cadı
22-06-05, 11:49
>> > Atatürk Amasya ziyaretinde.Vali konağında yörenin
>> > ileri gelenleriile sohbette. Bir ara tam > karşısında > oturan
>>birine takılırgözleri.Yaşıellinin üzerinde > bu adam beline kadar inen
>>sakalıyla Atatürk'ün > dikkatini çeker. > Ata, yanındaki valinin
>>kulağına eğilip sorar; > Kimdir bu? Vali yanıt verir; Efendim kendisi >
>>Şıh'tır. Yörede çok > hatırlısı vardır. Atatürk Şıh'ı yanına çağırır >
>>ve; "Bak baba, imanın ölçüsü sakalın boyunda > değildir. Şunu rica >
>>etsem de en azından Peygamber efendimizinki > gibi kısaltsan"der ve
>>eliyle de boyun altı > hizasını gösterir.Şıh; > "Emrin olur Paşam"
>>diyerek yerine çekilir. > Aradan zaman geçer, bir akşam Atatürk
>>Amasya'daki > Şıh'ı hatırlar > ve Valiyi telefonla arayıp durumu
>>sorar.Vali > nasıl söyleyeceğini bilememekle birlikte, Şıh'ın > sakal
>>boyunda en küçük > bir kısalma bile olmadığını aksine kimselere el >
>>sürdürmediğini anlatır. Atatürk telefonu kapatır, > kağıdı kalemi eline
>>alır > ve az sonra nazırını çağırıp, yazdığı yazıyı > Amasya
>>Valiliği'ne tebliğ etmesini ister. Ertesi > gün Amasya'dan bir haber >
>>gelir ki Şıh Efendi Ata'yı görmek üzere > Ankara'ya yola çıkmış... Şıh
>>gelir Ata'nın > karşısına çıkar. Sakal tamamen > kesilmiş,sinekkaydı
>>bir tıraş olunmuş, saçlar > kısaltılmış, kılık kıyafet baştan sona >
>>değiştirilmiş, bambaşka bir görünüme > bürünülmüştür.Atatürk'ün mesai
>>arkadaşları bu > değişimi anlayamaz ve Ata'ya sorarlar; "Aman > Paşam,
>>o Şıh ki sakalına > el dahi sürdürmezdi, siz ne ettiniz de kökünden >
>>kesmesini sağladınız? " Ata gülümser, sonra da > yanındakilere dönüp; >
>> "Dün akşam Amasya Valiliği'ne bir yazı gönderdim > ve Şıh'ı Afyon'a
>>vali atadığımı bildirdim" der. > Ardından da yeni bir yazı >
>>hazırlayıp nazırına bu yazıyı da Şıh'a vermesini > söyler. Yazıda söyle
>>yazmaktadır; "İnancın ölçüsünün > sakalda olmadığını > anladığına
>>sevindim. Valilik meselene gelince, > bugün koltuk uğruna kırk yıllık
>>sakalından > vazgeçebilen yarın başka şeyler > için milletinden bile
>>vazgeçebilir. Seni böyle bir > ikileme mahkum bırakmayalım. Kal
>>sağlıcakla... > > > > > > > >Bugünün Türkiye'sini aslında o zaman
>>anlatmış > olan Ata'mızın kemiklerini sızlatmamak > dileğiyle... > >
>> > >Şimdi üst makamlarda, milletvekili > koltuklarında oturan, fakat aynı
>>yukarıda > anlatılan zihniyetle bu ülkeyi yöneten insanlara > hitab
>>edilmişcesine yaşanmış ve yazılmış bu > yazıyı, değer yargılarımızı ve
>>ilkelerimizi,en > önemlisi de Atatürk'ün bize miras bıraktığı > bu
>>ülkeyi korumak adına bu yazıyı okuyup,geçmişi ve > geleceğimizi, yakın
>>geçmişi unutmadan! > yeniden analiz etmenizi rica
ediyorum
>> > ileri gelenleriile sohbette. Bir ara tam > karşısında > oturan
>>birine takılırgözleri.Yaşıellinin üzerinde > bu adam beline kadar inen
>>sakalıyla Atatürk'ün > dikkatini çeker. > Ata, yanındaki valinin
>>kulağına eğilip sorar; > Kimdir bu? Vali yanıt verir; Efendim kendisi >
>>Şıh'tır. Yörede çok > hatırlısı vardır. Atatürk Şıh'ı yanına çağırır >
>>ve; "Bak baba, imanın ölçüsü sakalın boyunda > değildir. Şunu rica >
>>etsem de en azından Peygamber efendimizinki > gibi kısaltsan"der ve
>>eliyle de boyun altı > hizasını gösterir.Şıh; > "Emrin olur Paşam"
>>diyerek yerine çekilir. > Aradan zaman geçer, bir akşam Atatürk
>>Amasya'daki > Şıh'ı hatırlar > ve Valiyi telefonla arayıp durumu
>>sorar.Vali > nasıl söyleyeceğini bilememekle birlikte, Şıh'ın > sakal
>>boyunda en küçük > bir kısalma bile olmadığını aksine kimselere el >
>>sürdürmediğini anlatır. Atatürk telefonu kapatır, > kağıdı kalemi eline
>>alır > ve az sonra nazırını çağırıp, yazdığı yazıyı > Amasya
>>Valiliği'ne tebliğ etmesini ister. Ertesi > gün Amasya'dan bir haber >
>>gelir ki Şıh Efendi Ata'yı görmek üzere > Ankara'ya yola çıkmış... Şıh
>>gelir Ata'nın > karşısına çıkar. Sakal tamamen > kesilmiş,sinekkaydı
>>bir tıraş olunmuş, saçlar > kısaltılmış, kılık kıyafet baştan sona >
>>değiştirilmiş, bambaşka bir görünüme > bürünülmüştür.Atatürk'ün mesai
>>arkadaşları bu > değişimi anlayamaz ve Ata'ya sorarlar; "Aman > Paşam,
>>o Şıh ki sakalına > el dahi sürdürmezdi, siz ne ettiniz de kökünden >
>>kesmesini sağladınız? " Ata gülümser, sonra da > yanındakilere dönüp; >
>> "Dün akşam Amasya Valiliği'ne bir yazı gönderdim > ve Şıh'ı Afyon'a
>>vali atadığımı bildirdim" der. > Ardından da yeni bir yazı >
>>hazırlayıp nazırına bu yazıyı da Şıh'a vermesini > söyler. Yazıda söyle
>>yazmaktadır; "İnancın ölçüsünün > sakalda olmadığını > anladığına
>>sevindim. Valilik meselene gelince, > bugün koltuk uğruna kırk yıllık
>>sakalından > vazgeçebilen yarın başka şeyler > için milletinden bile
>>vazgeçebilir. Seni böyle bir > ikileme mahkum bırakmayalım. Kal
>>sağlıcakla... > > > > > > > >Bugünün Türkiye'sini aslında o zaman
>>anlatmış > olan Ata'mızın kemiklerini sızlatmamak > dileğiyle... > >
>> > >Şimdi üst makamlarda, milletvekili > koltuklarında oturan, fakat aynı
>>yukarıda > anlatılan zihniyetle bu ülkeyi yöneten insanlara > hitab
>>edilmişcesine yaşanmış ve yazılmış bu > yazıyı, değer yargılarımızı ve
>>ilkelerimizi,en > önemlisi de Atatürk'ün bize miras bıraktığı > bu
>>ülkeyi korumak adına bu yazıyı okuyup,geçmişi ve > geleceğimizi, yakın
>>geçmişi unutmadan! > yeniden analiz etmenizi rica
ediyorum