PDA

Tüm Versiyonu Göster : "Hepimiz Ermeniyiz"ciler Buyurun


güzelim
07-02-07, 18:25
Elleri bir ağaca arkadan bağlanan hamile bir kadının başına dikilmiş olan iki Ermeni yazı tura atıyordu. Bu kanlı kumarı yaklaşık 100 yıl önce Anadolu toprağında Kars'ta Ağrı'da Van'da Erzurum'da da ataları oynamıştı. Onlardan duymuşlardı.
________________________________________
Ben Ermeni değil Türküm
Adnan BULUT
Tarih; 26 Şubat 1992
Yer; Azerbaycan, Hocalı

Karnı burnunda çaresiz bir Azeri kadının doğumu oldukça yakın görünüyordu. Çaresiz kadın bir hazan yaprağı gibi titriyordu. Elbiseleri yırtık, ayakları çıplaktı... Ermenilerin uzun boylu olanı elindeki AK-47 model Rus yapımı otomatik tüfeğinin namlusuna monte edilen seyyar kasaturayı çıkartırken, diğeri elindeki demir parayı havaya attı:

-Akçik, manç?.. (Kız mı, oğlan mı?)

-Akçik... (Kız)

Bu cevap üzerine 'oğlan' diyerek bahse giren Ermeni, elindeki kasatura ile hamile kadının karnını bir hamlede yarıp çocuğu çıkarttı. Kan bürülü gözleri bebeğin kasıklarına kilitlendi.

-Tun şahetsar, ınger... (Sen kazandın, yoldaş)

-Yes şahetsapayts ays bubrikı inç bes bidigişdana... (Ben kazandım ama bu bebek nasıl beslenecek?)

-Mayrigı bedge gişdatsine. (Annesi besleyecek elbette)

Bunun üzerine daha kısa boylu olan Ermeni, bir hamlede kasaturaya geçirdiği bebeği annesinin göğsüne yapıştırdı:

-Mayrig yerahayin zizdur. (Çocuğa meme ver)

Aynı dakikalarda Hocalı'nın başka bir semtinde tek kale futbol maçı hazırlığı vardı. İki kesik Azeri kadın başını kale direği yapmışlar, top arayışına girmişlerdi. Başı tıraşlı bir çocuk bulup getirdiklerinde ise Ermeni çeteci sevinçle bağırdı:

-Asixn ma/, çimi yev bızdıge, aveg gındırnadabidi. Gıdıresek... (Bu hem saçsız hem de küçük, iyi yuvarlanır. Kopartın...)

Aynı anda çocuğun gövdesi bir tarafa, başı da orta yere düşmüştü...Ermeniler zafer naraları atarak, kanlı postalları ile kesik çocuk başına vurarak kanlı bir kaleye gol atmaya çalışıyordu.

Bu iki olay Hocalı'da bundan çok değil yalnızca 14 yıl önce yaşandı. Her iki olay da ermeni çetecilerin katliamlarına bizzat şahit olan görgü tanıklarının anlatımlarıdır. Ne yazık ki 26 Şubat 1992 günü binlerce Azeri türlü yöntemlerle vahşice katledilmiştir.

Ajanslar, katliam haberini bütün dünyaya hızla geçerken, arşı titreten ağır bir vahşet yaşanan Hocalı halkından geri kalanlar ise çaresizlik içinde kıvranıyordu. Türkiye'de büyük bir dehşet uyandıran katliama ilişkin ilk görüntüler ise TRT aracılığı ile duyurulmuştu. Bütün olanları batılı gazeteciler, özellikle de New York Times belgeledi.

26 Şubat'ta güçlü silahlarla donatılmış Ermenistan silahlı kuvvetleri ile Hankendi'nde konuşlanmış bulunan Albay Zarvigarov komutasındaki 366'ncı Rus Motorize Alayı, Hocalı'ya saldırarak tarihin en vahşî katliamlarından birini yaptılar.

