PDA

Tüm Versiyonu Göster : İnkalar...


Original
02-07-07, 17:02
İNKALAR


Dünyanın en gizemli medeniyetlerinden biri olan İnkalar, sırlarıyla birlikte tarih sahnesinden çekildi. Ancak geride bıraktıkları mimari eserler görenleri şaşkına çevirmeye devam ediyor.

Eski tepe anlamına gelen Machu Picchu, Peru Andları'nın 2 bin 430 metre yükseğinde bulunuyor. 1438 yılında inşasına başlanan saklı şehir 1493'te tamamlandı. Anlatılanlara göre İspanyol işgali sonucu şehirlerini peş peşe kaybeden İnka liderleri 1536 yılında etraflarındaki az sayıda insanla birlikte bu gizemli kente yerleşti ve ülkeyi 30 yıl daha buradan idare etti. Şehrin tam olarak hangi nedenle yapıldığı ise hâlâ bilinmiyor. Bir rivayete göre şehir Güneş Tanrısı İnti'ye daha yakın olabilmek için bu kadar kadar yükseğe inşa edildi. Diğer bir rivayet ise bu şehrin tamamen tanrılar ve seçkin insanlar için inşa edildiği yönünde. Machu Picchu'da bulunan çok sayıda kadın iskeleti bu şehrin özellikle "seçkin kadınların" yaşadığı bir yer olduğunu gösteriyor. İşgalci İspanyollar bir efsane olarak duydukları bu büyülü şehri bulmak için çok uğraştı ama başarılı olamadı. İşgalden kaçan az sayıda İnkalı burada bir süre daha yaşadıysa da bir süre sonra tamamı öldü. Bu olaylar yaşandığında 15'inci yüzyılın son dönemine girilmişti. Son "seçkin İnkalı'nın" da ölümünün ardından şehir derin bir sessizliğe gömüldü. Yıllar, yüzyıllar birbirini kovaladı. Bu arada saklı şehir, And Dağları'nın zirvelerinde yavaş ama sabırla gelişen orman tarafından sessizce yutuldu. İnsanlık tarihinin gizemli medeniyetlerinden İnkaların en görkemli şehrinin bu sessiz bekleyişi tamı tamına 500 yıl sürdü. Ta ki 1911 yılına kadar...

Orman Machu Picchu'yu yuttu

ABD Yale Üniversitesi Profesörlerinden Hiram Bingham Güney Amerika'da kayıp kültürleri ararken gizem onu And Dağları'na yönlendirdi. Machu Picchu yakınlarında Urubamba Vadisi'ne gelen Bingham'a yöre halkı yakınlarda eski kalıntıların bulunduğunu ancak sözü edilen bölgeye gitmenin yabancılar için son derece tehlikeli olduğunu belirterek yanlarına dokuz yaşlarında küçük bir çocuğu rehber olarak verdiler. Daha önceleri de bölgeye gelen çok sayıda batılı araştırmacı yükseklik hastalığı adı verilen bir rahatsızlık sonucu Machu Picchu'yu bulacağım derken hayatından olmuştu.

Yolu 9 yaşındaki çocuk gösterdi

Küçük çocuğun rehberliğine balta girmemiş ormanı andıran bir alan içerisinde ilerleyen ekip üzeri tamamen ağaç ve yosunla kaplı bir yapının önüne geldi. Bina eşsiz İnka taş işçiliğinin izlerini taşıyordu. Bingham hayatının keşfine yaklaştığının farkındaydı. Acaba karşısında duran bu eşsiz bina ünlü kayıp şehir Machu Picchu'ya mı aitti? Ancak 'eski tepe' anlamına gelen Machu Picchu şehri bu yükseklikte yani yaklaşık 3 bin metrede olabilir miydi? Bingham yaklaşık 500 yıllık bitki örtüsünü temizleyecek ne malzemeye ne de adama sahip olmadığı için çevrenin fotoğraflarını çekip ABD'ye geri döndü. Ertesi yıl tam teçhizat ve çok sayıda işçiyle gelen Bingham, arkeoloji tarihte yeni bir sayfa açmaya hazırlanıyordu.

