Trkgl
04-07-05, 04:00
Merhaba Şerefli Türk Milletinin Asil Nesli,
Sayfamın biraz geç yayına girmesi, üzerinde çalıştığım hepimizi ilgilendiren bir konu dolayısıla idi. Başlıktanda farkettiğiniz gibi bir nevi aciliyetin ve ehemmiyetin beraberinde getirdiği problemler üzerinde duracağım.
Bildiğiniz gibi Anadolu ve Kafkasyada yaşayan Oğuz Türkleri Selçuklu göçü ile bu topraklara gelmişler. İşleyen tarihi süreçte aynı oğuz boyu içindeki Anadolu ve Azerbaycan Türkleri zaman ile büyük devletler ile atayurtlarından ayrı bir sahnede kahramanlıklar sergilemişler.
Evet şimdi Azerbaycan ve Anadolu Türklerini yakından ilgilendiren ve tarih içinde ihanetlerine maruz kaldığımız Arap-Fars tehlikesi üzerine Türkiyede yaşayan Azeri Türklerini ele alalım.
Anadoluda 3 milyon civarında Azerbaycan Türkü yaşamaktadır. Bu insanlar Osmanlı haklimiyeti zamanında yaşadıkları Kars ve civarının sürekli el değiştirmesi ve istila ve işgale maruz kalması neticesinde içine kapanık dar bir kültür örneği sergilemişler. Ta ki Büyük Komutanın misakı milli içine aldığı Doğu vilayetleri ve Doğu Türkleri içinde Azeri Türklerinin Türk Kazanında kaynama vakti gelene kadar ihanet ve cehaletle zedelenmiş Anadolu Azeri Türkleri. Aslında problem şurada öyleki hala aynı zedelenmeler devam ediyor.
Öncelikle konuyu şöyle bağlayalım. Anadolu Azeri Türklerinin Azeri Türk Kültürü ile organik bağları Gürcistanda yaşayan 1.200.000 civarında Türkle, Azerbaycanda yaşayan 10.000.000 Türkle ve İran işgali altındaki kanayan yara Başkent Tebrizde yani Güney Azerbaycan'da 35.000.000 Türk iledir. Safeviler sonrası Hanlıkların ihanetleri ile boğuşan Azerbaycanlı oğuzlara Safeviler sonrası Farsın zaman zaman dil ve din yollu sömürüleri ile sürekli asimilasyona tabi tutularak kültür emperyalizmi uygulanmıştır. Şimdi düşünün ki din vasıtasıyla emperyalizm nasıl olabilir.
Aslında buradan hareketle bir kesimi rahatsız ettiğimizi biliyoruz fakat artık demokrasinin gereği en az gereksizler kadar bizde ses vermeliyiz diye yazıyorum. Çünkü İranın fars milliyetçiliği ve İranlılık uydurma politikası Anadolu Azeri Türklerini sinsi ve gizlice İran faşist servisi hizmetine kullanmaktadır. Efendiler biz kuzeyde 70 yıl Komünizmle ondan önce KaçKaç terörü ile ondan sonrada tam tasdikli ermeni katliam ve soykırımlarla boğuşmuş ken Ermeniler karşılıklı boğazlaşmaları 90 sene milliyetçiliği muhafaza edecek bir argüman olarak kullanmışlar. Kuzeyde olanlar ki Anadoluda ki Türklerden çoğunun dede ve babalarını da içine almaktadır, Güneye ve Batıya hiçmi gönül yarası şeklinde aksetmedi ve sessizlik içinde sömürülmeye müsait susturuldu Güneyin ve Batının Türkleri?
Kafkasyadaki Türk varlığından rahatsız ermeni hortlakları karşısında sesini duyurmaya çalışan Güney Azerbaycan'ın yiğitleri üzerine Fars Hortlaklarının ateşi açılıyor. 24 Nisanlarda iftiralarını sıcak tutmaya çalışan Ermeniler için İran demokrasi atağında geçiyorda karşı reaksiyon vermek isteyen Türkleri "Pantürist"likle suçlayıp totaliter diktatör yüzünü devreye sokuyor. Yani mahpusluklar işkence ve vinç üstünde ölümler.
