kanunsuz
29-03-05, 01:51
GASTRO-ÖZOFAJİYAL REFLÜ HASTALIĞI
Merak Ettiğiniz Sorular ve Yanıtları
1
Gastroözofajiyal Reflü Hastalığı (GÖRH) toplumun önemli bir oranında (en az %20) görülen önemli bir sağlık sorunudur. Hastalık asitli mide içeriğinin yemek borusuna kaçması ve asidin burada hasar yapması ile oluşur. Hastaların önemli bir kısmında şikayetler hafiftir ve beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi ve/veya ilaçların kullanılması ile kontrol altına alınır. Yararlı olacağını düşündüğümüz bu yazıda, GÖRH konusunda hastaların en sık sorduğu sorulardan yola çıkarak ve bu sorulara modern tıp bilgisine dayanarak cevaplar vererek sizleri bilgilendirmek amaçlanmıştır.
Bu yazı sadece sizin bilgilendirilmeniz amacı ile hazırlanmıştır. Tıpta hastalık tedavisinde bireysel yaklaşım esas olduğundan, bu yazıdaki bilgilerin doktorunuzun önerilerinin yerine geçemeyeceği unutulmamalıdır.
GÖRH ne gibi şikayetlere yol açar?
GÖRH nasıl oluşmaktadır?
GÖRH tanısı nasıl konulur?
GÖRH tehlikeli bir hastalığın habercisi olabilir mi?
Endoskopi nasıl bir işlemdir?
Endoskopi yapmak gerekir mi?
GÖRH’nın tedavisi nasıldır?
Ameliyat gerekir mi?
GÖRH tedavisinde bir diet uygulamak gerekli midir?
Acil Durumlar
GENEL UYARILAR
GÖRH ne gibi şikayetlere yol açar?
Bu hastalığın oluşturduğu şikayetler arasında en tipik olanları yemeklerden sonraki birkaç saat içinde ağıza acı ve yakıcı mide içeriğinin gelmesidir. Aslında bu durum her insanın başına zaman zaman gelir. Ancak sıklığı artar ve rahatsızlık verici duruma gelirse GÖRH'ndan şüphe edilir. Hastalıkta sık görülen diğer şikayetler yemek borusu boyunca duyulan ağrı ve yanmadır. Şikayetler genellikle zaman zaman ortaya çıkar ve bir süre sonra ortadan kalkar. Ancak bazı hastalarda şikayetler sürekli olarak mevcuttur. Sigara ve alkol kullanımı, yağlı yemeklerden sonra şikayetler genellikle artar. Genellikle yatar pozisyonda şikayetler artar, dik durumdayken azalır.
Daha az sıklıkla ise şikayetler tipik değildir. Bu şikayetler mide içeriğinin oluşturduğu yemek borusu hasarına bağlı olarak veya mide içeriğinin akciğerlere kadar kaçması ile ilgili olarak oluşmaktadır. Tipik olmayan bu şikayetler; kuru öksürük, ses kısıklığı ve nefes darlığı gibi diğer hastalıklarda da görülen şikayetler olarak ortaya çıkabilir.
GÖRH nasıl oluşmaktadır?
Midemiz sürekli olarak asit salgılamaktadır. Yemeklerden sonra bu asit salgısı artmakta ve bu sayede mide sindirime katkıda bulunmaktadır. Yani mide içinde sürekli olarak asitli bir içerik mevcuttur. Bu asit çok güçlü olduğu halde, midenin koruyucu mekanizmaları olduğu için normal şartlarda mideye zarar vermez. Ancak yemek borusunun aside karşı koruyucu mekanizmaları yoktur. Yemek borusunu koruyan tek şey asitli mide içeriğinin yemek borusuna kaçmasını engelleyen ve yemek borusu ile mide bağlantısının olduğu yerde fonksiyonel bir kapak gibi davranan sistemdir. Normal şartlarda az miktarda kaçış olur ve hasara neden olmaz. Ancak bu fonksiyonel kapak sistemi uygun şekilde işlev görmez ise midenin asitli içeriği savunmasız yemek borusuna aşırı miktarda kaçar ve burada aside bağlı hasar oluşturur. Oluşan bu hasar şikayetlere neden olmaktadır.
GÖRH tanısı nasıl konulur?
