PDA

Tüm Versiyonu Göster : Tarihle ilk buluşma


CuTai
03-02-07, 21:03
“Divanu Lugati’t - Türk”ün Muhammed b. Ebu Bekir b. Ebül es Savi tarafından 1266’da yapılan kopyası ilk kez sergileniyor. Tek nüsha olan kitabın günümüze ulaşma hikâyesi ise ilginç...

1914 yılında yaşlı bir kadın, satın almaları için Maarif Nezareti’ne bir kitap götürür. Darmadağınık, yaprak yaprak ayrılmış, tomar halindeki kitap için 30 altın ister.
Ne var ki parayı çok fazla bulur nezarettekiler; çünkü bakımsız bir kitaptır söz konusu olan. Bunun üzerine kadın elindeki kitabı sahafa bırakır. Sahaf, kitaplara ilgi duyduğunu bildiği Ali Emîrî Efendi’ye haber verir. Ali Emîrî Efendi kitabı görür görmez ne kadar nadide bir eserle karşı karşıya olduğunu anlar. Borç harç 30 altını bir araya getirir ve hemen kitabı satın alır. Ali Emîrî Efendi’nin satın aldığı kitap, 11. yüzyılda Kaşgarlı Mahmud tarafından yazılmış ilk Türk dili sözlüğü olan “Divanu Lugati’t - Türk”tür.
İşte o sözlük, yani “Divanu Lugati’t - Türk”ün 1266’da Muhammed b. Ebu Bekir b. Ebül es Savi tarafından kopya edilmiş ve dünyada tek olan nüshası, ilk kez sergileniyor. Kaşgarlı Mahmud’un yazdığı asıl nüsha ise bilindiği üzere kayıp.
Pera Müzesi ve İstanbul Araştırmaları Enstitüsü olmak üzere iki ayrı yerde açılan “Ali Emîrî Efendi ve Dünyası: Fermanlar, Beratlar, Hatlar, Kitaplar” sergisi, “Divanu Lugati’t - Türk”ün yanı sıra birbirinden eşsiz eserleri de yan yana sunuyor. Projenin yöneticisi Ekrem Işın, sergiyi oluştururken nelere dikkat ettiklerini şöyle anlatıyor:
“Başlangıçta kitap eksenli bir projeydi. Fakat süreç içerisinde Ali Emîrî Efendi’nin toplamış olduğu ferman, hatlar ve beratları da sergiye dahil ettik. Ali Emîrî Efendi’nin gündelik hayatta kullandığı birtakım objeleri aldık. Sergi sayesinde ilk defa beratlar, hatlar ve fermanlar ziyaretçilere sunuluyor. Keza kitapların büyük bir bölümü için de geçerli bu.”
Sergide Piri Reis’in “Kitabı Bahriye”si, resimli bir tıp kitabı olan “Cerrahiyetül Haniye”, Sahi Çelebi’nin Mimar Sinan’ın yapılarını anlattığı “Tezküratül Bünyan”, şeyhülislamlara ait kitaplar, Memluk dönemi ciltleri, seyahatnameler, padişah divanları ve daha pek çok eser var. Işın, Pera Müzesi’ne, sergileme kolaylığı nedeniyle, fermanlar ve beratları aldıklarını vurguluyor.
İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nde ise ağırlıklı olarak hatlar görülebiliyor: Hat sanatına dair kitaplar, Şeyh Hamdullah’tan başlayıp 20. yüzyılın başına kadar uzanan ünlü hattatların levhaları... Ayrıca Genç Osman, Fatih Sultan Mehmet, Kanuni Sultan Süleyman ve daha pek çok padişahın ve şehzadenin divanlarını da sergide görmek mümkün. Sergi 1 Temmuz’a kadar açık kalacak.
(0212) 334 99 00

1916’da Millet Kütüphanesi’ni kurmuştu

1857’de Diyarbakır’da doğan Ali Emîrî Efendi, hayatı devlet göreviyle geçmiş, imparatorluğun pek çok vilayetini gezmiş biri.
Kitabı, ona sahip olmaktan çok, 'okumak’ isteyen bir insan. Mesela satın alamadığı kitapları kendisi kopya ediyor. 1916’da Millet Kütüphanesi’ni kuruyor ve tüm koleksiyonunu buraya bağışlıyor.
Kütüphane, 1999 depreminde ağır hasar gördü. Kütüphanedeki eserler ise geçici olarak Beyazıt Kütüphanesi’ne taşındı.
Millet Kütüphanesi’nin restorasyonunun bu yılın sonunda tamamlanması planlanıyor. Tüm eserler kütüphaneye geri dönecek, daha modern bir altyapıyla okuyucunun hizmetine açılacak.
Ayrıca Suna İnan Kıraç Vakfı’nın Millet Kütüphanesi ile yaptığı 3 yıllık anlaşma çerçevesinde kütüphanedeki mevcut yazma eserler dijital ortama aktarılıyor.

MİLLİYET