PDA

Tüm Versiyonu Göster : Ürkütücü Olaylar


dapHne
04-03-05, 23:52
Işıkları açmadığın için memnun musun?

İngiltere'de okuyan iki Türk kızı yurttta aynı odada kalıyorlarmış. Bir gece kizlardan biri arkadaşının evine ders çalışmak için gidecekmiş.

Diğer kızla vedalaşıp çıkmış ama daha yurttan 100 metre falan uzaklaşmış ki ders kitaplarından birini unuttuğunu farketmiş. Odaya geri dönmüş tabiyatıyla. Kapıyı açtığında ışıkların kapalı olduğunu görmüş. "Banu yattı heralde" diye düşünüp ayaklarının ucuna basa basa karanlıkta kitabını aramış. Bulamayınca da, "Şimdi kızcağızı rahatsız etmeyim, nasılsa arkadaşımda aynı kitaptan var. İdare ederiz artık" deyip çıkıp gitmiş. Ertesi sabah sınavdan sonra odasına döndüğünde bir de ne görsün! Oda baştan aşağı kan içinde! Arkadaşının vücudu da parçalar halinde oraya buraya dağıtılmış.

Duvarda da (muhtemelen kızın kanıyla yazılmış) bir yazı varmış:
"Aren't you glad, you didn't turn on the lights?"

(Işıkları açmadığın için memnun musun?)


_________________________________________

Depremin Habercisi

17 Ağustos gecesi Adapazarı'nda yaşlı bi teyze, gece saat 2 buçukta ana caddedeki apartmanlardan birinin zillerini çalmaya başlamış. Kimse kadına kapıyı açmamış, hatta uyandırdıkları için, camı açan bağırıp çağırmış. Üst katlardan bi adam, "Gecenin bu saatinde ne istiyosun teyze?" diye sormuş. Kadın, "Karnım aç oğlum. Bi parça ekmek var mı?" deyince adam, "Yok, yok. Allah Allah, gecenin bu saatinde ne bu yahu?" demiş. Yatağa döndüğünde karısı, yaşlı kadının aç olduğunu öğrenince, "Keşke verseydik" demiş.

Teyze zillere basmaya devam etmiş. En üst katta yeni evli bi çift oturuyomuş. Kadının ne istediğini öğrenince kapıyı açıp yukarı çağırmışlar. Evin hanımı, hemen yiyecek bi'şeyler hazırlamış. Kadına eşlik edip beraberce yemişler. Yemek bitince kadıncağız, "İçimde bi huzursuzluk var. Bi an evvel dışarı çıkalım" diye yalvarmaya başlamış. Genç çift, sırf kadını kırmamak için sokağa inmiş. Daha dışarı adım atar atmaz da her yan sallanmaya başlamış. Depremde o kocca apartman yerle bir olmuş.

O binada oturanlardan sadece yeni evliler ve kocasına, "Keşke yemek verseydik" diyen kadın ölümden kurtulmuş. Onu da 3 gün sonra enkazın altından çıkarmışlar.

_________________________________________

Allahsız Osman

İstanbul'da 1800'lü yıllar... O zamanın ünlü kabadayılarından Ustura Kemal ve arkadaşları, Karacaahmet Mezarlığı'nın karşısında bi evin bahçesinde çilingir sofrası kurmuşlar. İçki masası muhabbeti tüm hızıyla devam ederken laf dönüp dolaşıp mezarlık ve ölü konusuna gelmiş. İçinde zırnık Allah korkusu ve vicdan bulunmadığını iddia ettiği için lakabı Allahsız Osman olan bir kabadayı, "Ulan ölü ne ki be?! Sen sağ olanlardan kork, ölüden kimseye zarar gelmez" demiş. Ustura Kemal da muhabbeti koyulaştırmak için, "Ulan Osman, madem ölüden korkmuyosun, gel şunu iyiden iyiye ispatla bize" diye dalga geçmiş.

Allahsız Osman bunu nasıl yapacağını sorunca, Ustura Kemal, "Aha şu karşıdaki Karacaahmet mezarlığını görüyosun. Madem Allah'a inanmaz ve ölüden korkmazsın, bu gece 12'de mezarlığa girip sana vereceğimiz kazığı mezarlığa içinde bi yere çak. Sabah biz gidip, kazığın orada olup olmadığına bakarız. Eğer orada bi kazık varsa seni takdir ederiz" demiş. Allahsız Osman aslında, gece mezarlığa girmek bi yana, yanından geçerken bile türkü söyleyen bi adammış. Ama yiğitliğe leke süremeyeceğinden, "Peki ama siz de benimle gece gelip, mezarlık çıkışında bekleyeceksiniz" demiş. Zaten bu konuşmalar akşam saatlerinde yapılıyomuş, gece yarısı kalkıp Karacaahmet Mezarlığı'na gitmişler.

Osman, gece karanlığında mezarlığın büyük kapısından içeri girmiş. Herkesin Allahsız Osman olarak bildiği o cesur (!) kabadayı, mezarlığın içinde salavatlar getirerek bi elinde kazık, bi elinde çekiç ilerlemiş. Bi mezarın yanına geldiğinde alelacele eğilip kazığı yere çakmış. Korktuğu için de hemen or'dan uzaklaşmak istemiş. Ama bi'şey, giydiği setrenin, (o zamanlar erkeklerin giydiği uzunca eteği olan bi tür giysi) ucundan tutmuş. Allahsız Osman vargücüyle, "İmdaaat! Ulan yardım edin. Ölü beni tutuyooo" diye feryat etmiş ama kendinden epey uzakta olan arkadaşlarına sesini duyuramamış. Bağıra çağıra mezarın üzerine yığılıp, kalp krizinden oracıkta ruhunu teslim etmiş.

Uzunca bir süredir mezarlığın dışında bekleyen arkadaşları, Allahsız Osman'ın kendilerine oyun oynayıp, mezarlığın öteki kapısından çıktığını düşünüp dağılmışlar. Ertesi sabah ise, Ustura Kemal ve arkadaşları kazığın çakılı olup olmadığına kontrol için Karacaahmet Mezarlığı'na gelmiş. Bi bakmışlar ki, Allahsız Osman, kazıkla beraber setresinin ucunu toprağa çakmış durumda, bi mezarın üzerinde cansız yatıyomuş.

_________________________________________

Hayal(mi)?

Akşamları çok yemek yediğimde zor uyur ve genelde kabus görürüm. Yemeği yine fazla kaçırmıştım. Hiç karabasan görmedim. Ama bu yemeğe görürüm artık diye düşünüp uyumaya koyuldum. Sadece terliyor, bir o tarafa bir bu tarafa dönüyordum. Tam daldığım sırada, birinin bana baktığını hissettim -Biraz korkağımdır. - hemen irkildim. Odamın yarısı kadar bir gölge hafif hareketlerle bana dogru bakıyordu. En kötü yanı ise bunun rüya olmadığını biliyordum. Elim lambanın düğmesini arıyordu ama bulamıyordum. Nefes alamadım ve bağıramadım. Elektrik düğmesini buldum ama açmaya çok korkuyordum. Gözlerim bana anlamsızca baktığına inandığım gölgeye dönüktü... Işığı açtığımda sandalyemin üzerine yığılı elbiselerin, onlarında üzerinde kedimin bana baktığını gördüm. Nede olsa hepsi birden kocaman bir soru işaretiydi benim için. İçim rahatlamıştı. Kedimi sevmek istedim. Hırlayıp yok olup gitti. Asabi bir kedi değildir. Bende tekrar yattım. Aniden tekrar birinin bana baktığını hissederek irkilip ışığı açtım. Aynı manzaranın tekrarı olması benim sinirimi bozmuştu. Gülmeye başladım. Daha sonra sinirlerim yatışsın diye kalkıp bir kahve yapmaya karar verdim. 20 dakika sonra odama döndüm. Tüylerim diken diken olmuştu. Kedim aynı pozisyonda hiç oynamadan duruyordu. Pencerem açık olmasına rağmen odamda ağır bir koku vardı. O tatlı kedimin hareketsizce gözlerimin içine bakması beni oldukça etkilemiş olacak ki birden ağlamaya başladım. Sinirlerim bozulmuştu. Arkadaşımı aradım. Hemen buraya gelmesi gerektiğini ve sinirlerimin bozulduğunu söyledim. Döndüğümde kedim yerinde yoktu. Koku arttıkca artıyordu. Ama nereden geldiğini anlayamamıştım. Odayı aramaya başladım. Heryeri kokluyordum. Balkon tarafındaki camdan aşağıya doğru bakarken hızla kapım çarptı. Hemen kapıya koştum fakat açmaya korkuyordum. Kapının öteki tarafindan kedimin çıkaramayacagi sesler duyuyordum. Kalbimin nasil attığını hala hatırlarım. Bağırmaya başladım. Koku, sinirbozukluğu o garip seslere bir de telefonun o yüksek sesi katılmıştı. Derin bir nefes aldım, kapıyı açtım ve doğru tuvalete gittim. Yansımam beni ürkütmüştü. Sinirbozukluğunun verdiği yorgunluktan olsa gerek kendi yansımamın bana oyun oynadığını düşündüm.Tam bayılıp kalacağımı sandığım sırada telefon tekrar çaldı. Açmaya cesaret edemedim önce. Sonra içeri gidip ahizeyi kaldırdım, kulağıma dayadım... Telefonda arkadaşımın sesini duydum. Gelemiyeceğini söylerken, birden sesi değişmeye başladı. Sanki sesi apartmandan aynı anda gelir gibi yakından duyuyordum. Tüylerim ürpermisti. Ben hiç konuşmadığım halde bana açıklamalar yapıyordu. Açıkcası saçmalıyordu. Bana ikide bir "gelmeyeyim ben, ama sana bişey olmayacak. O sadece alacağını alıp gidecek." diyordu. Kedim etrafta gezerken normal sesler çıkarıp geziyordu. Eski tedirginliğim kalmamıştı. Neydi? Kedime ruh mu girmişti? Hayır. Ya kapı? Hava akımından çarpmıştı. Arkadaşımın ise içmiş olacağını düşündüm. Ama koku gerçekti..

