PDA

Tüm Versiyonu Göster : Elmas değerinde kitaplar Pera'da


CuTai
01-02-07, 15:57
'Divan-ı Lügati't Türk'ü bilim dünyasına kazandıran, hayatını kitap toplamaya adayan ve bu adanmışlığı Millet Kütüphanesi'ni kurarak nihayetlendiren Ali Emiri Efendi'nin topladığı eserlerden oluşan sergi Pera Müzesi'nde

"Kitabı aldım; eve geldim. Yemeyi, içmeyi unuttum. Bu kitabı, sahaf Burhan 33 liraya sattı. Fakat ben bunu birkaç misli ağırlığındaki elmaslara değişmem"...
Hayatını kitap toplamaya adamış ve bu adanmışlığı 1916'da açtığı Millet Kütüphanesi'yle nihayetlendirmiş Ali Emiri Efendi, sahaf Burhan'dan 3 lira bahşiş de verip 33 liraya satın aldığı 'Divan-ı Lügati't Türk'ün hikâyesini böyle anlatmıştı. Osmanlı'nın modernleşme çağında dönemi kapanmaya yüz tutmuş kültür gelenekleriyle beslenerek kişisel dünyasını inşa eden bir muhafazakâr portresiydi Ali Emiri Efendi.
1274'te miladi takvimle 1857'de Şair Seyyid Mehmed Emiri Çelebi'nin torunlarından Mehmet Şerif Efendi'nin oğlu olarak Diyarbakır'da doğdu o. Emirizadeler olarak anılan ailesi Diyarbakır'ın en saygın isimleri arasındaydı. Dükkâna gelen bir müşteriye "Mal orada. Fiyatı da şudur. Alacaksanız indireyim, yoksa beni boş yere meşgul etmeyin" deyince genelde bürokratlar ve tüccarların çıktığı ailesi tarafından memuriyete yöneltildi. Bu vakitten sonra da ömrü tüm Tanzimat memurları gibi imparatorluğu bir uçtan bir uca arşınlamakla geçti. Görevleri sırasında da henüz çocukken başlayan kitap tutkusunun peşinden gitti, gördüğü yerden değerli kitaplar topladı.
Ali Emiri Efendi'yle ilgili günümüze kadar gelen bilgilere göz atıldığında onun hayatını kitaplara adamış, her türlü insani zaafı reddeden -ki örneğin hiç evlenmemiş, hiç fotoğraf çektirmemiştir- biri olduğu ortaya çıkıyor. Ama bu kitap tutkusuyla alevlenen hayattaki önemli ayrıntılardan biri de onun toplumsal ve kültürel kökene verdiği önem ve hakiki ile sahte arasına çektiği ahlak çizgisiyle modernleşme girdabındaki Osmanlı toplumu adına konuşan bir muhafazakâr aydın olduğu. Çünkü o çağının modernleşme hareketine hiç ilgi duymadı. En büyük tutkusu Osmanlı-Türk geçmişini yeni kuşaklara tanıtmaktı. Bunu da kitaplarla yapabileceğine inanıyordu.
Ali Emiri Efendi'yi ölümünden 83 yıl sonra yeniden hatırlamamızın ve onun hakkında bir yazı yazmamızın nedeni de zaten bu kitaplar. Çünkü onun biriktirdikleri Pera Müzesi'nde 'Ali Emiri Efendi ve Dünyası; Fermanlar, Beratlar, Hatlar ve Kitaplar' adıyla Pera Müzesi'nde sergilenmeye başladı.
Serginin adından da anlaşılacağı gibi Ali Emiri Efendi'nin hayatı boyunca topladığı kitapların yanı sıra fermanlar, beratlar ve hatlar de yer alıyor. Tüm bunlar Ali Emiri Efendi'nin 1916'da kurduğu Millet Kütüphanesi'nde bir araya getirdiği eserler.
O hayatı boyunca kitap toplamasına rağmen klasik anlamda bir kitap koleksiyoncususu değildi. Amacı toplamak değil okumaktı. Onun klasik anlamda bir koleksiyoncu sayılmamasının ikinci nedeni ise çeşitli nedenlerle sahip olamadığı 700 kitabı bizzat kendisinin kopya ederek 'Millet' adını verdiği kütüphanesine kazandırmış olması.


Ne kitapsız ne kedisiz
Millet Kütüphanesi 1999'daki Marmara depreminde hasar alıp kullanılmaz hale gelince oradaki eserler Beyazıt Devlet Kütüphanesi'ne getirildi. Şimdi de Pera Müzesi'ne.
Sergideki en ilginç eser 'Divan-ü Lugati't Türk'. Çünkü 11'inci yüzyılda Kaşgarlı Mahmut tarafından yazılan, yüzyıllar boyunca sadece adı bilinen ama kayıp bir kitap olarak efsane olarak dolaşan 'Divan-ı Lügati't Türk' Ali Emiri Efendi'nin eline geçince bilim dünyasına armağan edilmiş oldu.
25 Mart'a kadar devam edecek sergide bu eserin yanı sıra onun topladığı Doğu kültürünü anlatan birçok eşsiz örnek yer alıyor. Sergi ömrünün son yıllarında İstanbul'da yaşamasına rağmen hiç Beyoğlu'na adım atmayan, hayatını kitaplarıyla kedileri arasında geçiren, son dönem bir Osmanlı muhafazakâr aydını Ali Emiri Efendi'yi de tanımaya fırsat veriyor. Tel: 0212 334 99 00