Türkiyede yaşayan Azeri Türkleri İranın molla hegomanyasından kurtulmalıdırlar. Bir kere kimsenin hür iradesine müdahale edilemeyeceği gerçeği ile biz demek istiyoruzki herşey müstakil bir toplum iradesi içinde gerçekleşsin. Yani Anadolu Azeri Türklerinin mollalarını eğiten ve doyuran İran işgalci terörist otoritesi Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde Başbuğ Atatürkün kutlu cumhuriyetinde gizli servis elemanları gibi biz Azeri Türkleri üzerinde nufuz oluşturmaya devam etmesin.
Sanki Şah ismail ile Yavuz Selim doğru bir savaşa mı tutuştularki ve bu meselenin devamcılığını İran hala kullanıyor.
EFENDİLER BU FARSLARIN İŞGAL ETTİKLERİ TÜRK TOPRAKLARI ÜZERİNE İŞGALİN DİRENCİNİ KIRMAK VE TÜRK DÜŞMANLIĞINA OYNAMA SİYASETİDİR.
Bizim farslıkla organik ne bağımız olabilir. Bizim Türkçe gibi asil ve sevimli dilimiz varken Farça yazıp Türkçeden yasaklarla niye uzaklaşalım. Rahmetli Şair Babamız Şehriyar demiyormu "Türkün dili tek istekli ve sevgli dil olmaz, Özge dile gatsan bu dil asil olmaz." Bugün İranda esaret altında tutsak olan Türklerin haysiyeti bizim için niye önemli olmasın. Muharrem ayları kadar önemli niye olmasınki İrandaki Türkler Hz. Hüseyin'in yaptığı gibi onur ve haysiyet mücadelesi veriyorlar. Oysa Biz Anadolu Azeri Türkleri bunun ne kadarını biliyoruz. Türkçenin yasak olduğundan, Türklere hakaret edildiğinden, Fars milliyetçiliğine boyun eğmek zorunda olduklarında ve karşı gelinmenin sonunun ölüm olduğunu biliyormuyuz. Peki kimsenin kimseye tarih dersi veremeyeceğini bu İran bilmiyormu ki orada yaşayan 35.000.000 Türke tarih dersi veriyor . Onların Azeri olduğunu Türk olmadığını ve Azerilerin Altaylı değil Sami ırkından olduğunu ileri sürüyor. Bre sami ırkı arap ve Yahudilerin karışımı ırk olup bizi Ortaasyadan getiren atalrımızla ne ilgisi var demiyormu kimse? Arapların Azerbaycan Türklerini esir alıp esir pazarlarında sattığı, toprağı vergiye bağladıkları Emevi-Abbasi işgaline karşı duran Babek'ten bu kadar rahatsız oluyorlar. Israrla Babek'in müslüman olmadiğı üzerinde duruyorlar. Babek zaman Türkler bu topraklara yeni gelmiş ve beraberlerinde doğal olrak Şaman inançlarınıda getirmişler. Şimdi birimiz Oğuz Kağan'a hayranlık duyunca dinden mi çıkıyoruz.
Türkiye'de yaşayan 3.000.000 Azerbaycan Türkü derhal Ermeni meselesine duyarlılığını oluşturacağı hareketlerle ortaya koysun. İranın işgali altında ki Tebrizin şanlı Hürriyet mücadelesine duyarlı olmalıyız. Azerbaycan'da ki Rus ve Komünist artıklara karşı Karabağ meselesini gündeme getirmeli ve Türk olma hakkını kullanarak Yurtdışı muhalefetini yapmalıdır.
Hiçkimseden çekinmeden kimseyi dinlemeden, Türk gibi. Atatürk nesline yakışır haliyle. Demokratca. Aydın hamlelerle. Kültüründen dilinden inancından ve adından hürriyetinden müstakilliğinden ödün vermeden. Birleşik Azerbaycan sevdası ile. Son olarak Rahmetli Ebulfez Eliçibey Başbuğa Tanrıdan Rahmet diliyor hepinize sağlık diliyorum.