_________________________________________

Ben öldüm galiba!

Mezbahadan et taşıyan bir tırın sabahın erken saatlerinde yüklenip bir an önce yola çıkması gerekiyormuş. Işe sabahın kör vakti gelen işçiler, tırı yüklemeye başlamışlar. Alelacele işi bitirmişler. Tırın şoförü arkadaki soğuk hava deposunun kapısı kapatılır kapatılmaz yola çıkmış. Ancak son eti çengele takmaya uğraşan işçinin içeride kaldığını kimse farketmemiş. Uyku sersemi olan işçi de başına gelen korkunç şeyi, ancak tır hareket edince farkedebilmiş. Tır hiç durmadan 8 saat yol alacağindan, arkadaşları kaybolduğunu farketmezlerse donarak öleceği kesinmis.

Bir süre duvarları yumruklamış ama sesini duyuramayacağını biliyormuş. Bir süre sonra üşümeye başladığından hareketleri yavaşlamış ve bir kenara çöküp ölümü beklemeye başlamış. Oturup kaçınılmaz sonunu beklemeye başlamış ve cebinden çıkardığı kağıt kaleme yazmaya başlamış. 1. saat: çok üşüyorum; 2. saat: her yerim uyuşuyor; 3. saat: ayaklarımı hissetmiyorum; 4. saat: donarak ölmek istemiyorum, kalemi tutucak gücüm kalmadı, ellerim dondu...

Tır etleri teslim edeceği yere geldiğinde şöförü dondurucunun kapısını açınca içerisinin soğuk olmadığını farketmiş. Sabah yola çıkarken aceleden dondurucuyu çalıştırmadığını hatırlayan şoför, lanetler okurken köşede büzülmüş yatan işçiyi görmüş. Adamın uyuyakaldığını sanan şoför, işçiyi sarstığı halde uyandıramamış.

Polis olaya el koymuş, şoför tutuklanmış. Bir müddet sonra adli tabip raporunda işçinin ölüm nedeni vücut ısısının hızla düşüşü olduğu açıklanınca temize çıkmış. Meğerse talihsiz işçi psikolojikman ölmüşmüş.

_________________________________________

Falcı

Olay 1999 yazında gerçekleşmişti. Ben bu tarihte Erdek'te bir otelin barında çalışıyordum. Bu nedenle geceleri geç yattığım için öğlen kalkıyordum. Yine böyle gece geç saatlere kadar çalıştığım bir günün ertesi;öğlen saat 4 gibi kalktım ve her zaman yemek yediğim yer olan otelin karşısındaki büfeye gittim. Orada otelin güvenliklerinden biriyle karşılaştım ve beraberce bir masaya oturduk. Yemeğimizi yerken yanımıza benim arkamdan biri yanaştı ve aynen şu cümleyi söyledi:
-"falına bakmamı ister misin?"
Ben bu lafın bana söylenmediğini düşünerek tostumu yemeğe devam ederken.Sesinden kadın olduğunu anladığım o şahıs aynı soruyu tekrarladı:
-"falına bakmamı ister misin?"
Bunun üzerine dayanamayıp arkamı döndüm. Ben de herkes gibi, döndüğümde o tipik falcı kılığındaki birini göreceğimi sandığımdan hızlı ve sinirli bir dönüş yaptım ki bunun bir diğer nedeni o güne kadar fala inanmıyor olmamdı. Kadınla göz göze geldik ve kadın az önce sorduğu soruyu benim ona herhangi bir şey söylememe fırsat vermeden yineledi:
-"falına bakmamı ister misin?"
Ben de üzerimde neden olduğunu bilmediğim o bir anlık şaşkınlığı atarak hızlı bir şekilde “hayır” diyerek arkamı döndüm .Bunun üzerine yanımdaki güvenlik arkadaşımın kadına "benim falıma bak" dediğini duydum. “Duydum” diyorum çünkü o 3-5 saniye arası sanki yaşanmamış gibi geliyordu. Arkadaşım kolumu tutarak benim de baktırmamı parasını kendisinin vereceğini söyledi. Ben de gayri ihtiyari sanki bunu yapınca rahatlayacakmışım gibi kafamı olur anlamında salladım. İşte tam bu sırada falcı kadın arkadaşıma onun falına bakmayacağını söyledi ve benim yanıma gelerek sanki bir “Rıdvan”(cennetin bekçisi) gibi tepemde dikildi. Bunun üzerine ben de ne istediğini istediğinin para mı olduğunu sordum. Falcı kadın aynen şunları söyledi:
-falına bakıcam!
Ben de sanki bu bir oyunmuşçasına;
"-niye"dedim.
Kadın buz gibi donuk sesiyle
“-çünkü az önce istediğini söyledin” dedi.
Az önce kaynağını bilmediğim o -irkilme sebebim- gibi görünen kadın bana bir anda çekici gelmeye başladı. Ve aklımdan ““neden olmasın ki ne kaybedersin ki zaten”” denen o en tehlikeli düşünce geçti ve falcı kadına “TAMAM” dedim.
Kadın hiç duraksamadan yanıma oturdu ve kafasını yere doğru eğerek bana sağ elimi uzatmamı söyledi. Ben de biraz yaramazlık olsun diye aklımdan sol elimi uzatmak geliyordu ki falcı kadının ağzından beynimdeki tüm kanı donduran şu sözler döküldü.
“Sakın ha yanlış elini uzatmak gibi haylazca bir şey yapma.”
İşte o an kendimi felç olmuş gibi hissettim. Oradan gitmek istiyordum ama mümkün değildi. Ayaklarım sanki yere mıhlanmış gibiydi. Ben bu korkuyla karışık durumda sağ elimi kadına uzattım. Kadın parmaklarımın arasına bir bezden sıktığı sıvıyı sürdü ve sağ elimi sol elimle kapattı. Ve sonra sanki bana acırmışçasına baktı. Ardından elimi açtı ve bir şeyler mırıldanmaya başladı. Bi an sustu ve bana kelimelerine hiç aralık vermeden şunları söyledi:
“Bir kağıt alacaksın ve bu seni büyük bir topluluğun içine sokak, 3 gün içerisinde çok sevdiğin iki insanı kaybedeceksin. Şu an sıkıntıların var ama yarın bunların hepsi sona erecek. Annen çok uzaklardan bir haber alacak. Ve en son söylediği söz ise şuydu 2 abinden büyük olanı küçük olanından daha uzak bir yere gidip sizden ayrılacak.
Olayın hikaye kısmını geçerek size o hafta olan olaylardan bahsedeyim.2 gün sonra üniversite sınav sonuç kağıdım geldi ve ben artık bir kalabalığın içinde olmaya hak kazanmıştım. Bundan bir gün sonra kuzenim intahar ettiği haberini aldık ve aynı gün dayım kalp krizinden öldü. Ortanca abim aniden askere gitmeye karar verdi ve diğer abim de üniversite için Avusturalya’ya gitti. Ben bu olayın üzerinden yaklaşık 3 yada 4 ay sonra tesadüfen tekrar Erdek'e gittim. Aklıma bu kadın geldi ve aramaya karar verdim. ancak tüm aramalarım boşa çıkmıştı ki. Son bir kez uğradığım benzin istasyonundakilere sorarken birisi bana o kadını tanıdığını ancak o kadının yaklaşık 3 sene önce öldüğünü söyledi. Benim o anki halini tarif edemiyeceğim için bu tarifi size bırakıyorum. Daha sonra adama olayı anlattım .Adamın bana inanmamış olduğunu anlasam da kadının yaşadığı yeri bilip bilmediğini sordum. Bana kadının evini tarif edebileceğini söyledi. Ben tarif doğrultusunda eve gittim. Ancak gittim yer bir ev değil harabeydi. Yanmış yıkık dökük içinde şarap içenlerin olduğu yıkıntı bir yerdi. Ben evin içine girdim biraz dolaştım içerde şarap içen insanlara böyle birini görüp görmediklerini sordum. Kimse görmediğini söyledi ben de ümidimi kesmiş evden tam ayrılacağım sırada az önce çıktığım merdivenlerin üstünde kadının benim elimin üstüne sıktığı bezi gördüm. Diyeceksiniz ki aynı bez olduğunu nerden biliyorsun.

