fajapamkırmis
02-08-07, 15:02
Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün, Ankara'da dünden itibaren başlayan ve yıl sonuna kadar sürmesi planlanan su kesintisi konusunda hükümeti seferberliğe davet etti.
Aygün, yaptığı yazılı açıklamada, su sorununun çok ciddi olduğunu, sorunun çözümünün belediyelerin boyutunu aştığını belirterek, devletin 17 Ağustos depreminde nasıl yaraları sardıysa, susuzluk konusunu da devlet meselesi olarak görüp sahip çıkması gerektiğini kaydetti.
Su sorununun küresel ısınmanın yanı sıra, ihmal edilmiş bir sorun olarak bugün şiddetli bir biçimde karşımıza çıktığını ifade eden Aygün, sorunun Ankara Büyükşehir Belediyesinin çapını aşan bir sorun olduğunu ve devlet meselesi haline geldiğini bildirdi.
Su kesintileri nedeniyle günlük hayatta sıkıntılar yaşanacağına dikkat çeken Aygün, yeterli hijyenik şartlar sağlanamayacağı için vatandaşların lokantalardan yemek yiyemeyeceğini, alışverişlerin kısıtlanacağını, susuzluğun sağlık, ekonomik ve sosyal açılardan tüm hayatı alt üst edeceğini, vatandaşların psikolojisinin bozulacağını belirtti.
EYLÜL AYI SALGIN RİSKİNİ ARTTIRACAK
Ağustos ayı olması nedeniyle başkentlilerin bir bölümünün tatilde olduğunu, üniversite öğrencilerinin de memleketlerinde bulunduğunu hatırlatan Aygün, şöyle devam etti:
''Eylül ayı itibariyle Ankara daha da kalabalıklaşacak. Tatilde olan hemşehrilerimiz dönecek. 570 bin öğrencimiz ilköğretim, 208 bin öğrencimiz de lise sıralarında ders başı yapacak. Bunlara üniversite öğrencileri de eklenecek. Eylül ayında okulların açılacak olması maazallah salgın hastalık riskini artıracak.
Su hayatın kendisi ve sorun enflasyonu bile tetikleyecek boyutta. Cumhurbaşkanlığı ve genel seçim tartışmaları su ve enerji sorununu perdeledi. Seçim sonuna kadar gündemde yeterli yer bulmayan sorunlar şu anda kapıya dayanmış durumda. Suyla ilgili hemen her mal ve hizmette ciddi fiyat artışları olacak. 20 milyonu aşan nüfusa sahip iki büyük ilimizin sorunu genel bir krize doğru gidiyor. Hükümet bu olağanüstü durumu görerek olaya derhal el atmalı, su konusuna uzun vadeli çözüm üretmelidir.''
Aygün, yaptığı yazılı açıklamada, su sorununun çok ciddi olduğunu, sorunun çözümünün belediyelerin boyutunu aştığını belirterek, devletin 17 Ağustos depreminde nasıl yaraları sardıysa, susuzluk konusunu da devlet meselesi olarak görüp sahip çıkması gerektiğini kaydetti.
Su sorununun küresel ısınmanın yanı sıra, ihmal edilmiş bir sorun olarak bugün şiddetli bir biçimde karşımıza çıktığını ifade eden Aygün, sorunun Ankara Büyükşehir Belediyesinin çapını aşan bir sorun olduğunu ve devlet meselesi haline geldiğini bildirdi.
Su kesintileri nedeniyle günlük hayatta sıkıntılar yaşanacağına dikkat çeken Aygün, yeterli hijyenik şartlar sağlanamayacağı için vatandaşların lokantalardan yemek yiyemeyeceğini, alışverişlerin kısıtlanacağını, susuzluğun sağlık, ekonomik ve sosyal açılardan tüm hayatı alt üst edeceğini, vatandaşların psikolojisinin bozulacağını belirtti.
EYLÜL AYI SALGIN RİSKİNİ ARTTIRACAK
Ağustos ayı olması nedeniyle başkentlilerin bir bölümünün tatilde olduğunu, üniversite öğrencilerinin de memleketlerinde bulunduğunu hatırlatan Aygün, şöyle devam etti:
''Eylül ayı itibariyle Ankara daha da kalabalıklaşacak. Tatilde olan hemşehrilerimiz dönecek. 570 bin öğrencimiz ilköğretim, 208 bin öğrencimiz de lise sıralarında ders başı yapacak. Bunlara üniversite öğrencileri de eklenecek. Eylül ayında okulların açılacak olması maazallah salgın hastalık riskini artıracak.
Su hayatın kendisi ve sorun enflasyonu bile tetikleyecek boyutta. Cumhurbaşkanlığı ve genel seçim tartışmaları su ve enerji sorununu perdeledi. Seçim sonuna kadar gündemde yeterli yer bulmayan sorunlar şu anda kapıya dayanmış durumda. Suyla ilgili hemen her mal ve hizmette ciddi fiyat artışları olacak. 20 milyonu aşan nüfusa sahip iki büyük ilimizin sorunu genel bir krize doğru gidiyor. Hükümet bu olağanüstü durumu görerek olaya derhal el atmalı, su konusuna uzun vadeli çözüm üretmelidir.''