gokhandnzl
07-05-05, 18:11
ÖSS ve ortaöğretim sistemi bu şekilde devam ederse 2011 yılında 2.5 milyon, 2023 yılında ise 6 milyon genç yüksek öğrenim için rekabet edecek. Bu aynı zamanda yıllık cirosu 8.5 milyar doları bulan dershane sektörünün de büyüyerek hayatını sürdürmesi demek.
Üniversite sınavının kapısını açacak olan ÖSS, artan talep karşısında yeterlilik ve yatkınlığı ölçmekten çok eleyici bir özellik kazandı. Ve milyonlarca öğrenci elenmemek için sistemin *****tığı 'sınava hazırlık' sektörünün bir parçası oldu.
Bugün sadece öğrenci ve aileler değil öğretmenler bile dershaneyi üniversite sınavını kazanmak için 'olmazsa olmaz' görüyor.
-Lise son sınıf öğrencilerinin yüzde 48'ine
-Anne-babaların yüzde 49'una
-Öğretmenlerin de yüzde 53'üne göre dershanesiz ÖSS'yi kazanmak çok zor.
Öğretmenlerin yüzde 72'sine göre okuldaki eğitim, ÖSS'yi kazanmada yetersiz kalıyor ve öğrenciler sadece ailelerinin değil, okul yönetimlerinin yaklaşımı nedeniyle de dershaneye yönlendiriliyor.
Dershane sektörü büyüyor
Dershane sektörü öylesine büyüdü ki kendi içinde öğrenci kapma yarışına girdi. Artık iyi eğitimin yanında araba, bilgisayar hatta traktör vaad eden dershaneler bile var. Yaklaşık üç bin dershanenin bulunduğu Türkiye'de her yıl dershanelere aktarılan para ise şöyle:
-2004 yılında ÖSS'ye giren 1 milyon 786 bin 963 öğrencinin hazırlık için yaptığı harcama tutarı: 8.4 milyar dolar
-ÖSS'ye hazırlık için ailelerin yaptığı yıllık masraf: 2. 9 milyar dolar
Son 15 yılda sınava giren 21 milyon öğrenci için yaklaşık 34. 5 milyar dolar masraf yapıldı. Peki bunun karşılığı alındı mı? Yanıt yine istatistiklerde. Çünkü rakamla üniversiteyi bitiren her üç kişiden birinin işsiz olduğunu gösteriyor.
2004 yılında sadece 198 bin öğrenci fakülteye girmeyi başardı. Dershaneye giden öğrenci sayısı ise 411 bindi. Yani her dershaneye giden sınavı kazansa bile öğrencilerin yarıdan fazlası boşta kalıyor.
İstatistiklerle 2004 ÖSS sonuçları
Bu arada, ÖSYM tarafından ÖSS sonuçlarına ilişkin yapılan istatistik, 77 genel lise ile 4 süper lise öğrencilerinden hiçbirinin geçtiğimiz yıl üniversiteye giremediğini ortaya koydu. ÖSS ile üniversitelerin dört yıllık lisans programlarına hiç öğrenci gönderemeyen okulların başında mesleki ve teknik liseler ile çok programlı liseler geliyor. Ancak bu liselerden meslek yüksekokullarına sınavsız geçiş yapılabildiği için birçok öğrenci bu yolu tercih ediyor.
Akademik eğitim veren genel liselerden 77'si ile süper liselerden 4'ünün öğrencilerinden de hiçbiri ne lisans, ne de önlisans ve Açıköğretim programlarını kazanabildi. Süper liseler 5 üzerinden en az 4 diploma notu ortalamasıyla öğrenci kabul ediyor. İstatistikler ayrıca, çoğu genel lise ile süper lisenin ancak bir veya birkaç öğrencisini üniversiteye sokabildiği de gösterdi.
ÖSYM Başkanı'ndan uyarı
Sonuçları değerlendiren ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan da, sınavın amacının ortaöğretimdeki eğitim ve öğretimi değerlendirmek değil, üniversitede başarılı olabilecek öğrencileri seçmek olduğunu vurguladı.
''Ancak ortaöğretim okulları kendilerini değerlendirebilmek, diğerokullar ve özellikle kendi türündeki okullar ile durumlarını kıyaslayabilmek için sınav sonuçlarına ihtiyaç duymaktadır'' diyen Yarımağan, "...ilköğretimden sonra öğrencilerini seçme sınavı ile alan ve eğitim olanakları yeterli olan bir okulun ÖSS sonuçlarının bu olanaklardan yoksun olan okulların sonuçlarıyla karşılaştırılırken dikkatli olunması gerekir'' dedi.