GÖRH tanısının konulmasında genellikle şikayetlerin özelliklerinin bu hastalıkla uygunluğuna bakılır. Hastaların çoğunluğunda daha ileri tetkiklere gerek kalmaz. Ancak kuru öksürük, ses kısıklığı ve nefes darlığı gibi tipik olmayan şikayetlerin varlığında GÖRH tanısı, asitli mide içeriğinin yemek borusuna kaçtığı ve bu durumun şikayetler ile ilgili olduğu gösterildikten sonra konulur. Bu amaç ile 3 mm kalınlığında ve ucunda asit ölçen bir kısım bulunan kablo şeklinde bir kateter, burundan geçirilerek yemek borusu ile midenin birleşme yerinden, asit ölçümü yapmak üzere yerleştirilir. Bu kateter hastanın rahatça üzerinde taşıyabileceği kadar küçük bir kayıt cihazına bağlanır. Bu cihaz ile hasta günlük hayatına normal bir şekilde devam ettirir. Şikayetleri olduğu dönemlerinin, uyku ve uyanma zamanlarının cihaz üzerinde bulunan düğmeye basarak kayıt edilmesini sağlar. Takip süresi genellikle 24 saat olur. Bu süre sonunda kateter çıkarılır ve kayıt cihazındaki kayıtlar doktor tarafından değerlendirilir. Bu GÖRH tanısı konulmasındaki en iyi yöntemdir ve 24 saatlik pH kaydı olarak adlandırılır. Diğer bir test olan Bernstein testinde ise yemek borusuna gene bir kateter yerleştirilerek yemek borusunun içerisine asitli bir sıvı damlatılır. Bu durumda hastanın şikayetlerinin ortaya çıkıp çıkmadığına bakılır. Ayrıca özofagusta basınç ölçümleri de yapılabilir.
GÖRH tehlikeli bir hastalığın habercisi olabilir mi?
GÖRH genellikle hafif seyreder ve kolay kontrol edilir. Ancak hayat boyu devam eden bir hastalıktır. Zaman zaman şikayetler ortadan kalksa da tekrar ortaya çıkabilir. Bu hastaların ufak bir oranında, yemek borusunun alt kısmında oluşan asit hasarının yol açtığı, çok düşük bir olasılık da olsa kanser geliştirme özelliği olan ve endoskopik olarak görülebilen değişiklikler oluşmaktadır. Bu değişiklikler Barret Özefagus olarak adlandırılır.
Yutma güçlüğü, kilo kaybı şikayetleri GÖRH için tipik değildir. Bu tip şikayetlerin varlığında yemek borusundan köken alan bir tümör olup olmadığı mutlaka endoskopik olarak gösterilmelidir.
Uzun yıllar süren ve uygun şekilde tedavi edilmeyen GÖRH, yemek borusunun alt kısmında daralma ile sonuçlanan bir hasara yol açabilir. Bu durumda bu kısmın endoskopik tedavi yöntemleri ile genişletilmesi veya cerrahi tedavi gerekebilir.
Endoskopi nasıl bir işlemdir?
Endoskopi işlemi, ucunda görüntüleme sistemi olan ve esnek bir tüp şeklindeki alet ile vücudun dışardan görünmeyen yerlerini görme işlemidir. Tıpta çeşitli uygulamaları vardır. GÖRH hastaları için üst sindirim sisteminin endoskopisi kullanılır. Bu işlem ile yemek borusu, mide ve ince barsağın başlangıç kısmı görülebilir ve gerekirse doku örnekleri alınabilir. Bu yöntem ile üst sindirim sistemindeki gözle görülebilecek anormallikler hemen hemen her zaman yakalanabilir.
Endoskopi yapmak gerekir mi?
Tipik şikayetleri olan ve genç bir GÖRH hastasında eğer alışkanlık değişikleri ve düşük doz ilaçlar ile şikayetler kontrol edilebiliyor ise endoskopi yapılmayıp hasta tedavi ile izlenebilir. Ancak daha ileri yaşlarda ve şikayetleri uzun yıllardır mevcut hastalarda endoskopi, yemek borusundaki hasarın düzeyinin saptanmasında ve kanser öncülü olabilecek Barret Özefagus olup olmadığını anlamada çok işe yarar. Her durumda endoskopi kararı uzman hekim tarafından hasta genel olarak değerlendirildikten sonra verilir.