26 Şubat gecesi Rus motorize alayının tanklarından açılan top ve roket saldırıları ile Hocalı Havaalanı kullanılamaz hâle getirilerek kentin dış dünya ile ilişkisi de tamamen kesildi. Savunmasız kalan kente giren Rus destekli Ermeni askerleri, çocuk, yaşlı, kadın, bebek demeden birçok insanımızı vahşîce katlettiler.

Ermenilerin işgal ettikleri Hocalı'da dehşet verici olaylar yaşandı. Canlı canlı insanların kafa derilerini yüzdüler, sağ olarak ele geçirdiklerini ise sistematik bir işkenceye ve tıbbî deneylere tâbi tutarak, insanlık dışı muamelelere maruz bıraktılar. Hızar ve testereler ile diri diri insanların kol ve bacaklarını kestiler. Genç kızların önce saçlarını, sonra da kafa derilerini yüzdüler. Babanın gözü önünde evladını, evladın gözü önünde babayı kurşunlara dizdiler. Kesik kafaları sepetlere doldurdular.

Peki neydi bu düşmanlık? Ermenistan'daki okul duvarlarında asılan haritalarda Türkiye'nin 12 ili yer almaktayken, Ermenistan'ın bayrağında Türkiye hudutları içindeki Ağrı Dağı'nın resmi varken, Ermenistan Millî Marşı'nda "Topraklarımız işgal altında, bu toprakları azat etmek için ölün, öldürün" denmekteyken, başkaca bir neden aramaya zaten gerek yok sanırım.

Dağlık Karabağ Bölgesi'nde bulunan Hocalı'ya, eski Sovyet İttıfaki Silahlı Kuvvetleri'ne ait 366. Alay 'ın desteği ile Ermeni Sılahlı Kuvvetleri tarafından düzenlenen saldırılar sonucu 613 Azerbaycan Türk'ünün hayatını kaybettiği resmî olarak açıklandı. Ancak kayıp sayısının bu rakamların çok çok üstünde olduğu bilinmektedir. 56 hamile kadın karnı yarılmış durumda bulunmuştur.

Bu alçak saldırıda 487 kişi ağır yaralanırken, 1275 kişi ise rehin alınmış, geri kalan nüfus da bin bir zorlukla canını kurtarmış ancak bu olayın tahribatından ruhları ve hafızaları asla bir daha kurtulamamıştır.

Şahitlerin anlattıklarını dinleyenler önce kulaklarına inanamadı. Fakat katliam sonrası Hocalı'ya girdiklerinde ise, görgü tanıklarının abartmadığını kısa sürede anladılar. Hocalı'da katliam bölgesini gezen Fransız gazeteci Jean-Yves Junet'nin gördükleri karşısında söyledikleri, katliamın boyutunu da anlatıyordu: "Pek çok savaş hikâyesi dinledim. Faşistlerin zulmünü işittim, ama Hocalı'daki gibi bir vahşete umarım kimse tanık olmaz"

Peki 26 Şubat 1992 günü yaşanan bu katliamın emrini kim vermişti; Ermenistan Devlet Başkanı sıfatını taşıyan Robert Koçaryan denilen kirli katilden başkası değildi. Yaptığı terör faaliyetlerinin oranı nispetinde terfi eden Taşnaksutyun örgütü liderlerinden Robert Koçaryan, 20 Mart 1996'da Ermenistan Başbakanı oldu. Karabağ'da barış istediği için aşırı milliyetçilerin tepkisine daha fazla direnemeyen Levon Ter Petrosyan istifa edince de 30 Mart 1998 yılında ondan boşalan Devlet Başkanlığı koltuğuna, 'Hocalı Katliamı' başsorumlusu olan azılı terörist Robert Koçaryan oturdu.

