|CaRP3'Diem|
25-04-06, 15:24
Anlatıldığına göre, bir köyün yüksekçe bir tepesinde, çocukların pek sevdiği bilge bir ihtiyar yaşarmış. Bilge ihtiyar çocukların her sorusunu ciddiye alır ve mutlaka doğru bir cevap verirmiş. Bir gün iki çocuk, yaşlı bilgeye hiç bilmeyeceği bir soru sormak istemişler. Küçük bir kuş yakalayıp tepeye doğru yürümeye başlamışlar.Yaşlı bilgenin yanına gelince, çocuklardan biri kuşu avuçlayıp arkasına gizlemiş ve sormuş:
"Bil bakalım,elimdeki kuş canlı mı, ölümü?"
Bilge gözünü çocukların gözlerinde gezdirmiş bir süre....Uzunca bir sessizlik olmuş....Öyle ki, çocuklar ilk defa yaşlı bilgeyi, zorladıklarını düşünmeye başlayıp mutlulukla tebessüm etmişler. Sonunda derin bir nefes almış yaşlı bilge ve soruyu soran çocuğa dönmüş:
"Bu sorunun cevabı senin elinde! Avucundaki kuşun canlı olduğunu söylersem, onu sıkıp öldüreceksin. Ölü olduğunu söylersem ellerini açacaksın ve kuş özgürlüğe kavuşacak."
*İşte o iki çocuk biziz.
Bir gururla bilge adamın önündeyiz..
Avucumuzda çırpınan yüreğimiz....*
bunun gerisini tamamlamak içimden geldi ancak bırakalım böyle kalsın isteyen istediği sekilde tamamlar..
ugurc.
"Bil bakalım,elimdeki kuş canlı mı, ölümü?"
Bilge gözünü çocukların gözlerinde gezdirmiş bir süre....Uzunca bir sessizlik olmuş....Öyle ki, çocuklar ilk defa yaşlı bilgeyi, zorladıklarını düşünmeye başlayıp mutlulukla tebessüm etmişler. Sonunda derin bir nefes almış yaşlı bilge ve soruyu soran çocuğa dönmüş:
"Bu sorunun cevabı senin elinde! Avucundaki kuşun canlı olduğunu söylersem, onu sıkıp öldüreceksin. Ölü olduğunu söylersem ellerini açacaksın ve kuş özgürlüğe kavuşacak."
*İşte o iki çocuk biziz.
Bir gururla bilge adamın önündeyiz..
Avucumuzda çırpınan yüreğimiz....*
bunun gerisini tamamlamak içimden geldi ancak bırakalım böyle kalsın isteyen istediği sekilde tamamlar..
ugurc.