PDA

Tüm Versiyonu Göster : Ömer HAYYAM Yaşamı ve Şiirleri


kmne
10-06-06, 03:23
HAYYAM (Ebul Feth Ömer bin İbrahim; Ömer Hayyam da denir), İranlı şair ve bilgin (Nişabur 1044.ay.y 1123/1136). Hayatı, gençlik yılları kesinlikle bilinmiyor. Elde bulunan eserlerinden, hayatıyla ilgili olayları anlatan bazı kitaplardan, felsefe, matematik ve astronomi konularında çalıştığı, bu alanlarda düzenli bir ögrenim gördüğü anlaşılmaktadır. Hayyam ("Çadırcı") takma adını, atalarının çadırcılık yapmaları yüzünden aldığı söylenir. Ömer Hayyam, zamanında daha çok bilgin olarak ün kazandı. İran'ın, Selçuklular yönetiminde olduğu bir zamanda yetişen Hayyam, Horasan ülkesindeki büyük şehirleri, Belh, Buhara ve Merv gibi bilim merkezlerini gezdi, birara Bagdat'a da gitti. Zamanının hükümdarlarından, özellikle Selçuklu Sultanı Melikşah ve Karahanlılardan Şemsülmülk'ten büyük yakınlık gördü. Saraylarında, meclislerinde bulundu. Residüddin'in "Cami-üt-Tevarih" adlı eserinde anlattığına göre Nizamülmülk ve Hasan Sabbah, Ömer Hayyam ile okul arkadaşlarıydılar.

Gerek Hayyam'ın zamanında, gerek sonraki çağlarda yazılan kaynaklarda çağının bütün bilgilerini edindiği, o alanlarda derin tartışmalara girdiği, fıkıh, ilahiyat, kıraat, edebiyat, tarih, fizik ve astronomi okuttuğu yazılıdır. Ebu'l Hasan Ali El-Beyhakı onun çok bilgili bir kimse olduğunu, fakat müderrislik hayatının pek başarılı olmadığını bildirir. Ayrıca Zemahşeri ile uzun boylu tartışmalara giristiğini, onun derslerine bile devam ettiğini, Zemahşeri'yi, bilgi bakımından beğendiğini yazar.

Hayyam'ın fizik, metafizik, matematik, astronomi ve şiir konularında değişik eserleri vardır. Bunlar arasında İbni Sina'nın Temcid (Yücelme) adlı eserinin yorum ve tercümesi de yer alır. Zamanında, bir bilgin olarak ün kazanan Ömer Hayyam'ın edebiyat tarihindeki yerini sağlayan, sonraki yüzyılarda da Doğu İslam Dünyasının en büyük şairlerinden biri olarak anılmasına yol açan Rubaiyat'ıdır (Dörtlükler). Ömer Hayyam, İran ve Dogu Edebiyatında rubai türünün kurucusu sayılır. Sonraları aralarına başkalarının eserleri de karışan bu rubailer iki yüz kadardır. Hayyam, oldukça kolay anlaşılan, yumuşak, akıcı, açık ve seçik bir dil kullanır. Şiirlerinde gerçekçidir. Yaşadıklarını, gördüklerini, çevresinden, zamanın gidişinden aldığı izlenimleri yapmacığa kapılmaksızın, olduğu gibi dile getirir. İnsan, yaşadıkça gerçektir, gerçek ise yaşanandır. En şaşmaz ölçü akıl ve sağduyudur. İnsan bir akıl varlığıdır. Gerçeğe ancak akıl yolu ile ulaşılabilir.

Onun şiirinde zamanın haksızlıkları, softalıkları, akıl almaz saçmalıklari ince, alaylı, iğneleyici bir dille yerilir. Şiirlerinde işlediği konulara, çokluk felsefe açısından bakar. Dörtlüklerinde filozofça derin bir sezgi, açık ve seçik bir insan severlik duygusu, gösterişten, aşırılıktan uzak bir yaşama anlayışı görülür. Hayyam kendisinden sonra gelen pek çok şairi etkilemiş, rubai alanında tek örnek olarak benimsenmiştir. Batı ülkelerinde adına bir çok dernek kurulmuş, rubaileri bütün batı dillerine, bu arada bir çok defa Türkçe'ye Rubaiyat-i Hayyam, Hayyam'ın Rubaileri, Ömer Hayyam ve Rubaileri, Dörtlükler adı altında tercüme edilmiştir.

GELDİMSE
Geldimse bu dünyaya ne bulmuş dünya?
Gitsem de eğer kıymeti eksilmez ya !
Bir kimse çıkıp da anlatıp söylemedi
Gelmekte ve gitmekteki hikmet ne ola?
ğj5



Rübai II

Dal goncayı bir sabah açılmış buldu ,
Gül melteme bir masal deyip savruldu
Dünyada vefasızlığa bak; on günde
Bir gül yetişip, açıp, solup kayboldu.



