PDA

Tüm Versiyonu Göster : Medeniyetler Tarihi --> Kartacalılar


DeSpOiNa
04-06-07, 01:19
Kartacalılar


Kartaca, M.Ö 814 yılında, Filistin topraklarında bulunan Tire (Sur) kentinden gelen Fenikeli tüccarlar tarafından Tunus yarımadasında kurulmuş olan bir Fenike kolonisidir. Kartaca, Fenike dilinde QRT-HSDT (Kart-haşadt) yani "Yeni Şehir" anlamına gelmektedir.
Bugün için Kartaca ile ilgili yazılı kaynaklar, Romalı ve Yunanlı tarihçilerin çalışmalarıyla sınırlıdır. Gerek Kartacalıların gerekse de Fenikelilerin papirus kullanmaları ve bu materyalin zaman içinde dağılması sonucu, Kartaca ve Fenike yazılı kaynakları zamanımıza kadar ulaşmamışdır. Bu sonuçta kuşkusuz Pön savaşları sonunda Roma ordusunun Kartaca'yı yakıp yıkmasının da etkisi vardır.
Hem Antik Yunanistan hem de Roma İmparatorluğu'nun, Kartaca ile tarihin büyük bir bölümünde Akdeniz ticareti için rekabet halinde olmaları ve bu rekabetin sıcak çatışmalara varmış olması nedeniyle bu tarihçilerin çalışmaları büyük ölçüde önyargılı çalışmalardır.

Kuruluş ve Kolonileşme
6.Yüzyıl başında Babil Kralı Nabukadnezar tarafından Tire kenti yıkılınca, tüm Fenike kolonilerinin en büyüğü, en zengini ve en güçlüsü olan Kartaca bağımsız duruma geldi. Tire ve Sidon şehirlerinin İspanya ile Sicilya'da kurdukları koloniler Yunan istilalarıyla karşılaşınca Kartaca'dan yardım istediler. Sonuçta Sicilya üzerindeki Yunan gücü durdurulmakla kalmadı, Kartaca hem Sicilya'da, hem de Balear adaları ile İspanya kıyısında kendi kolonilerini kurdu. Ardından Sicilya, Sardunya ve Balear adalarının tamamı Kartaca tarafından ele geçirildi; Libya ve Cezayir kıyılarında yeni koloniler kuruldu. M.Ö 520 yılı civarında Cebelitarık Boğazı'nın ötesine yollanan bir keşif birliği, Fas, Moritanya, Senegal, Gine ve hatta Madeira ile Kanarya Adaları'nda yeni yerleşimler kurdu. Sürekli büyüyen Kartaca kentinin nüfus fazlası bu yeni yerleşimlere iskan ediliyordu. Özellikle Kuzey Afrika kolonilerindeki nüfusun yerli Afrikalılarla karışması sonucu ortaya Libyo-Fenikeliler olarak adlandırılan yeni bir ırk çıktı.
Kartaca kenti, Tyre (Sur) kenti kraliçesi Elishar tarafından (Yunan kaynaklarında Elissa ya da Elissar, Roma kaynaklarında Dido) İ.Ö. 814 ya da 813 yıllarında kurulmuştur.
Akdeniz’deki merkezi konumu Kartaca’ya deniz ticaretinde geniş olanaklar sağlamıştır. Fenikeli tüccarlar açısından geleneksel hale gelen Doğu Akdeniz ticaretinin yanı sıra Batı Akdeniz’e de aynı derecede yakın olmasıyla Kartacalı tüccarlar, Batı Akdeniz’de bağlı koloniler oluşturmakta gecikmediler.
Fenike kentleri, tarihlerinin hiçbir döneminde tam bağımsız kent devletleri olmamışlardır, komşuları olan güçlü devletlerin hegemonyalarını kabul etmiş, Akdeniz’de serbestçe ticaret yaparak servet edinmenin bir bedeli olarak gördükleri yıllık vergileri bu devletlere ödemişler, bunu ticari faaliyetlerin bir sabit maliyeti olarak görmüşlerdir. Dolayısıyla denizaşırı Fenike kolonileri de kendi politik ve ticari stratejilerini bağımsızca geliştirmişlerdir. Kartaca da bu denizaşırı kolonilerden biri olarak, konumunun getirdiği olanaklardan serbestçe yararlanmıştır.
İ.Ö. 509 yılında Roma Cumhuriyeti ile Kartaca arasında, Akdeniz’in ticari ve politik etki alanları olarak iki devlet arasında bölüşümünü sağlayan bir anlaşma da, Kartaca’nın Batı Akdeniz ve Kuzey Afrika kıyılarındaki genişlemesine katkıda bulunmuştu.
İ.Ö. 5. yüzyıl başlarında Kartaca artık Batı Akdeniz ve Kuzey Afrika kıyılarında geniş bir etki alanını kontrol etmektedir. Eski Fenike kolonilerini –yer yer zor kullanarak- kontrolü altına almış, Libya’daki göçebe çöl kabilelerini sindirmiştir. Akdeniz’de Kartaca genişlemesi, İspanya kıyılarından başlayarak iç kesimlere, Sicilya, Balear adaları, Sardunya ve Kuzey Afrika kıyılarındaki kolonileşmeyle altın devrine ulaşmıştır.

