PDA

Tüm Versiyonu Göster : 30 metrelik ‘İnsanlık Abidesi’


chayen
24-06-06, 02:09
30 metrelik ‘İnsanlık Abidesi’

Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Heykeltıraş Mehmet Aksoy Türkiye’nin en büyük heykelini yapıyor. Kars Belediyesi’nin talebi üzerine yapılan ve kent kalesinin yanına dikilecek 30 metre yüksekliğindeki heykelin ismi ‘İnsanlık Abidesi'.

Sanatçı Mehmet Aksoy, bu heykelin bir barış çağrısı olduğunu, bu çağrının tüm Kafkaslar’da görülmesini istediğini söyledi.

Sanatçı Mehmet Aksoy, ‘İnsanlık Abidesi’ adını verdiği heykeli tasarlarken, “geçmişteki hataların tekrarlanmaması gerektiği” fikrinden yola çıkmış.

“Bütün bu insanlık suçları bir yerde kayıtlıdır; bir yer bunu hafızasında tutuyordur diye düşündüm; o insanlık vicdanında saklı olan şeyi, bir ‘göz’ olarak düşündüm. Göz bunu sembolize edebilir diye düşündüm ve o devamlı kanayan bir göz zaten. Orada bütün bu suçlar işlenmiş insana. Şimdi yeni suçlarla bunu beslemeyelim. Bunu devam ettirmeyelim. İnsan olma yolunda bir adım atalım. Aslında beni hareket geçiren şey buydu.”

35 metre genişliği ve 30 metre yüksekliği ile “İnsanlık Abidesi” Türkiye’nin en büyük heykeli olacak.

Kars Kalesi’nin karşısındaki o tepeyi keşfettim o Kars’ın terası gibi duran bir yer zaten. Bir yerde de Ermenistan’da bir dağ oradan görülüyor, hatta yukarıya doğru dört beş km bir ışık gönderirsek, bütün Kafkasya’dan görülür diye düşündüm.

Mehmet Aksoy, heykeli, Ekim ayında yapılacak geleneksel Kafkas Kültürleri Festivali’ne yetiştirmeyi planlıyor. Heykelin son aşaması olan zımparalama kısmında ise farklı ülkelerden insanların çalışmasını istiyor.

“10 gün çeşitli ülkelerden insanları çağıralım. Bunların zımpara yapmayı çok bilmesi de gerekmiyor, gelip orada iki gün çalışsın, bir şeye çabalasın yeter. Yani bu bir el vermek gibi bir şey; bu davaya bir el vermek, ‘Ben de buradayım; ben de bunu istiyorum’un göstergesi olarak bunu yapmak istiyoruz.”

Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

İnsanlık Abidesi ‘kare kare’ yükseliyor
Ünlü heykeltıraş Mehmet Aksoy’un, tüm dünyaya barış ve dostluk mesajı vermek, Türk ve Ermeni halklarına kardeşlik çağrısı yapmak için Kars’ta yapımına başladığı ‘İnsanlık Abidesi’nin inşa süreci filme çekiliyor.

Mehmet Aksoy’a, Kars Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu tarafından sipariş edilen Türkiye’nin en büyük anıtının inşa serüvenini, yönetmen Altan Sazak, yapım firması Uzakfilm bünyesinde çekmeye başladı. T.C. Kültür Bakanlığı Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğü Destekleme Kurulu da, son toplantısında önemli bir karara imza atarak, filme 25.000 YTL’lik destek kararı aldı.

“Bir teraziye konulduğunda kalp tüyden hafif olmalı. Bence savaşın ortasında büyüyen bir çocuğun kalbi artık ‘ağırlaşmıştır’. Çocuklarımızın kalplerini kin, nefret, intikam, düşmanlık gibi duygulardan arındırmalıyız.”

‘İnsanlık Abidesi’, herşeyi gören ve hafızasında saklayan, iç içe derinleşerek giden insanlık ve ilahi vicdanı sembolize eden kanayan bir göz ve bu gözün üstünden yükselen, ikiye bölünmüş bir insandan oluşuyor. Bu iki insan figürü önlerinde kin, nefret ve düşmanlıktan oluşan bir duvarın arkasında durmaktalar. Bu duvarı bir kalkan gibi önlerinde tutuyorlar. Duvar onların bir bütün olmasını, insan olmasını engelleyen bir sembol. Yukarıda, duvarın üzerinden soyutlanmış insan figürlerinden uzanan iki kol, iyi niyetin, umudun köprüsü gibi iki figürü birbirine bağlıyor.