Şehri bulduğuna inanamadı

Bingham, "İnkalar'ın kayıp şehri" adlı kitabında büyük buluşunu şöyle anlatıyor: "Kazılar sonucu ortaya çıkan her yeni yapıyla birlikte şüphelerim biraz daha azalmaya başladı. Ancak Machu Picchu'yu bulmuş olmam yine de inanılması çok güç bir rüya gibiydi". Şehir 200 farklı binadan oluşuyordu. Yapıların hepsi işlenmesi çok zor olan granit taşından yapılmış. İncelemeler taşların arasında çimento veya benzeri bir malzemenin kullanılmadığını gösteriyor. Bu iş öylesine büyük bir hassasiyetle yapılmış ki, iki taşın arasına kağıt bile girmiyor. İleri medeniyetine rağmen demiri keşfedememiş bir ırkın nasıl olup da böyle bir işçilik mucizesini gerçekleştirdiği ise hala bilinmiyor. Mimarinin diğer bir ilginç yanı ise şehrin etrafının sur değil taş ustaları tarafından yapılmış labirentle çevrili olmasıydı. Büyük bir ustalıkla inşa edilmiş olan labirentin yalnızca bir yolu şehre giderken çok sayıdaki diğer yollar Machu Picchu'yu çevreleyen 600 metre derinliğindeki uçurumlara çıkıyordu. Bu nedenle kutsal şehre hiçbir zaman yabancılar ayak basamadı. Machu Picchu'da her şey trapez ya da dikdörtgen olarak yapılmış. Belki İnkaların geometrik olarak daire şekline bir garezi vardı. Zira İnkaların kültüründe tekerlek de bulunmuyor! Ne yük ne de kraliyet arabası... İnkalar tekerleği olan hiçbir şey kullanmadı. 40 bin kilometrelik yol ağına sahip bir medeniyetin tekerleği keşfetmesi aslında hiç de fena bir fikir olmazdı. Nedeni belli değil ama görünen o ki onlar yürümeyi tercih etti. Her şey bir yana tarih sahnesinde yalnızca 350-400 yıl kalmalarına rağmen İnkaların kültürü, dünyanın gördüğü en benzersiz kültürlerinden biriydi.


Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Alıntıdır...

Original
02-07-07, 17:06
Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Fotoğraf: Gordon Wiltsie


İnkalarla Paylaşılan Manzara

Günün ilk ışıklarıyla birlikte uyanan fotoğraf asistanı Ben Wiltsie gerçeküstü bir sahneyle karşı karşıya. Güney Peru'daki Vilcabamba Sıradağları'nda bulunan Cerro Victoria'nın tepesinden bakıldığında, 6000 metrelik dorukların aşağısındaki derin ve tekinsiz uçurumları sanki sabah sisinden oluşan bir nehir dolduruyor. İnkalar 16. yüzyılda imparatorluk topraklarını fethetmeye niyetli İspanyol kuvvetlerine karşı bir sığınak olarak neredeyse aşılamayacak yapıdaki bu bölgeyi kullanmışlardı.



Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.


Fotoğraf: Gordon Wiltsie


Vahşi Bir Gösteri

Baş döndürücü Vilcabamba yamaçlarını mor çiçek salkımlarıyla süsleyen acıbaklalar. Bu sıradağlarda yükseklikle birlikte iklim de değişir. Bir günlük yürüyüşte kavruk bir çölü, ılıman çayırlıkları, nemli bulut ormanları ve karla kaplı dondurucu dağ doruklarını art arda yaşayabilirsiniz


Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Fotoğraf: Gordon Wiltsie


Yol Çalışması

Turistlerin İnka kraliyet merkezi Choquequirau'ya gitmesini sağlamak amacıyla, Peru hükümeti Vilcabamba'nın son derece dik arazisinden geçecek bir yolun yapımını başlatmış bulunuyor. İşçiler bu iş için kazma, kürek ve dinamit kullanıyorlardı. İnka ataları 500 yıl kadar önce aynı bölgeden geçen yüzlerce kilometrelik yollar inşa etmişlerdi, üstelik bütün taşları elle yontarak.



Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Fotoğraf: Gordon Wiltsie


Göğe Yakın

Dolunay sisle örtülü, 3885 metrelik Cerro Victoria zirvesinin yukarısında ışıldarken kampçı, tepedeki platoyu bir başka döneme ait bir uygarlığın kalıntılarıyla paylaşıyor. İnkalar ve belki de daha eski bir uygarlık, göğe olabildiğince yakın olmak için burada bir tören platformu inşa etmişti.



