karaca
03-05-05, 23:59
Asagidaki yaziyi bir ortaokul ögrencisi (Kerem Turkmen) okulunun
duvar gazetesine yazmis.
"Bu ülkede yasayan her insanin bagimsizligini ve demokrasisini
borçlu
oldugu
insan: ATATÜRK ... Gençliginde kot pantolon giyememis...
Sevgilisinin
elinden tutup hasilat rekorlari kiran bir sinema filmine
gidememis...
Padisah ona Trablusgarp Cephesi'nde görev
verdiginde, lüks uçak sirketinin, First Class" koltugunda
viskisini
yudumlayarak görev yerine gidememis... Halkina bagimsizlik
fikrini
anlatabilmek için kortej esliginde Mercedes'lerle gezememis
Anadolu'yu...Kurtulus hareketini baslatmak için 19 Mayis'ta
Samsun'a
ayak
basan ayaginda spor ayakkabisi ya da kovboy çizmesi yokmus...
Kazandigi
her
savastan sonra savas sahasina firlayip moral veren mini etekli
ponpon
kizlar
da yokmus... Tarih kitaplarina bakilirsa, Yunanlilari Izmir'den
denize
döktükten sonra timsah yürüyüsü de yapmamislar... Ülkesinde
yapacagi
devrimleri, inkilaplari unutmamak için not alacagi bir cep
bilgisayari
olmadigi gibi, kendisine suikast girisiminde bulunacaklari da cep
telefonundan ögrenememis! Atatürk için üzülüyorum. Dag gibi adam,
bir
radyo
programina faks çekemeden, Ismet Pasa için Safiye Ayla'dan bir
istek
parçasi isteyemeden gitti. Lozan Zaferi'nden sonra veya
Cumhuriyet'in
ilanindan sonra arabaya atlayip sabahlara kadar korna çalip,
elinde
bayraklarla sokaklarda tur atamadi. Evinin balkonuna çikip, bir
sarjör
mermiyi havaya sikamadi. Atatürk'e
aciyorum... Sen kalk, dört kadinla evlenebilecegin bir dönemde
dünyaya
gel,
sonra degerini bilmeyip tek kadinla evlilik sistemini getir.
Aaaah
ah...
Çilgin diskolara gitmek, sabahlara kadar içip içip rok yapmak,
babasinin
mersedesini alip söyle bir Emirgan turu çekmek dururken...
Bunlari
yapmadi
Atatürk... Keyif çatmadi...Tüm hayatini ülkesinin kurtulusuna ve
uygarlasmasina harcadi...
ISTE ONUN IÇIN BÜYÜK ADAMDI..."
duvar gazetesine yazmis.
"Bu ülkede yasayan her insanin bagimsizligini ve demokrasisini
borçlu
oldugu
insan: ATATÜRK ... Gençliginde kot pantolon giyememis...
Sevgilisinin
elinden tutup hasilat rekorlari kiran bir sinema filmine
gidememis...
Padisah ona Trablusgarp Cephesi'nde görev
verdiginde, lüks uçak sirketinin, First Class" koltugunda
viskisini
yudumlayarak görev yerine gidememis... Halkina bagimsizlik
fikrini
anlatabilmek için kortej esliginde Mercedes'lerle gezememis
Anadolu'yu...Kurtulus hareketini baslatmak için 19 Mayis'ta
Samsun'a
ayak
basan ayaginda spor ayakkabisi ya da kovboy çizmesi yokmus...
Kazandigi
her
savastan sonra savas sahasina firlayip moral veren mini etekli
ponpon
kizlar
da yokmus... Tarih kitaplarina bakilirsa, Yunanlilari Izmir'den
denize
döktükten sonra timsah yürüyüsü de yapmamislar... Ülkesinde
yapacagi
devrimleri, inkilaplari unutmamak için not alacagi bir cep
bilgisayari
olmadigi gibi, kendisine suikast girisiminde bulunacaklari da cep
telefonundan ögrenememis! Atatürk için üzülüyorum. Dag gibi adam,
bir
radyo
programina faks çekemeden, Ismet Pasa için Safiye Ayla'dan bir
istek
parçasi isteyemeden gitti. Lozan Zaferi'nden sonra veya
Cumhuriyet'in
ilanindan sonra arabaya atlayip sabahlara kadar korna çalip,
elinde
bayraklarla sokaklarda tur atamadi. Evinin balkonuna çikip, bir
sarjör
mermiyi havaya sikamadi. Atatürk'e
aciyorum... Sen kalk, dört kadinla evlenebilecegin bir dönemde
dünyaya
gel,
sonra degerini bilmeyip tek kadinla evlilik sistemini getir.
Aaaah
ah...
Çilgin diskolara gitmek, sabahlara kadar içip içip rok yapmak,
babasinin
mersedesini alip söyle bir Emirgan turu çekmek dururken...
Bunlari
yapmadi
Atatürk... Keyif çatmadi...Tüm hayatini ülkesinin kurtulusuna ve
uygarlasmasina harcadi...
ISTE ONUN IÇIN BÜYÜK ADAMDI..."