ÇÜNKÜ O GÜNDEN SONRA SAĞ ELİMDEKİ KOKU HİÇ ÇIKMADI...

tüyler ürpertici şeyler bunlar :eek: acaip korkarım böyle şeylerden

lordsnk
05-03-05, 19:48
Tam tv programı tadında olmuş..Saol

dapHne
06-03-05, 22:42
tnk ;)

blade#
10-03-05, 23:22
bu ne yahu tam bir gerilim filmi gibi çok iyi olmuş saol
tekrar olmasını dilerim...:)

dapHne
13-03-05, 05:12
RÜYALARIM VE HiSSETTiKLERiM GERCEK OLUYOR

MERHABA. BEN HASAN 3 YIL KADAR ONCE ,BiR GECE YARiSi FAL BAKAN BiR YEGENiM VAR ONDAN CiKiYORDUM. KARSIMA GRi BiR BULUT CiKTi VE BENi EVE KADAR TAKiP ETTi .HAVA DURGUN AMA GECTiGiM HERYERDE BiR HAREKETLENME OLUYOR. NEYSE BU BÖYLE DEVAM ETTi VE BU VARLiK BANA BAKiM GÜCÜ VERDi. HAYATiM COK DEGiSTi .RUYALARiM GERCEKLESMEYE BASLADi. iS YERiNDE OTURDUGUM YERDE BiRSURU iSiKLAR GORMEYE BASLADiM .HiCKiMSE BANA iNANMADi. iS YERiMiN GECMiSTE MEZARLiK OLDUGUNU GORDÜM DALGA GECTiLER .AMA SONRA iSPAT ETTiM .BiRGECE OTURDUGUM YERDEN GÖZÜMÜN ÖNÜNE BiR GÖRÜNTÜ GELDi. 6 TANE SiYAHLAR iCiNDE VARLIK GELDi VE O SiRADA YABANCiLARiN CENAZE MARSINI DUYDUM . O VARLiKLAR BiR ADAMi ALDiLAR iKiSERLi SiRAYA GiRMiSLER .ADAM ARKADAKi DÖRTLÜNÜN ARASiNDA SEDYEDE YATiYORDU. AGIR AGIR iSTANBUL TARAFINA GiTTiLER BU ARADA BEN TEKiRDAG' DAYiM. NEYSE BEN ANLAM VEREMEDiM .ADAMi BiRiNE BENZETiYORDUM AMA KiM? NEYSE BiR HAFTA SONRA BERAAT KANDiLi GECESi GECE 24 SULARI YiNE BiR GÖRÜNTÜ BU SEFERDE ETRAFiMDA BiRSÜRÜ RUH SECDEYE KAPANIYORDU. ARKADASIMA SEN BiRSEY GÖRÜYORMUSUN DEDiM. "NE" DEDi. ÖLÜMÜN SESSiZLiGiNi DEDiM. "HAYiR" DEDi. SABAH OLDU EVDE YATiYORDUM HABER GELDi. BABAM KÖYDE iDi. BERAAT GECESi SABAHi ÖLMÜS VE ÖLÜSÜNÜ TEKiRDAG' DAN iSTANBULA OTOPSiYE GÖTÜRDÜK. YANi ÖLÜMÜN SESSiZLiGi VE VARLIKLARIN ADAMi ALIP iSTANBUL 'A GÖTÜRMELERi BÖYLELiKLE ACIKLANMIS OLDU. SiMDi BENZERi BiR SÜRÜ OLAY YASIYORUM.

Hasan (Tekirdag)


_________________________________________

KORKUNC RÜYA

ilk rüyami 14 yasindayken gördüm...rüyamda evimizin balkonuna çikip gökyüzüne bakiyordum ve sürekli bir ufo ve ufo gruplari görüyordum sürekli... bu rüyamdan bir sene sonra aynisini bir daha gördüm anlam veremedim. neyse daha ilerlemis yillarda bir daha ve birdaha gördüm...neyse 17 yasindayken kardesimle beraber evin terasindan gök yüzüne bakmistik sonra birden rüyamda gördügüm yerde kardesimle beraber üç cisim gördük.Bu cisimlerden biri büyük bir hizla saat yönünde gidip diger iki cismin ortasinda durdu ve sonra diger iki cisim büyük bir hizla saat yönünün tersine gitti ve kayboldular. bu olaydan bir iki gün sonra bu sefer farkli bir rüya gördüm evimden disari çikip bahçe yolunda yürürken gri bir pelerin giymis bir adama arkadan yaklasip omuzuna dokundugumda dönüp bana bakti ve gördügüm iri kafali büyük gözleri olan insan teni renginde cildi olan uzun boylu o yaratik ile veya diger degimle uzayli ile yüzyüze geldim sonra nasil bir biliçtir bilmem san ki onu gerçekten yasamis gibi avazim çiktigi kadar bagararak ALLAHIM NE OLUR UYANAYIM diye yalvardim ve birden uyandim...inanin öyle bir rüyada yüzyüze bilmedigin bir varlikla karsilasmak o kadar korkunç bir olayki anlatamam...

Zeta (Ankara)

_________________________________________

RÜYA MI ? YOKSA ...

Bir yaz gecesiydi, bundan 6-7 yil kadar önce. aile büyüklerimle birlikte yazlikta balkonda oturuyorduk. gece saat 02-03 e kadar sohbet ettik. dayim içki içiyordu. sonra cinlerden bahsetmeye basladi. kara bir kitaptan bahsedip duruyordu. belliki dalga geçiyordu ama bunu anlayabilcek yasta degildim. inandim ve korktum açikçasi. annemde basindan geçen bir iki olayi anlatti. isin ürkütücü yani ben babamla annem ayri oldugundan dolayi 5 yasimdan beri annemle yatarim ve bu olaylarin annemle ben ayni yatakta yatarken yasanmis olmasi. annemede 1 hafta kadar bir süre karabasan gelmis. havalanmis, konusamamis, hareket edememis (ve ben yanindayim ruhum bile duymuyor). neyse o gece dayim ve annem bunlari anlatinca korka korka yattim., aslinda annemle yattigim için geceleri pek korkmam ama bu gece ki farkliydi. belki 500 defa ayet-el kürsi'yi okudum içimden, taki dalip gidene kadar. bir ara kendimi yatakta annemin yattigi tarafta buldum, üzerime siyah bir sey yanlamasina yatti. gülüyordu ama gülmeyi ne duyabiliyor, ne de görebiliyordum. tek bildigim gülüyordu! gecenin etkisiyle;dayi yapma korkuyorum dedim. o anda kolunu tuttum, incecik geldi, nihal sen misin dedim (nihal ablam olur. o da bizimle ayni odada kalir). o sirada basimi çevirip ablamin yattigi yataga baktim ablam orda yatiyor ve arkasi dönük. o an inanin çok korktum. dua okumaya baslar baslamaz, üzerimden agirlik kalkmaya basladi. sol kolumu gögüslerimin üstüne, sag kolumuda karnima dogru koymusum ve sanki bana tüm agirliði yapan onlarmis gibi agirlik kollarimin üzerinden uçup gitti. uyandim ama ayni yerde yatiyordum, ablamda yatakta yoktu. gün dogmustu artik. çok korktugum için rüya görmüs olabilirim. ayrica bu anlatilanlardan dolayi ayni gece yengemde uyuyamamis....

Zuhal Rona ( istanbul )

_________________________________________

YAPMAMANIZ GEREKEN SEYLER

Yapmamaniz gereken seyler : Sakin ruh cagirma islerine bulasmayin. Geceleri Cin seytan vs. hakkinda ileri geri özellikle dalga geçerek konusmayin. Gece çok kuytu ve ormanlik yerlerde özellikle 1-2 kisi kalmayin kalabalik olun ve birbirinizden ayrilmayin. Gece KESINLIKLE mezarliklardan uzak durun. Geceleri uyumadan dua okumayi ihmal etmeyin (bilmiyorsaniz 1-2 tane ögrenin) . Bugüne kadar basiniza açiklanamaycak bir olay gelmediyse kafaniza çok takmayin ama geldiyse dikkatli olun , böyle seyler insana kafayi yedirtebiliyor. Bunlari size tavsiye etmemin tek ve kesin sebebi basima gelen olaylar sonucunda yanlis hareketler olduklarini anlamamdir.... Unutmayin yalnizsaniz bile (özellikle geceleri) yalniz degilsiniz... benden söylemesi...

Miss Tupac

_________________________________________

BENi KURTARAN KiMDi VEYA NEYDi ?

Bundan 6 sene evvel (1998) incirlideki evimizde esime iyi geceler dileyip yatagimiza gittim fakat yatak odamizin kapisi acik ve salonun isigini gorebiliyordum tam o sirada basim inanilmaz donmeye basladi yataktan dogruldum tam duserken esim geldi beni tutmustu onun sayesinde dusmemistim konustuk beni yatirdi ve tekrar salona donmustu sabah oldugunda esime aksam eger yanima gelmeseydin dusebilecegimi zamanlamasinin harika oldugunu soyledim ama esim yuzume cok anlamsiz bakti ve dun gece yanima hic gelemedigini sabaha kadar calistigini soyledi iste o an sok olmustum peki eger o esim degilse beni kim dusmekten kurtarmisti ben kiminle konusmustum bunlarin cevabi sanirim yok

ö.peters


_________________________________________

ASLA KARSILASMAK iSTEMEZSiNiZ

Aslinda bunu neden anlattigimi bilemiyorum,cunku boyle gercek disi,bilime dayanmayan sacmaspan olaylari psikolijik sorunlari olan insanlarin basindan gectigine,çogunun uydurmaca olduguna inanmisimdir hep ve sanirim hala inanmaya devam ediyorum....