Bunu Biliyor muydunuz?


Sığınılacak dağlar

Derin boğazların kestiği ve yaklaşık 300 metre yükseklikten inen çağlayanların süslediği Vilcabamba Sıradağları, eski İnka başkenti Cusco'nun 260 kilometre kuzeybatısından başlayarak Peru'nun engebeli iç kesimine dek uzanıyor. 1537'de Son İnka hükümdarlarından Manco İnka, İspanyolların elindeki Cusco'yu yeniden ele geçirmeye yönelik başarısız bir girişimin ardından ordusunun geri kalan bölümünü uçurumların ve sarp kayalıkların çevrelediği bu güvenli yere götürdü. Bu olaydan yüzlerce yıl önce İnka hükümdarlarının en büyüğü Pachacuti, yazları çekilip dinlenmek üzere Vilcabamba Sıradağları'nın dorukları arasındaki Machu Picchu'da bir kale inşa etmişti. Manco İnka'nın da çekilecek bir yere ihtiyacı vardı, ama yaz sıcağından değil, İspanyolların tüfek ve atlarından kaçmak için . Karşılık görmeyeceğine emin olarak Peru fatihlerine baskınlar düzenleyebileceği, erişilmez bir yer olmalıydı burası.

İnka hükümdarı korunaklı dağ üssünden İspanyolları bezdirecek akıncı müfrezeler göndererek, İnka hazinelerini geri almaya ve ayaklanmaları desteklemeye çalıştı. İspanyollar ona karşı saldırılara giriştiler, ama zorlu arazi yapısı atlarını işe yaramaz hale getirdi. Yayan askerler, dağ eteklerindeki siperlerden ok atan ve kaya parçaları fırlatan gerilla savaşçıları için kolay hedeflerdi. Manco İnka sekiz yıl geçtikten sonra, Vilcabamba kalesinin bile onu içerideki ihanetten koruyamayacağını kavradı.

Francisco Pizarro'nun 1541'de öldürülmesinden sonra, hepsi de Peru'da kendi nüfuz alanlarını yaratmaya çalışan İspanyol suikastçılardan birkaçı Manco İnka'nın yanına kaçtı ve ondan sıcak bir karşılama gördü. Suikastçiler üç yıl boyunca İnkaların Vilcabamba başkentinin güvenliğinden ve konukseverliğinden doyasıya yararlandı. Derken büyük olasılıkla Peru'nun yeni genel valisinin onlara gönderdiği mektuplarda kendi koruması altında Cusco'ya dönmelerini özendirecek sözler vermesiyle durum değişti. Daha sonra olup bitenler tarihi kayıtlarda yer alıyor. Manco İnka'ya bağlı birliklerin baskınlarla meşgul olduğu bir sırada, suikastçılar arkadan saldırdıkları İnka hükümdarını defalarca bıçaklayarak bir cinayete daha bulaştılar. Ölüm döşeğinde üç gün yatan Manco İnka, kendisinden intikam alındığını öğrenmeye yetecek kadar yaşadı. Saldırganlar ise kıstırıldıkları binanın ateşe verilmesiyle diri diri yanarak veya alevlerden kurtulmaya çalışırken öldürülerek can verdiler.

Bağımsız İnka devleti, Manco İnka'nın oğullarından üçünün yönetimi altında 28 yıl daha ayakta kaldı. Mayıs 1572'de 250 İspanyol savaşçısının başını çektiği bir kuvvet, İnkaların savunma hatlarını yarma ve son İnka hükümdarı Tupac Amaru'yu ele geçirme kararlılığıyla Cusco'dan yola çıktı. Çarpışmalar çok sert geçti, ama İspanyollar bu kez İnkaların dağ başkentine ulaşmayı başardılar. Irmaklar ve orman boyunca ve daha da ileriye Amazon'un içlerine dek 650 kilometre kadar kovalanan Tupac Amaru, sonunda yakalanarak Cusco'da yargılandı ve yandaşlarının gözü önünde kafası uçuruldu. Onun ölümüyle kudretli İnka saltanatı son buldu.

—Jeanne E. Peters



KAYNAK (Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.)

malatyalı
02-07-07, 17:07
Bilgi için tesekkürler.Emeğine sağlık

Original
02-07-07, 17:13
Bilgi için tesekkürler.Emeğine sağlık

Rica ederim, sağolasın malatyalı.;)