SeVeNHiLL
28-03-06, 22:35
İzmir Karşıyaka İnci Şener İlköğretim Okulu öğretmeni Mustafa Duran, sınıfına dersleri müzikle öğretiyor. Öğrenciler konuların anlatıldığı şarkıları flütle çalıyor..Linki görüntüleyebilmek için <a href="%2$s"><strong>Üye</strong></a> olmanız gerekiyor. Ders müzik olsun olmasın, Karşıyaka İnci Şener İlköğretim Okulu 5-A sınıfının kapısına kulağınızı dayadığınızda notaları duyuyorsunuz. Çünkü bu sınıfta dersler, besteli. Öğretmenleri Mustafa Duran, öğrencilerin kavramakta zorluk çektiği dersleri müzikle öğretiyor.
42 yaşındaki Duran, matematik, fen, sosyal ve hayat bilgisi derslerini tahtada anlattıktan sonra bir de güftesi ve ezgisiyle öğretiyor. Dört yıldır bu yöntemi kullanan Duran, "Müzik ve eğitim ayrılmaz birer parçadır. O nedenle öğretmen olarak müzikle eğitimi buluşturmayı çağdaş eğitimin bir parçası olarak düşündüm. Öğretmen olan eşim Serpil Duran sözleri yazıyor, ben de beste yapıyorum. Özellikle zor algılanan matematikte, şarkılarımız öğrencilerimize ilginç geliyor. Bu sayede onlardaki matematik korkusunu ortadan kaldırdığımızı düşünüyoruz. Şu an elimizde matematik, fen, sosyal ve hayat bilgisi dersleriyle ilgili 60'a yakın şarkı var. Bu dersler olduğunda çocuklar flütlerini de getiriyor. Flütle notasına uygun çalıp, ardından sözleri okuyorlar. Eğlenerek öğreniyorlar" diye konuştu.
Milli Eğitim destekliyor
Öğrencilerin son derece memnun olduklarını söylediği müzikli derslere, İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü Projeler ve Ar-Ge'den sorumlu müdür yardımcısı Şahan Çoker'den de destek geldi. Çoker, "Milli Eğitim olarak bu tür projelerin faydalı olduğunu düşünüyoruz. Eğitimi geliştirmek için, sanatı eğitimin parçası olarak kullanabilmeliyiz. Her şeyden önemlisi de, okulları çocukların gözündeki soğuk yapısından çıkarıp cazibe merkezine dönüştürmeliyiz" dedi.
Duran'ın, matematik dersinde 'dikdörtgen'i anlattığı şarkı şöyle: Dört köşesi dört açısı var/Hepsi diktir dik/İki büyük kenar/İki küçük kenar /Karşı karşıya/Acaba nedir bu, dikdörtgen.
42 yaşındaki Duran, matematik, fen, sosyal ve hayat bilgisi derslerini tahtada anlattıktan sonra bir de güftesi ve ezgisiyle öğretiyor. Dört yıldır bu yöntemi kullanan Duran, "Müzik ve eğitim ayrılmaz birer parçadır. O nedenle öğretmen olarak müzikle eğitimi buluşturmayı çağdaş eğitimin bir parçası olarak düşündüm. Öğretmen olan eşim Serpil Duran sözleri yazıyor, ben de beste yapıyorum. Özellikle zor algılanan matematikte, şarkılarımız öğrencilerimize ilginç geliyor. Bu sayede onlardaki matematik korkusunu ortadan kaldırdığımızı düşünüyoruz. Şu an elimizde matematik, fen, sosyal ve hayat bilgisi dersleriyle ilgili 60'a yakın şarkı var. Bu dersler olduğunda çocuklar flütlerini de getiriyor. Flütle notasına uygun çalıp, ardından sözleri okuyorlar. Eğlenerek öğreniyorlar" diye konuştu.
Milli Eğitim destekliyor
Öğrencilerin son derece memnun olduklarını söylediği müzikli derslere, İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü Projeler ve Ar-Ge'den sorumlu müdür yardımcısı Şahan Çoker'den de destek geldi. Çoker, "Milli Eğitim olarak bu tür projelerin faydalı olduğunu düşünüyoruz. Eğitimi geliştirmek için, sanatı eğitimin parçası olarak kullanabilmeliyiz. Her şeyden önemlisi de, okulları çocukların gözündeki soğuk yapısından çıkarıp cazibe merkezine dönüştürmeliyiz" dedi.
Duran'ın, matematik dersinde 'dikdörtgen'i anlattığı şarkı şöyle: Dört köşesi dört açısı var/Hepsi diktir dik/İki büyük kenar/İki küçük kenar /Karşı karşıya/Acaba nedir bu, dikdörtgen.