PDA

Tüm Versiyonu Göster : ‘Akçesi olmayan çocuklar’ da bale yapıyor...


Original
08-02-07, 11:43
‘Akçesi olmayan çocuklar’ da bale yapıyor...

Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

İlk olarak saray danslarıyla başlayan ve gittikçe gelişerek günümüzün çağdaş çizgisini yansıtan bale, görsel sanat dallarının en büyülü dünyasını oluşturuyor. Minik adımlarla başlayan bale yolculuğu, çoğu zaman ailelerin fikri oluyor. Ancak çocuk, zamanla dünyanın ayak parmaklarının ucunda döndüğünü hissediyor ve bale bir tutku hâlini alıyor.

İnsan hayatında uzun bir süreci kapsayan bale eğitimi 3-4 yaşlarında başlıyor. Büyük bir disiplin ve özveri gerektiren bale sanatına, günümüzde konservatuvarlar dışında özel kurumlar da hizmet ediyor. Tan Sağtürk Bale ve Dans Eğitim Merkezi ile Yıldız Alpar Bale Okulu bu özel kurumlardan sadece ikisi. ‘Türkiye’de baleyi seven ve bilinçli olarak izleyen bir nesil yetiştirmek’ fikri ise bu okulların temel amaçlarını oluşturuyor.

Erkeklerde önyargı hakim

Bu amaçla yola çıkan Tan Sağtürk Bale ve Dans Eğitim Merkezi’nde çocuklar 4 yaşında hazırlık sınıfına girerek baleye başlıyorlar. Okulda 11 yıl boyunca bale eğitimi verildiğini söyleyen eğitmen Sibel Parlakelli, özellikle ilk 2 sene içinde çocuklara balenin temel pozisyonlarını öğreterek vücutlarına esneklik kazandırdıklarını belirtiyor. Ağırlıklı olarak profesyonel bale eğitiminin verildiği bu kurumda, büyük çoğunluğu kız öğrenciler oluşturuyor. Erkek çocuklarında ve ailelerinde baleyi sadece kız çocuklarının yaptığına dair bir önyargının bulunduğunu vurgulayan Parlakelli, “Erkek velisi bale eğitimi için çocuğunu getirmeye çekiniyor. Bize sıkılarak soru soruyorlar. Fakat Tan Sağtürk bu kilidi açan en iyi anahtar oldu.

Türkiye’de tanınmış bir baletin vizyonunda ve misyonunda, erkek oluşunun getirdiği artıyla baleye talep giderek artıyor” diyor.
Türkiye’nin ilk ‘özel’ bale okulu olma özelliğini taşıyan Yıldız Alpar Bale Okulu’nda ise durum daha farklı. Erkek çocuklara bale eğitimi vermediklerini belirten okulun kurucusu, eski balerin Yıldız Alpar, bunun nedenini şöyle açıklıyor: “Erkeklere bale öğretmeyi kurum olarak tercih etmiyoruz. Onların baleye daha özenli hazırlanması gerekiyor. Erkek çocuklar belli bir alt yapı oluşturularak özel bir eğitimle yetiştirilmelidir.”

Bale, çocukları geliştiriyor

Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Çocuklar bale yaparken bedensel, ruhsal ve kültürel açıdan gelişmeye başlıyorlar. Bale ile vücudunu her geçen gün biraz daha iyi tanıyan ve doğru kullanmaya başlayan çocuklar, müzik eşliğinde vücut dillerini kullanmayı öğreniyorlar. Müzik kulağının oluşmasıyla tonlamaları düzgün algılıyorlar ve bunu bedenlerine adapte ediyorlar. Balenin ruhsal ve kültürel açıdan da çocukları geliştirdiğini belirten Yıldız Alpar Bale Okulu Eğitmeni Oya Barbara Karanis, “Bedenle ilgilenmek çocukların beyinlerini rahatlatıyor. Böylece birbirleriyle ve aileleriyle düzgün ilişki kuruyorlar. İnsanlara bakış açıları genişliyor. Disiplinli yaşamaya alışarak hayatlarını küçük yaşta organize etmeyi öğreniyorlar. Bu yaşam tarzı onlara okulda da başarı getiriyor” diye konuşuyor. Baleyle yetişen çocuklar dünyanın sanatla varolduğunun farkına vararak tüm sanat dallarıyla da ilişki kuruyorlar. Balenin müzik, resim, heykel, pantomim gibi çok türlü sanat dallarını kapsadığına dikkati çeken Yıldız Alpar ise, özellikle klasik müzik ritmi ile eğitilen bir çocuğun hayatı boyunca o ritmin dışına çıkmayacağını ve bunu bir yaşam tarzı hâline getireceğini ifade ediyor.

