PDA

Tüm Versiyonu Göster : 'Ölüm, hastalık ve seks hayatın ta kendisidir’


CuTai
02-02-07, 17:02
Almanya’nın önde gelen çağdaş sanat koleksiyonerlerinden Thomas Olbricht, İstanbul’daydı. Ölüm, seks ve hastalık temalarının yer aldığı eserleri tercih ediyor.

Çağdaş sanat kavramı, çoğumuzun aklına Kıbrıs asıllı İngiliz sanatçı Tracey Emin’in kendi idrarıyla 'süslediği’ yatağını getiriyor. Genellikle böyle 'olay yaratan’ çalışmalarla gündeme gelen ve 'anlaşılamama’ riskini her zaman içinde barındıran çağdaş sanat, son dönemde Türkiye’de açılan sergilerle daha çok izleyici çekiyor. Şu anda ülkedeki tek çağdaş sanat koleksiyonu, Proje4L / Elgiz Çağdaş Sanat Müzesi’nde bulunuyor.
Almanya’nın önde gelen çağdaş sanat koleksiyonerlerinden Thomas Olbricht, müzede süren “MeltemofIstanbul” sergisi kapsamında, sanat koleksiyonculuğunun güncel eğilimlerini anlatmak üzere İstanbul’daydı.

Pul toplayarak başladı

4 yaşında pul toplamaya başlayan Olbricht, bir gün bütün dünyayı elde etmek istediğini fark etmiş. Neyse ki makul davranmış ve karşımıza diktatör yerine çağdaş sanat eserleri toplayan bir koleksiyoner olarak çıkmış. İstanbul’a ilk kez gelen Olbricht, Elgiz Müzesi’nin davetinden ötürü çok mutlu olduğunu belirtiyor:
“Sanatı bir macera olarak görüyorum. Buradaki genç sanatçıların enerjisinden çok etkilendim. Çağdaş sanat için bir tür elçilik yaptığımı düşünüyorum. İstanbul’daki konuşmamda da insanlara çağdaş sanat virüsünü aşılamaya çalıştım. Bu virüsü kapanlar, hem sanat anlayışlarında hem de günlük hayatlarında daha açık fikirli olabilirler.”

Olbricht, koleksiyonuna katacağı bir çağdaş sanat eserinin öncelikle kalıcı olacağı hissini vermesi gerektiğini söylüyor ve devam ediyor:
“Ayrıca yapıtta sıkıcı olmayan, özel bir sanat anlayışı aramak lazım. Güzel bir şekli olması yetmez; bu yüzeysel bir nitelik olarak kalabilir bazen. Önemli olan kafanızda soru işaretleri uyandırması, daha fazla bilgi edinme ihtiyacı uyandırmasıdır. Şu anda beğendiğimiz, popüler olan bir sanat çalışması, gelecekte bu popülaritesini yitirebilir ve bir anlam ifade etmeyebilir.”
İçinde pek çok renk barındıran tuvallerin yanı sıra ölüm, seks ve hastalık temalarının yer aldığı eserleri tercih etmesiyle tanınan Olbricht, “Bu üç olgu hayatın ta kendisidir” diyor ve şöyle devam ediyor:

“Ölüm ve hastalıkla bağlantılı olan acı kavramı, sanatçılara hiç de yabancı değildir. Belki insanlar bunları rahatsız edici buluyor, ama gözümüzü açmamız lazım; böyle bir dünyanın içinde yaşıyoruz. Böyle eserleri koleksiyonuma hem kendim için hem de dünya üzerine kafa yoran açık fikirli insanlar için katıyorum. Bunu yaparak sanat üzerinden bir tartışma ortamı yaratmayı hedefliyorum.”

Milliyet