna yönelik teşhis ve yaklaşımlar uygulanır.

ÜLSER HASTALIĞINDA EN BÜYÜK NEDEN HELİKOBAKTER PYLORİ ADLI BİR MİKROPTUR. DİĞER MUHTEMEL NEDENLER ARASINDA DÜZENLİ AĞRI KESİCİ VE ROMATİZMAL İLAÇ ALIMI, GENETİK YATKINLIK, STRES, KORTİZON TÜRÜ İLAÇLAR, ALKOL, SİGARA, KAHVE ALIŞKANLIĞI VE ÇEVRE KİRLİLİĞİ SAYILABİLİR.

En önemli nedenlerden biri midede veya sindirim sisteminde asit salgılanmasının arttığı durumlardır. Normalde asit midemizde gerekli olan bir fonksiyondur, çünkü proteinleri parçalayabilmek için asite ihtiyacımız vardır. Ancak bazı kişilerde birçok faktörden ötürü asit salgısının daha çok artmış olduğu görülmektedir. Bu duruma genetik yatkınlığın yol açtığı düşünülebilir, aynı zamanda hasta sinirsel yapısı itibarı ile sinirli, gergin biri olabilir, üç öğün düzenli yemek yenmemesi etken olabilir. Aspirin ve benzeri ağrı kesici ilaçların fazla kullanımı hem asit salgısını artırabilir hem de direk olarak mide duvarındaki koruyucu bariyerlere hasar vererek ülser oluşumuna yol açabilir. Bunlar arasında en önemli faktörlerden biri Helikobakter pylori dediğimiz bir bakteridir.

DÜNYA TOPLUMUNUN YAKLAŞIK YARISININ HELIKOBAKTER PYLORİ BAKTERİYİ MİDESİNDE BARINDIRDIĞI HESAPLANMAKTADIR. BU ÖZELLİĞİ İLE DÜNYANIN EN YAYGIN ENFEKSİYON HASTALIĞI OLMA ÖZELLİĞİ TAŞIDIĞI DA SÖYLENEBİLİR.

Bu bakteriyi yaklaşık yirmi yıldır tanıyoruz. Bundan daha önceki dönemlerde bu bakteri hakkında bilgimiz yoktu. Helikobakter pylori bir gram negatif bakteridir. Midenin duvarında yer alan mukus membran içinde yer alır. Normalde bulunabilir fakat hastaların bir kısmında gastrit oluşumuna, bir kısmında asit salgısının artmasına, bir kısmında da kronik ülser oluşumuna aynı zamanda da yıllar içinde kronik gastrit hadisesinin ilerlemesiyle mide kanseri oluşumuna yol açabilir.

Elfida
07-08-07, 16:55
benzer konular birleştirildi;)