Anadolu'nun güvercini, bir çok Türk'ten daha vatansever olduğuna inandığım Hırant Dink'e Allah rahmet eylesin. Ama "Ben Ermeni değilim" Ne mutlu ki Türk'üm

Teknolog
07-02-07, 18:42
Hepimiz ermeniyiz diye bağıranlar asla Türk değildir. onlar ermenide değil aslında...gerçekte ne idüğü belirsiz kişiler, hrant dink cinayetini fırsat bilip devlete saldıran çapulculardır. Cinayeti hiç birimiz tasvip etmiyoruz,ama ermeni de değiliz.Ne Mutlu Türk'üm diyene

güzelim
07-02-07, 18:44
ilginize ve yorumlarınıza teşekkür ediyorum:)

ProfessoR_X
07-02-07, 18:46
ULUSUMUZ için ne denli bir onur ve ne denli bir asálet madalyasıdır ki, Hrant Dink'in katlinden beri alnımız "hepimiz Ermeniyiz" sembolüyle pırıldıyor.

Aslında, yukarıdaki simgeselliğin kökeni 1943 Ekimine uzanır.

Çünkü o tarihte Hitler Almanya'sı, Danimarka halkının ve hükümetinin 1940'taki işgal başından beri Nazilere teslim etmeyi reddettiği Yahudileri mutlaka toplamak kararı aldı.

Operasyonları kolaylaştırmak için de, gamalı haç boyunduruğu altındaki diğer yerlerde olduğu gibi, ilk iş olarak Musevilerin göğüslerine sarı Davudi yıldız yerleştirilmesini istedi

Berlin özel temsilcisi Werner Best bunu Saray'na bir ültimatom olarak sundu.

* * *

FAKAT, pes etmek ne kelime ve tam tersine, Kral 10. Kristian derhal meydan okudu.

İşgalci komutana, böyle bir durumda kendisinin ertesi sabahtan itibaren Davudi yıldız dikilmiş resmi üniformayla Kopenhag sokaklarında yürüyüşe çıkacağını bildirdi.

Taçlı devlet yöneticisinin yukarıdaki tavrı duyulur duyulmaz da, zaten hiçbir şekilde Nazilerle uzlaşmamış olan ülke ahalisi şu slogan etrafında birleşti:

"Hepimiz Yahudiyiz"!

* * *

OYSA tabii ki, Danimarkalılar bu simgeyi benimsemekle ne kendi Cermen ırklarını bırakıp Sami kavme geçmiş; ne de İsevi dinlerini Musevi inançla değiş tokuş etmiş oldular.

Yalnız ve yalnız, farklılığından dolayı husûmete maruz kalan "öteki"ni sahiplendiler.

Onu "ben" kılmak erdemini, yüceliğini ve alicenáplığını sergilediler.

Zaten bundan dolayıdır ki, tüm Danimarka ulusu insanlık tarihinde "ádil" diye yazıldı.

Artı, o gün bugündür de, "hepimiz"in arkasına herhangi bir mağdur kimliği ekleyerek bunu bütün bir "biz"le özdeşleştirmek, insaniyetçiliğin temel sembollerinden birine dönüştü.

* * *

NİTEKİM, söz konusu "biz" duruma, mekána ve olaylara göre değişiklik arzetti.

Örneğin, atmışlı yıllar ortasında, ırkçılığı reddeden Amerikalı beyazlar kara tenlilerin otobüse alınmadığı bir Memphis'te, bir Albany'de, "hepimiz zenciyiz" diye gösteri yaptılar.

Yahut, Hintli yazar romanından ötürü "kátli váciptir" fetvásıyla karşılaştığında, fikir ve ifade özgürlüğü savunucusu aydınlar "hepimiz Salman Rüşdi'yiz" rozetiyle dolaştılar.

Daha yahut, Nazi artıkları Solingen'de gurbetçilerimizin yaşadığı evi kundakladığında, "öteki" nefretini lánetleyen Almanlar "hepimiz Türküz" pankartı altında yürüdüler.

Ve yine tabii ki, çok uzatabileceğim bu örneklerle ne o Amerikalı beyazlar "zenci"; ne o liberal yazar ve çizerler Rüşdi, ne de o sarışın Tötonlar "Türk" oldular. Olamazlardı da. Tıpkı, Dink cinayeti ertesinde "hepimiz Ermeniyiz" diye haykırmak onur ve asáletini sergileyen insanlarımızın Hay soyundan ve Gregoryen dininden olmadığı ve olmayacağı gibi!