EY KÖR!..

Ey kör!Bu yer, bu gök, bu yıldızlar,boştur boş!
Bırak onu bunu da gönlünü hoş tut hoş!
Şu durmadan kurulup dağılan evrende
Bir nefestir alacağın, o da boştur boş!


BUGÜN

Bu gün benim gibi sevdalı var mı?
Bu gün benim gibi deli?
Yerlere serilmiş yüreği kan içinde.
Ben değilsem kim şu adam?
Bir zamanlar vardım , ben bendim.
Bu gün var olan neyin nesi?

ÖMER HAYYAM

Güneşin Kızı
10-06-06, 11:52
Bilgenin yüreğinde her dilek,
Anka kuşu gibi gizli gerek.
Damla nasıl inci olur denizde:
Sedefler içinde gizlenerek.

Ömer HAYYAM

Güneşin Kızı
10-06-06, 11:53
Bir yürek ki yanmaz yürek denir mi ona
Sevmek haram yüreğinde ateş olmayana
Bir günü sevgisiz geçirdinse yazık
En boş geçen günün o gündür inan bana

Ömer HAYYAM

Güneşin Kızı
10-06-06, 11:54
Bir kalb ki onun sevmesi, aldanması yok.
Tutkunluğu yok, bir güzele yanması yok.
Bin kez yazık olsun sevisiz bir yüreğe,
Aşksız geçecek günlerin faydası yok

Ömer HAYYAM

Güneşin Kızı
10-06-06, 11:55
Yaşamanın sırlarını bileydin
Ölümün sırlarını da çözerdin;
Bugün aklın var, bir şey bildiğin yok:
Yarın, akılsız, neyi bileceksin?

Ömer HAYYAM

Güneşin Kızı
10-06-06, 11:57
Kim demiş haramı,helali bilmez Hayyam
Ben ki asla haramla helali karıştırmam,
Ey sevgili! Helaldir seninle içtiğim şarap,
Oysa bana sensiz içtiğim su bile haram!

Ömer HAYYAM

Güneşin Kızı
10-06-06, 12:00
SEVGİLİYE

Sevgiyle yoğrulmamışsa yüreğin
Tekkede , manastırda eremezsin
Bir kez gerçekten sevdin mi dünyada
Cennetin cehennemin üstündesin

Bir sır daha var, çözdüklerimden başka
Bir ışık daha var, bu ışıklardan başka
Hiçbir yaptığınla yetinme, geç öteye !
Bir şey daha var, bütün yaptıklarından başka

Ömer HAYYAM

Güneşin Kızı
10-06-06, 12:01
Tanrım bir geçim kapısı açıver bana;
Kimseye minnetsiz yaşamak yeter bana;
Şarap içir, öyle kendimden geçir ki beni
Haberim olmasın gelen dertten başıma.

Ömer HAYYAM

Güneşin Kızı
10-06-06, 12:03
Şu olan biten var ya
Boş ver ona
Taş yağsın isterse
Çok sürmez
Ne geçmişi düşün
Ne de gelecekten kork..

Ömer HAYYAM

Güneşin Kızı
10-06-06, 12:04
Kim görmüş o cenneti, cehennemi?
Kim gitmiş de getirmiş haberini?
Kimselerin bilmediği bir dünya
Özlenmeye, korkulmaya değer mi?

Güneşin Kızı
10-06-06, 12:04
Dert içinde sevinci bul da yaşa;
Haksız düzende haklı ol da yaşa;
Sonu nasıl olsa yokluk dünyanın,
Varından, yoğundan kurtul da yaşa.

Güneşin Kızı
10-06-06, 12:05
Bulut geldi; lalede bir renk bir renk
Şimdi kızıl şarap içmemiz gerek.
Şu seyrettiğin serin yeşillikler
Yarın senin toprağında bitecek.

Güneşin Kızı
10-06-06, 12:06
Gece gül bahçesinde ararken seni
Gülden gelen kokun sarhoş etti beni
Seni anlatmaya başlayınca güle
Baktım kuşlar da dinliyor hikayemi.

Güneşin Kızı
10-06-06, 12:07
Son Güne Dek

Keder seni bağrına mı basmak ister?
'Hadi ordan,çek arabanı' de...
Boş sıkıntılara kaptırma günlerini
yutmadan bedenini toprak
Ne kitabı bırak,ne çayır çimeni
Hele yarin dudağını sakın ha!
Taaaaa son güne dek..

