karaca
18-08-06, 03:57
hayatim senin chabalarini takdirle karshiliyorum ama hayat yeterince zor... yani senin bu kadar urashmana gerek yok!...
- ne ichin urashmama gerek yok?
- bir cümleyi ilk söylendiimde anlamak ichin... yapamiyorsun!
- ne diyorsun sen be?
- cümlenin sonundaki o "be" ne kadar da shirin durdu öyle, nerden aldin?
- senden almishtim hatirlamadin mi? ben senden aldigim güzide sözcükleri atmiyorum, sakliyorum... mesela chok güzel "ulan"larim da var... ister misin bir tane?
- ben sana ne zaman "ulan" dedim sorabilir miyim?
- bilmem, sorabilirsin herhalde...
- ben sana ne zaman ulan dedim?
- bak sorabildin ishte!
- peki sen cevap verebilecek misin?
- tabii... bu konuyla ilgili kesin bir tarih vermek zor ama istersen hemen hemen her gün diyelim...
- yani ben sana her gün ulan mi diyorum?
- evet... neden shashirmish gibi yapiyorsun? ilishkimizin üchüncü sevishmesinden sonra sen kibarlii biraktin... zaten öyle pek de tiryakisi olmadiin ichin birakmakta fazla zorlanmadin...
- ben öyle bir üchüncü sevishme hatirlamiyorum...
- chok normal... o kadar kisaydi ki... zaten ben de hayal meyal hatirliyorum...
- hah! shimdi de cinsel hayatimiz problem oldu...
- bizim öyle bir hayatimiz yok... neyse bu konuyu konushmak istemiyorum... bir ölünün arkasindan konushmak doru olmaz...
- kimmish bu ölü?
- özür dilerim. amacim sana ölmüsh bir parchani hatirlatip üzmek deildi... dikkat ettiysen bu konuda konushmak istemediimi de söylemishtim...neyse ben bunu sorun etmiyorum... insanolu her gidenin yokluuna alishiyor... senin idrar yollarin achiksa mesele yok... hem bir de iyi tarafindan bak, cinsel hayatimiz olmadii ichin kültürel faaliyetlere daha chok zaman ayirabiliyoruz! ama sanirim en gech yarin erotik bir film seyretmem lazim...
- ne demek istiyorsun sen be?
- be'yi geri veriyorsun demek. sende kalabilirdi ama neyse...
- konuyu daitip beni sinir etme... biz daha dün deil önceki gün sevishtik seninle!
- hayir sevishmedik. biz tesebbüs ashamasindayken seni geri zekali arkadashin hayri aradi, yaklashik yirmidört dakika at yarishi konushtunuz... o sana troya tek olur dedi, sen de hayir abiciim oraya chok at yazmak gerekir dedin ve bu nefis konushma böyle sürüp gitti... bu shiirsel sohbetin etkisinden olacak, uyuyakalmishim...
- nitekim troya achik ara aldi yarishi... boshu boshuna bir sürü at yazdik...
- efendim?
- öyle olmadi canim. telefon chaldiinda ben daha achmadan sen tuhaf bir havaya girdin... sanki kendimi ben aramishim gibi... ben daha hayri ne haber demeden sen horlamaya bashladin... bu horlamanin shiirselliinden olacak, kendimi at yarishina vermishim... son bir shey daha: hayri geri zekali deil...
- bak biz seninle hersheyi tartishma konusu yapabiliriz, bir tek shey dishinda, o da hayri'nin geri zekali olushudur. chünkü bunun aksi yönde bir tek uzman görüshü yoktur, olamaz da!
- unutma ki o bir yayinevi sahibi...
- evet ama atlarin anlayacai düzeyde kitaplar basiyor...
- senin ona neden uyuz olduunu ikimiz de biliyoruz, uzatmayalim istersen...
- yok yok uzatalim... neden uyuz oluyormushum ben?
- karisini aldatiyor diye... ben de sana yillardir anlatamiyorum ki bu, hayri'yle karisi arasindaki bir sorun, bizi ilgilendirmez...
- bal gibi de ilgilendirir. birincisi, hayri pis, irench, ashailik bir etobur... sadece karisini aldatmiyor, ayni zamanda her an adaleti de yaniltabilir. bashina gelecek bir trafik kazasi durumunda ona charpacak olan shahane kamyon bir gün elbet trafie chikacak- hukuksal olarak insan muamelesi görecek. o hayvanin ne hakki var benim kamyoncumu madur etmeye?
- sen iyice tirlattin. neden bu kadar taktin adama bilmiyorum ki.
- o adam dediin canli, ruslar'la yatiyor.
- ne var? irkchi mi oldun shimdi de?
- sachmalama... kaninda muhtemelen irice bir aids virüsü tashiyor o! buraya kadar bir sorun yok ama karisina bulashtiracak... nurten de arkadashimiz olduuna göre, o da bize bulashtiracak...
