Original
08-07-07, 01:01
[Link only for Paid Subscribers]
Bilim insanları Alpler'de bulunan beş bin yıllık mumyayı deldi, kesti ve x-ışınlarına maruz buraktı. Ve sonunda öldürüldüğüne karar verdi.
Bugün İtalya Alpleri olarak bilinen dağların kuzeyine doğru uzanan sarp vadilerde, gürgen yapraklı kayacık adı verilen mütevazı bir ağaç, parlak sarı çiçek demetlerini açtığında mevsim ya ilkbahardı ya da yazın ilk demleri... İyi bildiği ormanda telaşla ilerleyen adam, yaralı sağ elinin acısıyla kıvranıyor, bazen de kendisini takip eden sesleri dinlemek için duraklıyordu. Yamaçtan yukarı doğru tırmanırken kayacık çiçeklerinin sarı polenleri, görünmez bir yağmur gibi, dinlenmek için durduğu zamanlarda içtiği suya ve yediği yemeğe yağıyordu. Beş bin yıl sonra bugün, Buzadam adını verdiğimiz bu Neolitik dönem avcısı, bedeninde hâlâ bu polen yağmurunun -ormandan geçip, talihsiz kaderinin kendisini beklediği dağlara gittiği o günlere dair mikroskopik kanıtların- izlerini taşıyor. Dağcılar onun donarak mumyalaşmış bedenini, 1991'de Avusturya-İtalya sınırındaki Ötztal Alpleri'nin yüksek kesimlerinde, bir kaya boşluğunda keşfettiğinden beri bilim insanları, insan ailesinin bozulmadan korunmuş en yaşlı bireyi olan Buzadam'ın (diğer adıyla "Ötzi") yaşadığı dönemi ve hayatını ayrıntılarıyla incelemek için daha gelişmiş araçlardan ve bilimin tüm inceliklerinden yararlanıyor. Kısa boylu ama kuvvetli ve dönemine göre oldukça yaşlı -40'lı yaşların ortalarında- olduğunu biliyoruz. Yanında bulunan bakır uçlu değerli baltadan yola çıkarak da sosyal statüsünün yüksek olduğu fikrine kapılıyoruz. Yolculuğuna üç kat giysi ve tabanı ayı derisinden, sağlam ayakkabılarıyla çıkmış. Yanına çakmaktaşı uçlu bir kama, ateş yakmak için küçük bir araç ve içinde, akçaağaç yapraklarına sarılı korların bulunduğu, huş ağacı kabuğundan bir kap almış. Ama yine de acımasız, yabanıl bir ortama doğru yol alırken yanına aldığı silah sayısı şaşılacak derecede az: Geyikderisi okluğundaki oklar, tüm cephanesi kısa süre önce tükenmiş ve yeni ok yapma telaşı içindeymişçesine yarılanmış. Ayrıca uzun, kabaca biçimlendirilmiş bir porsukağacı dalıyla -henüz tamamlanmamış büyük bir yay- yolculuk ediyormuş. Peki neden? Konu Buzadam olunca sorular da bitmiyor, bu soruları yanıtlamak için ileri sürülen kuramlar da... Bilim insanları vücudunu deldikleri, kestikleri, deştikleri ve x-ışınlarına maruz bıraktıkları 16 yıl boyunca onu, üzerindeki kıyafetler kadar bile dayanmayan spekülasyonlarla donattı. Kimi zaman -hatalı bir şekilde- onun yolunu kaybetmiş bir çoban, bir şaman, bir ritüelin kurbanı, hatta bir vegan olduğu bile öne sürüldü. Ama tüm bu teoriler, bilim insanlarının Buzadam'la ilgili yeni elde ettikleri çarpıcı bilginin ışığında eriyip gitti. Alpler'in yükseltilerinde başına ne geldiğini henüz tam olarak bilemesek de; bedeninin bulunduğu iki kaya arasındaki boşlukta bir cinayete kurban gittiğini ve kısa sürede öldüğünü artık biliyoruz. Innsbruck Üniversitesi'nden arkeobotanikçi Klaus Oegll, "Yalnızca beş yıl önce, Buzadam'ın tepeye doğru tırmanırken, karda etrafı dolaşmış ve olasılıkla donarak ölmüş olduğu düşünülüyordu," diyor. "Şimdi ise her şey değişti. Burası daha çok bir paleo-suç mahallini andırıyor."
