PDA

Tüm Versiyonu Göster : Gülten AKIN Yaşamı ve Şiirleri


Güneşin Kızı
24-06-06, 22:26
1933'te Yozgat'ta doğdu. Ankara Atatürk Lisesi'ni ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi (1959). Aynı yıl Yaşar Cankoçak'la evlendi. 1959'dan başlayarak, eşinin kaymakam olarak bulunduğu Gevaş, Alucra, Gerze, Saray ilçelerinde ve Kahramanmaraş'ta öğretmenlik, avukatlık yaptı. 1972'de Ankara'ya yerleşti. Bir süre Türk Dil Kurumu Derleme ve Tarama Kolu'nda çalıştı. İnsan Hakları Derneği, Halkevleri, Dil Derneği gibi demokratik kitle örgütlerinde kurucu ve yönetici olarak görev aldı.

İlk şiiri 1951'de Son Haber gazetesinde yayımlandı. Daha sonraki şiirleri, Hisar, Varlık, Yeditepe, Türk Dili, Mülkiye gibi dergilerde çıktı. İlk şiirlerinde doğa, aşk, ayrılık, özlem gibi konuları işleyen Gülten Akın, sonradan toplumsal sorunlara eğilen ve halk şiirinin olanaklarından yararlanan ürünler verdi. Son yıllardaki şiirleri ise farklı söyleyiş biçimleri ve bilgece bakış açısıyla dikkat çekti.

Şiirleri İngilizce, Almanca, Flamanca, Danca, İtalyanca, Bulgarca, Arapça, Lehçe, İspanyolca, Fransızca ve İbranice'ye çevrilen Gülten Akın'ın kırk aşkın şiiri bestelendi; kimi kısa oyunları Türkiye ve başka ülkelerde sahneye konuldu.

1955'te Varlık dergisinin açtığı şiir yarışmasında birincilik ödülünü paylaşan Gülten Akın, Türk Dili kurumu Şiir Ödülü (1964), TRT Sanat Ödülleri Yarışması'nda Başarı Ödülü (1972), Yeditepe Şiir Armağanı (1976), Halil Kocagöz Ödülü (1991), Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü (1992), Akdeniz Altın Portakal Şiir Ödülü (1999) ve Dünya Gazetesi'nin Yılın Telif Kitabı Ödülü'ne (2003) değer görüldü.

Şiir kitaplarının başlıcaları Rüzgar Saati (1956), Kestim Kara Saçlarımı (1960), Sığda (1964) Kırmızı Karanfil (1971), Maraş'ın ve Ökkeş'in Destanı (1972), Ağıtlar ve Türküler (1976), Seyran Destanı (1979), İlahiler (1983), Sevda Kalıcıdır (1991), Sonra İşte Yaşlandım (1995), Sessiz Arka Bahçeler (1998), Uzak Bir Kıyıda (2003)'dır.

"Ne güzel şiirler yazıyorlar, ne güzel mektuplar. Ne güzel resimler yapıyorlar. Bunca ağır yaşamın sitemini şiir çeker çünkü, resim çeker. Bunca ağır yaşamaya karşın yürekte saklanan umut da ancak şiire yüklenebilir."

Güneşin Kızı
24-06-06, 22:28
YAĞMUR YAĞMUR

Yağmur, yağmur... Bu neyi anlatır?
Bunca siste bunca ıslak serçe
Hüznü bir köşesinden tutup kaldırmıştır

Yağmur, yağmur... Bu neyi anlatır?
Son yaz derlenmiş, son ateş sönmüş
Düz yollara inen son kaçkın, son eşkıya
Hüznü bir köşesinden tutup kaldırmıştır.

Yağmur, yağmur... Bu neyi anlatır?
Oyun biter, o kesin güz çizgileri
Sevgi, bir de ölümle örselenmiş
Aklı bir köşesinden tutup kaldırmıştır.

Gülten AKIN

Güneşin Kızı
24-06-06, 22:30
YORGUN SEVİ

Susarak,iki komşu gibi güne değerek
Asıl söyleneceklerin üstünden aşarak
Sevdiğim
Ayrı ayrı uzakta,yanyana

Birbirimizi derinden gözlediğimiz yazlarda
Ve üstün körü baktığımız kentlerde
Güllerin güllerimiz
Hüzünlerimse hüzünlerimiz değil

Bir deli kuzgun gibiyim yaşlı teleğimle
Göğü siliyorum duraksamadan
Yorgunluktan değil,öyle sanıyorum
Yalnızlıktandır
Hızla dökülüyor tüyüm teleğim

Orda öyle aramızda soluyor işte
Ayrı ayrı uzakta,yan yana
Hangi yangın hangi deprem becerebilir?