Kartaca İmparatorluğu'nun Siyasi Yapısı
Kartaca, iki kral, iki de kurul tarafından yönetiliyordu. İki kuruldan daha geniş yetkileri olan senato en varlıklı ailelerin reisleri arasından seçilen 300 kişiden oluşan bir kuruldu. Otuz kişilik bir iç kurul üyeliği ömür boyu olmakla birlikte diğer üyeler belirli aralıklarla seçim yoluyla yenilenirlerdi.
Meclis ise belirli bir varlık düzeyinin üstündeki tüm özgür Kartaca vatandaşlarından oluşmaktaydı. Esasen seçilen kralların onaylanması dışında fazla bir yetkisi yoktur.
Krallar bir yıllık görev süreleri için seçiliyorlardı. Yetkileri senatonun denetimi ve kamu kurumların yönetimi idi.

Ordu ve Donanma
Kara Ordusu
Başlarda antik çağın hemen her kara ordusundaki gibi Kartaca kara ordusu da hafif piyadeler, hafif süvari birlikleri ile hafif ve hızlı savaş arabalarından oluşmaktaydı.
Yunan kent devletleriyle yapılan çatışmalarda yeniliklere açık Kartaca yönetimi, ağır piyadenin etkinliğini ve bunların karşısında savaş arabalarının etkisizliğini fark etmiş, Spartalı bir paralı askeri, Kartaca kara ordusunu yeniden düzenlemekle görevlendirmişti.
Böylece yeniden düzenlenen Kartaca kara ordusunun piyade unsurları, falanks düzeninde çarpışan hopliteslerden oluşturulmuştur. Savaş arabalarının yerine daha sonraları Pers ordularından öğrendikleri filleri kullanmışlardır.
Donanmada olduğu gibi kara ordusunun da ağırlığını paralı askerlerden oluşmaktaydı.

Donanma
Kartaca'nın ekonomik gücünün deniz yoluyla yapılan ticarete dayanması onları, bu deniz yollarının güvenliğini sağlayacak güçlü ve dinamik bir donanma geliştirmeye zorlamıştır. Parçalar halinde neredeyse tüm Akdeniz'e yayılmış olan donanma, özellikle kıvrak korsan gemileriyle baş edebilecek tarzda imal edilmiş olup yelken ve gerektiğinde küreklerle idare ediliyordu ve seçkin bir mürettebatı barındırıyordu.
Her ne kadar Kartaca donanması dillere destan bir donanmaysa da, Roma ve müttefiklerinin (başta Yunan kent devletleri ve Yunan kolonileri) oluşturduğu bileşik donanma karşısında girişilen çatışmalarda başarılı olamamıştır.

