PDA

Tüm Versiyonu Göster : Baltalimanı Antlaşması


karaca
20-07-06, 16:00
OSMANLI TARIHINDEN BIR IBRET BELGESI ;BALTALIMANI ANLASMASI
bu anlasmayı dıkkatle okuyarak AB tarafindan talep edilmekte olan hukum ve anlasmalarla arasindaki benzerlikleri gorunuz...

Osmanlı'nın ne kadar güçlü olduğunu biliyorsunuz. Ancak; 1838 yılında İngilizlerle yapılan ilk ticaret anlaşması sırasında dış borç "sıfır" dı. Bu anlaşma Reşit Paşa yalısında yapıldığı için "Baltalimanı anlaşması" adını almıştır ve Mustafa Reşit pasa tarafından imzalanmıştır.
Günümüz IMF anlaşmalarına tıpatıp uymakta olan bu anlaşmalarla sanayi, ticaret, maliyede karar mekanizması Avrupalı devletlere bırakılmıştır. Osmanlı borç tuzağına düşürülmüştür. Bağımsız dış ticaret politikamız ortadan kalkmıştır, hatta yerli tüccar %12 vergi öderken yabancı tüccar %5 vergi ödüyordu. Yabancılar Osmanlı Devleti içinde her türlü mal alış-satışını serbestçe yapıyorlardı. Osmanlı pazarları Avrupa'nın açık pazarı haline getirildi. (Bügünkü gümrük birliği gibi) Yabancı rekabete hazır olmayan yerli üretim tümüyle yok oldu. Bazı maddelere bir göz atalım:
1-Geçerlilik süresi sınırsız olan bu anlaşmalar tüm Avrupa devletleri için de geçerlidir.
2-Kapitülasyonlar devam edecek.
3-İngiliz tüccarlara tanınan haklar onların yanında çalışan çıraklara bile tanınacak.
4-Bu kişiler devletin her yerinde her çeşit malı serbestçe alıp satacak.
5-Osmanlıya tanınan tekel haklar iptal edilecek.
6-Yabancılar mal alım ve nakli için vergi ödemeyecekler.
7-İngilizler, dünyanın neresinden olursa olsun istedikleri malları ülkeye rahatça, vergisiz sokabilecekler.
Bu serbest ticaret anlaşmasıyla dış rekabete hazır olamayan ülkemizde pamuk Amerikan pamuğuna, yün Avusturya ve Arjantin yününe yenildi, İngiltere sahip olduğu ayrıcalıklarla bütün yabancı malları ülkemize vergisiz sokarken bizden yaptığı ithalat sönük kaldı.
Artık bütün işler Batı'ya bağlı olarak yapılıyordu. Hatta yükselmek isteyen bürokratlar bu yabancı devlet adamları ile görüşmeler yapmaya başlamıştır.(Dikkat ederseniz günümüzde de iktidara gelmek isteyen parti liderleri sürekli Amerika' ya gidip gelmekte, icazet almakta. Bakanların atanmasında Amerika bu atamayı yapıyor.)
Tanzimat fermanı ilanından sonra Türkiye' ye olan Hristiyan göçü arttı. Rumlar başta olmak üzere tüm yabancılar kendilerine sağlanan mülkiyet hakkı güvenliği, ekonomik, sosyal ayrıcalıklar ve siyasi hesaplara bağlı olarak ülkemizden yoğun bir şekilde toprak aldılar. Tanzimat uygulamaları kendi ülkeleri olan Yunanistan' dan bile daha elverişliydi. Bu durumda çoğu İzmir ve çevresine yerleştiler.
Sizlere özet halinde bu bilgileri sunduğum için arada olup biten gelişmeleri anlatamıyorum. Kaynak kitapları aşağıda belirteceğim.
Nihayet yıl 1854... İngiltere ile yapılan ilk anlaşmanın üzerinden 16 yıl geçiyor ve sıfır borcu olan Osmanlı ilk borcunu alıyor. 3 milyon sterlin! % 6 faizli. Ve Yıl 1875. Osmanlı sahip olduğu bütçenin % 76' sını dış borca ayırıyor.(Aynı günümüz Türkiye' si gibi) Ve o dev imparatorluk 6 Ekim 1875' de borçlarını ödeyemeyeceğini tüm dünyaya duyurdu. Artık bu film bitti! Şimdi yakın tarihimize geliyoruz ama önce şunu mutlaka belirtmeliyim. Fransa maliye bakanlığı müşaviri ve aynı zamanda alacaklı devletlerin hesap komisyonu başkanı Daniel Ducoste 1889'da yazdığı kitapta şu acı gerçekleri yazıyordu.
"Şimdi Türkler hızla borçlanmaktadırlar. Ancak yirmibes yıl sonra Osmanlı toplumunda borçlanmaya karşı çıkacak muhalif unsurlar ortaya çıkacaktır. iste o zaman alacaklarımız ve faizleri tehlikeye düşecektir. Bu yüzden Osmanlı devleti üzerinde çıkarlarımızı koruyabilecek Türk yöneticilere ihtiyacımız vardır. Ben bu yerli misyonerlerin bizden ve bizim yapacağımız siyasi baskılardan daha etkili olacagı kanısındayım. Bunlar Türk halkına kendi dilleri, kendi ikna yöntemleri ile yaklasabilirler. Bu yerli misyonerler bir kaç yüzyıl teminat unsurlarımız olacaktır" İngiltere Dışişleri Bakanı Clarendon Osmanlı için şunları söylüyordu "Bunları ıslah etmenin tek yolu yeryüzünü bunlardan ıslah etmektir." Bir başka dönem Dışişleri Dakanı Stanley ise "ingiltere Türklere karsı ne bir yakınlık ne de özel bir ilgi duymaktadır. Bunlar Avrupa haritasından silinip gitmelidir. Ancak isin asıl zor tarafı bunların yerine neyin konulacagıdır."


PS : Bu boyutta düşünmenin insanı paranoyak yapacağını biliyorum.İnanıp inanmamak arasındaki ince çizgidense tarihe biraz kulak vermenin yararlı olacağını düşünüyorum..

dedeefendi
20-07-06, 16:19
Bunlar Avrupa haritasından silinip gitmelidir. Ancak isin asıl zor tarafı bunların yerine neyin konulacagıdır."


İşte nihai çaba bu zaten, bununla beraber biz ve kendilerinden olmayan diğerlerinden faydalanmaya devam edeceklerdir...

Avrupa birliğine girmeden gümrük birliğine girip karşılıksız veren bir başka ülke daha yok..Boşuna bağırmıyor herifler limanlarınızı, hava alanlarınızı, gümrüklerinizi bize de açın bizde faydalanalım diye...

Ve tarih böylece tekerrür edip duruyor, umarım güçlü ve adil olduğumuz dönemler de bir gün tekerrür eder..;)

Güneşin Kızı
22-07-06, 11:38
Off yine çok sinirlendim.. Osmanlı'yı bitiren en ciddi anlaşma bu iken biz hala ders almıyoruz.. İran-İngiltere hattında dil çizgisini bozan tek ülke kim?? Tabiki Ural-Altay dil grubunda bulunan Türkiye.. Yani nedenler nedenler ortada iken yapılanlar bile bile yapılıyor demek içten bile değil..