Kaynak ([Link only for Paid Subscribers])
[Link only for Paid Subscribers]
Kimlik Tespiti
Fotoğraf : SYGMA
İki dağcı 19 Eylül 1991'de, Avusturya ve İtalya arasındaki dağlarda eriyen bir buzulun içinden çıkan bir cesede rastladı. Bir kazazedeye ait olduğu sanılan cesedi almak üzere, dört gün sonra Innsbruck'tan (Avusturya) bir ekip geldi. Bir kazıya hazırlıklı olmayan ekip elemanları, oradan geçen kayakçılardan ödünç aldıkları batonlarla buzu yontup koparmaya çalıştılar. Sonunda Innsbruck Üniversitesi'ne bağlı Adli Tıp Enstitüsü'ne ulaşan cesede 91/619 gibi rutin bir kimlik numarası verildi. Uzmanların 5300 yıl önce yaşadığını saptaması üzerine, bulunduğu yer olan Ötztal Alpleri'ne atfen Buzadam Ötzi adı verildi.
[Link only for Paid Subscribers]
Adli Tıp
Fotoğraf : Heiner Müller-Elsner, Güney Tirol Arkeoloji Müzesi, Bolzano, İtalya
Saçları, ayak tırnakları, derisinin en dış katmanı ve biri hariç el tırnakları olmaması dışında Buzadam çok iyi korunmuş. Dişlerinden, kemiklerinden, dokularından ve bağırsaklarından örnekler alan uzmanlar, onu kapsamlı bir incelemeden geçirdi. Böylece yaklaşık 46 yaşında, 1,60 metre boyunda, 50 kilo ağırlığında olduğunu biliyor. Son yemeğinde geyik eti ve ekmek bulunduğu da biliniyor. Ve bir süre önce yapılan yeni bir BT taramasına dayanarak, nasıl öldüğünü de artık bildiklerini düşünüyorlar.
[Link only for Paid Subscribers]
Ölüm Nedeni
Fotoğraf : Paul Gostner, Güney Tirol Arkeoloji Müzesi, Bolzano Merkez Hastanesi
Bu BT taramasında sol omzun aşağısında bir ok ucu görünüyor. Kendi okluğundakilere benzer bir ok sırtını deldi ve atardamarını parçaladı. Biri -olasılıkla katili- okun gövdesini çekip çıkardı ve onu kan kaybından ölüme terk etti. BT görüntüsü okun ucunun hâlâ sol omzunda gömülü olduğunu gösteriyor.
[Link only for Paid Subscribers]
Öldürücü Silahlar
Fotoğraf : Güney Tirol Arkeoloji Müzesi, Bolzano, İtalya
Buzadam'ın geyik derisinden okluğunda yer alan 14 oktan sadece ikisi bitmiş durumda. Okların, kendi sırtında bulunana benzer çakmaktaşı uçları var. Alışılmamış ölçüde uzun olan bir okta, bağlanış şekli yüzünden solak biri tarafından takıldığı anlaşılan tüyler görmekteyiz. Oysa Buzadam solak değildi. Bu oku bir düşmanından mı elde etmişti? Yoksa evden alelacele ayrıldığı için, bu tuhaf ok da dahil olmak üzere, el altındaki bütün okları kapmış ve ormanda sığınacak bir yer bulunca yenilerini yapmış olabilir mi?
[Link only for Paid Subscribers]
Hayat Kurtarıcı Donanım
Fotoğraf : Güney Tirol Arkeoloji Müzesi, Bolzano, İtalya
Buzadam'ın gövdesi ve çakmaktaşı ucu ile kamasının dipten uca uzunluğu 13 santimetreyi buluyor. İple bağlanmış ağaç kabuklarından bir kında korunan kamayı günümüzün çakıları gibi deri kemerine takmış olmalı. Buzadam yanında kemikten yapılmış basit bir çuvaldızdan nadir rastlanan bakır uçlu bir baltaya kadar birçok değişik alet de taşıyordu. Bu balta yeni aletler yapmak, eskileri onarmak, hayvan avlamak ve kesmek, ateş yakmak ve hatta kendini savunmak gibi gerekli işleri yapmaya yarıyordu.
