CuTai
12-02-07, 00:23
Türkiye'nin çağdaş dans alanındaki beş önemli ismi Beyhan Murphy, Tuğçe Tuna, Devrim İleri, Emre Çelik ve Şafak Uysal 'Rast-gele' adlı proje için bir araya geldi. Beş koreografın birbirinin koreografisinde dans edip, bir anlamda birbirine meydan okuduğu 'Rast-gele'nin galası yarın Garajistanbul'da
"Rastlantısal ama kurallı, kalabalıkta erimeye cesaret edecek kadar bireysel, kaosun hemen ucundan dönen karşılaşma anları..." Türkiye'de 'çağdaş dans' deyince akla gelen isimlerin başında hiç şüphesiz Beyhan Murphy var. Murphy'den sonraki kuşağa uzandığımızda ise karşımıza Tuğçe Tuna, Devrim İleri, Emre Çelik ve Şafak Uysal çıkıyor. Bu beş dansçı şimdi bir araya geliyor ve hazırladıkları 'Rast-gele' adlı gösteriyi girişteki cümleyle özetliyor.
Garajistanbul'un ev sahipliği yapacağı projenin temeli Murphy'nin 'Ne yapıyorsunuz? Birlikte bir şeyler yapalım mı?' sorgulamasıyla atılmış. Bu soru üzerine heyecanlanan meslektaşları da Murphy'nin önerisini hemen kabul edip işe koyulmuşlar. Biz de onları Muammer Karaca Tiyatrosu'nda yaptıkları prova sırasında ziyaret ettik.
'Rast-gele'yi hayata geçirmeye karar verdiklerinde üç kural koymuş koreograflar. Birincisi kimse kendi koreografisinde dans etmeyecek, herkes birbirinin koreografisinde dans edecek ve herkes projeye yeni bir işle katılacak.
20 yıl sonra sahnede
Sözü ilk alan Tuğçe Tuna için bu kuralların en keyiflisi herkesin birbirinin koreografisinde dans etmesi olmuş: "Ben Beyhan Murphy kimdir sorusuna cevap bulmak için hangi dansçıyı istiyorsun dediklerinde ilk olarak Murphy'nin adını söyledim. Ve onun provada kendini ne kadar zorladığını, geliştirdiğini izlemek bana çok keyif verdi."
Yaklaşık 20 yıl aradan sonra yeniden dans edecek Murphy de bunun kendi için ilginç bir deneyim olduğunu söylüyor: "Biraz sahne korkum da vardı, iyi oldu ama dans ediyor olmama çok dikkat çekilsin istemiyorum." Elbette madalyonun bir de öbür yanı var. Murphy de diğer dansçıları zorlamış, özellikle de kendi de 'farklı bir disiplinden' geldiğini söyleyen Şafak Uysal'ı. "Şafak'a silah zoruyla bale adımı yaptırmak kadar keyifli bir şey olamazdı" diyor Murphy. Tuna ise bu yöntemle hem egolarını törpülediklerini hem de birbirlerine meydan okuduklarını anlatıyor. Şimdiden tasarlamaya başladıkları 'Rast-gele 2' için çıtayı daha da zorlaştırdıklarını ekliyorlar sonra. Onları izlerken birbirlerini sahnede hem sevdikleri hem de dövdükleri görülüyor.
Projenin ismine gelirsek... Bunu Murhpy açıklıyor: "Rast kelimesi lugatta doğruluk, uygunluk demek. Ama Türkçede farklı kullanıyor. Biz lügattaki anlamıyla kullanıyoruz. Yani rast getirmeye çalışıyoruz!."
Beş koreografın rast getirmeye çalıştığıysa aslında Türkiye'deki çağdaş dansta günümüzde yaşananlar. Her biri kendi içinden geleni, derdi olan parçaları hazırlamışlar. Sonra da tıpkı bir yap-boz mantığıyla bunları birbirinin içine katmışlar. Tuna bu kez hareketin başka bedenlerdeki durumunu incelemiş, Uysal daha çok görselin öne çıktığı disiplinlerin iç içe geçtiği bir parça koymuş bu yap-boza.