Roma ile İlişkiler
İ.Ö. 6. yüzyılın sonlarından itibaren Roma ile Akdeniz'in etki alanı olarak paylaşılmasında, Kartaca ile Roma arasında ufak sürtüşmeler dışında pek fazla sorun yaşanmadı. Ancak İ.Ö. 3. yüzyılda dengeler değişmeye başlamıştır. İtalya yarımadasında Yunan kent devletleri üzerinde kesin hakimiyet kuran Roma, Akdeniz ticaretinden payını artırmaya gitmek yolundadır artık.
Akdeniz üzerindeki etki alanları çekişmesi, Pön savaşları olarak tarihe geçecek bir dizi çatışmaya yol açmıştır. Sicilya'daki Yunan kolonileriyle Kartaca arasında çıkan çatışmada, Yunan kolonilerinin Roma'nın yardımını istemeleri üzerine 1. Pön Savaşları çıkmıştır. İ.Ö. 265 yılında, ağırlıklı olarak deniz savaşlarıyla süren bu savaşlar İ.Ö. 241 yılında Kartaca'nın barış istemesiyle sonuçlanmıştır.
Bu yenilgiden sonra Kartaca İber yarımadası'na gözlerini dikmiştir. Kartaca, General Hamilcar Barca ve oğulları Hannibal ve Hasdrubal İber yarımadasının neredeyse tümünü kontrol altına almıştır. Roma'nın elinde sadece Saguntum kenti kalmıştı. Gelişmeleri endişeyle izleyen ve Kartaca'yla yeni bir çatışmayı politik olarak gerekli gören Roma, İ.Ö. 218 yılında, Kartaca ordularının Ebro nehrini geçmelerinin savaş durumu sayılacağını belirten bir girişimde bulunmuştur.
Bunun üzerine patlak veren 2. Pön Savaşlarında Hannibal kara ordusuyla İber yarımadasından kara yolunu kullanarak İtalya'ya ilerledi. 2. Pön Savaşları, Hannibal'in tarihin gördüğü en yetenekli komutanlardan sayılmasına neden olacak birbiri ardına kazanılan başarılarla sürdü. Ancak İtalya topraklarında kesin sonuçlu bir başarı sağlamayan Hannibal, Roma'nın İ.Ö. 204 yılında Kartaca yakınlarına bir çıkartma yapması üzerine İtalya'dan ayrılmak zorunda kalmıştır. İ.Ö. 203 yılında Zama savaşında Hannibal orduları Roma ordusu karşısında yenilgiye uğramış ve Kartaca, oldukça ağır barış koşullarını kabul etmiştir.
Bu iki yenilgi sonrasında gücünden çok şey kaybetmiş olan Kartaca'ya karşı Roma'nın son darbesi, İ.Ö. 149 yılında başlayan ve İ.Ö. 146 yılında Kartaca kentinin tümüyle yakılıp yıkılmasıyla son bulan 3. Pön Savaşıdır.

DeSpOiNa
04-06-07, 01:20
kartaca kenti o.d.ö 814 yılında, filistin topraklarında bulunan tir (sur) kentinden gelen fenikeli tüccarlar tarafından tunus'da kurulmuştur. 6.yüzyıl başında babil kralı nabukadnezar tarafından tir kenti yıkılınca, tüm fenike kolonilerinin en büyüğü, en zengini ve en güçlüsü olan kartaca bağımsızlığını ilan etti. diğer büyük kartaca kolonileri -leptis major, leptis minor, hippo zarytus ve ardumentum- duvarlarını yıkıp kartaca egemenliğine girmeyi kabul etmek durumunda kaldılar. bir tek, kartacadan yaklaşık üçyüz yıl kadar önce kurulmuş olan büyük ve güçlü komşu kent utica duvarlarını muhafaza etme ve devletin yönetiminde eşit söz sahibi olma hakkını elde etti.

tir ve sidon şehirlerinin ispanya ile sicilya'da kurdukları koloniler yunan yayılmacılığıyla karşı karşıya gelince kartaca'dan yardım istediler. neticede sicilya üzerindeki yunan gücü durdurulmakla kalmadı, kartaca hem sicilya'da, hem de balear adaları ile ispanya kıyısında kendi kolonilerini kurdu. ardından sicilya, sardunya ve balear adalarının tamamı kartacalılarca fethedildi; libya ve cezayir kıyılarında yeni yerleşimler kuruldu. o.d.ö 520 yılı civarında cebelitarık boğazının ötesine yollanan bir keşif seferi fas, moritanya, senegal, gine ve hatta madeira ile kanarya adalarında yeni yerleşimler kurdu. sürekli büyüyen kartaca kentinin nüfus fazlası bu yeni yerleşimlere yollanıyordu. özellikle kuzey afrika kolonilerindeki nüfusun yerli afrikalılarla karışması sonucu ortaya libyo-fenikeliler denilen yeni bir ırk çıktı.