- nasil bulashtiracak nurten bize? sevishecek miyiz kendisiyle, allah allah!
- sachmalama. aids baska yollarla da bulashiyor... mesela aiz yoluyla!
- sorun deil biz de takma dishlerini kullanmayiz!
- nurten'in dishleri takma deil ki?
- bak gördün mü boshuna endiseleniyormushsun... takma dishi yok ki kullanalim, deil mi hayatim?
- ben onu bunu bilmem, hayri denen alchakla görüshmen beni rahatsiz ediyor...sizin ortak yaniniz nedir ben aslinda onu merak ediyorum. rus kültürü olmasin?
- sachmalama...
- sürekli at yarishi oynamiyorsunuz herhalde... mesela hayri rus fahishelerle yattii sirada sen ne yapiyorsun, yan odada rus klasikleri mi okuyorsun?
- evet... hayri'nin ish kondüsyonu da iyi. ish uzun sürüyor. düshün iki seansta "savash ve barish"i bitirdim... olay rusya'da geçiyor...
- bir kere bu woody allen'in esprisi!
- biliyoruz. bir sakincasi mi vardi? hayri kesmedi galiba, bir de woody allen'in telif sorunu yüzünden mi kavga edeceiz?
- sorduum soruyu laf kalabaliinda gözden kaybettirmeye chalishma! sen de yapiyor musun hayri'nin yaptiini?
- nasil yani? hayri'nin hangi yaptiini?
- rus hayat kadinlariyla chiftleshiyor musun sen de!
- sen delirdin mi sevgilim?
- hala net bir yanit alabilmish deilim...
- hayir hayatim, manyak misin sen! ne ishim var benim rus kadinlarla?
- yani hich mi olmadi? ne bileyim fazla alkol alinan bir gece sonrasi hayri iblisi sana "tanishtirayim, irina" demedi mi?
- demedi!
- vay terbiyesiz... demek kadinla oturdunuz ama tanishtirmadi ha? zaten o hayri ayisindan da bu beklenirdi. eee? ismini bile bilmediin bir rus'la yatmak nasil bir shey?
- sevgilim! hastasin sen!
- hastalanmam chok normal deil mi? her gece irench bir virüsle ayni yatai paylashiyorum!
bitmez....
ayyyy... bayildim yani yazarken... bi de yashiyor insanlar bunu...
not: yılmaz erdoğanın haybeden gerçeküstü konuşmalar isimli kitabının giriş kısmı...
- ne ichin urashmama gerek yok?
- bir cümleyi ilk söylendiimde anlamak ichin... yapamiyorsun!
- ne diyorsun sen be?
- cümlenin sonundaki o "be" ne kadar da shirin durdu öyle, nerden aldin?
- senden almishtim hatirlamadin mi? ben senden aldigim güzide sözcükleri atmiyorum, sakliyorum... mesela chok güzel "ulan"larim da var... ister misin bir tane?
- ben sana ne zaman "ulan" dedim sorabilir miyim?
- bilmem, sorabilirsin herhalde...
- ben sana ne zaman ulan dedim?
- bak sorabildin ishte!
- peki sen cevap verebilecek misin?
- tabii... bu konuyla ilgili kesin bir tarih vermek zor ama istersen hemen hemen her gün diyelim...
- yani ben sana her gün ulan mi diyorum?
- evet... neden shashirmish gibi yapiyorsun? ilishkimizin üchüncü sevishmesinden sonra sen kibarlii biraktin... zaten öyle pek de tiryakisi olmadiin ichin birakmakta fazla zorlanmadin...
- ben öyle bir üchüncü sevishme hatirlamiyorum...
- chok normal... o kadar kisaydi ki... zaten ben de hayal meyal hatirliyorum...
- hah! shimdi de cinsel hayatimiz problem oldu...
- bizim öyle bir hayatimiz yok... neyse bu konuyu konushmak istemiyorum... bir ölünün arkasindan konushmak doru olmaz...
- kimmish bu ölü?
- özür dilerim. amacim sana ölmüsh bir parchani hatirlatip üzmek deildi... dikkat ettiysen bu konuda konushmak istemediimi de söylemishtim...neyse ben bunu sorun etmiyorum... insanolu her gidenin yokluuna alishiyor... senin idrar yollarin achiksa mesele yok... hem bir de iyi tarafindan bak, cinsel hayatimiz olmadii ichin kültürel faaliyetlere daha chok zaman ayirabiliyoruz! ama sanirim en gech yarin erotik bir film seyretmem lazim...
- ne demek istiyorsun sen be?
- be'yi geri veriyorsun demek. sende kalabilirdi ama neyse...
- konuyu daitip beni sinir etme... biz daha dün deil önceki gün sevishtik seninle!