Yedi bağımsız, yedi Devlet Balesi dansçısını bir araya getiren 'Rast-gele'nin hem Devlet Balesi sanatçısı hem de Modern Dans Topluluğu üyesi olan parçası Devrim İleri ise iki parça koymuş oyuna: "İlkinde günümüzde insanın zamanının kolundaki saate göre ayarlanamayacağını, ikincisinde ise bir kadının gidiyorum dedikten sonra nasıl gidemediğini sorguladım."
'Rast-gele' koreograflarının da söylemiyle Türkiye'deki çağdaş dans adına büyük bir adım. Çünkü bu sanatın önde gelen beş ismini buluşturup deneyimlerini paylaşmasına ve yan yana gelmesine yol açıyor. Bu beş isim ilk kez bir araya geliyor. Sevmedikleri bir diğer sıfat da iddia. İddialı olmadıklarını, kendi sanatsal hayatlarını devam ettirirken böyle bir kulvara çıktıklarını söylüyorlar, ama dansla yakından ilgilenenler bu beş ismin bir araya gelmesinin doğasında 'iddia'nın var olduğunu hemen anlayacaklar. 'Rast-gele'nin birçok başka anlamları da var onlar için. Örneğin yedi bağımsız, yedi Devlet Balesi dansçının buluşması ve birbirini tanıması. Birbirlerinin koşullarını öğrenmesi.
Bir başkası İleri'nin "Bir elinin parmağını geçmeyiz ama bağımsız ve ayrıyız" eleştirisinden çıkarak çağdaş dans camiasında birlik yaratmak. Ama hepsinin üzerinde durduğu 'Kalabalıkta erimeye cesaret edecek kadar bireysel' olmak. Tuna cümleleriyle "Birtakım kalıpları zaten kırmış durumdayız,, yan yana duruyoruz ve paylaşıyoruz".
'Rast-gele' yarın, 13, 19 ve 20 Şubat'ta saat 20.00'de Garajistanbul'da. Biletix Tel: 0216 556 98 00
RADİKAL
"Rastlantısal ama kurallı, kalabalıkta erimeye cesaret edecek kadar bireysel, kaosun hemen ucundan dönen karşılaşma anları..." Türkiye'de 'çağdaş dans' deyince akla gelen isimlerin başında hiç şüphesiz Beyhan Murphy var. Murphy'den sonraki kuşağa uzandığımızda ise karşımıza Tuğçe Tuna, Devrim İleri, Emre Çelik ve Şafak Uysal çıkıyor. Bu beş dansçı şimdi bir araya geliyor ve hazırladıkları 'Rast-gele' adlı gösteriyi girişteki cümleyle özetliyor.
Garajistanbul'un ev sahipliği yapacağı projenin temeli Murphy'nin 'Ne yapıyorsunuz? Birlikte bir şeyler yapalım mı?' sorgulamasıyla atılmış. Bu soru üzerine heyecanlanan meslektaşları da Murphy'nin önerisini hemen kabul edip işe koyulmuşlar. Biz de onları Muammer Karaca Tiyatrosu'nda yaptıkları prova sırasında ziyaret ettik.
'Rast-gele'yi hayata geçirmeye karar verdiklerinde üç kural koymuş koreograflar. Birincisi kimse kendi koreografisinde dans etmeyecek, herkes birbirinin koreografisinde dans edecek ve herkes projeye yeni bir işle katılacak.
20 yıl sonra sahnede
Sözü ilk alan Tuğçe Tuna için bu kuralların en keyiflisi herkesin birbirinin koreografisinde dans etmesi olmuş: "Ben Beyhan Murphy kimdir sorusuna cevap bulmak için hangi dansçıyı istiyorsun dediklerinde ilk olarak Murphy'nin adını söyledim. Ve onun provada kendini ne kadar zorladığını, geliştirdiğini izlemek bana çok keyif verdi."
