genarex
04-10-06, 09:59
Arkadaşlar, bana e-posta yoluyla ulaşan bir metni sizlerle paylaşmak istedim. Yorum sizin.
BAŞBAKANA CEVAPTIR
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'na;
1 Eylül 2006 tarihinde Van'ın Özalp ilçesi Saray mevkiinde İran
sınırından teröristlerce açılan ateş sonucu evladımız Piyade Er
Deniz Yüzgeç şehit düştü. Aynı gün akşam saatlerinde acı haber bir binbaşı
ve iki doktor nezaretinde bizlere ulaştırıldı, 2 Eylül Cumartesi günü
cenazesi İzmir'e getirilerek 3 Eylül Pazar günü resmi tören ile Kadifekale
şehitliğinde defnedildi.Tüm bu süreç boyunca en düşük rütbeden en yüksek
rütbeye kadar tüm askeri personel gerekli tüm prosedürü eksiksiz yerine getirmiş
ve şehidimize son görevimizi layıkıyla yapmamızı sağlamıştır.
Lakin devletin en önemli ikinci makamında bulunduğunuz ve de
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni ilk ağızdan temsil ettiğiniz halde,
henüz şehitlerimizin toprağı dahi kurumadan yaptığınız "Askerlik yan gelip yatma
yeri değildir" açıklaması ve arkasından da sözde hatanızı düzeltmek için
verdiğiniz demeçte "Askerlik turistik bir mekan değildir" demeniz
tüm ailemizde infial yaratmıştır.
Nasıl bir başbakan "Artık şehit haberi almak istemiyoruz" diye
feryat eden bir vatandaşına bu tür bir açıklama getirebilir?
Ülkemizde milyonlarca insanın gözü kulağı son dönemde tırmanan eylemlere karşı
ne tür bir önlem paketi açıklayacağınızı duyabilmek umuduyla size
çevrilmişken, hangi düşüncelerle bu anlamsız, anlamsız olduğu kadar da
yakışıksız açıklamayı yapabildiniz bilemiyoruz.
Size maddeler halinde hatırlatmak isteriz ki;
1.Siz ne Başbakan olmadan önce gittiğiniz Amerika Birleşik Devletleri'nde
görüştüğünüz kişilerin, ne de Avrupa Birliği'nde müzakere adı altında
bazı ödünler verdiğiniz şahısların değil, bizim yani Türkiye Cumhuriyeti
vatandaşlarının Başbakan'ısınız.
2.Bu tür bir açıklamayı yapmanız gösteriyor ki; ya sarf ettiğiniz
cümlelerin hangi kişilerce nasıl algılanacağını düşünmeden
konuşuyorsunuz, ya da bilerek ve isteyerek şehit ailelerine ve tüm
halkımıza "çocuklarınızı askere gönderirseniz ölmeleri gayet
doğaldır" gibi bir açıklama getiriyorsunuz. Bizce her iki
durumda da istifa etmediğiniz her saniye rahmetli şehitlerimizin aziz
hatırasına zarar vermektesiniz.
3.Bu tarihten itibaren oğlunuz Bilal Erdoğan'ın askerlik durumunun en
yakın takipçileri olacağız.
Umarız ki Allah bu büyük acıyı asla ne size ne de bir başkasına
yaşatmasın.
Sizden yıllardır devam eden bu sorunlara bir çözüm bulmanızı
dilemek isterdik ama sahip olduğunuz ve olamadığınız özelliklerinizi
düşününce bu sorunu çözebileceğinize artık inanmıyoruz.
Son olarak ifade etmeliyiz ki, bu metin sizi siyasi olarak yıpratmak veya
iktidarınızı sarsmak amacıyla düzenlenmiş bir muhalefet komplosu değil,
evladını bazı tedbirsizlikler yüzünden şehit vermiş bir ailenin
yaptığınız açıklamalara verdiği en hafifletilmiş cevabıdır.
Bu mesajın size belki de hiçbir zaman ulaştırılmayacağını biliyoruz.
Ancak biz bu mesajı size ve tüm halkımıza ulaştırmak için
elimizden geleni yapacağız.
MESAJI ALANLAR. SİZLER DE ÜZERİNİZE DÜŞENİ YAPINIZ
VE İLETEBİLDİĞİNİZ KADAR İLETİNİZ. DUYARSIZ KALMAYALIM.