Çocuk baleye uygun değilse ısrar edilmemeli

Tüm bunların yanında bale, birtakım zorlukları da barındıran bir sanat dalı. İnsan vücudu her türlü harekete müsait olmadığı için özellikle vücut esnetme hareketlerinde çocuklar zorluk çekebiliyor. Fiziksel açıdan baleye uygun olmayan çocuklar adapte olmakta güçlük çekiyor ve bu durum onların psikolojilerini olumsuz etkileyebiliyor. Bu noktada eğitimin doğruluğuna ve aile desteğinin önemine işaret eden Karanis, bale yapmak istemeyen ve uyum zorluğu yaşayan çocuğa çok ısrar edilmemesi gerektiğini vurguluyor.

Tiyatro, müzik, dans gibi sanat dallarını bütünleştiren bale için vücut özellikleri en önemli kriteri oluşturuyor. Bu nedenle konservatuvarlar bale bölümlerine çocukları 10 yaşından itibaren almaya başlıyorlar. Çünkü vücut kalınlığı ve uzunluğu bu yaşlarda belirginleşiyor. Profesyonel bale ile uğraşanların kendi vücutlarına özellikle dikkat etmeleri gerektiğini ifade eden Karanis, bu konuyla ilgili olarak şunları söylüyor: “Vücuda zarar verebilecek sakıncalı spor dallarıyla uğraşılmamalıdır. Bir kırık bile onların hayatını etkileyebilir. Ayrıca bisiklet sürmek ve yüzmek de bale yapanları olumsuz etkiliyor. Bisiklet sürmek, kasları kapalı çalıştırıyor ve kısaltıyor. Yüzme de kolları ve bedeni bizim istediğimiz şekilde çalıştırmıyor. Bu nedenle bale yapan birinin bu sporlarla uğraşmaması gerekiyor.”

‘Akçesi olmayan çocuklara’ bale eğitimi

Türkiye’de bale ile ilgili birçok ilke imza atmış olan Yıldız Alpar ve kurumun bale eğitmenleri bu sene bir ilki daha gerçekleştirerek yoksul öğrencilere bale dersleri vermeye başladı. Yıllardır bu fikrin üzerinde çalıştıklarını belirten Alpar, bunu hayata geçirirken Kadıköy İnönü Mahallesi’ndeki çocukları seçtiklerini söylüyor ve “Bu çocukların sanat ihtiyaçları hiçbir şekilde karşılanmıyordu. Sanatsız büyüyen bir neslin eksik yetişeceğinin farkındaydık ve bu eksikliği gidermek için çocuklara el attık” diyor. Onları ‘akçesi olmayan çocuklar’ olarak nitelendiren Alpar bu çocuklarda baleye yatkınlık aramadıklarını da sözlerine ekliyor. 4-11 yaşları arasında bulunan 27 çocuk, yaklaşık 5 aydır Yıldız Alpar Bale Okulu’nda bale dersleri alıyor. 23 Nisan’da Unicef için bir gösteriye de çıkan bu çocukların baleyle büyümesi ailelerini de gururlandırıyor ve baleye olan ilgilerinin artmasını sağlıyor. ‘Akçesi olmayan çocukları’ diğerlerinden ayırmadıklarını vurgulayan Alpar, bu çocuklarla çalışmanın kendilerine keyif verdiğini söyleyerek onları 10 yıl boyunca bale aşkı ve şevki ile yetiştireceklerini ifade ediyor.

Yıldız Alpar Bale Okulu ayrıca kurum olarak birçok etkinliklerde de bulunuyor. Yurt dışından gelen topluluklarla ortak gösteriler düzenleyen okul, AKM’de sahnelenen şenlikler için de çocuk balerin talebini karşılıyor.

Türk toplumuna uzak

Tüm bu olumlu gelişmelere rağmen Türkiye’de bale hala yeteri kadar ilgi görmüyor. Özellikle klasik sahne sanatlarının Türk toplum yapısına uzak olması, bale seyircisinin kısıtlı kalmasına neden oluyor. Ayrıca baleyle uğraşanların basın önünde yeterince yer almaması ve sadece sanatlarını yapmayı tercih etmeleri de balenin popülerliği yakalayamamasına sebep oluyor. Ancak balenin ve dansın üniversitelere girmesi ve modern dans bölümlerinin açılması, baleye ve dansa olan talebin gün geçtikçe artmasını sağlıyor.

Volvo
08-02-07, 13:00
Bale çocukları geliştirdiği doğru paylaşım için çok sağol.elinize sağlık.

cakalsuratli
20-08-07, 13:51
ğş1önemli olan zoru başarmak