Güneşin Kızı
10-06-06, 12:21
Kimse Bilmez

Bulut geçti gözyaşları kaldı çimende
Gül rengi şarap içilmez mi böyle günde
Seher yeli eser yırtar eteğini gülün
Güle baktıkça çırpınır yüreği bülbülün
Bu yıldızlı gökler ne zaman başladı dönmeye
Kimse bilmez kimse bilmez...

Ömer HAYYAM


Bu şiirin şarkı yorumu da Mehmet GÜRELİ'den, dinlemenizi tavsiye ederim..

Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.

kmne
10-06-06, 13:59
Dünya dediğin bir bakışımızdır bizim;
Ceyhun nehri kanlı göz yaşımızdır bizim;
Cehennem, boşuna dert çektiğimiz günler,
Cennetse gün ettiğimiz günlerdir bizim

Ömer Hayyam

kmne
10-06-06, 14:05
İnsan bastığı toprağı hor görmemeli:
Kim bilir hangi güzeldir, hangi sevgili.
duvara koyduğun kerpiç yok mu, kerpiç?
Ya bir Şah kafasıdır, ya bir vezir eli!

Ömer HAYYAM

OЗГУР
10-06-06, 14:09
Dünyada ne var, kendine dert eyleyecek
Bir gün gelecek ki can bedenden gidecek
Zümrüt çayır üstünde, sefa sür iki gün ...
Zira senin üstünde de otlar bitecek .

OЗГУР
10-06-06, 14:10
Ben, gönlü temiz insana kurban olayım
Gezsin başım üstünde benim, hoş tutayım
Ham insanı al karşına, söylet azıcık,
Dön, sonra cehennem ne imiş, gel sorayım

OЗГУР
10-06-06, 14:12
Bir rahat yer bulabilseydik a dostlar, ne olur?
Başka bir yön tutabilseydi bu yollar, ne olur?
Ne olur, toprağın altından asırlar sonra
Yeniden bitse idik, ot gibi tekrar ne olur?

OЗГУР
10-06-06, 14:14
Nem var, ya da nem yok diye, niçin üzgün,
Ömrün ne zaman mutlanacak?Boş bu düşün!
Sağlıkla bugün çektiğimiz soluğu,
Yarın geri vermek olağan şey mi, düşün.

OЗГУР
10-06-06, 14:16
Taze, yakut dudağın nerde, hani?
Cana candır şarabın nerde, hani?
İçki, İslamda haram...İçmene bak;
Müslüman bul, bakalım nerde, hani?

kmne
10-06-06, 17:38
Ben olmayınca bu güller, bu serviler yok.
Kızıl dudaklar, mis kokulu şaraplar yok.
Sabahlar, akşamlar, sevinçler, tasalar yok.
Ben düşündükçe var dünya, ben yok o da yok.

Ömer HAYYAM

kmne
10-06-06, 17:50
Tuttu Bu Ak Saçımla

Tuttu bu ak sacimla beni sevdanin tuzagi;
Yoksa simdi ben nerede, nerde sarap bardagi?
Sabir bir gömlek dikti, onu da zaman yirtti!
Akil bir tövbe verdi; bozdu yarin dudagi!

Ömer Hayyam

Feridun Bey
10-06-06, 21:05
Amin Maalouf'un '' Semerkant '' isimli kitabı da Ömer Hayyam'ı ve yaşamını merak edenlerin okuyabileceği bir kitap.

Güneşin Kızı
10-06-06, 23:07
Var mı dünyada günah işlemeyen söyle:
Yaşanır mı hiç günah işlemeden söyle;
Bana kötü deyip kötülük edeceksen,
Yüce Tanrı, ne farkın kalır benden, söyle.

Güneşin Kızı
10-06-06, 23:09
Varlığın sırları saklı, benden;

Bir düğüm ki ne sen çözebilirsin, ne ben.

Bizimki perde arkasında dedi-kodu:

Bir indi mi perde, ne sen kalırsın, ne ben

kmne
11-06-06, 00:03
20 Nolu Rubai

Aşk ki gerçek değilse, tutkusu olmaz.
Ateşi köze döner, kokusu olmaz.
Aşık olan gün, gece, ay ve yıl yanar;
Güneş, ışık, rahat ve uykusu olmaz.

Ömer Hayyam

şeker
21-09-06, 21:50
GÜLÜMSE

Durmadan kurulup dağılan bu yerde
Hiç bir dost arama.
Güvenilir bir sığınak, hiç! ..

Bırak acı yüreğinde konaklasın
Olmaza çare arama...
Kimse sana gülmeden sen acıya gülümse,
Yaşamana bak!

Ömer HAYYAM