Tüm Versiyonu Göster : Latife Hanım / İpek Çalışlar


Eylül
08-08-06, 15:52
[Link only for Paid Subscribers]


Dünya basını, Mustafa Kemal Paşa’nın kadın hakları savunucusu ve peçe takmayan eşi Latife Hanım’ı Türkiye’deki değişimin habercisi olarak adım adım izledi.

Evlilikleri bitince, Latife Hanım’ın entelektüel ve siyasi kimliği yok sayıldı, Cumhuriyet’in kuruluşuna yaptığı katkılar unutuldu.

Latife Hanım’ı gölgeleyen perde kaldırıldığında hem bir mücadele kadınıyla hem de bambaşka bir Mustafa Kemal’le karşılaşacaksınız. Karısıyla siyasi tartışmalara giren, “Hanım bize Çaykovski çal! ” diyen, boşandıktan sonra eski eşinin evine güller gönderen Mustafa Kemal’le.

Cumhuriyet’in kuruluş dönemine ait pek çok yeni bilgiyi de içeren bu kitap, aynı zamanda ölene kadar sürmüş bir aşkın da hikayesi.

Atatürk öldükten sonra kasasından çıkan özel eşyalardan biri, içinde “1339 Gazi M. Kemal” yazılı bir nişan yüzüğüydü. Ölümünün ardından Latife Hanım’ın kasasından da tülbent bir kesede sakladığı nişan yüzüğü çıktı. İkisi de İsmet Paşa’nın Lozan’dan armağan olarak getirdiği yüzükleri ömürlerinin sonuna dek saklamışlardı.


Mustafa Kemal Atatürk’ün evlendiği kadındı o. Hırçındı, öyle yazdılar. Atatürk’e göre değildi. Zaten evlilikleri de bitti. Mustafa Kemal Atatürk’ün ayrıldığı kadındı o. Latife Hanım’dı.
İpek Çalışlar, Latife Hanım’da işte o kadını anlatıyor. Ama şimdiye kadar gördüğümüz, tanıdığımızdan başka bir Latife Hanım çıkıyor karşımıza. Kadın haklarının savunucusu, eşi karşısında sağlam duran, ona destek olan, kültürlü bir kadın. Şimdiye kadar hiç gün ışığına çıkmamış belgeler, yabancı kaynaklardan alıntılar, fotoğraflar Latife Hanım portresini daha ayrıntılı ve net çiziyor. Cumhuriyet tarihiyle birlikte Mustafa Kemal’in portresi de bir kez daha şekilleniyor. Eşiyle siyaset dahil birçok konuda tartışabilen, onunla gurur duyan, onu herkese tanıtmaktan hoşlanan bir erkek bu kitapta ortaya çıkan. Ayrıca, Latife Hanım da Atatürk’le birlikte olduğu dönemle sınırlı kalmıyor, çocukluğu, boşandıktan sonraki yaşamı da giriyor devreye. Öyle olaylar anlatılıyor ki bu kitapta, gölgede kalmış bir aşk gözler önüne seriliyor. Gölgede kalmış bir kişilik şahlanıyor. Kitaba, kadınca bir bakış açısı egemen oluyor. Bir kadını tanımak, Cumhuriyet tarihine bambaşka bir gözle bakmak, sonu hüzünle bitse de olağanüstü bir aşk macerasına tanık olmak için Latife Hanım’ı mutlaka okumalısınız. Yeni Türkiye’nin kuruluşuna katkıları olan, Türkiye Cumhuriyeti’nin birinci adamına âşık bir kadından söz ediyoruz, unutmayın. İşte gölgede kalmış Latife!


arkadaşlar ben daha okumadım ama okuyan birkaç arkadaşım çok etkileyici bir kitap olduğunu söylediler...