xmavix
24-01-06, 17:30
Kariyer değişiminin yeni yöneticiler üzerindeki çift yönlü etkileri…
Çoğu çalışanın en büyük hedefi yönetici olmak, böylece amirlerine rapor vermeksizin rahatça çalışabilmektir. Kariyerlerinde yükselmek, yöneticilik seviyesinin getirdiği avantajları yaşamak ve önemli kararlarda söz sahibi olmak için yüksek pozisyonlara tırmanan ve kişisel zorluklar pahasına bunu başaran insanlar için her şey bitmiş midir? Yönetici seviyesine terfi etmiş çalışanların kişisel yaşamları açısından böyle bir kariyer geçişi ne anlam ifade etmektedir?
Liderlik, bir şirketi ve çalışanları yönlendirmektir ve beraberinde büyük sorumluluklar getirir. Üst düzey yöneticiler verdikleri kararlarla şirketlerini başarıya ulaştırdıkları gibi başarısızlıkların sebebi de olmaktadırlar. Bunun yanı sıra, küreselleşen dünya ve günümüzün değişen talepleri doğrultusunda uzun ve yoğun çalışma saatleri, iş seyahatleri ve toplantılar üst düzey yöneticileri bekleyen şartlardan sadece birkaçı. Bu özellikler düşünüldüğünde, yöneticiliğin kişiler üzerindeki etkilerinin çift yönlü olduğu düşünülebilir.Profesyonel açıdan büyük bir başarı olmasına rağmen terfi etmek kişilerin özel yaşamı için her zaman olumlu sonuçlar doğurmayabilir.
Amacına ulaşıp üst düzey yönetici olan çalışanlar için pek çok şey değişmiş demektir. Kariyerleri boyunca rakiplerine üstünlük sağlamayı, kırılganlıklarını saklamayı bilen zirvedeki bu insanlar zaman zaman başarılarını baltalayabilecek olumsuzluklar yaşayabilirler.
Zamanında müdahale edilmezse bu durumun çalışanlar, şirket sağlığı ve yöneticinin kariyeri üzerinde olumsuz etkisi olacaktır. Buna bağlı olarak, yöneticilerin iş ve özel hayatlarında nelerin değişeceğinin farkında olması son derece önemli olacaktır.
Yöneticiyi başarılı olmaya motive eden faktörler, zirveye ulaşınca anlamını yitirir…
Kariyerlerinde yükselmek amacı, kişileri çalışmaya ve başarılı olmaya motive eden en önemli unsurlardandır. Böylesine önemli bir amaca ulaşınca çalışanların kendini boşlukta hissetmeleri, çaba sarf etmenin anlamını yitirdiğini düşünmeleri, yöneticiler stres ve bunalım belirtileri yaşamasına sebep olacaktır.
Astlar, liderlerini artık kendilerinden farklı ve uzak görmeye başlar…
Bir organizasyonun başında olmak ve ağır sorumluluklara sahip olmak, geri kalan çalışanlardan ayrı olmak birçok liderin kendini yalnız hissetmesine sebep olmaktadır. Bunun sebeplerinden biri, daha önce birlikte çalıştığı iş arkadaşlarının ast konumuna düşmesidir. Arkadaşlarının artık yönetici olması, astların açık ve dürüst iletişim kurmalarını engeller. Örneğin, yönetici olunca kişiler eski iş arkadaşlarından tavsiye almaktan çekinebilir, ya da şimdi ast olan çalışanlar yönetimle ilgili görüşlerini belirtmekte tereddüt edeceklerdir. Bunun yanı sıra, arkadaşlık ilişkileri bir ast-üst ilişkisine dönüşeceğinden, zirvedeki yöneticilerin güvenebilecekleri birini bulmakta zorlanarak kendilerini izole hissetmeleri normaldir.
Astlarla olduğu gibi üstlerle olan ilişkiler de değişecektir.