1998 yilinin eylül ayiydi.arkadaslarimla gecen muhtesem bir gunun sonunda,yatagima uzanip derin bir uyku cekmek istiyordum,hemen yan oda kardesime aitti ve aramizda sadece bir kapi bulunuyordu,ogün kardesim bir haftaligina akrabamizin yanina gitmisti ve odasinda kimse kalmiyordu..
gece 11 e dogru yattigimi hatirliyorum,yan daierden çok ses geliyordu ve yatmadan önce kardesimin odasinin kapisini kapattim.gece havanin sicak olusununda etkisye bir ara yatakta döndüm durdum,derken ilk önce saclarida bir elektrik ardindanda bogazimda bir sogukluk hissettim,derken bogazimdaki basinç gitgide artmaya basladi tipki bir mengene gibi bogazimi sikiyor ve soguk içime isliyordu.kipirdiyamiyor ve korkuyordum,gozlerimi kapamis yatakta adeta tas kesilmistim,o seyde sanki bogazimi daha rahat kavramak ister gibi sürekli boynumun etrafinda yayiliyordu.derken bir ara sakinlesir gibi oldum,kendi kendime korkacak birsey yok sadece bogazim biraz usuyor hem ne olablilirki?diye dusundum ve ilk once gozlerimi hafif araladim ay isigi pencerme vuruyor ama odayi tam aydinlatmiyordu,birsey goremeyince ilk önce sag gozumu hafifce araladim yine birsey goremiyordum derken iki gözümü birden actim ve bir saniye sonra ciglik atip yataktan firladim,gordugum seyin beynimde bir aciklamasi yoktu ve kendi kendime buna mantikli bir aciklama yapmaya calistim ve sanirim simdi bile bir mantikli aciklamam yok.o sey kardesimin odasindan kaybolup gitmisti ve kapi hala kapaliydi.O geceyi dua ederek ve butun gece iki gozumu kardesimin odasindan ayiramayarak gecirdim,odaya sabah gunun ilk isiklariyla girebildim ve 2-3 hafta uyuma zorlugu cektim.

Gordügüm formu tarif ve izah etmiyorum.bu bende sakli kalmali.ama sunu soylemek isterim asla karsilasmak istemezsiniz

çAGRI MERiç

_________________________________________

YASADIGIM KORKUNC OLAYLAR

ÜNiVERSiTE BiRiNCi SINIFTAYDIM YALNIZ YASIYORDUM AMA OLAYIN OLDUGU GECE YANIMDA BiR ARKADASIM VARDI.GEÇ VAKTE KADAR OTURMUSTUK VE EVDE FAZLA YATAK OLMADIGINDAN BiRLiKTE YATTIK. BiRBiRiMiZE iYi GECELER DEDiKTEN SONRA ARKAMI DÖNDÜM. BiRDEN BiRSÜRÜ ÇiRKiN GÖZÜN BANA BAKTIGINI GÖRDÜM. iRKiLDiM SIRT ÜSTÜ YATTIM TAVANDA BiR ERKEK KOLUNUN SALLANDIGINI GÖRÜYORDUM. ARKADASIMI UYADIRMAK iSTEDiM ONA BAKTIM AMA ARKADASIM NEFERTiTiYE BENZiYORDU VE KONUSMADAN BANA BAKIYORDU. BAGIRMAK iSTEDiM OLMADI DUA ETMEYE BASLADIM AMA BU SEFERDE BiR SÜRÜ KÜÇÜK YARATIK BENi SIKMAYA BASLADI SANKi ÜSTÜMDE KOCAMAN BiR KAYA VARDI VE BiR ANDA ÇIGLIK ATMAYA BASLADIM ARKADASIM KALKTI ISIGI YAKTI BiR SÜRE DAHA ONLARI GÖRDÜM. AMA BiTMEDi KORKMUSTUM GiDiP ABDEST ALDIM VE KURANDAN YASiNi OKUDUM(TÜRKÇE) TAM YATICAKKEN TIRNAGIMDA OJEMi FARKETTiM AMA UMURSAMADAN YATTIM. ARKAMDAN SINIF ARKADASLARIMDAN BiRiNiN BANA SESLENDiGiNi DUYDUM iKi KEZ SESLENDi BAKMADIM KIZGIN BiR SESLE BABAMIN SESLENDiNi DUYDUM TABi BU iMKANSIZDI BABAM iSTANBULDA BENSE ANKARADAYDIM. ARKADASIMA SARILIP AGLAMAYA BASLADIM VE DUA EDiYORDUM UYUMUSUM SABAH KALKTIGIMDA HALA AGLIYOR VE DUA EDiYORDUM.
ARADAN BiR KAÇ GÜN GEÇTi YiNE EVDE YALNIZDIM BiR ÜFLEME SESi DUYDUM DÖNÜP BAKTIM O ANDA YÜZMDE Bi NEFES HiSSETTiM YiNE KORKTUM.TABi BU KADARLA KALMADI iLERLEYEN GÜNLERDEDE BENZER OLAYLAR YASADIM SiMDi BU DURUMA ALISTIM. ÇOGU KiSi BUNLARIN PSiKOLOJiK OLDUGUNU SÖYLÜYOR AMA BEN AYNI FiKRDE DEGiLiM.

ARZU KAYA

_________________________________________

ASTRAL SEYAHATE SiMDi iNANIYORUM

Benim hikayem astral seyahatle ilgili... Aslinda böyle birseyin varoldugunu daha birkaç ay önce öðrendim. Simdi ise bilinçli olarak astral seyahat yapabilmek için çalisiyorum.

Bu olayi yasadigimda daha çocuktum. Ben normalde geceleri kafami yastiga koydugu gibi uyuyan insanlardan degilim. Uykuya dalmam için en az yirmi dakika ugrasirim ve genelde hayaller kurarim. Birgün uyurken aklima acaba ölmek nasil birsey diye bir fikir geldi ve -istekli olarak- bir uçurumun kenarina geldim. ve sanki ben oraya gitmemisim de o benim ayagima gelmis gibi oldu. sonra kendimi asaðiya bosluga biraktim ve tam yere çakildiðim anda ziplayarak uyandim. Aslinda korkmustum çünkü oraya gitmeyi atlamayi ben istemistim ama çakilma esnasinda benim kontrolüm yok olmustu. bunu bir rüya zannettim ama simdi anliyorum ki bu astral seyahatti ve bir anlik korku yüzünden bedenime çekilmistim.

Diger olayim ise rüyada oldugumu farketmemdi. bu 4-5 ay önce oldu okulumun ikinci katinda çalisan bir is makinasi gördüm ve bunun bir rüya olduðunu anladim. ve madem rüyadayim bari kizlarla bir alem yapayim dedim. Tam o anda üstüme inanilmaz bir SIKINTI çöktü, heryer karardi, kendi odami gördüm ama hersey bulanikti (bu esnada baska biryerde kaliyordum) önce karabasan gibi bisey zannettim çünkü uyanmak istedigim halde uyanamiyordum. Bir anda gözlerim açildi, ama çok korkmustum. basta bunun sebebini anlayamadim ama astral seyahat ile bilgi toplarken biryerlerde yüzüsütü uyurken astral seyahat yapmamin böyle sonuçlar dogurabileceðini okudum. ve simdi de inaniyorum astral seyahat dogru birsey.


Mr. GoliatH


_________________________________________

GERCEKLESEN RÜYALARIM

Ben sizinle gerçeklesen bazi rüyalarimi paylasmak istiyorum.

1-isimden ayrildigimi gördüm. Daha dogrusu rüyamda isyerimden bazi kisilerin beni bir kuyuya attigini gördüm. Rüya tabirlerine göre kuyu birilerinin benimle ugrastigini ve isimden ayrilmama sebep olacaklarini gösteriyordu. Yaklasik 2 hafta sonra isimden ayrildim.

2-Rüyamda bir arkadasima beyaz bir arabanin çarpacagini gördüm ve ertesi gün kendisine rüyami anlattim. Ayni günün aksami arkadasim kardesiyle yoldan karsiya geçmek isterken beyaz bir araba hizla gelmis ve kardesi arkadasimi kolundan çekmese araba çarpacakmis. Neyse ki kurtuldu.

3-Kuzenimin ev sahibi oldugunu gördüm. Rüyamda kuzenim büyük bir evde oturuyordu. Uyandigimda hemen kendisini aradim ve rüyami anlattim. Megerse 1 hafta önce anlattigim gibi büyük bir ev satin almislar ve aileden kimseye söylememisler. Evin içini hazirladiklarinda söylemeyi planliyorlarmis.

4-Rüyamda 2 tane kiyamet meleginin dünyaya indigini ve isyerimdeki bazi insanlari alip götürdüklerini fakat beni bir odada yalniz biraktiklarini gördüm. Birkaç gün sonra isyerinin servisiyle evime gitmek üzereyken servisin ben binmeden hemen önce doldugunu görüp baska bir servise bindim. Yolda benim binemedigim servis kaza yapti ve 2 kisi öldü, 19 kisi yaralandi.

Baska rüyalarim da var ama bunlar en önemlileri oldugu için bunlari anlattim.

Saygilarimla,
Seden Algür


_________________________________________

iNANMAYANLARLA KESiNLiKLE RUH CAGIRMAYIN

Merhaba anlatacagim hikaye 4 sene önce basimdan geçmis olup kesinlikle gerçektir.