Yaklaşık 20 yıl aradan sonra yeniden dans edecek Murphy de bunun kendi için ilginç bir deneyim olduğunu söylüyor: "Biraz sahne korkum da vardı, iyi oldu ama dans ediyor olmama çok dikkat çekilsin istemiyorum." Elbette madalyonun bir de öbür yanı var. Murphy de diğer dansçıları zorlamış, özellikle de kendi de 'farklı bir disiplinden' geldiğini söyleyen Şafak Uysal'ı. "Şafak'a silah zoruyla bale adımı yaptırmak kadar keyifli bir şey olamazdı" diyor Murphy. Tuna ise bu yöntemle hem egolarını törpülediklerini hem de birbirlerine meydan okuduklarını anlatıyor. Şimdiden tasarlamaya başladıkları 'Rast-gele 2' için çıtayı daha da zorlaştırdıklarını ekliyorlar sonra. Onları izlerken birbirlerini sahnede hem sevdikleri hem de dövdükleri görülüyor.
Projenin ismine gelirsek... Bunu Murhpy açıklıyor: "Rast kelimesi lugatta doğruluk, uygunluk demek. Ama Türkçede farklı kullanıyor. Biz lügattaki anlamıyla kullanıyoruz. Yani rast getirmeye çalışıyoruz!."
Beş koreografın rast getirmeye çalıştığıysa aslında Türkiye'deki çağdaş dansta günümüzde yaşananlar. Her biri kendi içinden geleni, derdi olan parçaları hazırlamışlar. Sonra da tıpkı bir yap-boz mantığıyla bunları birbirinin içine katmışlar. Tuna bu kez hareketin başka bedenlerdeki durumunu incelemiş, Uysal daha çok görselin öne çıktığı disiplinlerin iç içe geçtiği bir parça koymuş bu yap-boza.
Yedi bağımsız, yedi Devlet Balesi dansçısını bir araya getiren 'Rast-gele'nin hem Devlet Balesi sanatçısı hem de Modern Dans Topluluğu üyesi olan parçası Devrim İleri ise iki parça koymuş oyuna: "İlkinde günümüzde insanın zamanının kolundaki saate göre ayarlanamayacağını, ikincisinde ise bir kadının gidiyorum dedikten sonra nasıl gidemediğini sorguladım."
'Rast-gele' koreograflarının da söylemiyle Türkiye'deki çağdaş dans adına büyük bir adım. Çünkü bu sanatın önde gelen beş ismini buluşturup deneyimlerini paylaşmasına ve yan yana gelmesine yol açıyor. Bu beş isim ilk kez bir araya geliyor. Sevmedikleri bir diğer sıfat da iddia. İddialı olmadıklarını, kendi sanatsal hayatlarını devam ettirirken böyle bir kulvara çıktıklarını söylüyorlar, ama dansla yakından ilgilenenler bu beş ismin bir araya gelmesinin doğasında 'iddia'nın var olduğunu hemen anlayacaklar. 'Rast-gele'nin birçok başka anlamları da var onlar için. Örneğin yedi bağımsız, yedi Devlet Balesi dansçının buluşması ve birbirini tanıması. Birbirlerinin koşullarını öğrenmesi.
Bir başkası İleri'nin "Bir elinin parmağını geçmeyiz ama bağımsız ve ayrıyız" eleştirisinden çıkarak çağdaş dans camiasında birlik yaratmak. Ama hepsinin üzerinde durduğu 'Kalabalıkta erimeye cesaret edecek kadar bireysel' olmak. Tuna cümleleriyle "Birtakım kalıpları zaten kırmış durumdayız,, yan yana duruyoruz ve paylaşıyoruz".
'Rast-gele' yarın, 13, 19 ve 20 Şubat'ta saat 20.00'de Garajistanbul'da. Biletix Tel: 0216 556 98 00
RADİKAL