Önceden tavsiyeye ihtiyaç duyan çalışan, üst düzey yönetici olunca bunlara önem vermeyebilir…
Performans değerlendirme ve kariyer hedefleri belirleme gibi konularda üstleriyle birlikte çalışıp, onların bu konudaki tavsiyelerine ihtiyaç duyan çalışan, kendisi yönetici olunca şimdiki iş arkadaşlarının görüşlerine eskisi kadar önem vermeyebilir.
Bunların yanı sıra, iş ve özel hayattaki rollerin çatışması, yöneticilerin karşılaşacağı zorluklardan biri olacaktır.
Rol çatışması…
İşin getirdiği sorumluluk ve yoğunluğun yanında, çelişen roller, eş ya da baba olarak yöneticinin yerine getirmesi gereken diğer sorumluluklarla aile yaşamının ve günlük yaşamın gerektirdikleri de yöneticiler üzerinde karşılanması zor talepler doğuracaktır. Bu yoğunlukla baş etmede yöneticinin ailesinin de esnek olması gerekmektedir.
Tüm bu değişiklikler, yöneticiler üzerinde strese ve hoş olmayan sonuçlara yol açmaktadır.
Tükenmişlik ve bunalım…
Bu baskılar sonucunda tükenmişlik, stres ve bunalım görülebilir. Tükenmişlik kendini, kişilerarası sorunlar, duygusal yorgunluk, verimsizlik ve sağlık problemleri gibi belirtilerle göstermekte, bunalımı beraberinde getirmektedir. Fark edilmez ve tedavi edilmezse ciddi boyutlara ulaşabilecek depresyon sonucunda liderler daha da yalnız ve umutsuz hissedeceklerdir. Bunu yanı sıra, iş yoğunluğu, zamanla ilgili baskılar, uzun ve belirsiz çalışma saatleri, kötü çalışma koşulları, hata yapmanın yol açabileceği baskılar, işin getirdiği sorumluluklar gibi etkenlerin yarattığı stres yöneticilerin sağlığı üzerinde farkında olmadıkları kötü etkiler bırakacaktır. Bu etkiler, uykusuzluk, baş ağrısı, kaygı, kas ağrıları gibi kolay baş edilebilecek sağlık problemlerini olduğu gibi ülser, yüksek tansiyon ve hatta kalp krizini de içerebilir.
Yukarıda belirtilen olumsuzlukların yoğunluğu herkes için aynı olmayacaktır. Bunlar, organizasyonel ve kişisel faktörlere göre farklılık göstermektedir. Örneğin kurum kültürü, çalışanlara sağlanan destek ve yöneticilerle astları arasındaki iletişimi belirleyen bir unsurdur. Kişilerarası ilişkilere önem verilen ve ilişkilerin daha sıcak olduğu bir şirkette çalışanlarından destek gören yöneticiler kendilerini daha az yalnız hissedeceklerdir.
Kişisel faktörler de bir yöneticinin yaşayacağı stresi belirleyen unsurlardandır. Örneğin, esneklik iş yükü, uzun ve değişen iş saatleri ve çelişen sorumluluklarla baş edebilmeyi sağlayacak bir özelliktir.
Ne yapmalı?
Tükenmişlik, izolasyon ve yalnızlık sonucu yöneticilerin yaşayabileceği riskler çok ciddi olmakla birlikte, kişilerin kendilerini doğabilecek kötü durumlardan ve sağlık sorunlarından korumak için yapabilecekleri birçok şey vardır. Bu yöntemlerden bazıları, yönetici koçluğu, iş arkadaşları ve eşlere yönelmek, günlük tutmak ve terapidir.