Sayfamın biraz geç yayına girmesi, üzerinde çalıştığım hepimizi ilgilendiren bir konu dolayısıla idi. Başlıktanda farkettiğiniz gibi bir nevi aciliyetin ve ehemmiyetin beraberinde getirdiği problemler üzerinde duracağım.
Bildiğiniz gibi Anadolu ve Kafkasyada yaşayan Oğuz Türkleri Selçuklu göçü ile bu topraklara gelmişler. İşleyen tarihi süreçte aynı oğuz boyu içindeki Anadolu ve Azerbaycan Türkleri zaman ile büyük devletler ile atayurtlarından ayrı bir sahnede kahramanlıklar sergilemişler.
Evet şimdi Azerbaycan ve Anadolu Türklerini yakından ilgilendiren ve tarih içinde ihanetlerine maruz kaldığımız Arap-Fars tehlikesi üzerine Türkiyede yaşayan Azeri Türklerini ele alalım.
Anadoluda 3 milyon civarında Azerbaycan Türkü yaşamaktadır. Bu insanlar Osmanlı haklimiyeti zamanında yaşadıkları Kars ve civarının sürekli el değiştirmesi ve istila ve işgale maruz kalması neticesinde içine kapanık dar bir kültür örneği sergilemişler. Ta ki Büyük Komutanın misakı milli içine aldığı Doğu vilayetleri ve Doğu Türkleri içinde Azeri Türklerinin Türk Kazanında kaynama vakti gelene kadar ihanet ve cehaletle zedelenmiş Anadolu Azeri Türkleri. Aslında problem şurada öyleki hala aynı zedelenmeler devam ediyor.
Öncelikle konuyu şöyle bağlayalım. Anadolu Azeri Türklerinin Azeri Türk Kültürü ile organik bağları Gürcistanda yaşayan 1.200.000 civarında Türkle, Azerbaycanda yaşayan 10.000.000 Türkle ve İran işgali altındaki kanayan yara Başkent Tebrizde yani Güney Azerbaycan'da 35.000.000 Türk iledir. Safeviler sonrası Hanlıkların ihanetleri ile boğuşan Azerbaycanlı oğuzlara Safeviler sonrası Farsın zaman zaman dil ve din yollu sömürüleri ile sürekli asimilasyona tabi tutularak kültür emperyalizmi uygulanmıştır. Şimdi düşünün ki din vasıtasıyla emperyalizm nasıl olabilir.
Aslında buradan hareketle bir kesimi rahatsız ettiğimizi biliyoruz fakat artık demokrasinin gereği en az gereksizler kadar bizde ses vermeliyiz diye yazıyorum. Çünkü İranın fars milliyetçiliği ve İranlılık uydurma politikası Anadolu Azeri Türklerini sinsi ve gizlice İran faşist servisi hizmetine kullanmaktadır. Efendiler biz kuzeyde 70 yıl Komünizmle ondan önce KaçKaç terörü ile ondan sonrada tam tasdikli ermeni katliam ve soykırımlarla boğuşmuş ken Ermeniler karşılıklı boğazlaşmaları 90 sene milliyetçiliği muhafaza edecek bir argüman olarak kullanmışlar. Kuzeyde olanlar ki Anadoluda ki Türklerden çoğunun dede ve babalarını da içine almaktadır, Güneye ve Batıya hiçmi gönül yarası şeklinde aksetmedi ve sessizlik içinde sömürülmeye müsait susturuldu Güneyin ve Batının Türkleri?
Kafkasyadaki Türk varlığından rahatsız ermeni hortlakları karşısında sesini duyurmaya çalışan Güney Azerbaycan'ın yiğitleri üzerine Fars Hortlaklarının ateşi açılıyor. 24 Nisanlarda iftiralarını sıcak tutmaya çalışan Ermeniler için İran demokrasi atağında geçiyorda karşı reaksiyon vermek isteyen Türkleri "Pantürist"likle suçlayıp totaliter diktatör yüzünü devreye sokuyor. Yani mahpusluklar işkence ve vinç üstünde ölümler.