Merak Ettiğiniz Sorular ve Yanıtları
1
Gastroözofajiyal Reflü Hastalığı (GÖRH) toplumun önemli bir oranında (en az %20) görülen önemli bir sağlık sorunudur. Hastalık asitli mide içeriğinin yemek borusuna kaçması ve asidin burada hasar yapması ile oluşur. Hastaların önemli bir kısmında şikayetler hafiftir ve beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi ve/veya ilaçların kullanılması ile kontrol altına alınır. Yararlı olacağını düşündüğümüz bu yazıda, GÖRH konusunda hastaların en sık sorduğu sorulardan yola çıkarak ve bu sorulara modern tıp bilgisine dayanarak cevaplar vererek sizleri bilgilendirmek amaçlanmıştır.
Bu yazı sadece sizin bilgilendirilmeniz amacı ile hazırlanmıştır. Tıpta hastalık tedavisinde bireysel yaklaşım esas olduğundan, bu yazıdaki bilgilerin doktorunuzun önerilerinin yerine geçemeyeceği unutulmamalıdır.
GÖRH ne gibi şikayetlere yol açar?
GÖRH nasıl oluşmaktadır?
GÖRH tanısı nasıl konulur?
GÖRH tehlikeli bir hastalığın habercisi olabilir mi?
Endoskopi nasıl bir işlemdir?
Endoskopi yapmak gerekir mi?
GÖRH’nın tedavisi nasıldır?
Ameliyat gerekir mi?
GÖRH tedavisinde bir diet uygulamak gerekli midir?
Acil Durumlar
GENEL UYARILAR
GÖRH ne gibi şikayetlere yol açar?
Bu hastalığın oluşturduğu şikayetler arasında en tipik olanları yemeklerden sonraki birkaç saat içinde ağıza acı ve yakıcı mide içeriğinin gelmesidir. Aslında bu durum her insanın başına zaman zaman gelir. Ancak sıklığı artar ve rahatsızlık verici duruma gelirse GÖRH'ndan şüphe edilir. Hastalıkta sık görülen diğer şikayetler yemek borusu boyunca duyulan ağrı ve yanmadır. Şikayetler genellikle zaman zaman ortaya çıkar ve bir süre sonra ortadan kalkar. Ancak bazı hastalarda şikayetler sürekli olarak mevcuttur. Sigara ve alkol kullanımı, yağlı yemeklerden sonra şikayetler genellikle artar. Genellikle yatar pozisyonda şikayetler artar, dik durumdayken azalır.
Daha az sıklıkla ise şikayetler tipik değildir. Bu şikayetler mide içeriğinin oluşturduğu yemek borusu hasarına bağlı olarak veya mide içeriğinin akciğerlere kadar kaçması ile ilgili olarak oluşmaktadır. Tipik olmayan bu şikayetler; kuru öksürük, ses kısıklığı ve nefes darlığı gibi diğer hastalıklarda da görülen şikayetler olarak ortaya çıkabilir.
GÖRH nasıl oluşmaktadır?
Midemiz sürekli olarak asit salgılamaktadır. Yemeklerden sonra bu asit salgısı artmakta ve bu sayede mide sindirime katkıda bulunmaktadır. Yani mide içinde sürekli olarak asitli bir içerik mevcuttur. Bu asit çok güçlü olduğu halde, midenin koruyucu mekanizmaları olduğu için normal şartlarda mideye zarar vermez. Ancak yemek borusunun aside karşı koruyucu mekanizmaları yoktur. Yemek borusunu koruyan tek şey asitli mide içeriğinin yemek borusuna kaçmasını engelleyen ve yemek borusu ile mide bağlantısının olduğu yerde fonksiyonel bir kapak gibi davranan sistemdir. Normal şartlarda az miktarda kaçış olur ve hasara neden olmaz. Ancak bu fonksiyonel kapak sistemi uygun şekilde işlev görmez ise midenin asitli içeriği savunmasız yemek borusuna aşırı miktarda kaçar ve burada aside bağlı hasar oluşturur. Oluşan bu hasar şikayetlere neden olmaktadır.
GÖRH tanısı nasıl konulur?