Yönetici koçluğu ya da mentorluk, kendilerini baskı altında hisseden ve organizasyon içinden verimli geri bildirimi alamayan, tükenmişlik yaşayan yöneticilerin başvurabileceği tekniklerden biridir. Koçlar, yöneticilere fikirlerini, karşılaştıkları zorlukları ve kaygılarını paylaşabilecekleri güvenilir bir ortam sunarlar. Koçlar aynı zamanda yöneticinin gelişimi için vazgeçilmez olan profesyonel eleştiriyi de sağlamaktadır. Bunu yanı sıra, organizasyon ve sektör hakkında olduğu gibi bir kimseye psikolojik rehberlik yapabilecek bilgiye de sahip olduklarından, yöneticiler sadece bir arkadaşlarıyla konuşmaktan fazlasını elde etmiş olurlar. Koçlar aynı zamanda yöneticilerin kendi hedeflerini belirlemelerine ve bunlara ulaşmalarına yardımcı olacaklardır. Birçok yönetici kendilerinden daha deneyimli yöneticilerden koçluk ve mentorluk almayı tercih etmektedirler. Koçluk, yöneticilerin gelişimi ve iyiliği açısından son derece verimli olduğu halde, bir yöneticinin seviyesi yükseldikçe koç bulması zorlaşacaktır. Bu durumda, yöneticiler için arkadaşlık gibi sosyal destekler öne çıkmaktadır. Bulundukları şirket dışında arkadaşlıklar kurmak, yöneticiler için zorluklarla baş etmelerini sağlayacak bir diğer yoldur. Yöneticiler için özel hayatlarında alacakları destek, profesyonel hayatlarında aldıkları kadar önemlidir. Buna bağlı olarak, yaşadıklarını eşleriyle paylaşmak da yöneticilerin hissettikleri yalnızlık ve stresle baş etmelerini kolaylaştıracaktır.
Psikolojik danışmanlık ya da terapi yöneticilerin başvurabileceği bir diğer yöntemdir. Terapi, her zaman kontrollü olmak zorunda hisseden yöneticilerin sosyal hayatlarında karşılaşabilecekleri sorunlarla ya da bunalımla baş etmelerine yardımcı olacaktır. Terapistler yöneticileri yargılamadan dinleyip anlamaya çalışarak, onlara dertlerini paylaşabilecekleri güvenilir ve gizli bir kaynak sağlamaktadırlar.
Bunların yanı sıra, yöneticilerin stres baş etmekte kullandıkları kişisel yollar da mevcuttur. Bunların en ilginç ve kolay olanlarından biri de günlük tutmaktır. Günlük tutmanın faydaları birkaç şekilde ortaya çıkabilir. Öncelikle, kendilerini rahatsız eden olaylar hakkında yazmak yöneticilerin çözülmemiş olayları çözümlemesine yardımcı olacaktır. Bir olay hakkında yazı yazmak, olayı sözcüklere dökmek düşüncelerimizi organize etmek açısından da önemlidir. Bunun yanı sıra yazmak, yenilgilerle baş etmeyi sağlayacaktır. Yazma yoluyla kişiler başarısızlıklarından koparak olaylara objektif bakabilmeyi başaracaklardır. Böylece yöneticiler sorunlarını çözerek yeni işler için zihinlerini boşaltmış olacaklardır.
Hobilerle uğraşmak ve fiziksel egzersiz yapmak, işte yaşadıklarını geride bırakmak için bazı yöneticilerin kullandıkları diğer kişisel yöntemler arasındadır. İş dışında bir şeyle uğraşmak, kişilerin bir süre için başka şeylere yoğunlaşmasını sağlayacaktır. Kişisel gelişmelerine sağlayacak etkinliklerle zaman geçirmek kişilerin iş-özel yaşam dengelerini kurmalarına yardımcı olacaktır.
Yöneticilik gibi ağır ve sorumluluk isteyen pozisyonların getirdiği izolasyon ve yalnızlık kaçınılmaz gibi görünebilir. Buna rağmen, yöneticilerin durumla ilgili risklerden ve olası sonuçlardan haberdar olması son derece önemlidir. Böylece kendileri için en uygun baş etme yöntemini bularak doğacak zorluklardan mümkün olduğunca az etkileneceklerdir.