kartaca imparatorluğu iki "kral", bir senato ve bir meclis tarafından yönetiliyordu. tüm memuriyetler, içine dahil olma koşulunu soy değil de zenginliğin belirlediği bir aristokrasinin elindeydi. krallar her yıl yeniden seçiliyorlardı. görevleri daha çok yargıyla ilgiliydi. senatoyu denetlerler ve sivil yönetimi de kontrol ederlerdi. bir kişi için yeniden seçilmenin sınırı yoktu. örneğin hannibal 22 yıl arka arkaya kral seçilmişti. bu krallara "shofet" denilmekteydi (latinceye "suffete" diye geçmiştir)

kartaca senatosu ise üçyüz kadar asilzadeden oluşuyordu. otuz kişilik iç konseyin üyeliği ömür boyuydu. bu konsey ordu ve donanma komutanlarını seçen, shofetlere destek olan ve denetleyen asıl yönetim organıydı. bir shofet aynı zamanda general veya amiral de olabiliyordu ancak bunun için konumunun iç konsey tarafından onaylanması gerekiyordu. seferlerde her komutanın yanında senatonun bir temsilcisi de bulunurdu.

ilerleyen yıllarda iç konsey "yüzler" adı verilen ve 104 yargıçtan oluşan bir yüksek mahkeme ile değiştirildi. bu mahkemenin görevi asayiş ve düzeni sağlamak olduğu kadar üyeleri askeri komutanlık görevlerini de icra etmek durumundaydılar. yenilmenin cezası çarmıha gerilmekti. "yüzler" zamanla tüm senatonun kontrolünü ele geçirdiler ve geceleri gizlice toplanan yarı-gizli bir kuruma dönüştüler. "yüzler" üyeleri kağıt üzerinde her yıl yeniden seçiliyordu; gerçekte ise aynı kişiler sürekli yeniden seçilmekteydi. böylece imparatorluğun doruğunda olduğu zaman diliminde, yaklaşık yüz yıl boyunca uygulanan politikalar, özellikle de dış politika, sabit kaldı.

kartaca meclisine ise belli bir sınırın üstünde mülk sahibi her kartacalı katılabiliyordu; ancak bu meclisin shofetlerin seçimlerini onaylamak haricinde pek az gücü vardı. senatoyla meclis arasında neredeyse tüm kartaca tarihi boyunca süren rekabet ve husumet bu devletin çöküşünün başlıca nedenlerinden birisi olacaktı.

kartaca ordusu ilk başta ağır savaş arabalarınca desteklenen hafif piyade birliklerinden kurulu tipik bir ortadoğu ordusu görünümündeydi. ancak sicilya'da yunanlılarla yapılan savaşlar sonucu ağır silahlı ve zırhlı hoplites askerleri ile phalanx taktiği benimsendi. 1.pön savaşından hemen önce ise xantipphos adlı bir spartalı paralı asker orduyu makedon usulünde yeniden eğitti. mısır üzerinden gelen bir pers ordusu ile yapılan savaşta kartacalılar ilk defa savaş fillerinin gücüne şahit olmuşlardı. savaş arabaları da yerlerini, o zamanlarda sahra çölünün güneyinde bile bulunabilen fillere bıraktılar. ordunun çekirdeğini böylece makedon phalanx'ı düzeninde savaşan libyo-fenikeli piyadeler ile filler oluşturdu. geri kalan birlikler ise tamamen paralı askerler tarafından kurulmuştu. kartacanın zenginliği böylesine çok sayıda paralı askeri beslemeye yetmekteydi. özellikle numidyanın müthiş hafif süvarileri, balear adalarından gelen sapancılar, suriyeli okçular ve keltiber kılıççıları en tutulan paralı askerlerdi.

kartacanın donanması ise çok büyüktü ve bu denizaşırı imparatorluğun temel direğiydi. romalı yazar appianus sadece kartaca şehrinin tersanesinde ikiyüz kadırganın birarada tutulabildiğini söylemektedir (bu iddiası arkeoloji tarafından da doğrulanmıştır) kartaca gemileri "dörtlü" ve "beşli" denilen tipte, üçer sıra kürekli savaş kadırgalarıydı. donanma mürettebatları tamamen profesyonel gemicilerden kuruluydu. kürekçilerinin disiplini ve mahmuzlama taktiğindeki uzmanlığı kartaca donanmasını tüm batı akdenizin tartışmasız hakimi yapmıştı.