[Link only for Paid Subscribers]
Alpler'de Yaşam ve Ölüm
Fotoğraf : Kenneth Garrett
Kuzey İtalya dağlarının yemyeşil eteklerinde yaşayan bugünkü çiftçiler gibi, Buzadam ve komşuları da hayvan sürüleri besliyordu. Keçi derisinden yapılmış giysilerine bakılırsa, bunlar olasılıkla keçi sürüleriydi. Ayrıca ilkel bir buğday cinsi yetiştiriliyor, ayı ve geyik gibi yabani hayvanlar avlanıyordu. Buzadam'ı inceleyen uzmanlardan bazıları önceleri Ötzi'nin, fırtınaya yakalanıp soğuktan ölen basit bir çiftçi ya da avcı olduğunu sanıyordu. Bazıları ise evinin yukarısındaki karlı yüksek doruklarda gerçekleştirilen bir ayinin kurbanı olduğu kanısındaydı.
[Link only for Paid Subscribers]
Köyde Entrika
Fotoğraf : Kazuhiko Sano
Buzadam'ın sırtına gömülü bir ok ucunun bulunması, kim olduğuna ve nasıl öldüğüne ilişkin yeni bir teorinin ortaya çıkmasına neden oldu. Bu teoriye göre, Buzadam yaşadığı Alp köyünde önemli bir kişiydi, becerikli bir zanaatkâr ve avcıydı; değerli bir bakır balta edinmeye yetecek kadar servet ve güce sahipti. Ama kırkların ortasına varmış bir kişi olarak, yaşadığı döneme göre yaşlıydı. Genç hasımlarının sağ elinde ve bileğinde kesikler açtığı bir kavgadan sonra, canını kurtarmak için eşyasını topladığı gibi kaçtı.
[Link only for Paid Subscribers]
Çılgın Kaçış
Fotoğraf : Kazuhiko Sano
Yaralarını saran Buzadam, önce gürgen yapraklı kayacık ağaçlarını, sonra çamları geçerek tırmanmaya başladı. Bağırsaklarından elde edilen ipuçları, peşine düşen düşmanlarını yanıltmaya çalışıyormuşçasına önce tırmandığını, sonra aşağı indiğini gösteriyor.
[Link only for Paid Subscribers]
Sürpriz Saldırı
Fotoğraf : Kazuhiko Sano
Soluklanmak için mola veren Buzadam eşyalarını yere koydu ve daha sonra yanında bulunacak olan hasır pelerinini çıkardı. Nefes nefese kalmıştı, ama çevredeki kayalar saklanacak birçok yer sunuyordu. Kaç kişi oldukları hâlâ bir sır olan düşmanları gizlice yaklaşıp onu sırtından vurdu.
[Link only for Paid Subscribers]
Kusursuz Cinayet
Fotoğraf : Kazuhiko Sano
Kanlı eylem gerçekleştikten sonra, Buzadam'a saldıranlar bir ipucu olarak yakalanmalarına yol açabilecek cinayet silahını yanlarına aldılar. Ayrıca cinayetle bağlantılarını ortaya çıkarmasından çekindikleri için, Buzadam'ın eşya torbasını ve hatta bakır baltayı orada bıraktılar. Köyün geri kalan kesiminin bildiği kadarıyla, Buzadam tehlikeleriyle ün salmış dağlarda muhtemelen bir kazaya kurban giderek kaybolmuştu.
[Link only for Paid Subscribers]
Buzdan Mezar
Fotoğraf : Kazuhiko Sano
Alpler'in soğumaya yüz tuttuğu bir dönemde ölmesi, Buzadam'ın korunup günümüze ulaşmasını sağladı. Uygun koşullar -ilkbahar erimesi, kurutucu rüzgâr ve güneş, üzerini örten kar ve buz- cesedini mumyalaştırdı. Yüksekte yer alan dar ve derin geçidin kayalıklarında oluşan bir buzulun altında kaldı. Ve olağandışı sıcak havanın binlerce yıl sonra buzu eritmesiyle ortaya çıktı.