1998 yaziydi bizim 7 kisilik kizlardan olusan bir gurubumuz vardi bir aksam annemlerin evde olmamasini firsat bilip kizlari eve davet edip parti vermeye karar verdim ve öylede oldu. Yedik içtik eglendik falan yasemin diye bir arkadasim ortaya atlayarak hadi ruh çagiralim dedi ben nekadar olmaz desemde çogunluk istedigi için karsi çikamadim. Ama bir sartim var kimse dalga geçmeyecek ve ciddi olucak dedim. içimizde böyle seylere inanmayan sadece Yeliz adinda bir arkadas vardi. Neyse duamizi ettik ve çagirmaya basladik. ( yazi üzerine fincan usulü) ruh geldi ve fincan oynamaya basladi.Hepimiz bayagi gerildik ve tam o sirada filiz bize hadi ordan siz oynatiyosunuz fincani, ozaman gerçekse bisey yapsin dedi osirada hiç bir sey olmayinca bizimki iyice dalga geçmeye basladi, iste benimle çikarmisin?sevgilin varmi? nezaman öldün? diye söyleniyordu ki fincan oynamaya basladi ve söyle yazdi "aksam bekle beni yanina gelicem ve bana inanacaksin" biz tabi korkudan ölücez yeliz hala dalgasinda hemen dua okuyup gönderdik. 1 saat daha oturduk kizlarla ve herkes eve dagildi saat 04:00 civarlari odamda sigara içiyodum genelde o saatlerde mum yakarim odamda zaten korkudan uyumamda imkansiz, tamda o ruhu düsünürken cami biri tikladi nolur aç kapiyi beni içeri aldiye aglamali bir ses, perdeyi araladim birde ne göreyim Yeliz her yeri çizik ve kan içinde. Sessizce kapiyi açip onu içeri aldim. Noldu dedim? (onun agziyla aynen anlatiyorum) " eve geldim mutfaga girip kendime bir sandviç hazirladim sonra odama geldim koltugun üstünde duran bebegimin duvara dönük oldugunu gördüm ve yere düstü, rüzgar sandim, hemen ardindan camin tahta kapagi hizli bir sekilde 3- defa çarpti yataga oturdum ve dua etmeye basladim o sirada üzerime bir agirlik çöktü bagiramadim sesim çikmadi ve kimildiyamadim 2-3 dakika sürdü bitince evden çikip sana dogru kosarken sanki arkamdan birinin nefes sesini duyuyodum ve o sey beni hizli bir sekilde itti ve yerde yuvarlandim. Kalktim gene kostum ve sana geldim iste böyle oldu" lütfen kurtar beni diye yalvardi neyse ertesi günü cami hocasina anlattik durumu evde kimse yokken hoca okudu üfledi evi sonrada hersey bitti.
Daha sonra Yelizin söyledigine göre 5 yasinda olan küçük kardesi o gece annesine ablamin odasinda biri var demis ama annesi inanmamis.
Hayatimda yasadigim en kötü olaylardan biriydi ama ilkte degildi ve olmayacakta ben böyle seylere merak duydugum sürece....
Size tavsiyem inanmayanlarla sakin ruh çagirmayin sakin dalga geçirtmeyin,zaten gelen ruh degil cin.

Prettyrose



işte ürkütücü hikayeler serimizin devamı..

yesghost
16-03-05, 16:46
bazılarını okudum güzeldi

moytronic
17-03-05, 01:14
tııırstım valla

DenizLisporLu
17-03-05, 23:12
iLk seriyi okumuştum o 100den 2.seriyi okumaya yeLtenmedim biLe.sabah okuyabiLirim ama gece yok hayatta para verseLer okumam :)

genchacker
17-03-05, 23:54
cem abi sana aynen katılıom hemde 1.de tırstım ikinciyi okuyamadım bile ayyyayyaya
3,5 3,5 yusuf yusuf

blade#
19-03-05, 22:45
devamı gelirse çok iyi olur...
hikayeler çok güzel teşekkürler

bluebird
20-03-05, 00:39
yaw niye korkuyorsunuzki zaten hep birlikte yaşıyoruz hiç ayrılmadıkki onlarla

dapHne
21-03-05, 11:15
Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor. (Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.)

dapHne
21-03-05, 11:22
İngiltere'deki Devonport donanma üssü... Gece görüş dürbünleri ve özel alıcılarla donanmış asker ve uzmanlar... Şaka değil gerçek... Onlar teröristlerin değil üssü basan hayaletlerin peşinde!.

İngiltere'nin Devonport kentindeki donanma üssü, bugünlerde önemli bir operasyona sahne oluyor. Gece görüş dürbünü, lazer termometreler, ileri teknoloji ürünü ses kayıt cihazları, dedektörlerle donanımlı 20 kişilik bir ekip katılıyor bu operasyona... Ancak söz konusu operasyon, sandığınız gibi bir tatbikat falan değil. Arayanlar, son teknoloji ürünü cihazlar kullanan 20 kişilik bir "hayalet avcısı" timi. Aradıkları şey de tabi ki hayaletler...
Şaka gibi gelse de İngiliz gazetelerinin ilk sayfalarını süsleyen bu haber gerçek. Askerlerin, 18'inci yüzyıldan kalma bir binada bulunan üssün Güney Bahçesi bölümünde paranormal olaylar meydana geldiği şikayetleri üzerine donanma komutanları çareyi psişik uzmanlar, medyumlar ve hayalet avcılarını çağırmakta buldu... Özellikle son haftalarda askerlerin binanın "hayaletli" bölümüne girmeyi reddettiği, ürkütücü olaylar yaşandığı belirtiliyor. Yerel basına yansıyan haberlere göre askerler 5-10 yaşları arasında küçük bir kız hayaleti gördüğünü, kızın Kraliçe Victoria dönemi giysiler giydiğini ve artık antika olan oyuncaklarla oynadığını söylüyor. Askerler, üssün 4 yıldır boş tutulan bir binasında geceleri ışıkların yanıp söndüğünü, hemen yanındaki bir başka binadan ise oldukça korktuklarını ve garip olaylar yaşandığını anlatıyor. Çünkü bu yandaki binada, Napolyon savaşı döneminde esir düşen 140 kadar Fransız'ın idam edildiği hücreler bulunuyor...
Aralarında İngiltere Paranormal Araştırmalar Merkezi (PRO), Metafizikçiler Derneği uzmanlarının da bulunduğu "hayalet avcıları", bu idam mahkumlarına ait olduğuna inanılan hayaletleri kaçırmaya çalışacak... Araştırmacılara Deniz Yarbay Charles Crichton da eşlik edecek.

blade#
22-03-05, 02:42
bunları nerden buluyorsun bana da söyleyebilirmisin?

dapHne
22-03-05, 12:32
Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor. (Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.)

dapHne
22-03-05, 12:33
Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor. (Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.)

dapHne
22-03-05, 12:34
Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor. (Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.)

dapHne
22-03-05, 12:34
Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor. (Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor.)

dapHne
22-03-05, 12:37
bunları nerden buluyorsun bana da söyleyebilirmisin?
benim bildiğim belirli bir site yok. araştırıyorum önüme gelen ilginç bilgileri sizlerle paylaşıyorum ;) mesela İngiliz ordusunda hayalet avcılığı hikayesi sabah gazetesinin web sitesinden alıntı :rolleyes:

blade#
22-03-05, 22:18
tamam yine de sağol

blade#
28-03-05, 22:48
Üst Kattaki Katil
Büyük bahçeli bir villada yaşayan genç bir çift, çocuklarını bakıcıya bırakıp dostlarının verdiği bir partiye gitmiş. Bakıcı kız çocukları yatırdıktan sonra televizyon seyretmeye başlamış. Bir ara telefon çalmış. Kızcağız telefonu açtığında karşısında hırıltılı bir sesle konuşan biri varmış: Şu an üst katta çocukların başucundayım. Sen de gelsene buraya. Huhahuha! Kız feci korkmuş haliyle. Ama kendini Kesin salak bi telefon şakası bu diye düşünüp sakinleştirmeye çalışmış ve televizyonun sesini sonuna kadar açmış. Telefon tekrar çalmış. Aynı hırıltılı ses yine o histerik kahkahasını attıktan sonra, Çocukların yanındayım. Hadi sen de gel yukarı demiş. Kız daha da korkmuş ve santrali arayarak durumu anlatmış. Santralde iyi bi kadın varmış, Adam sizi aradığında bir’kaç dakika konuşturun. Numarayı tespit eder, sonra da polise bildiririz diyerek kıza yardımcı olmuş. Bakıcı kız telefonu kapatır kapatmaz hemen çalmış telefon. Aynı ses yine aynı sözleri tekrar etmiş. Kız konuşmayı uzatmaya çalışmış ama sapık anlamış bunu ve hemen telefonu kapatmış. Bir’kaç dakika sonra tekrar çalmış telefon, arayan santral memuresiymiş ve panik durumdaymış: Hemmen kaç oradan! Arayan numaranın da adresi aynı. Yukarıda bir telefon hattı daha var demek ki! Kız koşşa koşşa kaçmış evden. Bu arada santraldeki kadın, polisi olaydan haberdar etmiş bile. Polisler birkaç dak’kada adrese gelip eve girmiş. Gerçekten de üst katta elinde kocaman bi kasap satırı olan bir katil yakalamışlar. Üst kat pencerelerinin birinden eve giren sapık katil iki çocuğu öldürdükten sonra o telefonları etmeye başlamışmış.




"Tavla"
Genç bi kız ailesinin evde olmadığı bi akşam arkadaşlarını davet etmiş. Kız kıza yemişler, içmişler, derken içlerinden biri "Hadi cin çağıralım" demiş. Ev sahibi kız da hiç inanmazmış böyle şeylere ama arkadaşlarına ayıp olmasın diye kabul etmiş. Harfler kesilmiş, fincan ortaya konmuş ve elele bir masanın etrafında daire olunup cin çağırma olayına girilmiş. Cin gelmiş gelmesine ama bizim kız hala fincanı arkadaşlarının ittiğini düşünüyomuş. Bi ara fincan hızlı hızlı harflere giderek şöyle demiş: "İçinizde bana inanmayan biri var. Yarın saat 4’te o kişiyle tavla oynamaya geleceğim!" Kızlar feci tırsmışlar ama ev sahibi kız hala dalgasındaymış işin. Saat çok geç olmadığı halde seans hemen bitirilmiş ve kızlar evlerine dağılmış.