* * *

O halde, tabii ki, "hepimiz Ermeniyiz" diyebilmek ulusumuzun onurudur. Asáletidir.

Buradaki simgesel mesajı; metaforik benzetmeyi ve bilhassa da, "empati" denilen, "kendini 'öteki'nin yerine koymak" dürtüsünü görmemek için kör olmak gerekir.

"Háşá ve estağfurullah, Türk oğlu Türküm" diye mugálátáya kalkışmak için ise, o "öteki"ne husûmet ekseninde nefret ideolojisi ve nefret siyaseti üretiyor olmak gerekir.

Ve kim anlamaktan áciz ki, "hepimiz Ermeniyiz" diyen bir Türk, başta en ırkçı ve şoven Ermeni diasporası nezdinde olmak üzere, o "Türklüğü" zirveye yüceltir ve yüceltiyor.

Ve kim görmekten mahrûm ki, "öteki"ni "ben" olarak sahiplenmek erdemini dile getiren bir ulus ve bir halk insanlık camiası sathında "ádil" mertebesine erişir ve erişiyor.

Evet evet, mutlaka "hepimiz Ermeniyiz", çünkü hepimiz "öteki"ni "ben" ve "ben"i "öteki" kılmak iradesiyle yola çıkan insani ve insaniyetçi "Türkiye ulusu" mensuplarıyız.

bence okuduktan sonra tekrar yorumlamak gerekiyor...

Nobel061
07-02-07, 19:06
suanda buraya yazabileceklerım yaklasık bir mb lık dokuman olabılır ama tek bi laf yazıyorum TÜRK İSEN ÖĞÜN DEĞİLSEN İTAAT ET

ProfessoR_X
07-02-07, 19:15
itaat etmek fiilini insanlara yakışacak bir davranış olarak görmüyorum. şahsen söylenen söz ile konunun ne gibi bir bağlantısı olduğunu mantıken açıklayamıyorum yardımcı olursanız sevinirim.

InspireDestiny
27-02-07, 17:52
Ben Ermeni değil Türküm
Adnan BULUT
Tarih; 26 Şubat 1992
Yer; Azerbaycan, Hocalı


Karnı burnunda çaresiz bir Azeri kadının doğumu oldukça yakın görünüyordu. Çaresiz kadın bir hazan yaprağı gibi titriyordu. Elbiseleri yırtık, ayakları çıplaktı... Ermenilerin uzun boylu olanı elindeki AK-47 model Rus yapımı otomatik tüfeğinin namlusuna monte edilen seyyar kasaturayı çıkartırken, diğeri elindeki demir parayı havaya attı:

-Akçik, manç?.. (Kız mı, oğlan mı?)

-Akçik... (Kız)

Bu cevap üzerine 'oğlan' diyerek bahse giren Ermeni, elindeki kasatura ile hamile kadının karnını bir hamlede yarıp çocuğu çıkarttı. Kan bürülü gözleri bebeğin kasıklarına kilitlendi.

-Tun şahetsar, ınger... (Sen kazandın, yoldaş)

-Yes şahetsapayts ays bubrikı inç bes bidigişdana... (Ben kazandım ama bu bebek nasıl beslenecek?)

-Mayrigı bedge gişdatsine. (Annesi besleyecek elbette)

Bunun üzerine daha kısa boylu olan Ermeni, bir hamlede kasaturaya geçirdiği bebeği annesinin göğsüne yapıştırdı:

-Mayrig yerahayin zizdur. (Çocuğa meme ver)

Aynı dakikalarda Hocalı'nın başka bir semtinde tek kale futbol maçı hazırlığı vardı. İki kesik Azeri kadın başını kale direği yapmışlar, top arayışına girmişlerdi. Başı tıraşlı bir çocuk bulup getirdiklerinde ise Ermeni çeteci sevinçle bağırdı:

-Asixn ma/, çimi yev bızdıge, aveg gındırnadabidi. Gıdıresek... (Bu hem saçsız hem de küçük, iyi yuvarlanır. Kopartın...)