[Link only for Paid Subscribers]
Zaman Kapsülü
Fotoğraf : Güney Tirol Arkeoloji Müzesi, Bolzano, İtalya
Buzadam'ı nemli tutmak amacıyla özel yapım dondurucu birimine her altı ila sekiz haftada bir ince bir sis sıkılır. Şu anda Bolzano'daki (İtalya) bir müzede sergilenen mumya, onu binlerce yıl korumuş olan buzul koşullarına yakın bir düzeyle ortalama -6°C sıcaklıkta ve yüzde 99 nem oranında tutuluyor. Gelecekte bilimde sağlanacak ilerlemelerle, geçmişe ilişkin başka gizler de açığa çıkabilir.
[Link only for Paid Subscribers]
Bunları Biliyor muydunuz?
Doğal yolla korunmuş ya da mumyalaşmış cesetler, özellikle 5000 yıl kadar eski olanlar çok nadirdir. Bu bakımdan Buzadam Ötzi epeyce olağandışı bir bulgu. Ötzi'nin neden bu kadar iyi korunduğunu merak eden uzmanlar, buna cevap bulmak için cesedini inceledi ve deneyler yürüttü. Ötzi'nin tüm ayak tırnakları ve vücut tüyleri, biri hariç el tırnaklarının hepsi ve derisinin en dış katmanı dökülmüş durumda. Eğer cesedi tamamen kuruma yoluyla korunmuş olsaydı, bu parçaların da bedende kalmış olması gerekirdi. Bu yüzden ceset olsılıkla başka bir yolla korunmuş. Uzmanlar uzun süre suda tutulan cesetlerin ayak tırnaklarının, el tırnaklarının ve tüylerin döküldüğünü biliyor. Dolayısıyla, Ötzi'nin bir aşamada sadece buzda değil, suda da kalmış olması ve olayın, kuruyup donmadan önce yaşanmış olması gerekir. Suya batmış olduğuna işaret eden bir başka ipucu, Ötzi'nin derisi altındaki yağ katmanının adiposire dönüşmüş olmasıdır. Mezar mumu olarak da bilinen bu madde ancak bir cesedin suda kalmasıyla oluşur. Adiposir çürümeye neredeyse tam dayanıklıdır. Böylece yağ katmanının adiposire dönüşmesi ve bedenin kuruyup donması olgularının bir araya gelişi, Ötzi'nin cesedinin niçin çok iyi korunduğunu açıklar. -Marisa Larson
Kaynak ([Link only for Paid Subscribers])
Bilim insanları Alpler'de bulunan beş bin yıllık mumyayı deldi, kesti ve x-ışınlarına maruz buraktı. Ve sonunda öldürüldüğüne karar verdi.
Bugün İtalya Alpleri olarak bilinen dağların kuzeyine doğru uzanan sarp vadilerde, gürgen yapraklı kayacık adı verilen mütevazı bir ağaç, parlak sarı çiçek demetlerini açtığında mevsim ya ilkbahardı ya da yazın ilk demleri... İyi bildiği ormanda telaşla ilerleyen adam, yaralı sağ elinin acısıyla kıvranıyor, bazen de kendisini takip eden sesleri dinlemek için duraklıyordu. Yamaçtan yukarı doğru tırmanırken kayacık çiçeklerinin sarı polenleri, görünmez bir yağmur gibi, dinlenmek için durduğu zamanlarda içtiği suya ve yediği yemeğe yağıyordu. Beş bin yıl sonra bugün, Buzadam adını verdiğimiz bu Neolitik dönem avcısı, bedeninde hâlâ bu polen yağmurunun -ormandan geçip, talihsiz kaderinin kendisini beklediği dağlara gittiği o günlere dair mikroskopik kanıtların- izlerini taşıyor. Dağcılar onun donarak mumyalaşmış bedenini, 1991'de Avusturya-İtalya sınırındaki Ötztal Alpleri'nin yüksek kesimlerinde, bir kaya boşluğunda keşfettiğinden beri bilim insanları, insan ailesinin bozulmadan korunmuş en yaşlı bireyi olan Buzadam'ın (diğer adıyla "Ötzi") yaşadığı dönemi ve hayatını ayrıntılarıyla incelemek için daha gelişmiş araçlardan ve bilimin tüm inceliklerinden yararlanıyor. Kısa boylu ama