Bizimki zaten o tür şeylere hiç inanmadığından cin olayını ertesi sabah unutmuşmuş bile. Öğlene doğru telefon çalmış. Arayan, kızın çok sevdiği, çok iyi anlaştığı teyzesiymiş, "Bugün içimde bi sıkıntı var, evdeysen bi ara sana uğruycam. Dertleşelim biraz" demiş. Kız da sevinmiş teyzesini görecek diye, "Hemen gel, ben de seni çok özledim" demiş.

Kız, teyzesini hakikaten dertli ve solgun görmüş. Hoşbeş etmişler ama teyze hala dalgınmış. Kız, "Teyzeciğim sen konuştukça daha kötü oldun, istersen başka bişey yapalım" demiş. Teyzesi de "O zaman tavla oynayalım. Ne zamandır seninle oynamadık. Kafam dağılır biraz" demiş. Kız tavlayı almaya giderken bi gece önceki olay aklına gelmiş, "Meğer benim teyzem cinmiş" deyip gülümsemiş.

Kızla teyzesi güle oynaya tavla oynarken bi ara teyze tuvalete gitmek için kalkmış. O içerdeyken telefon çalmış. Arayan kızın babasıymış. Adamcağız çok üzgün bi sesle konuşuyomuş: "Kızım teyzen öğlen bi trafik kazası geçirdi. Durumu çok iyi değildi ama Allahtan ümit kesilmez deyip sana haber vermedik ama az önce teyzeni kaybettik, başımız sağolsun.."

blade#
28-03-05, 22:53
Yardımsever Zenci
Olayın geçtiği yer Beyoğlu, Asmalımescit Sokak 50 numaralı evdir, olayın geçtiği tarih ise 1912-1914 yılları arası, olayın kahramanı ise bu yazarın (Giovanni Scognamilla) büyükannesi, adı ile Mariana Filipucci. Ailenin oldukça dar bir gelirle yaşamakta olduğu o yıllarda (Birinci Dünya Savaşı öncesi ya da başlangıcı) bir kış sabahı evin geniş avlusunu süpürmekte olan, kara kara düşüncelere dalmış büyükanne Mariana üst kat merdivenlerinden birinin inmekte olduğunu, yaklaştığını görmüş, dönmüş bakmış ve hayretler içinde kalmıştı. Merdivenlerden inen ve yaklaşan, evde hiç görmediği bir zenciydi, alımlı, kır saçlı ve fesli. "Bir paşa gibi giyinmiş, sırmalarla süslenmişti" diye anlatırdı büyükanne. Zenci önünde durmuş, eğilip selam vermiş sonra da redingotunun cebinden bir kese çıkatıp Mariana’nın eline bırakmış ve kapıdan çıkıp gitmişti. Büyükanne hayretten dona kalmış, bir süre sonra kendine gelmiş, keseyi açtığında ise içinin altınlarla dolu olduğunu görmüştü. Tam o sırada sokaktan kızı (annemiz) Elisabetta gelmiş büyükanne de sormuş ona sokakta böyle bir zenciyi görüp görmediğini. Hayır, kızı böyle bir kimseyi görmemişti, ne o ne de başka birileri. Sanki birden cisimlenmiş, büyükannenin parasal sorunlarını bir çırpıda halletmiş ve de kayıplara karışmıştı. Kesin olan bir şey varsa o da o gün, o evde herhangi bir zencinin kalmadığı, daha önce ve daha sonra hiç gelmediği görünmediğidir. Ancak o evde, dört-beş yıl sonra, bir ruh çağırma seansı esnasında üç bacaklı yuvarlak bir masanın dört kat merdiven boyunca indiği seansa katılanlar tarafından görüldü!





Mumya
İsa’dan 1500 yıl önce yaşayan Mısırlı Prenses Amen-Ra öldükten sonra dönemin geleneklerine uygun olarak mumyalanmış ve tahta bi tabuta konmuş. 1890 yılında 4 zengin İngiliz genci, prensesin mumyasını bi "tarihi eser" kaçakçısından (böyle söylediğimi prenses duymaz inşallah) satın almış. Ve felaketler zinciri de böylelikle başlamış. Mumyayı alan gençlerden birini en son alış-verişten bi’kaç saat sonra çöle doğru yürürken görmüşler. Bi daha da İngilizi gören olmamış. Dörtlü grubun bi başka üyesi ertesi gün Mısırlı hizmetkarlarından biri tarafından kazayla vurulmuş. Hizmetkar, elini o an kontrol edemediğini ve hiç istemediği halde silahı alıp "sahibi" vurduğunu iddia etmiş. Kalan iki genç mumyayı alıp memleketlerine dönmüş. Üçüncü adam İngiltere’ye döndükten sonra bütün parasını yatırdığı bankanın battığını öğrenmiş. Son adam da iflah olmaz bir hastalığa yakalanmış, servetini hastanelerde harcayıp sokaklarda kibrit satmaya başlamış. Bu arada mumya bi işadamının eline geçmiş bu felaketler sırasında. O da British Museum’a hediye etmiş lanet(li) prensesi. Müze mumyayı Mısır bölümüne koymuş. Ama prenses boş durmamış taabi. Gece bekçileri, tabuttan hıçkırığa benzer sesler duyduklarını iddia ediyolarmış. Bekçilerden biri, bi sabah ölü bulunmuş. Temizlikçiler mumyanın etrafını temizlemeyi reddediyolarmış. Bi gazeteci tabutun dıştan fotoğrafını çekmiş. Fotoğrafı tab ettiğinde kartta sadece korkunç bi suratın olduğunu görmüş. Gazeteci koşa koşa evine gitmiş, yatak odasına girip kapıyı kilitlemiş ve kendini vurmuş. Falaaan, filaaan... (Prensesin daha sonra da o kadar çok vukuatı var ki, falan filan demek yetmiyor.) Müze sonunda mumyayı özel bi koleksiyoncuya satmış. Ondan sonra da bi sürü felaket olmuş. Vakit kaybetmeyelim. En son Amerikalı bi arkeolog satın almış prensesi. 1912 Nisan’ında da mumya Amerika’ya götürülmek üzere Titanik gemisine yüklenmiş ve asıl olan da böylelikle olmuş zaten. Amen-Ra son volesinde 1500 yolcunun kendi yanına gelmelerini sağlamış.

goldbrain
30-03-05, 23:33
Yusuf Yusuf 3.5 3.5 Yaneee:d

saat 23. 1-2 tane daha okusaydım aynen o duruma gelecektim ama artık fazla tırsmıyorum. zamanında bu "bilinmeyen mevzular"a bayaa sarmıştım da :) :)

dapHne
10-06-05, 01:41
1) "selam dostlar, bundan 7 sene önce cok sevdiğim dedemizi kaybetmiştik. acımı size anlatamam. evimizde akvaryumumuz vardı ve dedem balıklarla ilgilenmeyi cok severdi. hastalığından dolayı uzun süre bizde akvaryumun bakımıyla ilgilenememiştik ve akvaryum gerçekten baya pislenmiş balıklar yaşama savaşı veriyordu. anlatmak istediğim dedemin öldüğü gün gece yattık ve sabah cok erken kalkmıştım. inanmıyacaksınız akvaryum sanki çeşmeden akan gibi tertemiz ve balıklar çok hareketliydi. hemen ailemide uyandırdım ve onlarda çok şaşırdılar. BUNUN BİR AÇIKLAMASI VARDIR MUTLAKA!!! "



2)"Başımdan gecen ve hala benimde etkisinde olduğum bir olayı sizlerle paylaşmak istiyorum. Geçen sene yani ben 18 yaşımdayken bir arkadaşın evinde toplanıp içki içmeye karar verdik. Arkadaşın babasıda vefat etmişti ve öleli daha 4 - 5 ay oluyordu. Arkadaşımın babası haluk amca hacca gidip gelmiş hacı bir adamdı. Oğlu ilker ise hiç ona çekmemişti. Neyse biz o gece içkileri aldık ve onlara gittik. Bize yatacağımız odaları gösterdi. Yer yetmemiş ve bir kanepede 2 kişi yatmak zorunda kalmıştık. Neyse akşam oldu bende evi gezerken bir oda gördüm. Bomboş iki kişilik bir yatak vardı. İlkere "Burda niye yatmıyoruz" dedim... O da "orası babamın öldükten sonra hiç kimse yatmadı öyle düzeltilmiş şekilde durur" dedi.
Neyse saat 1 civarı falan evde içkimiz bitti ilker - metin ve apo içki almaya otogara gitti bende evde yanlız kaldım. Sadece bir şişe viskimiz kalmıştı. Bi ara sızmışım 4 - 5dk sonra bir kapı çarpmasıyla uyandım.Heralde ilkerler geldi diye düşündüm. Ama kimse yoktu evde. Önümde duran viski şişesi ise kayıptı. Evin içinde acaba nereye koydum diye aramaya başladım ama yoktu. En sonunda babasının odasının kapısını zorladım ama açamadım. Sonra ilkerle geldi. Bende şişeyi kaybettiğimi ve sesler duyduğumu söyledim ve babasının odasını neden kilitlediğini sordum. O da " ben bir şey yapmadım oğlum açıktır" dedi. Sonra kapıyı açmayı çalıştı ama o da yapamadı. Neyse biz tornavidalarla kapıyı açtık. Ve o şok edici sahne gözlerimizin önündeydi. Yatak bozulmuştu sanki içine biri yatıp çıkmıştı ve yerde kırık bir viski şişesi vardı. Ben hemen 2 adım geri çekildim. İlker sadece 1 cümle söyleyebildi."ÖZÜR DİLERİM BABA""