Güneşin Kızı
24-06-06, 22:31
UZUN YAĞMURLARDAN SONRA

Sen yağmurlu günlere yakışırsın
Yollar çeker uzak dağlar çeker uzak evler
Islanan yapraklar gibi yüzün ışır
Işırsa beni unutma
Alır yürür sıcak mavisi gökyüzünün
Kuşlar döner uzun yağmurlardan sonra bir gün
Bir yer sızlar yanar içinde büsbütün
Her şeye rağmen ellerin üşür
Üşürse beni unutma
Yeni dostlar yeni rüzgarlar gelir geçer
Yosun muydum kaya mıydım nasıl unuturlar
Kahredersin başın önüne düşer
Düşerse beni unutma

Güneşin Kızı
24-06-06, 22:33
SEVDA KALICIDIR

Kayboldum
Bir köpeğin çocuğu beklediği gibi
Hasterle kamaşık yüreği

Kayboldum
Bağırırlar,seslerini yankısı dönmez geri
Dönemez bir türlü

Kayboldum
Herkesin adı okunur,düşmüştür onunki

Kayboldum
Yıllarca beraber uyumak uyanmak
Suya ve ekmeğe uzanmak birlikte
Tartışmak,küsüşmek,sevişmek
Ama sevda nerde sevda nerde

Kayboldum
Kimilere göre hüzündü kimilere nostalji
Kimler tutkun idi kimler unuttu

Siz hepiniz ölüleri ve mezarları seversiniz
Çoğa sürmez bir gün bende beklerim

Güneşin Kızı
24-06-06, 22:34
ÇAĞRI

Evler büyük dedikçe büyük
Ben insanların en garibi
Uzağı ilk defa kavradım
Görür yahut dokunur gibi
Eski bir saçakta kuşlarla
Yele yağmura karşı oturdum
İç içe daireler çiziyor
İçine adımı yazıyorum
Gün uzun türküsünü bitirdi
Karlı dallara yürüdü karanlık
Yalnızlık çekilmez bu vakit
Delirdi denizde yosun çayda balık
Gel artık

Güneşin Kızı
24-06-06, 22:38
DELİ KIZIN TÜRKÜSÜ
I
Sabahleyin

Karayı kaldırın mavi koyun umudumu yitirmedim
Beni çağırın gülümserken uykunun bir yerinde
Eliniz beyazken uzatın isterim
Karayı kaldırın sevgi koyun umudumu yitirmedim

Ben ışıklar konfetler bayramlar istemem
Uzanmışım gölgeliğe bir başıma
Şu uzaktan tükenmez yalnızlıktan
İçten içe ürküyorum ama
Böyle de iyiyim

Siz dayanılmaz bir "Günaydın"sınız
Sabah sabah insanı ayağına getiren
Hiç yoktan dünyayı kendini sevdiren
Siz çocuk ağızlı bir "Günaydın"sınız

Çocuk ağzınızla biraz daha durun
Gittiğinizde güz gelmiş olacak

Güz gelirken bir yanı kara sevdalarla
Avcumda bu yavru kuş varken tedirgin
Sizde tutunacak yaslanacak kollar
Biraz daha durun biraz daha
Karayı kaldırın mavi koyun umudumu götürmeyin


Akşamüstü

Yollarda akşam dönüşü yorgun argın
Siz yoksunuz şiir yazan ellerim yok
Yarımla dışa dönmüşüm yarım susken
Çizginin üstindekiler yüz yüze
Koca bir gün ne yapmışım nasıl yaşamışım
Haberim yok

Dokunup çekilen bir şarkı rüzgarla
Vakti yalanlıyor sıcak sıcak
Sinema dönüşü iş dönüşü yahut bahanesiz
Beyazın tam ortasında bekliyorum
Ya gelmezseniz ne olacak

Maviyi kaldırın kara koyun sırasıdır
Bana yeni tutkular gerek bıktım
Bir solukta buz gibi yaşamak isterim
Beni öldürürse bu umut öldürür


Gece Türküsü

Alıp ayaklarımı yollardan şöyle rahat
Tam kendimi bulacakken
Kim getirir sizi başucuma
Kim kaldırır uzun uykunuzdan

Başlar gecenin oyunu delice
Dizlerime yükselir bir deniz
Anıları küçük yıldızlar gibi karanlıkta
Yanıma yöreme indirirsiniz

Ben ışıklar konfetler bayramlar istemem
Uzak uzak gitmede fayda yok
Şimdii bütün şehirler birbirine benzer
Bir kendi kendime doyasıya
Bu gece sussanız dinlensem
Ne gezer


II

Şimdi insanların yalnız kolları var
Ve ben delice bir şey istiyorum
Şimdi insanların yalnız kolları var
Ve ben başımı koyuyorum

Tuttu bir alacakaranlık bastı
Bütün şehirler birbirine benzedi
Saklı köşem bir daha aldattı ellerimi
Ellerimde iki üç isim kaldı

Adına yakılan mumlar İsa'nın
Yana yana bitti umutsuz
İsa, resimleri kadar güzel değildi
Biri kardeşliğimi aldı gitti
Şimdi ben delice yaslanmak istiyorum
Şimdi insanların yalnız kolları var