Aynı anda çocuğun gövdesi bir tarafa, başı da orta yere düşmüştü...Ermeniler zafer naraları atarak, kanlı postalları ile kesik çocuk başına vurarak kanlı bir kaleye gol atmaya çalışıyordu.

Bu iki olay Hocalı'da bundan çok değil yalnızca 14 yıl önce yaşandı. Her iki olay da ermeni çetecilerin katliamlarına bizzat şahit olan görgü tanıklarının anlatımlarıdır. Ne yazık ki 26 Şubat 1992 günü binlerce Azeri türlü yöntemlerle vahşice katledilmiştir.

Ajanslar, katliam haberini bütün dünyaya hızla geçerken, arşı titreten ağır bir vahşet yaşanan Hocalı halkından geri kalanlar ise çaresizlik içinde kıvranıyordu. Türkiye'de büyük bir dehşet uyandıran katliama ilişkin ilk görüntüler ise TRT aracılığı ile duyurulmuştu. Bütün olanları batılı gazeteciler, özellikle de New York Times belgeledi.

26 Şubat'ta güçlü silahlarla donatılmış Ermenistan silahlı kuvvetleri ile Hankendi'nde konuşlanmış bulunan Albay Zarvigarov komutasındaki 366'ncı Rus Motorize Alayı, Hocalı'ya saldırarak tarihin en vahşî katliamlarından birini yaptılar.

26 Şubat gecesi Rus motorize alayının tanklarından açılan top ve roket saldırıları ile Hocalı Havaalanı kullanılamaz hâle getirilerek kentin dış dünya ile ilişkisi de tamamen kesildi. Savunmasız kalan kente giren Rus destekli Ermeni askerleri, çocuk, yaşlı, kadın, bebek demeden birçok insanımızı vahşîce katlettiler.

Ermenilerin işgal ettikleri Hocalı'da dehşet verici olaylar yaşandı. Canlı canlı insanların kafa derilerini yüzdüler, sağ olarak ele geçirdiklerini ise sistematik bir işkenceye ve tıbbî deneylere tâbi tutarak, insanlık dışı muamelelere maruz bıraktılar. Hızar ve testereler ile diri diri insanların kol ve bacaklarını kestiler. Genç kızların önce saçlarını, sonra da kafa derilerini yüzdüler. Babanın gözü önünde evladını, evladın gözü önünde babayı kurşunlara dizdiler. Kesik kafaları sepetlere doldurdular.

Peki neydi bu düşmanlık? Ermenistan'daki okul duvarlarında asılan haritalarda Türkiye'nin 12 ili yer almaktayken, Ermenistan'ın bayrağında Türkiye hudutları içindeki Ağrı Dağı'nın resmi varken, Ermenistan Millî Marşı'nda "Topraklarımız işgal altında, bu toprakları azat etmek için ölün, öldürün" denmekteyken, başkaca bir neden aramaya zaten gerek yok sanırım.

Dağlık Karabağ Bölgesi'nde bulunan Hocalı'ya, eski Sovyet İttıfaki Silahlı Kuvvetleri'ne ait 366. Alay 'ın desteği ile Ermeni Sılahlı Kuvvetleri tarafından düzenlenen saldırılar sonucu 613 Azerbaycan Türk'ünün hayatını kaybettiği resmî olarak açıklandı. Ancak kayıp sayısının bu rakamların çok çok üstünde olduğu bilinmektedir. 56 hamile kadın karnı yarılmış durumda bulunmuştur.

Bu alçak saldırıda 487 kişi ağır yaralanırken, 1275 kişi ise rehin alınmış, geri kalan nüfus da bin bir zorlukla canını kurtarmış ancak bu olayın tahribatından ruhları ve hafızaları asla bir daha kurtulamamıştır.