- hayir sevishmedik. biz tesebbüs ashamasindayken seni geri zekali arkadashin hayri aradi, yaklashik yirmidört dakika at yarishi konushtunuz... o sana troya tek olur dedi, sen de hayir abiciim oraya chok at yazmak gerekir dedin ve bu nefis konushma böyle sürüp gitti... bu shiirsel sohbetin etkisinden olacak, uyuyakalmishim...
- nitekim troya achik ara aldi yarishi... boshu boshuna bir sürü at yazdik...
- efendim?
- öyle olmadi canim. telefon chaldiinda ben daha achmadan sen tuhaf bir havaya girdin... sanki kendimi ben aramishim gibi... ben daha hayri ne haber demeden sen horlamaya bashladin... bu horlamanin shiirselliinden olacak, kendimi at yarishina vermishim... son bir shey daha: hayri geri zekali deil...
- bak biz seninle hersheyi tartishma konusu yapabiliriz, bir tek shey dishinda, o da hayri'nin geri zekali olushudur. chünkü bunun aksi yönde bir tek uzman görüshü yoktur, olamaz da!
- unutma ki o bir yayinevi sahibi...
- evet ama atlarin anlayacai düzeyde kitaplar basiyor...
- senin ona neden uyuz olduunu ikimiz de biliyoruz, uzatmayalim istersen...
- yok yok uzatalim... neden uyuz oluyormushum ben?
- karisini aldatiyor diye... ben de sana yillardir anlatamiyorum ki bu, hayri'yle karisi arasindaki bir sorun, bizi ilgilendirmez...
- bal gibi de ilgilendirir. birincisi, hayri pis, irench, ashailik bir etobur... sadece karisini aldatmiyor, ayni zamanda her an adaleti de yaniltabilir. bashina gelecek bir trafik kazasi durumunda ona charpacak olan shahane kamyon bir gün elbet trafie chikacak- hukuksal olarak insan muamelesi görecek. o hayvanin ne hakki var benim kamyoncumu madur etmeye?
- sen iyice tirlattin. neden bu kadar taktin adama bilmiyorum ki.
- o adam dediin canli, ruslar'la yatiyor.
- ne var? irkchi mi oldun shimdi de?
- sachmalama... kaninda muhtemelen irice bir aids virüsü tashiyor o! buraya kadar bir sorun yok ama karisina bulashtiracak... nurten de arkadashimiz olduuna göre, o da bize bulashtiracak...
- nasil bulashtiracak nurten bize? sevishecek miyiz kendisiyle, allah allah!
- sachmalama. aids baska yollarla da bulashiyor... mesela aiz yoluyla!
- sorun deil biz de takma dishlerini kullanmayiz!
- nurten'in dishleri takma deil ki?
- bak gördün mü boshuna endiseleniyormushsun... takma dishi yok ki kullanalim, deil mi hayatim?
- ben onu bunu bilmem, hayri denen alchakla görüshmen beni rahatsiz ediyor...sizin ortak yaniniz nedir ben aslinda onu merak ediyorum. rus kültürü olmasin?
- sachmalama...
- sürekli at yarishi oynamiyorsunuz herhalde... mesela hayri rus fahishelerle yattii sirada sen ne yapiyorsun, yan odada rus klasikleri mi okuyorsun?
- evet... hayri'nin ish kondüsyonu da iyi. ish uzun sürüyor. düshün iki seansta "savash ve barish"i bitirdim... olay rusya'da geçiyor...
- bir kere bu woody allen'in esprisi!
- biliyoruz. bir sakincasi mi vardi? hayri kesmedi galiba, bir de woody allen'in telif sorunu yüzünden mi kavga edeceiz?
- sorduum soruyu laf kalabaliinda gözden kaybettirmeye chalishma! sen de yapiyor musun hayri'nin yaptiini?
- nasil yani? hayri'nin hangi yaptiini?
- rus hayat kadinlariyla chiftleshiyor musun sen de!
- sen delirdin mi sevgilim?
- hala net bir yanit alabilmish deilim...
- hayir hayatim, manyak misin sen! ne ishim var benim rus kadinlarla?
- yani hich mi olmadi? ne bileyim fazla alkol alinan bir gece sonrasi hayri iblisi sana "tanishtirayim, irina" demedi mi?
- demedi!
- vay terbiyesiz... demek kadinla oturdunuz ama tanishtirmadi ha? zaten o hayri ayisindan da bu beklenirdi. eee? ismini bile bilmediin bir rus'la yatmak nasil bir shey?
- sevgilim! hastasin sen!
- hastalanmam chok normal deil mi? her gece irench bir virüsle ayni yatai paylashiyorum!
bitmez....
ayyyy... bayildim yani yazarken... bi de yashiyor insanlar bunu...
not: yılmaz erdoğanın haybeden gerçeküstü konuşmalar isimli kitabının giriş kısmı...