Çoğu çalışanın en büyük hedefi yönetici olmak, böylece amirlerine rapor vermeksizin rahatça çalışabilmektir. Kariyerlerinde yükselmek, yöneticilik seviyesinin getirdiği avantajları yaşamak ve önemli kararlarda söz sahibi olmak için yüksek pozisyonlara tırmanan ve kişisel zorluklar pahasına bunu başaran insanlar için her şey bitmiş midir? Yönetici seviyesine terfi etmiş çalışanların kişisel yaşamları açısından böyle bir kariyer geçişi ne anlam ifade etmektedir?
Liderlik, bir şirketi ve çalışanları yönlendirmektir ve beraberinde büyük sorumluluklar getirir. Üst düzey yöneticiler verdikleri kararlarla şirketlerini başarıya ulaştırdıkları gibi başarısızlıkların sebebi de olmaktadırlar. Bunun yanı sıra, küreselleşen dünya ve günümüzün değişen talepleri doğrultusunda uzun ve yoğun çalışma saatleri, iş seyahatleri ve toplantılar üst düzey yöneticileri bekleyen şartlardan sadece birkaçı. Bu özellikler düşünüldüğünde, yöneticiliğin kişiler üzerindeki etkilerinin çift yönlü olduğu düşünülebilir.Profesyonel açıdan büyük bir başarı olmasına rağmen terfi etmek kişilerin özel yaşamı için her zaman olumlu sonuçlar doğurmayabilir.
Amacına ulaşıp üst düzey yönetici olan çalışanlar için pek çok şey değişmiş demektir. Kariyerleri boyunca rakiplerine üstünlük sağlamayı, kırılganlıklarını saklamayı bilen zirvedeki bu insanlar zaman zaman başarılarını baltalayabilecek olumsuzluklar yaşayabilirler.
Zamanında müdahale edilmezse bu durumun çalışanlar, şirket sağlığı ve yöneticinin kariyeri üzerinde olumsuz etkisi olacaktır. Buna bağlı olarak, yöneticilerin iş ve özel hayatlarında nelerin değişeceğinin farkında olması son derece önemli olacaktır.
Yöneticiyi başarılı olmaya motive eden faktörler, zirveye ulaşınca anlamını yitirir…
Kariyerlerinde yükselmek amacı, kişileri çalışmaya ve başarılı olmaya motive eden en önemli unsurlardandır. Böylesine önemli bir amaca ulaşınca çalışanların kendini boşlukta hissetmeleri, çaba sarf etmenin anlamını yitirdiğini düşünmeleri, yöneticiler stres ve bunalım belirtileri yaşamasına sebep olacaktır.
Astlar, liderlerini artık kendilerinden farklı ve uzak görmeye başlar…
Bir organizasyonun başında olmak ve ağır sorumluluklara sahip olmak, geri kalan çalışanlardan ayrı olmak birçok liderin kendini yalnız hissetmesine sebep olmaktadır. Bunun sebeplerinden biri, daha önce birlikte çalıştığı iş arkadaşlarının ast konumuna düşmesidir. Arkadaşlarının artık yönetici olması, astların açık ve dürüst iletişim kurmalarını engeller. Örneğin, yönetici olunca kişiler eski iş arkadaşlarından tavsiye almaktan çekinebilir, ya da şimdi ast olan çalışanlar yönetimle ilgili görüşlerini belirtmekte tereddüt edeceklerdir. Bunun yanı sıra, arkadaşlık ilişkileri bir ast-üst ilişkisine dönüşeceğinden, zirvedeki yöneticilerin güvenebilecekleri birini bulmakta zorlanarak kendilerini izole hissetmeleri normaldir.
Astlarla olduğu gibi üstlerle olan ilişkiler de değişecektir.