Türkiyede yaşayan Azeri Türkleri İranın molla hegomanyasından kurtulmalıdırlar. Bir kere kimsenin hür iradesine müdahale edilemeyeceği gerçeği ile biz demek istiyoruzki herşey müstakil bir toplum iradesi içinde gerçekleşsin. Yani Anadolu Azeri Türklerinin mollalarını eğiten ve doyuran İran işgalci terörist otoritesi Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde Başbuğ Atatürkün kutlu cumhuriyetinde gizli servis elemanları gibi biz Azeri Türkleri üzerinde nufuz oluşturmaya devam etmesin.
Sanki Şah ismail ile Yavuz Selim doğru bir savaşa mı tutuştularki ve bu meselenin devamcılığını İran hala kullanıyor.
EFENDİLER BU FARSLARIN İŞGAL ETTİKLERİ TÜRK TOPRAKLARI ÜZERİNE İŞGALİN DİRENCİNİ KIRMAK VE TÜRK DÜŞMANLIĞINA OYNAMA SİYASETİDİR.
Bizim farslıkla organik ne bağımız olabilir. Bizim Türkçe gibi asil ve sevimli dilimiz varken Farça yazıp Türkçeden yasaklarla niye uzaklaşalım. Rahmetli Şair Babamız Şehriyar demiyormu "Türkün dili tek istekli ve sevgli dil olmaz, Özge dile gatsan bu dil asil olmaz." Bugün İranda esaret altında tutsak olan Türklerin haysiyeti bizim için niye önemli olmasın. Muharrem ayları kadar önemli niye olmasınki İrandaki Türkler Hz. Hüseyin'in yaptığı gibi onur ve haysiyet mücadelesi veriyorlar. Oysa Biz Anadolu Azeri Türkleri bunun ne kadarını biliyoruz. Türkçenin yasak olduğundan, Türklere hakaret edildiğinden, Fars milliyetçiliğine boyun eğmek zorunda olduklarında ve karşı gelinmenin sonunun ölüm olduğunu biliyormuyuz. Peki kimsenin kimseye tarih dersi veremeyeceğini bu İran bilmiyormu ki orada yaşayan 35.000.000 Türke tarih dersi veriyor . Onların Azeri olduğunu Türk olmadığını ve Azerilerin Altaylı değil Sami ırkından olduğunu ileri sürüyor. Bre sami ırkı arap ve Yahudilerin karışımı ırk olup bizi Ortaasyadan getiren atalrımızla ne ilgisi var demiyormu kimse? Arapların Azerbaycan Türklerini esir alıp esir pazarlarında sattığı, toprağı vergiye bağladıkları Emevi-Abbasi işgaline karşı duran Babek'ten bu kadar rahatsız oluyorlar. Israrla Babek'in müslüman olmadiğı üzerinde duruyorlar. Babek zaman Türkler bu topraklara yeni gelmiş ve beraberlerinde doğal olrak Şaman inançlarınıda getirmişler. Şimdi birimiz Oğuz Kağan'a hayranlık duyunca dinden mi çıkıyoruz.
Türkiye'de yaşayan 3.000.000 Azerbaycan Türkü derhal Ermeni meselesine duyarlılığını oluşturacağı hareketlerle ortaya koysun. İranın işgali altında ki Tebrizin şanlı Hürriyet mücadelesine duyarlı olmalıyız. Azerbaycan'da ki Rus ve Komünist artıklara karşı Karabağ meselesini gündeme getirmeli ve Türk olma hakkını kullanarak Yurtdışı muhalefetini yapmalıdır.
Hiçkimseden çekinmeden kimseyi dinlemeden, Türk gibi. Atatürk nesline yakışır haliyle. Demokratca. Aydın hamlelerle. Kültüründen dilinden inancından ve adından hürriyetinden müstakilliğinden ödün vermeden. Birleşik Azerbaycan sevdası ile. Son olarak Rahmetli Ebulfez Eliçibey Başbuğa Tanrıdan Rahmet diliyor hepinize sağlık diliyorum.