kuvvetli ve dönemine göre oldukça yaşlı -40'lı yaşların ortalarında- olduğunu biliyoruz. Yanında bulunan bakır uçlu değerli baltadan yola çıkarak da sosyal statüsünün yüksek olduğu fikrine kapılıyoruz. Yolculuğuna üç kat giysi ve tabanı ayı derisinden, sağlam ayakkabılarıyla çıkmış. Yanına çakmaktaşı uçlu bir kama, ateş yakmak için küçük bir araç ve içinde, akçaağaç yapraklarına sarılı korların bulunduğu, huş ağacı kabuğundan bir kap almış. Ama yine de acımasız, yabanıl bir ortama doğru yol alırken yanına aldığı silah sayısı şaşılacak derecede az: Geyikderisi okluğundaki oklar, tüm cephanesi kısa süre önce tükenmiş ve yeni ok yapma telaşı içindeymişçesine yarılanmış. Ayrıca uzun, kabaca biçimlendirilmiş bir porsukağacı dalıyla -henüz tamamlanmamış büyük bir yay- yolculuk ediyormuş. Peki neden? Konu Buzadam olunca sorular da bitmiyor, bu soruları yanıtlamak için ileri sürülen kuramlar da... Bilim insanları vücudunu deldikleri, kestikleri, deştikleri ve x-ışınlarına maruz bıraktıkları 16 yıl boyunca onu, üzerindeki kıyafetler kadar bile dayanmayan spekülasyonlarla donattı. Kimi zaman -hatalı bir şekilde- onun yolunu kaybetmiş bir çoban, bir şaman, bir ritüelin kurbanı, hatta bir vegan olduğu bile öne sürüldü. Ama tüm bu teoriler, bilim insanlarının Buzadam'la ilgili yeni elde ettikleri çarpıcı bilginin ışığında eriyip gitti. Alpler'in yükseltilerinde başına ne geldiğini henüz tam olarak bilemesek de; bedeninin bulunduğu iki kaya arasındaki boşlukta bir cinayete kurban gittiğini ve kısa sürede öldüğünü artık biliyoruz. Innsbruck Üniversitesi'nden arkeobotanikçi Klaus Oegll, "Yalnızca beş yıl önce, Buzadam'ın tepeye doğru tırmanırken, karda etrafı dolaşmış ve olasılıkla donarak ölmüş olduğu düşünülüyordu," diyor. "Şimdi ise her şey değişti. Burası daha çok bir paleo-suç mahallini andırıyor."
Kaynak ([Link only for Paid Subscribers])
[Link only for Paid Subscribers]
Kimlik Tespiti
Fotoğraf : SYGMA
İki dağcı 19 Eylül 1991'de, Avusturya ve İtalya arasındaki dağlarda eriyen bir buzulun içinden çıkan bir cesede rastladı. Bir kazazedeye ait olduğu sanılan cesedi almak üzere, dört gün sonra Innsbruck'tan (Avusturya) bir ekip geldi. Bir kazıya hazırlıklı olmayan ekip elemanları, oradan geçen kayakçılardan ödünç aldıkları batonlarla buzu yontup koparmaya çalıştılar. Sonunda Innsbruck Üniversitesi'ne bağlı Adli Tıp Enstitüsü'ne ulaşan cesede 91/619 gibi rutin bir kimlik numarası verildi. Uzmanların 5300 yıl önce yaşadığını saptaması üzerine, bulunduğu yer olan Ötztal Alpleri'ne atfen Buzadam Ötzi adı verildi.
[Link only for Paid Subscribers]
Adli Tıp
Fotoğraf : Heiner Müller-Elsner, Güney Tirol Arkeoloji Müzesi, Bolzano, İtalya
Saçları, ayak tırnakları, derisinin en dış katmanı ve biri hariç el tırnakları olmaması dışında Buzadam çok iyi korunmuş. Dişlerinden, kemiklerinden, dokularından ve bağırsaklarından örnekler alan uzmanlar, onu kapsamlı bir incelemeden geçirdi. Böylece yaklaşık 46 yaşında, 1,60 metre boyunda, 50 kilo ağırlığında olduğunu biliyor. Son yemeğinde geyik eti ve ekmek bulunduğu da biliniyor. Ve bir süre önce yapılan yeni bir BT taramasına dayanarak, nasıl öldüğünü de artık bildiklerini düşünüyorlar.
