PDA

Tüm Versiyonu Göster : çeçenistan-ve-Cahar Dudayev


Trkgl
04-07-05, 11:22
Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.
Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.
''Türkiye hem Türk dünyasının, hem de İslâm aleminin ümit ışığıdır. Bu ışığın sönmesi hem İslâm aleminin, hem de Türk dünyasının karanlığa gömülmesi demektir." ''
Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Türkleri çok seviyorum. Tarih boyunca kahramanlıklarıyla, cesaret ve atılganlıklarıyla kendilerini kabul ettirmişlerdir. Milli ve manevi değerlerine bağlıdırlar. Dostluklarına güvenilir, düşmanlıklarından korkulur...

Tarih boyunca İslâm alemi Türklerden faydalanmıştır. Türkler güçlü oldukça İslâm alemi rahat ve huzur içinde olmuştur; zayıfladıkça, İslâm alemi ezilmiş ve horlanmıştır. Türkler İslâm'ın koruyucu gücü olmuşlardır.
Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Ancak ne yazık ki, bazı İslâm ülkeleri, emperyalist güçlerin oyununa gelerek Türklere ihanet etmişlerdir. Türklere ihanet ederek arkadan vuranlar belasını bulmuştur. Bugün bazı İslâm ülkelerindeki çıkmazlar ve sıkıntılar, bu tarihi hatanın bedelidir.

Şimdi gururla söylemek istiyorum ki, Çeçenler tarih boyunca Türklere bağlı kalmışlar ve tarihin hiçbir döneminde ihanet etmemişlerdir.

Bugün ise, Türkiye'yi yönetenler o yüce değerlerden çok uzaklar. Halbuki Türk milleti, maddi ve manevi değerlerine bağlı olduğu sürece yücelmiş ve yükselmiştir. Ve dünya tarihinin akışına yön vermişlerdir.O yüce değerlerden ayrıldıkça küçülmüşler ve sıkıntılara düşmüşlerdir.Unutulmasın ki, Türkiye hem Türk dünyasının, hem de İslâm aleminin ümit ışığıdır. Bu ışığın sönmesi hem İslâm aleminin, hem de Türk dünyasının karanlığa gömülmesi demektir"

Cahar Dudayev (1944 - 1996)

Çeçenistan'ı özgürlüğü kavuşturan Cahar Dudayev, 1944 yılının Şubat ayında Çeçenistan'ın Yalho köyünde doğdu. Hayata gözlerini açar açmaz Rus baskısı ile tanıştı. 23 Şubat 1944'te Sibirya'ya sürgün edilenlerin arasına katıldığında daha annesinin kucağında 15 günlük bir bebekti.

Çocukluk yılları Sibirya bozkırlarında çok güç şartlar altında geçti. Orta öğrenimini burada tamamladı. 1962 yılında Tambov Askeri Pilot Yüksek Okulu'ndan, 1966 yılında da Uzak Mesafe Uçakları Pilot ve Mühendis Yetiştirme Yüksek Okulu'ndan mezun oldu. 1974 yılında Gagarin Hava Harp Akademisi'ni de bitiren Dudayev, 1. Sınıf pilot ve mühendis ünvanını kazandı. S.S.C.B. hükümeti tarafından kendisine 12 madalya verildi. Tümgeneralliğe yükseldi.

Sovyet tarihinde Stratejik Hava Kuvvetleri'nde Tümen Komutanı olmayı başaran ilk Müslüman olarak adından bahsettirdi.
Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.
Çeçenistan Devlet Başkanı olmadan önce Baltık Cumhuriyetlerinde yaşanan bağımsızlık hareketlerini bastırmadığı için adı isyancı generale çıktı. 1989'da Estonya'da Stratejik Hava Kuvvetleri Filoları Komutanlığı'nda görev yaparken Baltık ülkelerinde başlayan bağımsızlık hareketlerinin kuvvet kullanılarak bastırılması için Moskova'dan emir aldı. Ancak bu emri "yurdunun bağımsızlığı için mücadele eden bir halkın üstüne bomba atmam" diyerek yerine getirmedi. Moskova bu itaatsizliği hazmedemedi ve Dudayev'e ceza olarak askeri birliği ile birlikte Grozni'ye sürgüne gönderildi. 1990 yılının Mayıs ayında görevinden istifa etti. Rusya bu "isyancı" komutanın önderlik edeceği birçok olaya gebeydi.

