PDA

Tüm Versiyonu Göster : Siirler


patron58
01-05-06, 18:48
Biliyorum…
Yüzlerce kez böyle başladım anlatmaya…
“Geceydi…
Ve yağmur yağıyordu…”
Çünkü ben hep aşıktım…

Bilesin diye…
Bıkıp usanmadan…
Anlatıyorum işte…
Çünkü sen, seni koruyan çatının altında ve benden habersiz…
Belki geceden ve yağmurdan bile…
Her şeyden habersiz…
Kimbilir ne yapıyorsun?
Ve ne yapıyordun?

Geceydi ve yağmur yağıyordu…
Ve nefes alıyordum…
O damlaların yüreğime her değdiğinde çıkardığı ses…
Ateşin suyla buluşması…
Serinlik…
Ve nefes alıyordum…

Geceydi ve yağmur yağıyordu…
Ben böylesini seviyorum aşkın…
Evler geçiyorum… Hatta sokaklar…
Herkes bir şeyleri yaşarken ve bir şeylere aitken…
Aşkı yaşıyorum…
İhtimal midir kavuşmak?

Sen bilesin diye anlatıyorum; ama benden habersizsin…
Kendinden bile…

Kaldırımlar…
Sokak lambaları…
Günü gelip konuştuklarında…
Şahit olacaklar…
“Bu adam, aşka aitti” diyecekler…
“Bıkıp usanmadan aradı” diyecekler…
“Yandı” diyecekler…

Sen ve herkes uyurken...
Ben gece ve yağmurla; sokaklarda…

Kaldırımlar bilir beni…
Sokak lambaları bilir…
Ve sabah ezanları…

Gece gitmeye hazırlanırken…
Sessiz şadırvanlarda serçelerle buluşurum…
Yağmur diner… Yapraklar titreşir tatlı bir rüzgarla, koyu yeşil…
Çeşmelerden akan suda yıldızlar parıldar; kurşuni…
Aşk bulur beni…

Ben böylesini seviyorum aşkın…
Senden habersiz…

patron58
01-05-06, 18:52
selam

Her baktığımda, ilk defa görüyormuşum gibi...

Ama; kendimden bile önce tanıdığım...

Her saniye yeniden doğmak gibi...

Ama, asırlardır süren...

Kışa dönmeyen sonbahar; derin, duygulu...

Yaza dönmeyen ilkbahar; serin, coşkulu...



Ilık avuçlarında, kar taneleri...

Güneş sıcağı, gözleri...

Ve sözleri...

Ve sesi...



Böyle olmalı aşkın tarifi...

Ki, tarif edilememeli...



"Resmini çiz!" deseler...

Bacası tüten bir ev belki...

Belki gece yarısı terkedilmiş bir şiir...

Veya kaldırımların kanına giren...

Aşkın ayak sesleri...



"Resmini çiz!" deseler...

Her köşe başı ıhlamur kokar...

Yağmur kokar...

"Resmini çiz!" deseler...

Şehit akıncının dudaklarındaki tebessüm...

Veya...

Gecenin koynuna bırakılan gözyaşları...

Gizli ve mahcup...



Aşk, istemektir belki...

Belki bir ticaret; pazarlıksız...

Bedeli kalbinizdir... Bedeli herşeydir...

Sonrası bir uzun yolculuk...

Sonrası; nasip!



Tarifini sorsalar....

Her baktığımda, ilk defa görüyormuşum gibi...

Az kalsın ölüyormuşum gibi...

patron58
01-05-06, 18:58
selam

Sorma Bana "Hangi Aşk" Diye
Aşk…
Namlusu kalbime doğrulmuş…
Tetikte bekler…

Barut değil, gül kokusudur sızan…

Ya Rabbim!…
Senin sevdiğindir sevgilim…
Düşmanın; düşmanım!
Bu, benim inancım…
Ve aşkım…

“Yaratılanı sevmek; Yaratandan ötürü…”
Sevebilmek…
Sevgiyi Yaratandan ötürü…

Derviş; aşk adamı…
Dergah; aşkhane…
İbadet; sevgiliye muhabbet…

Su nasıl kaynar gönül ateşiyle?…
Çiçeklerin zikri nasıldır ve kimler duyar?
Ve Ferhat’ın dağları erittiği ateş, Şirin’in aşkından ibaret midir?

Sorma bana “Hangi aşk?” diye…
Ve aşktan korkma!

Bir göz açıp kapayıncaya kadarsa ömür…
Aşk sonsuz olmalı…
“Aşk nasıl sonsuz olur?”
Bunu sormalı…

Aşk…
Namlusu kalbime doğrulmuş…
Tetikte bekler…
Barut değil, gül kokusudur sızan…
Gül kokusu;
Bulur doğruyu…

Namlu kalbime dayanmış…
Sorma bana “Hangi aşk?” diye…
Ve tetik;
Titrer durur “Allah” diye…

patron58
01-05-06, 20:52
ADI GÜZEL
KENDİ GÜZEL MUHAMMED

Canım kurban olsun senin yoluna
Adı güzel, kendi güzel Muhammed
Söylenirsin cümle âlem dilinde
Adı güzel, kendi güzel Muhammed

Terâzinin bir ucunda Haydar oturur
Yanı sıra cümle ümmet yetirir
Elinde de yeşil sancak getirir
Adı güzel, kendi güzel Muhammed

Mu'min olanların çoktur cefâsı
Âhirette olur zevki sefâsı
On sekizbin âlemin mustafâsı
Adı güzel kendi güzel Muhammed

Sen bir peygambersin şeksiz, gümansız
Sana inanmayan dinsiz, îmansız
Teslim Abdal neyler dünyayı sensiz
Adı güzel, kendi güzel Muhammed

ÖZKAN
05-02-08, 03:23
Konu ilgili bölüme taşınmıştır