PDA

Tüm Versiyonu Göster : Dİlİmİzİ Koruyalim


burakvarol222
20-10-07, 23:54
Türkçeye Özendirme

Akademik hayatta makalelerin saygınlığı olan uluslararası dergilerde (özellikle ABD dergilerinde) yayımlanmaları adeta bir zorunluk olmaktadır. Bunun nedenleri arasında İngilizcenin uluslararası bir dil olması, saygınlığı olan mesleki dergilerin çoğunun özellikle ABD’de olması ve İngilizce yazılan makalelerin bütün dünyada her kültürden çok sayıda okuyucuya açık olması gibi nedenler vardır. YÖK –haklı olarak– evrenselliğin kanıtı olarak bu tür dergilerde yayımlamayı mesleki ilerleme koşullarından biri olarak görmektedir. Ancak, yayınların nerede ve hangi dilde yapıldığı konusunda, ölçütlerimizi gözden geçirmemizde büyük yarar var. Evrenselliğini kanıtlama ölçütüne ek olarak kendi üniversitelerimizde kendi kültürümüze katkı yapmış olmanın değeri de YÖK tarafından açıkça kabul edildiğinde, akademisyenlerimizin bu çok önemli konuda gereken verimliliği gösterebileceklerine inanıyorum. Eskilerin “marifet iltifata tabidir” sözü yabana atılmamalıdır. Eğer böyle bir özendirme yapılamazsa, zaten yabancı dille öğrenimin yaygınlaştırılmasının getirmekte olduğu sorunlardan dolayı [Köksal, 2000] gelecek kuşakların Türkçenin gelişmesine katkıda bulunabilmelerinin güçlüğü bir yana, bilimsel ve teknik Türkçeyi anlayamamaları ve hatta yadırgayarak gelişmesine ayrıca zorluk yaratmaları kaçınılmaz olacak gibi gözükmektedir. Olayların gidişini akıl gözüyle görüp gereken tedbirleri almak iş işten geçtikten sonra üzülmekten çok daha yararlı sonuçlar vermektedir.

burakvarol222
20-10-07, 23:55
--------------------------------------------------------------------------------

"Doğru Yazalım, Doğru Konuşalım"
başlığı altında yayımlanan yazılarına burda bir kaç örnek vermek istiyorum.Bu konuda yöntem ve yapılan hatalar ile ilgili fikir sahibi olmamıza katkıda bulunabilir.

Capuccino, nescafe

İstanbul’un şirin semtlerinden biri olan Sarıyer’de bulunan Can Nargile adlı kahvenin listesindeki adlar, capuccino, expresso, nescafe, ice tea. Bir başka yiyecek de satan kahvenin listesinde, supangle, prefiterol, tramisa, cheesburger vb. Merak ettim, garsonlara listelerdeki bu isimleri okuttum. Hepsi de söz konusu kelimeleri geldikleri dildeki telâffuzu ile hatasız okudular. Yazılışı ve okunuşu başka olan bu kelimelerdeki çelişkiyi sordum. Birçoğu okun?duğu gibi yazılmasından yana idi. Ancak bu garsonlar arasında biri yazılışların ısrarla korunmasından yana idi. Sebebini sorduğumda patronun buna asla izin vermeyeceğini, bu kelimelerin listede yazıldığı gibi kalması gerektiğini, aksi hâlde müşteri gelmeyeceğini söyleyerek işi bir üst makamın eğilimine, tutumuna bağladı.

Her millet kendi harf düzenini, ses düzenini esas alarak bu tür kelimeleri kendi imlâlarına, söyleyişlerine bağlarken bizim birer özel kelime olmayan bu cins adların imlâlarını, hatta söyleyişlerini bu kadar ısrarla korumamıza bir anlam veremiyorum.

Listede iç açıcı yiyecek adları da vardı. Birer sıfat tamlaması biçiminde kurulmuş olan sucuklu tost, kaşarlı tost, karışık tost bunlardan birkaçı idi. Ancak bu yiyeceklerin arasında birer belirtisiz isim tamlaması yapısında olan nuska böreği beni mal bulmuş mağribi gibi sevindirdi. Çünkü Tekirdağ köfte, çoban salata gibi iyelik ekleri düşürülmüş pek çok yiyecek adı yanında yapısı bozulmamış, iyelik eki korunmuş bir tek bu yiyecek adı kalmıştı.