‘İnsanlık Abidesi’, bazalt kütle oluşumlarının üstüne oturan, Kars Kalesi ile karşılıklı duran bir tepenin üstünden yükselerek, bir yandan Kars’a, bir yandan da Ermenistan’a bakacak.

İki yana çıkan ve üç dört kilometre yüksekte bir yerde birleşen, ışıkla da Kafkaslara kadar kardeşlik duygusunu yüceltecek. Tepede, heykelin önünde, ayrıca her sene Kafkas şenliklerinin yapılacağı bir alan düzenlenecek ve yol bağlantıları açılacak.

Heykel taş döküm olacak. Çeşitli büyüklükte mermer granülleri ve mermer tozu kullanılacak. Çelik bir konstrüksiyonla bağlantısı yapılarak statiği sağlanacak.

Ağlayan gözün eni otuz beş metre, derinliği on sekiz metre, yüksekliği on metre. Gözden ve gözyaşı damlasını sembolize eden formun içinden devamlı su akacak.

Gözün üzerindeki iki insan figürünün enleri üç buçuk metre derinlikleri dört metre yükseklikleri yirmi metre. ‘İnsanlık Abidesi’nin toplam yüksekliği ise otuz metre. Toplam ağırlığı yedi yüz ton kadar.

Aksoy, heykeli 15 Ekim’e kadar tamamlayacak. Heykel, tarihi Kars Kalesi’ne bakan Sukapı Mahallesi’ndeki tepeye yerleştirilecek ve civar yerleşimler ile Ermenistan’dan da görülebilecek. Heykelin dikey kısmında ikiye bölünmüş bir insan figürü var. İkiye bölünmüş bu kişi, eliyle diğerinin omuzuna dokunuyor.

Yönetmenin Görüşü:
Belgesel filmin omurgasını, anıtın inşa süresinin tamamının çekilmesi oluşturacaktır. Yani bu devasa yapının inşa süresi, yabancı belgesel kanallarda izlediğimiz örneklerinde olduğu gibi, ‘stop kare’ tekniği kullanılarak finalde, boş alanda, tamamen bitmiş halinin gösterilmesi planlanmıştır. Bu süreçte inşa alanında önemli anlar, aksilikler, zorluklar, önemli misafirler aktüel kamera ile saptanacaktır. Filmin bu yüzü yaklaşık 8 ay sürecek zorlu inşa sürecinin saptanması olarak özetlenebilir.

Uzun kapsamlı ve planlı yapılacak olan bu çekim sonucunun ülkemizde de yapılabilir olacağını ve daha sonra gerçekleşecek benzer projelerde (Örneğin kentsel dönüşümler, büyük köprüler, dev gökdelenler, gemi yapımları gibi) öncü olacağını tahmin ediyoruz.

Bu teknik sürecin ilerlediği yolda (veya zamanda) projenin konusunda da anlattığımız gibi insani, kültürel, sosyal ve ekonomik boyutuna da “mikrofonumuzu” uzatacağız. Mikrofona bir yandan bilim adamı, sanatçı, aydın, bürokrat, siyasetçi konuşurken. Bir yandan o tepenin yamacında oturan, yolda yürüyen Karslı vatandaşta konuşacak, diğer bir taraftan da bir ilkokul öğrencisinin ve 90 yaşındaki ninenin de yorumları alınacak.

Dostluk ve barış amacıyla yapılacak olan anıtın belgesellinde bu temel düşüncenin aynası olmaya çalışacaktır. Türk-Ermeni ilişkisi ekseninde dönerken tabiki Kars’ın mozaik yapısı, bölgenin ekonomik ve sosyal durumu ve mimarisi de unutulmayacaktır.

Olayların ve anların kendiliğinden gelişimi söz konusu olacağından, ilginç görüntülerin saptanacağını öngörüyoruz. Örneğin diğer ülkelerden gelen sanatçıların iletişimi, yapının inşasına yaklaşımları, oraya gelmesi muhtemel yerli-yabancı turist kafilelerinin manzaraları, yakın çevredekilerin inşa sürecindeki davranışları. Renkli görüntüler oluşturacağı kuşku götürmez.

Film biçim olarak sade, doğal sesli ve oradaki insanların sesinden dinlenecek bir formatta olacak (1992 yılında kendisiyle Workshop filmde yaptığım sevgili Thomas Balkenhol’un tarzı beni çok etkilemiştir) Yani görüntüye gösterilen özen aynı derecede “sese” de gösterilecektir.

Ve herşeyden önce insanlık için önemli mesajlar verecek bir projenin saptanması şahsım için gurur verici bir durumdur. İzmir doğumlu biri olarak Kars’ta bir film çekmek... Çok heyecanlıyım!
Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

Kaynak: NTVMSNBC (Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.)