3) SEVGILI ARKADASLAR BENIM HIKAYEM BENI HALA URPERTEN BI HIKAYE ....
ben sehırler arası yolcu tasıyan özel bır firmada muavinim isden ayrılmıştım vede cok canım sıkılıyodu evde babamla hep kavga ediyoduk gece yattıgımda rüyamda baska bır firmada ışe basladıgımı gordum sabah uyandıgımda dışarıya çıktım arkadaslarla gezdık öğlen 3:30 civarı eve geldim tam o sırada tlf caldı arayan benım ayrıldıgım otobüsün şöförüydü ve saat 5 de antalya seferimizin oldugunu söyledı ve benı tekrar ışe çağırda tabi bende hemen hazırlıklarımı gördüm ve saat 4'de oto garda oldum neyse yola cıktık G.antepe girip yolcularımızı aldık ve cıktık antep cıkısında ben onde oturuyodum ve kaptan benden kalkıp cay kahve servisi yapmamı istedı ben servisi yaparken gözüm birden cama takıldı sanki simsiyah bi şey otobüsü sarmıştı tam o sırada önümüzde seyır halinda olan bır kamyona arkadan vurduk tam bir kıyamet günü gibiydi şöför direksıyonu kırdı şarampole yuvarlandık araba mahvolmus bir haldeydi yolcuların cığlığı hala kulağımdan gitmiyo şöför direksiyonla konsol arasında sıkışmıştı çıkartık bende hiç bir şey yoktu ama kendimi rüyada sanıyodum sankı ben yasıyorum ama aklım yerinde değil gibiydi neyse şöför hastanede öldü
tarih: 18 5 2002 mayıs saat 8:30 firma ___



serimize devam

dapHne
10-06-05, 01:42
4) Ben Kastamonudayım Adım Emre 19 yaşındayım.
Kastamonuda Gelin dağı denilen bir dağ var ve gercekten cok urkutucu bir efsanesi var. Bizde 3 arkadaş bu efsane ne kadar gercekci diye bir şey yapmaya karar verdik.
Efsaneye göre bir gun gelin arabası o dağın ordan gecerken çok korkunc bir kaza yapmış ve o arabadan kimse kurtulamamış.Gelinde üzerinde gelinliğiyle ölmüş ama gelinin cesedi bulunamamış. O günden sonra eğer saat gece 22:00 dan sonra oradan bir düğün konvoyu veya korna çalarak bir gelin arabası gecerse ormanın içinden gelinliğiyle alevler içinde bir gelin görünür ve ağlayan gözlerle arabaya bakarmış. Bizde benim arabamı düğün arabası şeklinde süsleyerek saat 23:30 civarı Gelin Dağının oradan kornalarla geciyorduk. Hepimizin gözü dağın içindeydi ama ben bir şey göremedim arkadaşım mahmut ise birden bağırmaya ve hızlı gitmemi söylemeye başladı bende ona inanmadım be gülerek arkaya döndüm.Ama gercekten mahonun suratında inanılmaz bir korku vardı ve ağlıyordu. Hemen geri dündük bize o konu hakkında hiç bir şey anlatmadı ve o gunden sonra psikolojik tedavi görmeye başladı. Ailesi bizle görüşmesini yasakladı. Duyduğuma göre olayın üzerinden yaklaşık 6 ay gecmesine rağmen hala sinir haplarıyla geceleri uyuyabiliyormuş.



5) tam iki hafta önce cumartesi akşamı bi arkadaşımızda hep beraber oturuyorduk.arkadaşın babasıda çok iyidir gittik rica ettik sigortaları indirip bizi korkutmasını söyledik.çünkü geçen sene aynı şeyi bize yapmıştı ve çok güzel oluyordu.İşte biz arkadaşın odasında oturmaya başladık ama ortamı yavaş yavaş hazırlamaya başladık.cinlerden falan konuşalım dedik onlar zaten hemen atladılar.neyse muhabbet başladı.herkesin anlatıcak bişwy vardı sonuçta.arkadaşın da odasındaki spot ışılar bi haftadır bozuktu.bizde gece lambası açtık.bide radyoyu açtık ki iyice garanti olsun sigrtalar attığında anlayalım diye.benimde önceden duyduğum bi rivayete göre ruhlar ve cinler konuşulduğu yere gelirlermiş.bizde bunu iyice dalgaya alarak ey ruh geldiysen...gibi muhabbetlere başladık.arkadaş şey dedi ey ruh geldiysen gece lambası sönsün dedi.bende ey ruh geldiysen spotlar yansın dedim.daha bunun gibi bi çok şey söylendi ama ilk önce gece lambası söndü arkadaş ilk bana baktı herhalde babam geliyo korkutmaya gibisinden ama ben hala teyibin açık olduğunu ima edercesine bişiler söyledim.oda biraz tırstı.sonradan inanmıcaksınız ama odadaki spotlar yandı ve biz direk hep beraber panik olduk.sonra arkadaş ayağa kalkıp söndürüp açtı spotları.gayet normal çalışıyordu.hikayenin burdan sonrası gayet normaldi.sigortalar attı ve babası yan balkondan girip bizi korkuttu.korkanlar ve çok eğlenenler oldu fakat bizim aklımızı kurcalayan başka şeyler vardı.o spotların nasıl yandığı ve gece lambasının nasıl söndüğü gibi...?


............

ebruli_1905
10-06-05, 01:50
güzelim boşver ya böle şeylerle yorma kendini hem bizide kohutmazsın valla ben şimdi nası uyicam ((:

Black_Cobra
10-06-05, 12:59
Guzel arkadasım Yaws nıye gerıyorsun ortamı :D:D
Calısmaların ıcın tesekkurler. pr;

dapHne
10-06-05, 20:21
zuhaahaaa :D böyle şeylerden korkan ebruli arkadaşım, gecenin bir vakti okuma sende adı üstünde ürkütücü hikayeler bunlar ;m)

ebruli_1905
10-06-05, 20:39
Merak ediyom napimm :p neyse kafana göre takıl ya ;m)

dapHne
10-06-05, 20:46
laf aramızda benimde bunları hep geceleri ekleyeceğpim tutuyoo. bende sonuna kadar okuyamıyorum bazılarını :D

ebruli_1905
11-06-05, 00:51
MAİL
Adamın biri yeni ulaştığı otele kaydını yaptırır. Odasına girdiğinde masada bir bilgisayar görürür ve karısına e-mail atmaya karar verir. Fakat yazdığı mesajı farkında olmadan yanlış bir adrese gönderir.... Tam bu sırada farklı bir yerde kadın, kocasının cenaze töreninden evine yeni dönmüştür ve bilgisayarındaki maili görür, arkadaşlarından geldiğini düşündüğü maili okuyunca olduğu yere yığılıp kalır. Odaya giren annesi yerde yatan kızını ve ekrandaki mesajı görür.
Kime : Sevgili karıma
Konu : Yeni ulaştım.
Tarih : 16 Mayıs 2004
Benden haber aldığına şaşıracağından eminim. Burada bilgisayar var ve sevdiklerimize e-mail gönderebiliyoruz. Buraya yeni ulaştım ve kaydımı yaptırdım. Herşey yarın senin buraya geleceğini düşünülerek hazırlanmış.Seninle buluşmayı dört gözle bekliyorum. Umarım benim gibi sorunsuz bir yolculuk geçirirsin.
Not : Burası çok sıcak

dapHne
11-06-05, 01:12
bu fıkra değilmiydi ya :) ben mi yanlış biliyorum :confused: istersen komik bölümde aç

dapHne
19-07-05, 13:12
İnanmayanlar mutlaka okusun...