[Link only for Paid Subscribers]
Ölüm Nedeni
Fotoğraf : Paul Gostner, Güney Tirol Arkeoloji Müzesi, Bolzano Merkez Hastanesi
Bu BT taramasında sol omzun aşağısında bir ok ucu görünüyor. Kendi okluğundakilere benzer bir ok sırtını deldi ve atardamarını parçaladı. Biri -olasılıkla katili- okun gövdesini çekip çıkardı ve onu kan kaybından ölüme terk etti. BT görüntüsü okun ucunun hâlâ sol omzunda gömülü olduğunu gösteriyor.
[Link only for Paid Subscribers]
Öldürücü Silahlar
Fotoğraf : Güney Tirol Arkeoloji Müzesi, Bolzano, İtalya
Buzadam'ın geyik derisinden okluğunda yer alan 14 oktan sadece ikisi bitmiş durumda. Okların, kendi sırtında bulunana benzer çakmaktaşı uçları var. Alışılmamış ölçüde uzun olan bir okta, bağlanış şekli yüzünden solak biri tarafından takıldığı anlaşılan tüyler görmekteyiz. Oysa Buzadam solak değildi. Bu oku bir düşmanından mı elde etmişti? Yoksa evden alelacele ayrıldığı için, bu tuhaf ok da dahil olmak üzere, el altındaki bütün okları kapmış ve ormanda sığınacak bir yer bulunca yenilerini yapmış olabilir mi?
[Link only for Paid Subscribers]
Hayat Kurtarıcı Donanım
Fotoğraf : Güney Tirol Arkeoloji Müzesi, Bolzano, İtalya
Buzadam'ın gövdesi ve çakmaktaşı ucu ile kamasının dipten uca uzunluğu 13 santimetreyi buluyor. İple bağlanmış ağaç kabuklarından bir kında korunan kamayı günümüzün çakıları gibi deri kemerine takmış olmalı. Buzadam yanında kemikten yapılmış basit bir çuvaldızdan nadir rastlanan bakır uçlu bir baltaya kadar birçok değişik alet de taşıyordu. Bu balta yeni aletler yapmak, eskileri onarmak, hayvan avlamak ve kesmek, ateş yakmak ve hatta kendini savunmak gibi gerekli işleri yapmaya yarıyordu.
[Link only for Paid Subscribers]
Alpler'de Yaşam ve Ölüm
Fotoğraf : Kenneth Garrett
Kuzey İtalya dağlarının yemyeşil eteklerinde yaşayan bugünkü çiftçiler gibi, Buzadam ve komşuları da hayvan sürüleri besliyordu. Keçi derisinden yapılmış giysilerine bakılırsa, bunlar olasılıkla keçi sürüleriydi. Ayrıca ilkel bir buğday cinsi yetiştiriliyor, ayı ve geyik gibi yabani hayvanlar avlanıyordu. Buzadam'ı inceleyen uzmanlardan bazıları önceleri Ötzi'nin, fırtınaya yakalanıp soğuktan ölen basit bir çiftçi ya da avcı olduğunu sanıyordu. Bazıları ise evinin yukarısındaki karlı yüksek doruklarda gerçekleştirilen bir ayinin kurbanı olduğu kanısındaydı.
[Link only for Paid Subscribers]
Köyde Entrika
Fotoğraf : Kazuhiko Sano
Buzadam'ın sırtına gömülü bir ok ucunun bulunması, kim olduğuna ve nasıl öldüğüne ilişkin yeni bir teorinin ortaya çıkmasına neden oldu. Bu teoriye göre, Buzadam yaşadığı Alp köyünde önemli bir kişiydi, becerikli bir zanaatkâr ve avcıydı; değerli bir bakır balta edinmeye yetecek kadar servet ve güce sahipti. Ama kırkların ortasına varmış bir kişi olarak, yaşadığı döneme göre yaşlıydı. Genç hasımlarının sağ elinde ve bileğinde kesikler açtığı bir kavgadan sonra, canını kurtarmak için eşyasını topladığı gibi kaçtı.
[Link only for Paid Subscribers]
Çılgın Kaçış
Fotoğraf : Kazuhiko Sano
Yaralarını saran Buzadam, önce gürgen yapraklı kayacık ağaçlarını, sonra çamları geçerek tırmanmaya başladı. Bağırsaklarından elde edilen ipuçları, peşine düşen düşmanlarını yanıltmaya çalışıyormuşçasına önce tırmandığını, sonra aşağı indiğini gösteriyor.