o.d.ö 3.yüzyılın başlarında kartaca gücünün doruğundaydı. tüm batı akdenizin sahibi, tüm akdeniz ticaretinin de lideriydi. nüfusu bir milyonu geçiyordu. fakat bu talih dönmek üzereydi.

orta italyadaki küçük roma kenti, kartacanın aşağı yukarı yaşıtıydı. yaklaşık beş yüzyıl süren mücadelenin ardından tüm italyayı egemenliği altına almış, dinamik ve gelişen bir büyük güç olarak dünya sahnesine çıkmıştı. şimdi gözlerini zengin sicilya'ya çevirmiş fırsat kollamaktaydı. beklediği fırsat sicilyadaki kartaca kolonileri ile yunan kolonileri arasında çıkan savaşta, yunanlıların yardım talebiyle geldi. romanın niyetlerinden uzun süredir haberdar ve tedirgin olan kartaca bunu kaldıramayarak o.d.ö 265 yılında romaya savaş ilan etti. böylece başlayan 1.pön savaşı çok çekişmeli bir mücadele oldu. kartacalılar tarihlerinde ilk defa böylesine becerikli ve azimli bir düşmanla karşı karşıya geliyorlardı. uzun ve zorlu mücadelelerden sonra roma üstün geldi. 241 yılında kartaca barış imzalamak ve sicilya'yı boşaltmak zorunda kaldı.

kartaca bu müthiş darbeden şok olmuş fakat çok da öfkelenmişti. ancak şahit olduğu roma gücüne karşı bir kez daha savaşa girmeyi göze alamadı. bunun yerine kayıplarını iber yarımadasının kuzeyindeki gümüş madenlerine sahip olarak gidermeye niyetlendi. savaşın kahramanı olan general hamilcar barca ile oğulları hannibal ve hasdrubal güçlü bir orduyla ispanya'ya çıktılar. ancak romalılar kartacanın yeniden güçlenmesine asla izin vermeyeceklerdi. kartacalıların yolu üzerinde bulunan saguntum şehri ile ittifak anlaşması yapan roma, kartaca güçlerinin ebro ırmağının kuzeyine çıkmasını savaş nedeni sayacağını bildiren bir ültimatom verdi. tekrar savaştan başka yol kalmamıştı.

o.d.ö 218 yılında hannibal hazırlıklarını bitirerek ebronun kuzeyine bir ordu yolladı. bunun üzerine roma savaş ilan etti. ii. pön savaşı ve hannibal'in italya seferi tarihin dönüm noktalarından biridir. romayı neredeyse çökertecekken bocalayan kartacalı komutan tek başarı şansını kaybetti. romalılar büyük insan kaynaklarını kullanarak kayıplarını telafi ettiler, başkentlerini güvene aldılar ve kuzey afrikaya konsül scipio'nun komutasında bir ordu çıkarttılar. o.d.ö 202 yılında yapılan zama muharebesinde kartacanın beli kesin olarak kırıldı. zorlandığı barış ile ispanyadaki tüm topraklarını da kaybeden kartaca böylece başladığı yere dönmüş oldu.

romalılar hannibal'in kendilerine yaşattığı felaketten öyle etkilenmişlerdi ki, kartaca tamamen yok olmadan asla güvende olamayacaklarına inanan birçok etkin kişi mevcuttu. bunların en ünlülerinden olan senatör marcus cato her konuşmasını "carthago delenda est" "kartaca muhakkak yıkılmalıdır !" diyerek bitiriyordu. romalılar kartacanın kuzey afrikadaki vasal krallıklarını isyana kışkırttılar. kartaca artık geçmiş gücünün bir gölgesi haline gelmişti. nihayet o.d.ö 149 yılında, romalıların ittifak kurdukları numidya kralı kartacaya isyan etti. kartacanın verdiği silahlı tepki son vuruş için gerekli bahaneyi sağladı. zama zaferinden sonra "africanus" ünvanını almış olan scipio'nun öz torunu, konsül scipio minor'un komutasında bir roma ordusu karadan; bir roma donanması da denizden kartacayı ablukaya aldı. nihayet 146 yılında teslim olan kartaca yüzyıllarca hatırlanacak bir sona ulaştı: tüm nüfus köle edildi, direnenler öldürüldü; tüm şehir temellerine kadar yıkıldı ve hatta bir şey yetişmesin diye tarlalarına tuz ekildi. bir zamanlar akdeniz'in efendisi olan imparatorluk artık anılarda kalmıştı.