(cnnturk)
Üniversite sınavının kapısını açacak olan ÖSS, artan talep karşısında yeterlilik ve yatkınlığı ölçmekten çok eleyici bir özellik kazandı. Ve milyonlarca öğrenci elenmemek için sistemin *****tığı 'sınava hazırlık' sektörünün bir parçası oldu.
Bugün sadece öğrenci ve aileler değil öğretmenler bile dershaneyi üniversite sınavını kazanmak için 'olmazsa olmaz' görüyor.
-Lise son sınıf öğrencilerinin yüzde 48'ine
-Anne-babaların yüzde 49'una
-Öğretmenlerin de yüzde 53'üne göre dershanesiz ÖSS'yi kazanmak çok zor.
Öğretmenlerin yüzde 72'sine göre okuldaki eğitim, ÖSS'yi kazanmada yetersiz kalıyor ve öğrenciler sadece ailelerinin değil, okul yönetimlerinin yaklaşımı nedeniyle de dershaneye yönlendiriliyor.
Dershane sektörü büyüyor
Dershane sektörü öylesine büyüdü ki kendi içinde öğrenci kapma yarışına girdi. Artık iyi eğitimin yanında araba, bilgisayar hatta traktör vaad eden dershaneler bile var. Yaklaşık üç bin dershanenin bulunduğu Türkiye'de her yıl dershanelere aktarılan para ise şöyle:
-2004 yılında ÖSS'ye giren 1 milyon 786 bin 963 öğrencinin hazırlık için yaptığı harcama tutarı: 8.4 milyar dolar
-ÖSS'ye hazırlık için ailelerin yaptığı yıllık masraf: 2. 9 milyar dolar
Son 15 yılda sınava giren 21 milyon öğrenci için yaklaşık 34. 5 milyar dolar masraf yapıldı. Peki bunun karşılığı alındı mı? Yanıt yine istatistiklerde. Çünkü rakamla üniversiteyi bitiren her üç kişiden birinin işsiz olduğunu gösteriyor.
2004 yılında sadece 198 bin öğrenci fakülteye girmeyi başardı. Dershaneye giden öğrenci sayısı ise 411 bindi. Yani her dershaneye giden sınavı kazansa bile öğrencilerin yarıdan fazlası boşta kalıyor.
İstatistiklerle 2004 ÖSS sonuçları
Bu arada, ÖSYM tarafından ÖSS sonuçlarına ilişkin yapılan istatistik, 77 genel lise ile 4 süper lise öğrencilerinden hiçbirinin geçtiğimiz yıl üniversiteye giremediğini ortaya koydu. ÖSS ile üniversitelerin dört yıllık lisans programlarına hiç öğrenci gönderemeyen okulların başında mesleki ve teknik liseler ile çok programlı liseler geliyor. Ancak bu liselerden meslek yüksekokullarına sınavsız geçiş yapılabildiği için birçok öğrenci bu yolu tercih ediyor.
Akademik eğitim veren genel liselerden 77'si ile süper liselerden 4'ünün öğrencilerinden de hiçbiri ne lisans, ne de önlisans ve Açıköğretim programlarını kazanabildi. Süper liseler 5 üzerinden en az 4 diploma notu ortalamasıyla öğrenci kabul ediyor. İstatistikler ayrıca, çoğu genel lise ile süper lisenin ancak bir veya birkaç öğrencisini üniversiteye sokabildiği de gösterdi.
ÖSYM Başkanı'ndan uyarı
Sonuçları değerlendiren ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan da, sınavın amacının ortaöğretimdeki eğitim ve öğretimi değerlendirmek değil, üniversitede başarılı olabilecek öğrencileri seçmek olduğunu vurguladı.
''Ancak ortaöğretim okulları kendilerini değerlendirebilmek, diğerokullar ve özellikle kendi türündeki okullar ile durumlarını kıyaslayabilmek için sınav sonuçlarına ihtiyaç duymaktadır'' diyen Yarımağan, "...ilköğretimden sonra öğrencilerini seçme sınavı ile alan ve eğitim olanakları yeterli olan bir okulun ÖSS sonuçlarının bu olanaklardan yoksun olan okulların sonuçlarıyla karşılaştırılırken dikkatli olunması gerekir'' dedi.
(cnnturk)