Yabancı kökenli kelimeleri kullanma, onların özgün imlâların koruma ve tabelâlara yansıtma, alışverişin, kazancın anahtarı olmuş. Kazancın, alışverişin bu yolla sağlandığının hâkim olduğu bir ülkede bu olumsuz durumun önüne geçmek her hâlde kolay olmayacaktır.

Çetleşmek

Okunduğu veya söylendiği gibi yazdığım bu kelimenin aslı İngilizce "chat" biçimindedir. İletişim ağının hızla yayıldığı bu dönemde dilimize yeni yeni kelimeler girdi.Bu haberleşme türü ortaya çıktıktan sonra chat, İngilizcede yeni türetilmiş bir kelime değildir. Onlar dildeki mevcut bir kelimeye bu yeni anlamı da kattılar.
Peki Türkçede bu kavramın bir adı yok muydu?
Gevezelik etme, lâfazanlık etme, boşboğazlık etme, cırcırlık etme, çenesi düşme, çenesi düşük, dağdan bağdan söz etme, çenebazlık etme, sohbete dalma, tatlı tatlı sohbet etme, çalçen, çalçenelik etme gibi arandığında daha başka şekilleri bulunan, Türkçede ne çok fiilleştirilebilecek hazır ad var. Bu kavram -belki tuhaf karşılanacak- çetleşelim yerine kumrulaşalım sözüyle bile karşılanabilirdi.
Türk halkının dildeki yaratmalarına fırsat verilmeden çetleşmek gelip dile oturdu.

Geldiği dilde chat gerektiğinde isim gerektiğinde fiil olarak kullanılır.
“Çene çalmak, gevezelik etme, sohbet etmek”-leş ekiyle yapılmıştır.
Önceleri haberleşme ile başlayan, daha sonra telefonlaşma ile devam eden bir süreçte cepleşmek, fakslaşmak, alolaşmak, meyilleşmek gibi son on yılda yeni örnekler ortaya çıktı.

Türkçe köklerin yanı sıra daha çok yabancı dillerden gelen, adları fiil yapmaya yarayan bir -la (-le) ekimiz var. Bir zamanlar doğu dillerinden Türkçeye geçen adlar bu ekle türetilerek fiil yapılmıştır.
Hastalanmak, selâmlaşmak, ayıplamak, acayipleşmek, hüzünlenmek, cesaretlendirmek vb.
Batı ile temas sağlandıktan sonra da postalamak, kristalleşmek, aktualleştirmek gibi pek çok örnekle karşılaşmışız. Dilde yer eden bu fiiller, batıdan gelen pek çok yeni ada örneklik etmiş, bu ekle yabancı adlar fiil durumuna getirilmiştir. Şimdi aynı yolda yeni yeni türetmeler yapılıyor.

Aydınlarımız, yazarlarımız, Türkçecilerimiz her alanda Türkçeye akın eden bu yabancı kelimeler karşısında uyanık olmalı, bu sorunları gündeme getirmelidirler. Yabancı kelimenin özgün imlâsı ve özgün söyleyişiyle dile girmesine izin vermemelidirler. İlgili kuruluşları, şirketleri uyarmalıdırlar. Batı ülkelerinde de bu meseleler konuşuluyor. Onlar kullanmak zorunda kaldıkları yabancı kelimeleri dillerinin ses kurallarına bağlıyorlar. Yabancı kelimeleri okunduğu biçimde dillerine alıyorlar.

Dünyaya yaptığı dil inkılâbı ile örnek olan Türkiye Cumhuriyeti’nin aydınlarına bu tür sözlerin Türkçelerini bulup kullanmak, batının sosyal ve kültürel baskısı altında kalan toplumumuzda dili bu etkiden kurtarmak düşer. Bu çaba her yeni kavramın adlandırılmasında mümkün olmayabilir. Bu durumda özgün imlâsına itibar etmeden dile giren ve özel olmayan yabancı cins adlarını Türk söyleyişine göre dile mal etmek gerekir. anlamında olan bu kelimenin bizdeki fiil biçimi
__________________

burakvarol222
20-10-07, 23:57
"alıntıdır..."

zamanla değişen ve değişecek Türkçe'miz...