Şahitlerin anlattıklarını dinleyenler önce kulaklarına inanamadı. Fakat katliam sonrası Hocalı'ya girdiklerinde ise, görgü tanıklarının abartmadığını kısa sürede anladılar. Hocalı'da katliam bölgesini gezen Fransız gazeteci Jean-Yves Junet'nin gördükleri karşısında söyledikleri, katliamın boyutunu da anlatıyordu: "Pek çok savaş hikâyesi dinledim. Faşistlerin zulmünü işittim, ama Hocalı'daki gibi bir vahşete umarım kimse tanık olmaz"

Peki 26 Şubat 1992 günü yaşanan bu katliamın emrini kim vermişti; Ermenistan Devlet Başkanı sıfatını taşıyan Robert Koçaryan denilen kirli katilden başkası değildi. Yaptığı terör faaliyetlerinin oranı nispetinde terfi eden Taşnaksutyun örgütü liderlerinden Robert Koçaryan, 20 Mart 1996'da Ermenistan Başbakanı oldu. Karabağ'da barış istediği için aşırı milliyetçilerin tepkisine daha fazla direnemeyen Levon Ter Petrosyan istifa edince de 30 Mart 1998 yılında ondan boşalan Devlet Başkanlığı koltuğuna, 'Hocalı Katliamı' başsorumlusu olan azılı terörist Robert Koçaryan oturdu.

Anadolu'nun güvercini, bir çok Türk'ten daha vatansever olduğuna inandığım Hırant Dink'e Allah rahmet eylesin. Ama "Ben Ermeni değilim" Ne mutlu ki Türk'üm

angelx
27-02-07, 19:04
Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Hocalı Katliamı'na Kınama Mitingi
15 yıl önce öldürülen 613 kişi Ankara'da anıldı.

Ermeni askerlerince 1992'de Hocalı'da katledilen 613 Azeri Ankara'da düzenlenen etkinliklerle anıldı.

Etkinlikler kapsamında düzenlenen konferansta gösterilen katliam görüntüleri, izleyenleri gözyaşlarına boğdu.

Türk Dünyası İnsan Hakları Derneği ve Azerbaycanlı Talebe ve Mezunlar Birliği'nce düzenlenen açık hava toplantısına, bazı sivil toplum örgütleri ile sendikalar da destek verdi.

Derneğin Genel Başkanı Abdullah Buksur, Hocalı katliamı için uluslararası özel bir mahkeme kurulmasını ve sorumlularının yargılanmasını istedi.

Kamu Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız da, uluslararası toplumu Hocalı katliamına seyirci kalmakla suçladı.

Akyıldız, "Türkiye Cumhuriyeti'nin siyasi iradesine seslenmek istiyorum. Azerbaycan Milli Meclisi tarafından soykırım olarak ilan edilen Hocalı Soykırımı'nı siz de TBMM olarak tanıyın ve bu soykırımı uluslararası kamuoyunun önüne taşıyın." dedi.

Katliam kurbanlarını anmak için Azerbaycan Kültür Derneği de bir konferans düzenledi.

Bir fotoğraf sergisinin de düzenlendiği konferansta, katliamın belgeleri ortaya kondu.

Halen Ermenistan işgali altında bulunan Hocalı'daki vahşetin boyutlarını ortaya koyan film salondakileri gözyaşlarına boğdu.

TRT/HABER



Ermenilerin Yaptığı Belgeli Soykırım Hocalı Katliamı ile ilgili olarak hazırlanmış videolar;
Videoların bazı bölümleri herkesin kaldırabileceği görüntüler değil.
(+18)



Hocalı Katliamı Bölüm 1
Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Hocalı Katliamı Bölüm 2
Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Bir Başka Video
Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Hocalı Katliamı 1
Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Hocalı Katliamı 2
Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Bir Video Daha 1
Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Bir Video Daha 2
Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Teknolog
27-02-07, 19:13
Sevgili angelx eklediğin linkler için teşekkürler. Bu videoları ermeniyiz diye bağıranlara izletmek lazım...

yesil_sky
28-02-07, 14:56
Ben de Ermeni değil Türküm

yaraliyazar
28-02-07, 15:58
eline saglık videolarda için de saol