III

Sana büyük caddelerin birinde rastlasam
Elimi uzatsam tutsam götürsem
Gözlerine baksam gözlerine konuşmasak
Anlasan

Elimi uzatsam tutamasam
Olanca sevgimi yalnızlığımı
Düşünsem hayır düşünmesem
Senin hiç haberin olmasa
Senin hiç haberin olmaz ki
Başlar biter kendi kendine o türkü

Yağmur yağar akasyalar ıslanır
Bulutlar uçuşur gecelerin
Ben yağmura deli buluta deli
Bir büyük oyun yaşamak dediğin
Beni ya sevmeli ya öldürmeli

Yitirmeli büyük yolların birinde ne varsa
Böcekler gibi başlamalı yeniden
Bu Allahsız bu yağmur işlemez karanlıkta
Yan garipliğine yürek yan
Gitti giden


Gülten AKIN

Güneşin Kızı
24-06-06, 22:40
SENİ SEVDİM

Seni sevdim, seni birdenbire değil usul usul sevdim
"Uyandım bir sabah" gibi değil, öyle değil
Nasıl yürür özsu dal uçlarına
Ve günışığı sislerden düşsel ovalara

Susuzdu, suya değdi dudaklarım seni sevdim
Mevsim kirazlardan eriklerden geçti yaza döndü
Yitik ceren arayı arayı anasını buldu
Adın ölmezlendi bir ağız da benden geçerek
Soludum, üfledim,yaprak pırpırlandı Ağustos dindi
Seni sevdim, sevgilerim senden geçerek bütünlendi

Seni sevdim, küçük yuvarlak adamlar
Ve onların yoğun boyunlu kadınları
Düz gitmeden önce ülkeyi bir baştan bir başa
Yalana yaslanmış bir çeşit erk kurulmadan önce
Köprüler ve yollar tahviller senetler hükmünde
Dışa açılmadan önce içe açılmadan önce kapanmadan önce
Nehirlerimiz ve dağlarımız ve başka başka nelerimiz
Senet senet satılmadan önce
Şirketler vakıflar ocaklar kutsal kılınıp
Tanrı parsellenip kapatılmadan önce
SENİ SEVDİM. ARTIK TEK MÜMKÜNÜM SENSİN


Gülten AKIN

karagozlum
24-06-06, 23:11
Ayrintilar Ilahisi

Ben neyi kimden aldim, nerden aldim
Her seyi bir yerden aldim
Yorgunum, yorganim uzakta disarda
Sabrimi bolca verdiler içerden aldim

Sözler gelip geçsin diyedir, öfke sen bekle
Örselendin agridin oyuldun, henüz degil ölüm
Ten bekle
Bagirmaliyim,çigligim kistan ilkyaza degmeli
'A' yasak, 'hayir' korkulu, 'evet'den usandim

Mecnun masaldan atilmis -Tele sov-
Milyonla kopyeye bölünmüs leyli
Suretler ne gülümseyis ne sir ne saka
Sandim ki gülümser maskeleri
Suretler sandim

Durur muydum, bu gömütlükte neyim var
Tuhaf dedi, çilginca tuhaf
Ayrintilar, pasli sürgüler, yosunlu taslar
Ya altindakiler ardindakiler
Gültene kandim

Gülten Akin

karagozlum
24-06-06, 23:12
Kestim Kara Saçlarimi

Uzakti dön yakindi dön çevreydi dön
Yasakti yasaydi töreydi dön
Içinde disinda yaninda degilim
Içim ayip disim geçim sol yanim sevgi
Bu nasil yasamaydi dön

Onlarsiz olmazdi, tasimam gerekti, kullanmam gerekti

Tutsak ve kibirli -ne gülünç-
Gözleri gittikçe iri gittikçe çekilmez
Içimde gittikçe bunalti gittikçe bunalti
Gittim geldim kara saçlarimi öylece buldum

Kestim kara saçlarimi n'olacak simdi
Bir seycik olmadi -Deneyin lütfen-
Aydinligim deliyim rüzgârliyim
Günaydin kayisiyi sallayan yele
Kurtulan dirilen kisiye günaydin

Simdi sasiyorum bir toplu igneyi
Bir yasanti ile karsilayanlara
Gittim geldim kara saçlarimdan kurtuldum

Gülten Akin

karagozlum
24-06-06, 23:13
Üsümek Degil Korku

Yorgun savasçilariz, yengiler eskitti bizi
Utaniriz tadina varmaktan içkilerimizin
Biri bütün günesleri toplar, vermeye bekletir
Üsümekden degil korku, isinir olmaktan
Yorgun savasçilariz, sevgiler ürküttü bizi

Tutulmus dag yollari oklar ve tuzaklar
Biri dostluk adina bagislar çirkinligimizi
Düz yollara düseriz yeniden oksuz ve tavsansiz
Yilgin savasçilariz, sevgiler ürküttü bizi.

Gülten Akin