[Link only for Paid Subscribers]
Sürpriz Saldırı
Fotoğraf : Kazuhiko Sano
Soluklanmak için mola veren Buzadam eşyalarını yere koydu ve daha sonra yanında bulunacak olan hasır pelerinini çıkardı. Nefes nefese kalmıştı, ama çevredeki kayalar saklanacak birçok yer sunuyordu. Kaç kişi oldukları hâlâ bir sır olan düşmanları gizlice yaklaşıp onu sırtından vurdu.
[Link only for Paid Subscribers]
Kusursuz Cinayet
Fotoğraf : Kazuhiko Sano
Kanlı eylem gerçekleştikten sonra, Buzadam'a saldıranlar bir ipucu olarak yakalanmalarına yol açabilecek cinayet silahını yanlarına aldılar. Ayrıca cinayetle bağlantılarını ortaya çıkarmasından çekindikleri için, Buzadam'ın eşya torbasını ve hatta bakır baltayı orada bıraktılar. Köyün geri kalan kesiminin bildiği kadarıyla, Buzadam tehlikeleriyle ün salmış dağlarda muhtemelen bir kazaya kurban giderek kaybolmuştu.
[Link only for Paid Subscribers]
Buzdan Mezar
Fotoğraf : Kazuhiko Sano
Alpler'in soğumaya yüz tuttuğu bir dönemde ölmesi, Buzadam'ın korunup günümüze ulaşmasını sağladı. Uygun koşullar -ilkbahar erimesi, kurutucu rüzgâr ve güneş, üzerini örten kar ve buz- cesedini mumyalaştırdı. Yüksekte yer alan dar ve derin geçidin kayalıklarında oluşan bir buzulun altında kaldı. Ve olağandışı sıcak havanın binlerce yıl sonra buzu eritmesiyle ortaya çıktı.
[Link only for Paid Subscribers]
Zaman Kapsülü
Fotoğraf : Güney Tirol Arkeoloji Müzesi, Bolzano, İtalya
Buzadam'ı nemli tutmak amacıyla özel yapım dondurucu birimine her altı ila sekiz haftada bir ince bir sis sıkılır. Şu anda Bolzano'daki (İtalya) bir müzede sergilenen mumya, onu binlerce yıl korumuş olan buzul koşullarına yakın bir düzeyle ortalama -6°C sıcaklıkta ve yüzde 99 nem oranında tutuluyor. Gelecekte bilimde sağlanacak ilerlemelerle, geçmişe ilişkin başka gizler de açığa çıkabilir.
[Link only for Paid Subscribers]
Bunları Biliyor muydunuz?
Doğal yolla korunmuş ya da mumyalaşmış cesetler, özellikle 5000 yıl kadar eski olanlar çok nadirdir. Bu bakımdan Buzadam Ötzi epeyce olağandışı bir bulgu. Ötzi'nin neden bu kadar iyi korunduğunu merak eden uzmanlar, buna cevap bulmak için cesedini inceledi ve deneyler yürüttü. Ötzi'nin tüm ayak tırnakları ve vücut tüyleri, biri hariç el tırnaklarının hepsi ve derisinin en dış katmanı dökülmüş durumda. Eğer cesedi tamamen kuruma yoluyla korunmuş olsaydı, bu parçaların da bedende kalmış olması gerekirdi. Bu yüzden ceset olsılıkla başka bir yolla korunmuş. Uzmanlar uzun süre suda tutulan cesetlerin ayak tırnaklarının, el tırnaklarının ve tüylerin döküldüğünü biliyor. Dolayısıyla, Ötzi'nin bir aşamada sadece buzda değil, suda da kalmış olması ve olayın, kuruyup donmadan önce yaşanmış olması gerekir. Suya batmış olduğuna işaret eden bir başka ipucu, Ötzi'nin derisi altındaki yağ katmanının adiposire dönüşmüş olmasıdır. Mezar mumu olarak da bilinen bu madde ancak bir cesedin suda kalmasıyla oluşur. Adiposir çürümeye neredeyse tam dayanıklıdır. Böylece yağ katmanının adiposire dönüşmesi ve bedenin kuruyup donması olgularının bir araya gelişi, Ötzi'nin cesedinin niçin çok iyi korunduğunu açıklar. -Marisa Larson
Kaynak ([Link only for Paid Subscribers])