GÖRH tanısının konulmasında genellikle şikayetlerin özelliklerinin bu hastalıkla uygunluğuna bakılır. Hastaların çoğunluğunda daha ileri tetkiklere gerek kalmaz. Ancak kuru öksürük, ses kısıklığı ve nefes darlığı gibi tipik olmayan şikayetlerin varlığında GÖRH tanısı, asitli mide içeriğinin yemek borusuna kaçtığı ve bu durumun şikayetler ile ilgili olduğu gösterildikten sonra konulur. Bu amaç ile 3 mm kalınlığında ve ucunda asit ölçen bir kısım bulunan kablo şeklinde bir kateter, burundan geçirilerek yemek borusu ile midenin birleşme yerinden, asit ölçümü yapmak üzere yerleştirilir. Bu kateter hastanın rahatça üzerinde taşıyabileceği kadar küçük bir kayıt cihazına bağlanır. Bu cihaz ile hasta günlük hayatına normal bir şekilde devam ettirir. Şikayetleri olduğu dönemlerinin, uyku ve uyanma zamanlarının cihaz üzerinde bulunan düğmeye basarak kayıt edilmesini sağlar. Takip süresi genellikle 24 saat olur. Bu süre sonunda kateter çıkarılır ve kayıt cihazındaki kayıtlar doktor tarafından değerlendirilir. Bu GÖRH tanısı konulmasındaki en iyi yöntemdir ve 24 saatlik pH kaydı olarak adlandırılır. Diğer bir test olan Bernstein testinde ise yemek borusuna gene bir kateter yerleştirilerek yemek borusunun içerisine asitli bir sıvı damlatılır. Bu durumda hastanın şikayetlerinin ortaya çıkıp çıkmadığına bakılır. Ayrıca özofagusta basınç ölçümleri de yapılabilir.
GÖRH tehlikeli bir hastalığın habercisi olabilir mi?
GÖRH genellikle hafif seyreder ve kolay kontrol edilir. Ancak hayat boyu devam eden bir hastalıktır. Zaman zaman şikayetler ortadan kalksa da tekrar ortaya çıkabilir. Bu hastaların ufak bir oranında, yemek borusunun alt kısmında oluşan asit hasarının yol açtığı, çok düşük bir olasılık da olsa kanser geliştirme özelliği olan ve endoskopik olarak görülebilen değişiklikler oluşmaktadır. Bu değişiklikler Barret Özefagus olarak adlandırılır.
Yutma güçlüğü, kilo kaybı şikayetleri GÖRH için tipik değildir. Bu tip şikayetlerin varlığında yemek borusundan köken alan bir tümör olup olmadığı mutlaka endoskopik olarak gösterilmelidir.
Uzun yıllar süren ve uygun şekilde tedavi edilmeyen GÖRH, yemek borusunun alt kısmında daralma ile sonuçlanan bir hasara yol açabilir. Bu durumda bu kısmın endoskopik tedavi yöntemleri ile genişletilmesi veya cerrahi tedavi gerekebilir.
Endoskopi nasıl bir işlemdir?
Endoskopi işlemi, ucunda görüntüleme sistemi olan ve esnek bir tüp şeklindeki alet ile vücudun dışardan görünmeyen yerlerini görme işlemidir. Tıpta çeşitli uygulamaları vardır. GÖRH hastaları için üst sindirim sisteminin endoskopisi kullanılır. Bu işlem ile yemek borusu, mide ve ince barsağın başlangıç kısmı görülebilir ve gerekirse doku örnekleri alınabilir. Bu yöntem ile üst sindirim sistemindeki gözle görülebilecek anormallikler hemen hemen her zaman yakalanabilir.
Endoskopi yapmak gerekir mi?
Tipik şikayetleri olan ve genç bir GÖRH hastasında eğer alışkanlık değişikleri ve düşük doz ilaçlar ile şikayetler kontrol edilebiliyor ise endoskopi yapılmayıp hasta tedavi ile izlenebilir. Ancak daha ileri yaşlarda ve şikayetleri uzun yıllardır mevcut hastalarda endoskopi, yemek borusundaki hasarın düzeyinin saptanmasında ve kanser öncülü olabilecek Barret Özefagus olup olmadığını anlamada çok işe yarar. Her durumda endoskopi kararı uzman hekim tarafından hasta genel olarak değerlendirildikten sonra verilir.