Önceden tavsiyeye ihtiyaç duyan çalışan, üst düzey yönetici olunca bunlara önem vermeyebilir…
Performans değerlendirme ve kariyer hedefleri belirleme gibi konularda üstleriyle birlikte çalışıp, onların bu konudaki tavsiyelerine ihtiyaç duyan çalışan, kendisi yönetici olunca şimdiki iş arkadaşlarının görüşlerine eskisi kadar önem vermeyebilir.
Bunların yanı sıra, iş ve özel hayattaki rollerin çatışması, yöneticilerin karşılaşacağı zorluklardan biri olacaktır.
Rol çatışması…
İşin getirdiği sorumluluk ve yoğunluğun yanında, çelişen roller, eş ya da baba olarak yöneticinin yerine getirmesi gereken diğer sorumluluklarla aile yaşamının ve günlük yaşamın gerektirdikleri de yöneticiler üzerinde karşılanması zor talepler doğuracaktır. Bu yoğunlukla baş etmede yöneticinin ailesinin de esnek olması gerekmektedir.
Tüm bu değişiklikler, yöneticiler üzerinde strese ve hoş olmayan sonuçlara yol açmaktadır.
Tükenmişlik ve bunalım…
Bu baskılar sonucunda tükenmişlik, stres ve bunalım görülebilir. Tükenmişlik kendini, kişilerarası sorunlar, duygusal yorgunluk, verimsizlik ve sağlık problemleri gibi belirtilerle göstermekte, bunalımı beraberinde getirmektedir. Fark edilmez ve tedavi edilmezse ciddi boyutlara ulaşabilecek depresyon sonucunda liderler daha da yalnız ve umutsuz hissedeceklerdir. Bunu yanı sıra, iş yoğunluğu, zamanla ilgili baskılar, uzun ve belirsiz çalışma saatleri, kötü çalışma koşulları, hata yapmanın yol açabileceği baskılar, işin getirdiği sorumluluklar gibi etkenlerin yarattığı stres yöneticilerin sağlığı üzerinde farkında olmadıkları kötü etkiler bırakacaktır. Bu etkiler, uykusuzluk, baş ağrısı, kaygı, kas ağrıları gibi kolay baş edilebilecek sağlık problemlerini olduğu gibi ülser, yüksek tansiyon ve hatta kalp krizini de içerebilir.
Yukarıda belirtilen olumsuzlukların yoğunluğu herkes için aynı olmayacaktır. Bunlar, organizasyonel ve kişisel faktörlere göre farklılık göstermektedir. Örneğin kurum kültürü, çalışanlara sağlanan destek ve yöneticilerle astları arasındaki iletişimi belirleyen bir unsurdur. Kişilerarası ilişkilere önem verilen ve ilişkilerin daha sıcak olduğu bir şirkette çalışanlarından destek gören yöneticiler kendilerini daha az yalnız hissedeceklerdir.
Kişisel faktörler de bir yöneticinin yaşayacağı stresi belirleyen unsurlardandır. Örneğin, esneklik iş yükü, uzun ve değişen iş saatleri ve çelişen sorumluluklarla baş edebilmeyi sağlayacak bir özelliktir.
Ne yapmalı?
Tükenmişlik, izolasyon ve yalnızlık sonucu yöneticilerin yaşayabileceği riskler çok ciddi olmakla birlikte, kişilerin kendilerini doğabilecek kötü durumlardan ve sağlık sorunlarından korumak için yapabilecekleri birçok şey vardır. Bu yöntemlerden bazıları, yönetici koçluğu, iş arkadaşları ve eşlere yönelmek, günlük tutmak ve terapidir.