Yıl: 1965
"Karşıma âniden çıkınca ziyâdesiyle şaşakaldım ve mütehassis oldum... Nasıl bir edâ takınacağıma hükûm veremedim, âdetâ vecde geldim. Buna mukâbil az bir müddet sonra kendimi toparlar gibi oldum, yüzünde beni fevkalâde rahatlatan bir tebessüm vardı... Üstümü başımı toparladım, kendinden emin bir sesle 'akşam-ı şerifleriniz hayrolsun' dedim.."

Yıl: 1975

"Karşıma birdenbire çıkınca çok şaşırdım ve hislendim.. Ne yapacağıma karar veremedim, heyecandan ayaklarım titredi. Ama çok geçmeden kendime gelir gibi oldum, yüzünde beni rahatlatan bir gülümseme vardı.. Üstüme çeki düzen verdim, kendinden emin bir sesle 'iyi akşamlar' dedim.."

Yıl: 1985

"Karşıma âniden çıkınca fevkalâde şaşırdım ve duygulandım.. . Nitekim ne yapacağıma hükûm veremedim, heyecandan ayaklarım titredi. Amma ve lâkin kısa bir süre sonra kendime gelir gibi oldum, nitekim yüzünde beni ferahlatan bir tebessüm vardı.. Üstüme çeki düzen verdim, kendinden emin bir sesle 'hayırlı akşamlar' dedim.."

Yıl: 1995

"Karşıma birdenbire çıkınca çok şaşırdım ve duydulanımlandı m... Fenâ hâlde kal geldi yâni.. Ama bu iş bizi bozar dedim. Baktım o da bana bakıyor, bu iş tamamdır dedim... Manitayı tavlamak için doğruldum, artistik bir sesle 'selâm' dedim.."

Yıl: 2006

"Abi onu karşımda öyle görünce çüş falan oldum yani ve duygudurumum kabardı... Oğlum bu iş bizi kasar dedim, fena göçeriz dedim, enjoy durumları yani... Ama concon muyum ki ben, baktım ki o da bana kesik.. Sarıl oğlum dedim, bu manita senin... 'Hav ar yu yavrum?'"

Yıl: 2016

"Ven ay vaz si hör, ben çok yani öyle işte birden ve çok imoşınıllaştım... Off, ay dont nov abi yaa... Ama o da bana öyle baktı, if so aşık len bu manita.. 'Hay beybi..'"

Yıl: 2026

"Onu görselimde duyumsayınca imgelemim almadı ve duyalamam tutarıklandı, ben çok yani öyle işte birden ve çok kabarık oldum... Off, ekinsel körlük zihinsel anlığımı kapımsadı... Ama o da bana öyle baktı, bu XY bana kesin sevili... 'Herkese mrb..'"

burakvarol222
21-10-07, 01:07
eee hani cevap

OЗГУР
21-10-07, 01:09
ne yapmaya çalışıyorsun?

CoRai
21-10-07, 01:09
Evet arkadaşlar, dilimize sahip çıkmalıyız!
Forumda yazılarımıza dikkat etmekle başlayabiliriz... ;)

karagozlum
21-10-07, 01:10
Evet dilimizi koruyalim, once kendimizden baslasak iyi olur sanirim :) ;)
Bu bilmem kacinci konu ama, bu konuda daha duyarli olmamiz lazim.
Tesekkurler konu icin.

burakvarol222
21-10-07, 01:15
snrım aramzda en çok kelimeleri yutan benim :D

ofiliz
21-10-07, 01:49
snrım aramzda en çok kelimeleri yutan benim :D

O zaman dilimizi doğru kullanmayla işe başlayabilirsin.
:):):):):)

burakvarol222
21-10-07, 11:22
O zaman dilimizi doğru kullanmayla işe başlayabilirsin.
:):):):):)

Doğru söylüyorsun arkadaşım woot2 woot2 woot2

zulfikar22
21-10-07, 11:35
önemli bir konu

burakvarol222
21-10-07, 12:51
teşekkürler :)