kaynak: the punic wars, mark healy&terence wise; osprey publications 1999

DeSpOiNa
04-06-07, 01:20
kartaca (carthage), afrika kıyısında bulunan güçlü bir ticaret şehri idi. romalıların ıtalya'yı ele geçirmesinden çok önce, kartaca'lılar sicilya, sardenya, kuzey afrika ve ıspanya'yı kontrolleri altında bulundurmakta idiler. romalılar, ıtalya'yı ele geçirdikten sonra topraklarını daha da genişletmek için m.ö. 264 ile m.ö. 146 yılları arasında kartaca'lılar ile bir çok savaş yapmışlardır.

roma, kartacalılar ile üç korkunç savaş yapmıştır. yaptıkları ilk pon (punic) savaşında, gemi yapma sanatını ve kartacalıları denizde nasıl yenebileceklerini öğrenmişlerdir. ıkinci pon savaşında ise kartaca generali hanibal, ordusu ile alp dağlarını aşarak bütün ıtalya'yı ele geçirmiştir. romalılar, hiç vazgeçmeden savaş üzerine savaş yaparak ıtalya'yı geri almış, daha sonra afrika'ya geçerek hanibal'ın ordusunu m.ö. 202'de kartaca yakınlarındaki zama'da yenilgiye uğratmışlardır.

romalılar, hanibal'den o kadar çok korkmuşlardır ki sonunda kartaca'yı yıkarak tamamen yok etmeye karar vermişlerdir. m.ö. 149 ile m.ö. 146 yılları arasındaki üçüncü pon savaşlarında romalılar, kartaca şehrini yakarak tamamen tahrip etmişlerdir. kuzey afrika, romalıların eline geçince de eski kalıntılar üzerine yeni bir şehir kurarak buraya lejyonlerini yerleştirmişlerdir.

romalı yazarlar, kartacalıların çok barbar olduklarını, hatta çocuklarını tanrılara kurban verdiklerini savunurlar. fakat, başka kaynaklar da kartacalıların uygar ve ticaretçi bir millet olduğunu ve çok zengin bir kültüre sahip olduğunu bildirmektedir. romalılarla savaşa girmelerinin sebebi, her iki tarafında digerinin ne istediğini bilememesidir. yine, hem romalılar hem de kartacalılar diğerinin yapabileceklerinden korkmakta idiler. pon (punic) savaslarının sonucunda, roma, daha önce kartacalıların elinde bulunan afrika ve ıspanya'yı topraklarına katmış oldular.


bazı kabartmalarda da kartacalılar, birbirlerinin kanlarını içer, kurban verirler. bu yüzden vampir efsanesinin bu zamandan kalma olduğunu söyleyenler vardır. ayrıca vampire the masquerade sistemine göre kartaca, vampirlerle insanların barış içinde yaşadıkları ilk ve tek mekandı. diğer klanlar romayı kışkırtıp bu rüyayı bozdu.



romalilarin yıktıktan sonra (bkz: carthago nova)ismi ile yeniden yapılandırdıkları ama 484 yilinda ispanyadan gelen (bkz: vandallar) tarafindan tekrar yagmalanan şehir.bir zamanların afrikasının incisi.



roma imparatorluğu yayılmacılığı önündeki tek engel olarak kartacayı görmüştür ve bütün planlarını onla hesaplaşmak üzerine yapmıştır..roma senatosunda ilgili olsun olmasın her konuşma öncesi söze "kartaca yıkılmalıdır" sözüyle başlanmıştır.. tıpkı birkaç yüzyıl önce pers-yunan gerginliği esnasında pers imparatoruna her sabah "atina'yı unutma " denilmesi gibi...
pön savaşları sonunda roma kartaca üzerinde hakimiyet kurunca , roma akdeniz'de özellikle kuzey afrika(mısır) üzerinde kesin bir denetim kurabilmiştir...