İnanmayan arkadaşlara örnektir..Bu olay askerde başımdan geçti.Askerde çavuştum yani nöbet tutma olayım yoktu.Usta birliğine yeni gelen adanalı bir çocuk vardı.Çok sakin ama neşeli bir çocuktu.Neyse geldikten yaklaşık bir ay sonra buna nöbet yazmışlar.Ama taburun en sakat yerinde karanlık,adamı kesseler farkında olmaz kimsenin.Yanınada üst devre bir devremi vermişler.Tabi benim devre başlamış uyumaya bunuda dikmiş nöbete.1 saat sonra taburda bir karışıklık bir panik silah sesleri geliyor onun tuttuğu nöbet kulesinden.Çocuğu zar zor getirdiler koğuşa.Bağırmalar titremeler Gözlerini patlatıp bir noktaya bakmalar..İlk baş hava değişimine gitmek için numara yapıyor dedim ama gözlerimle bir şeyleri görmeden önce..Çocuk cılız zayıf bir şey ama 3 kişi yatakta zor tutuyoruz adamı.Kendini boğmaya çalışıyor acaip acaip bir şeyler mırıldanıyor,gözleriyle odada sanki bir şey varmış gibi onu takip ediyor.Ama ona gerçekten inanmamın tek bir sebebi vardı.Uyumaya başladığı zaman aniden ellerini boğazına götürdü.Kendini boğmaya çalışıyor.Nerden esti bilmiyorum içimden 3 kulluvallah bir elham okudum ama kimseye farkettirmeden.Çocuğun gözleri kapalı elini dudaklarına götürdü ve bana sus işareti yaptı.Başımdan sanki kaynar sular döküldü..O gün bugündür yatmadan önce mutlaka bu duaları okurum.İster inanın İster inanmayın.Ama gercek..Onlar her yerde...


cinlerle düğün

Yıl 1999 16 yaşındsaydım ve gece tek başıma yatmaya korkardım, sürekli birşeylerin beni izlediğini sanırdım ,yine böyle düşünceler içinde bir gece de uykumda birilerini gördüm. Bana çok samimi ce dost canlısı olarak görünüyorlardı bana düğün olduğunu ve benimde davetli olduğumu söylediler ve ısrarla götürmek istediler. Bende onlarla beraber evden çıktım.Yolda bir dere kenarı görüyorum ve kimseler bulunmuyor ancak davul ve zurna sesleri kulağıma çalınıyordu ,derenin yanına doğru ilerledik ve koluma girip işte düğün halay çekicez deyip koluma girdiler ve beni daha sonra öldürür derecesine dereye atıp çıkarttılar ve düğün bitti deyip elime bir paket verdiler ve bu paketi evde açmamı söylediler. Ben bütün gücümle koşuyordum tam bu sırada kendime geldiğimde ağaçlıklı bir yolda koşuyordum ve elimde bir paket vardı içini açtım içinden hayvan pisliği çıktı arkamdan gülme sesleri inliyordu ve ben bu korkuyla eve geldim bağıra bağıra kapıyı çaldım kapıya çıkan ailem hayretle bana bakıyorlardı ve içeri girip onlara olayları anlattım herkesin huzuru kaçmıştı annanem sabaha kadar başımda kur'an-ı kerim okudu ve dualar etti ertesi gün hocaya gittik ve başımdan geçen olayı anlattığımda hoca çok şaşırdı ve beni cinlerin kaçırdığını ama kötü niyetli olmadığını sadece beni korkutmak istediklerini söyledi. Verdikleri paketi söyledikleri yerde açsaymışım içinden altın gibi değerli mücevherat çıkarmış ve bu olaydan sonra onlarla birlikte yaşar oldum şuan yaşım 22 ve hala görüyorum siz siz olun sakınha onlarla uğraşmayın ayetel kursi ile beraber kul euzibi rabbin nas suresini okuyun allaha emanet olun...izmittet murat.....


Ömür Boyunca Unutulurmu ?

tarih. 16.08.1998 pazar gece saat 12 sıralarında kandıra'ya bağlı kefkenden dört arkadaşlarla denizden dönüyorduk.
gece ağır bir şekilde yağmur yağıyordu. kefkenden çıktıktan yaklaşık 20 km sonra kandıra yolu üzerinde dalca köyü mevkiinde birisi el ediyordu. biraz geçtikten sonra arkadaşlar duralım dedi ve geri geri gelip el eden kişinin yanına gittik. el eden kişi 55-60 yaşlarında yaşlı bir kadındı. yağmurdan aşırı derece ıslanmış ve çok üşümüştü. arabamda bulunan çeketimi kadına verip arabaya aldık. izmit'e gelene kadar kadın hiç konuşmadı. izmite geldiğimizde kadına nerede oturduğunu sorduk. kadın el işareti ile gösterip bize yolu tarif etti. izmite bağlı 60 evler mevkine kadar geldik. yaşlı kadın hala eliyle yön gösteriyordu. sonunda bir evi işaret etti. kadına burasımı dedik oda kafa salladı. kadını orada indirdik. sonra arkadaşları evlerine bıraktım. ertesi gün denize beraber gittiğim bir arkadaşımla otururken kadından söz açıldı. o sırada ona verdiğim ceketim aklıma geldi. arkadaşa gidip alsak ayıp olurmu diye sordum. arkadaş niye ayıp olsun dedi ve beraber kadını indirdiğimiz eve gittik. kapıyı bir bayan açtı. iyi günler dedik bu evde yaşlı bir teyze oturuyordu onda bir emanetimiz vardı onu almaya geldiğimizi söyledik. kapıyı açan bayan içeriden eşini çalığırdı. eşi kimi aradığımızı sordu. bizde akşam olan olayı anlattık. adam burada yaşlı bir kadının oturmadığını eşiyle beraber 12 yıldır burada oturduklarını ve 1 kız çocukları olduğunu söyledi. sonra bizi içeriye davet etti. arkadaşla içeriye giriyorduk ki antrede duvardaki resmi görünce arkadaşla beraber işte bu kadındı dedik. adam ve eşi tuhaf tuhaf birbirlerine bakarak çok şaşırdılar. ve bir süre sonra bu imkansız dediler. olurmu işte bu kadın dı dedik. geçip içeriye oturduk. adam duvardaki resmin annesine ait olduğunu ve 16.08.1995 yılında vefat ettiğini söyledi. bu sefer arkadaşla ben çok şaşırdım. içimizden inanmak gelmiyordu. ama asıl inanılmaz olaylar bundan sonra başladı. bir süre sonra adama inanamadığımızı söyledik. eşi birer fincan kahve ikram ettikten sonra. adam inanmadığımızı kendisinin yalan söylediğini sandığımızdan olsa gerek. gelin sizi annemin mezarına götüreyim dedi. arabaya atladık ve mezarlığa yaklaştıkça içimiz bir tuaf olmaya başladı. çünkü mezarlık olarak gittiğimiz yer izmit kandıra yolunda gece kadını aldığımız dalca köyü idi. köy mezarlığına girdik. mezarın başına geldiğimizde gözlerimize inanamadık. gece kadına verdiğim ceket çezarın üstünde toprağa serilmiş vaziyette idi. yanımdaki arkadaş ceketi görür görmez fenalık geçirdi. kadının oğlu mezarın üstünden cekiti alarak hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. biz arabaya döndük. adam bir süre sonra ceketim elinde geldi. yola koyulduk. adam babasının bir yaşında iken 16.08.1965 trafik kazasında öldüğünü kendisinin annesine çok bağlı olduğunu ve tek çocuk olduğunu anlattı. izmite geldik adam ceketimi verdi ama o ceketi giyip taşıyacak gücü kendimde bulamadığım için almadım. ceketi bu bizim vasıtamızla annenizin sana armağanı olarak sizde kalsın dedik ve adamdan ayrıldım.

olan olayları denize beraber gittiğimiz arkadaşlarımızada anlattık. tabi onlarda inanamadı. adamla çok nadirde olsa bazen arkadaşlarla beraber buluşuyorduk. 17 ağustos depreminden yaklaşık 1 ay sonra adamın evinin bulunduğu 60 evler mevkiine yine arkadaşımla gittik. yaşlı kadının oğlunun oturduğu ev depremde yıkılmıştı. arkadaşla mahalle muhtarına gidip erkan abiyi sorduk. muhtar bize depremde erkan bey eşi ve kızlarının enkaz altında kaldığını söyledi.
arkadaşla bir ikinci şok daha geçirip muhtarlıktan ayrıldık.

yaşlı kadını arabaya aldığımız tarih 16.08.1998 pazar günü.
yaşlı kanın eşinin(erkan abinin babası) öldüğü tarih 16.08.1965
erkan abinin ve ailesinin öldüğü tarih 17.08.1999 (16.08 i 17.08 e bağlayan gece) izmitten cengiz.......


UZUN SAÇLI BEBEK
Selam millet ben bu hikayeyi bir arkadaşımdan öğrendim bu arkadaşımız'ın komşusu hamile kalıyo fakat kadın çok fakir neyse doğum yaklaşıyo ve kadın birden sancılanıyo eve ebe çağrıyolar ve ebe doğumu gerçekleştiriyo ve bir kız çocuğu dünyaya geliyo ama bir problem var bu çocuğun saçları nerdeyse annesi kadar uzun ebe şaşırıyove doğum gerçekleşiyo ebe de bu olayı bir hoca ya anlatıyo bu hoca kızı görmek istiyo ve kızın yanına götürüyolar hoca'yı hoca kızın yanına yaklaşamıyo ve bu kızın cinli olduğunu söylüyo bu yüzden kız a nazar değerse kızın çok canının yanıcağını söylüyo ve kıza değişik karışımlar içiyo ve kız iki gün sonra yatakta ölü bulunuyo ve aradan uzun bir zaman geçiyo ve hoca'nın da karısı hamile kalıyo ve doğuma ebe geliuo ve tekrar doğum gerçekleşiyo ve hoca karşısın da ölen çocuğu görünce aklını kaybederek feci şekilde ölüyo...


ne derecede inandınız bilemiyorum ama ben etkilendim..

DiAnA
20-07-05, 04:31
ya ben tek basıma yasıyorum :( korkuyorum sende yazıyorsun daphne bunları yaaa bende meraktan okuyorum napcam ben simdi ((: ((: bizim evde ısığı accak biri bile yohk :(

dapHne
20-07-05, 11:04
:) cnm böyle şeyleri okuduğunda içini rahatlat, Allah'a sığın ve güven ;) hiçbişey olmaz korkma yani...


ama söz bidaha c.. ile ilgili hikayeleri koymayacağım ;) .

korku_bgm
22-10-06, 17:01
thank you teşekkür ederiz.çok güzel yaaılarmış ama fazla iç açıcı deilmiş