Kasım 1990'da toplanan Çeçen Halkının Kurultayı'na davet edildi ve sonradan "Çeçen Milli Kongresi" adını alan bu halk meclisinin icra kurulu başkanlığına seçildi.

19-21 Ağustos 1991'de Gorbaçov'a karşı girişilen başarısız darbe teşebbüsü sırasında darbecilerin karşısında yer aldı. Akabinde, darbecilerle işbirliği yapan Çeçen-İnguş Cumhuriyeti Hükümeti'ni düşürmek için başlatılan halk hareketinin başına geçti. Demokratik güçler, aydınlar ve tüm Çeçen halkı kendisini destekledi. 27 Ekim 1991'de yapılan seçimlerde %85 oranında aldığı oyla Çeçenistan Cumhurbaşkanlığı'na seçildi.

Rusya'nın 11 Aralık 1994 tarihinde Çeçenistan'a karşı başlattığı işgal ve soykırım hareketine karşı Cahar Dudayev, "Son Çeçen canını vermeden Ruslar ülkemize hakim olamaz" diyerek, halkına "Cihad" emrini verdi.

Dudayev'in önderliğindeki Çeçen halkı, iki yıla yakın bir süre devam eden şanlı bir istiklal mücadelesi verdi. Sonunda Mayıs 1996'da Çeçenistan Ruslardan temizlenerek, Kafkas tarihine yeni bir altın sayfa eklendi.

Bu özgürlük lideri, 21 Nisan 1996'da bir suikast sonucu şehid edildi...

Ruhu Şad olsun.

DUDAYEVİ ANLAMAK

Kimi Rus severler Dudayev'i halkını ateşe atmak ve diğer Kuzey Kafkas cumhuriyetlerine zarar vermekle suçluyorlar. Onlara göre Çeçen lider bağımsızlık ilan etmekle hata yapmıştır. Bu görüşlerin iyi niyetine inanmak gerçekten çok güç. Onlar Dudayev'in emperyalizme başkaldırmasını kabullenemiyorlar. Dahası, Çeçen halkının dini inançlarına ve özgürlük tutkusuna da karşılar.

Dudayev SSCB'nin dağılma sürecinde bağımsızlık ilan ederek zamanlamayı doğru yapmıştır. Rusya Federasyonu'nun kurulması beklenseydi bağımsızlığın hukuki zemini olmayacaktı. Savaşı da Çeçenistan değil, Rusya başlatmıştır. Yani Çeçenistan ne yapsa bu savaş kaçınılmazdı. Moskova'nın amacı Çeçenistan ile asırlar öncesine uzanan hesabı kapatmaktı; dünyanın tepkisini çekmemek için de boru hattı meselesinin güncelliği kullanıldı.

Dudayev Kuzey Kafkasyalılara bir mesaj vermiştir: "Rus emperyalizmine boyun eğmek kader değildir. Kuzey Kafkasyalılar'ın birlik ve özgürlük gibi doğal ve siyasi hakları vardır. Bu talepler gündeme getirilmedikçe Kuzey Kafkasyalılar günden güne yok olacaklardır. Çünkü bu düzen emperyalizmin düzenidir." Dudayev bunu başarmak için mutlaka savaş önermemiş, sadece cesaret göstermeye teşvik etmiştir. Ama Moskova ona savaşmaktan başka yol bırakmamıştır. Dudayev'in çağrısını savaş ilanı biçiminde algılamak abartılıdır.

Dudayev bir idealisttir. Kuzey Kafkasya’ya karşı sorumluluk taşıdığını ve Kuzey Kafkasyalıların eşitlik temelinde birlik oluşturmalarında Çeçen toplumuna öncü rol düştüğünü söylemektedir.devamı (Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.)

Onlara göre Çeçenler cahilmiş, hırsızmış katilmiş.. Bir millet nasıl böyle bir iftira kampanyasına tutulur? Moskova'da terör olayı çıksa hemen Çeçenlerin işidir diye yazıyorlar. Hatta Çeçen mafyası Almanya, Polonya, İsviçre, Macaristan gibi ülkelerde hırsızlık yapıyor gibi yalanlar yayınlıyorlar. Rus mafyasının işlerini Çeçenlere yüklüyorlar.

Bu, kasıtlı kampanyada Rus şovenistler, önce Çeçenleri Rusya içinde kötüleyerek savaşa başladığı zaman çıkacak tepkileri önlemek istiyorlar. Sonra dünya devletleri nezdinde de Çeçen tehlikesi peydah etmek istiyorlar.