Yönetici koçluğu ya da mentorluk, kendilerini baskı altında hisseden ve organizasyon içinden verimli geri bildirimi alamayan, tükenmişlik yaşayan yöneticilerin başvurabileceği tekniklerden biridir. Koçlar, yöneticilere fikirlerini, karşılaştıkları zorlukları ve kaygılarını paylaşabilecekleri güvenilir bir ortam sunarlar. Koçlar aynı zamanda yöneticinin gelişimi için vazgeçilmez olan profesyonel eleştiriyi de sağlamaktadır. Bunu yanı sıra, organizasyon ve sektör hakkında olduğu gibi bir kimseye psikolojik rehberlik yapabilecek bilgiye de sahip olduklarından, yöneticiler sadece bir arkadaşlarıyla konuşmaktan fazlasını elde etmiş olurlar. Koçlar aynı zamanda yöneticilerin kendi hedeflerini belirlemelerine ve bunlara ulaşmalarına yardımcı olacaklardır. Birçok yönetici kendilerinden daha deneyimli yöneticilerden koçluk ve mentorluk almayı tercih etmektedirler. Koçluk, yöneticilerin gelişimi ve iyiliği açısından son derece verimli olduğu halde, bir yöneticinin seviyesi yükseldikçe koç bulması zorlaşacaktır. Bu durumda, yöneticiler için arkadaşlık gibi sosyal destekler öne çıkmaktadır. Bulundukları şirket dışında arkadaşlıklar kurmak, yöneticiler için zorluklarla baş etmelerini sağlayacak bir diğer yoldur. Yöneticiler için özel hayatlarında alacakları destek, profesyonel hayatlarında aldıkları kadar önemlidir. Buna bağlı olarak, yaşadıklarını eşleriyle paylaşmak da yöneticilerin hissettikleri yalnızlık ve stresle baş etmelerini kolaylaştıracaktır.
Psikolojik danışmanlık ya da terapi yöneticilerin başvurabileceği bir diğer yöntemdir. Terapi, her zaman kontrollü olmak zorunda hisseden yöneticilerin sosyal hayatlarında karşılaşabilecekleri sorunlarla ya da bunalımla baş etmelerine yardımcı olacaktır. Terapistler yöneticileri yargılamadan dinleyip anlamaya çalışarak, onlara dertlerini paylaşabilecekleri güvenilir ve gizli bir kaynak sağlamaktadırlar.
Bunların yanı sıra, yöneticilerin stres baş etmekte kullandıkları kişisel yollar da mevcuttur. Bunların en ilginç ve kolay olanlarından biri de günlük tutmaktır. Günlük tutmanın faydaları birkaç şekilde ortaya çıkabilir. Öncelikle, kendilerini rahatsız eden olaylar hakkında yazmak yöneticilerin çözülmemiş olayları çözümlemesine yardımcı olacaktır. Bir olay hakkında yazı yazmak, olayı sözcüklere dökmek düşüncelerimizi organize etmek açısından da önemlidir. Bunun yanı sıra yazmak, yenilgilerle baş etmeyi sağlayacaktır. Yazma yoluyla kişiler başarısızlıklarından koparak olaylara objektif bakabilmeyi başaracaklardır. Böylece yöneticiler sorunlarını çözerek yeni işler için zihinlerini boşaltmış olacaklardır.
Hobilerle uğraşmak ve fiziksel egzersiz yapmak, işte yaşadıklarını geride bırakmak için bazı yöneticilerin kullandıkları diğer kişisel yöntemler arasındadır. İş dışında bir şeyle uğraşmak, kişilerin bir süre için başka şeylere yoğunlaşmasını sağlayacaktır. Kişisel gelişmelerine sağlayacak etkinliklerle zaman geçirmek kişilerin iş-özel yaşam dengelerini kurmalarına yardımcı olacaktır.
Yöneticilik gibi ağır ve sorumluluk isteyen pozisyonların getirdiği izolasyon ve yalnızlık kaçınılmaz gibi görünebilir. Buna rağmen, yöneticilerin durumla ilgili risklerden ve olası sonuçlardan haberdar olması son derece önemlidir. Böylece kendileri için en uygun baş etme yöntemini bularak doğacak zorluklardan mümkün olduğunca az etkileneceklerdir.