ŞEHİTLERİMİZE VE AİLELERİNE BU KADARINI BORÇLUYUZ.
BAŞBAKANA CEVAPTIR
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'na;
1 Eylül 2006 tarihinde Van'ın Özalp ilçesi Saray mevkiinde İran
sınırından teröristlerce açılan ateş sonucu evladımız Piyade Er
Deniz Yüzgeç şehit düştü. Aynı gün akşam saatlerinde acı haber bir binbaşı
ve iki doktor nezaretinde bizlere ulaştırıldı, 2 Eylül Cumartesi günü
cenazesi İzmir'e getirilerek 3 Eylül Pazar günü resmi tören ile Kadifekale
şehitliğinde defnedildi.Tüm bu süreç boyunca en düşük rütbeden en yüksek
rütbeye kadar tüm askeri personel gerekli tüm prosedürü eksiksiz yerine getirmiş
ve şehidimize son görevimizi layıkıyla yapmamızı sağlamıştır.
Lakin devletin en önemli ikinci makamında bulunduğunuz ve de
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni ilk ağızdan temsil ettiğiniz halde,
henüz şehitlerimizin toprağı dahi kurumadan yaptığınız "Askerlik yan gelip yatma
yeri değildir" açıklaması ve arkasından da sözde hatanızı düzeltmek için
verdiğiniz demeçte "Askerlik turistik bir mekan değildir" demeniz
tüm ailemizde infial yaratmıştır.
Nasıl bir başbakan "Artık şehit haberi almak istemiyoruz" diye
feryat eden bir vatandaşına bu tür bir açıklama getirebilir?
Ülkemizde milyonlarca insanın gözü kulağı son dönemde tırmanan eylemlere karşı
ne tür bir önlem paketi açıklayacağınızı duyabilmek umuduyla size
çevrilmişken, hangi düşüncelerle bu anlamsız, anlamsız olduğu kadar da
yakışıksız açıklamayı yapabildiniz bilemiyoruz.
Size maddeler halinde hatırlatmak isteriz ki;
1.Siz ne Başbakan olmadan önce gittiğiniz Amerika Birleşik Devletleri'nde
görüştüğünüz kişilerin, ne de Avrupa Birliği'nde müzakere adı altında
bazı ödünler verdiğiniz şahısların değil, bizim yani Türkiye Cumhuriyeti
vatandaşlarının Başbakan'ısınız.
2.Bu tür bir açıklamayı yapmanız gösteriyor ki; ya sarf ettiğiniz
cümlelerin hangi kişilerce nasıl algılanacağını düşünmeden
konuşuyorsunuz, ya da bilerek ve isteyerek şehit ailelerine ve tüm
halkımıza "çocuklarınızı askere gönderirseniz ölmeleri gayet
doğaldır" gibi bir açıklama getiriyorsunuz. Bizce her iki
durumda da istifa etmediğiniz her saniye rahmetli şehitlerimizin aziz
hatırasına zarar vermektesiniz.
3.Bu tarihten itibaren oğlunuz Bilal Erdoğan'ın askerlik durumunun en
yakın takipçileri olacağız.
Umarız ki Allah bu büyük acıyı asla ne size ne de bir başkasına
yaşatmasın.
Sizden yıllardır devam eden bu sorunlara bir çözüm bulmanızı
dilemek isterdik ama sahip olduğunuz ve olamadığınız özelliklerinizi
düşününce bu sorunu çözebileceğinize artık inanmıyoruz.
Son olarak ifade etmeliyiz ki, bu metin sizi siyasi olarak yıpratmak veya
iktidarınızı sarsmak amacıyla düzenlenmiş bir muhalefet komplosu değil,
evladını bazı tedbirsizlikler yüzünden şehit vermiş bir ailenin
yaptığınız açıklamalara verdiği en hafifletilmiş cevabıdır.
Bu mesajın size belki de hiçbir zaman ulaştırılmayacağını biliyoruz.
Ancak biz bu mesajı size ve tüm halkımıza ulaştırmak için
elimizden geleni yapacağız.
MESAJI ALANLAR. SİZLER DE ÜZERİNİZE DÜŞENİ YAPINIZ
VE İLETEBİLDİĞİNİZ KADAR İLETİNİZ. DUYARSIZ KALMAYALIM.
ŞEHİTLERİMİZE VE AİLELERİNE BU KADARINI BORÇLUYUZ.