Şimdiye kadar Boris Yeltsin 20-25 defa teftişçiler göndererek baskı yaptı. Gelenlerin konuşması aynı. Moskova'nın yolundan yürümezseniz çok kötü durumlarla karşılaşacaksınız.

Biz Rus milleti ile Rus hükümetini bir arada görmüyoruz. Rus milleti bizi anlıyor, bağımsızlığımızı saygı ile karşılıyor. Amma Rus hükümeti tam aksini yapıyor.

Rus hükümeti savaşa hazırlanıyor. Amma onlar bilmelidir ki, savaş Çeçen milletini yıkamaz. Biz şehit olsak da bizden sonrakiler bağımsızlık mücadelesini devam ettirecektir. Amma biz şehit olmadan bağımsızlığımızı korumanın yollarını arıyoruz. Rusya ise bunu anlamıyor, Rusya hakkımızı inkar ediyor. Bu uzak sürmeyeceğini Rusya biliyor ama bildirmiyor.

İnşallah milletimiz bağımsızlık yolundan dönmeyecektir
devamı (Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.)

Rus liderleri Bize başka çıkar yol bırakmadılar. Görüşmeler devam ederken yerleşim birimlerini ve sivil hedefleri bombalamaya başladılar. Bu savaş sadece bizim değil, tüm Kafkas Halklarının istiklal savaşıdır. Bütün Kafkaslıları Kutsal Gazavat'a davet ediyorum. Mevcut Kafkas özerk cumhuriyetlerinin yöneticileri korkak ve Rus yanlısıdır. Bunlar, derhal görevden çekilerek, yönetimleri halka devretmelidirler.

Bu bir ölüm kalım savaşıdır. Rusların ayaklarını bastığı yerleri ateşe çevirmeli ve sonuna kadar savaşmalıyız.
Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.
Kafkasya'nın Müslüman halkları, Rusya'nın şeytani yöntemlerine karşı direnmelidir. Köleleştirilmektense, Kutsal Gazavat yasalarına göre şerefli bir şekilde ölmek daha iyidir.

Biz kan dökmek istemiyoruz, ama istiklalimizi korumak için savaşmaktan başka çaremiz yok. Çok mecbur kalırsak, dağlara çekilir, gerilla savaşı yaparız. 0 zaman Rus ordusu da, Rus halkı da ne yapacağını şaşırır. Bu takdirde iş işten geçmiş olur.
Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.
Bizi Rus işgalcilerine karşı güçlü kılan iki şey vardır: Biri, asla ölmeyen İmam Şamil ruhu, diğeri de Türk Milleti'nin desteği. Ancak destek için yarın geç olabilir.

Bu savaşı Rusya başlattı. Eğer onlar sürdürmeye kararlı iseler, savaş sürecek demektir. Çünkü biz, kesin olarak kararlıyız, asla taviz vermeyeceğiz.
Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.
Bize yardım etmek isteyen dost ülkelerin şimdi, hem de hiç vakit kaybetmeden bunu yapması gerekir. İş işten geçtikten sonra yapılacak yardımların bir yararı olmayacaktır. Bu halk, yıllardır özgürlüğünü istiyordu. İşte şimdi, ya bu özgürlüğü elde edeceğiz ya da canımızla birlikte kaybedeceğiz.

TÜRKİYE’DEN YARDIM İSTİYORUZ

Buradaki Türk gazetecilerine sesleniyorum. Siz Türkiye'dekiler bize yardım etmelisiniz. Kimden korkuyorsunuz? Biz bir milyonuz, onlar 150 milyon. Biz Ruslardan korkmuyoruz, mücadelemizi sürdüreceğiz. Bağımsızlığımızı herkesten çok hakkettiğimize de inanıyoruz.
Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.
Osmanlı Devleti'nin İmam Şamil'e yardım etmekte düştüğü hataya bugünkü Türkiye'nin düşmemesi gerekir. Türkiye'deki kardeşlerimiz İmam Şamil (rahmetullahi aleyh)e yardim etmiş olsalardı, Kafkasya Rus hegemonyası altına girmezdi ve burada Müslüman Kafkas halklarının devleti bulunurdu. O zaman atalarımıza yardım etmeyerek, bölgenin Rusların eline geçmesine seyirci kalan Türkiye'deki kardeşlerimiz, İnşallah aynı hatayı bu defa tekrar etmezler.devamını da okuyun (Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.)