dedeefendi
30-12-05, 07:32
Hiç Merak Ettiniz Mi Arkadaşlar...
AŞKIN GÖZÜ NİYE KÖRDÜR?
Bir gün delilik, yakın dostlarını kahve içmek için evine davet etmiş. Herkes gelmiş. Kahve içildikten sonra Delilik dostlarına saklambaç oynamayı önermiş .
“Saklambaç mı? O da nedir?” Diye sormuş Merak.
“Saklambaç bir oyundur. Sizler saklanırken ben yüze kadar sayacağım. Saymayı bitirdiğimde ilk bulacağım kişi benden sonraki ebe olacak.”
Korku ve Tembellik dışındakiler Delilik ’in önerisini derhal kabul etmişler.
“1…,2…,3…”diye yüksek sesle saymaya başlamış Delilik. Acelecilik ilk bulduğu yere kendini atıvermiş.
Utangaçlık, her zamanki alışkanlığıyla bir ağacın gölgesine ilişmiş. Neşe, bahçenin orta yerine doğru yönelmiş. Hüzün saklanacak yer bulamadığından ağlamaya koyulmuş. Kıskançlık, Başarının peşinden giderek yanıbaşındaki bir kayanın ardına sığınmış.
Delilik saymayı sürdürmüş. Umutsuzluk, Delilik’in doksan dokuza geldiğini duyduğunda iyiden iyiye umutsuzluğa kapılmış.
“YÜÜZ” diye haykırmış Delilik … “Saklanmayan ebedir, aramaya başlıyorum.”
İlk sobelenen merak olmuş. Birinci kurbanın kim olacağını o kadar merak ediyormuş ki, saklanmayı ihmal etmiş.
Bahçe duvarına baktığında Delilik, Kararsızlık’ı fark etmiş…
Ve hemen ardından Neşe’yi Hüzün’ü ve Utangaçlık’ı sobelemiş.
Herkes yeniden bir araya geldiğinde Merak sormuş:
“Aşk nerede? Hiç Aşk’ı göreniniz oldu mu?”
Delilik, Aşk’ı aramaya koyulmuş ama Aşk’ı hiçbir yerde bulamamış. Çaresiz arayışını sürdüren Delilik bir gül ağacı ile karşılaşmış.
Eline geçirdiği bir çalıyla ağacın dallarını, yapraklarını yoklamış.
Aniden tiz bir çığlıkla irkilmiş.
Acıyla bağıran Aşk diken batan gözünü tutuyormuş.
Delilik ne yapacağını bilememiş.
Özür dilemiş yalvarmış yakarmış Aşk’ın kendisini affetmesi için.
O kadar üzülmüş ki, bir daha hayat boyu yanından ayrılmayacağına söz vermiş
Acısı dinen Aşk sonunda özürleri kabul etmiş.
İşte o günden beri Aşk’ın gözü kördür ve Delilik hep yanı başındadır.
AŞKIN GÖZÜ NİYE KÖRDÜR?
Bir gün delilik, yakın dostlarını kahve içmek için evine davet etmiş. Herkes gelmiş. Kahve içildikten sonra Delilik dostlarına saklambaç oynamayı önermiş .
“Saklambaç mı? O da nedir?” Diye sormuş Merak.
“Saklambaç bir oyundur. Sizler saklanırken ben yüze kadar sayacağım. Saymayı bitirdiğimde ilk bulacağım kişi benden sonraki ebe olacak.”
Korku ve Tembellik dışındakiler Delilik ’in önerisini derhal kabul etmişler.
“1…,2…,3…”diye yüksek sesle saymaya başlamış Delilik. Acelecilik ilk bulduğu yere kendini atıvermiş.
Utangaçlık, her zamanki alışkanlığıyla bir ağacın gölgesine ilişmiş. Neşe, bahçenin orta yerine doğru yönelmiş. Hüzün saklanacak yer bulamadığından ağlamaya koyulmuş. Kıskançlık, Başarının peşinden giderek yanıbaşındaki bir kayanın ardına sığınmış.
Delilik saymayı sürdürmüş. Umutsuzluk, Delilik’in doksan dokuza geldiğini duyduğunda iyiden iyiye umutsuzluğa kapılmış.
“YÜÜZ” diye haykırmış Delilik … “Saklanmayan ebedir, aramaya başlıyorum.”
İlk sobelenen merak olmuş. Birinci kurbanın kim olacağını o kadar merak ediyormuş ki, saklanmayı ihmal etmiş.
Bahçe duvarına baktığında Delilik, Kararsızlık’ı fark etmiş…
Ve hemen ardından Neşe’yi Hüzün’ü ve Utangaçlık’ı sobelemiş.
Herkes yeniden bir araya geldiğinde Merak sormuş:
“Aşk nerede? Hiç Aşk’ı göreniniz oldu mu?”
Delilik, Aşk’ı aramaya koyulmuş ama Aşk’ı hiçbir yerde bulamamış. Çaresiz arayışını sürdüren Delilik bir gül ağacı ile karşılaşmış.
Eline geçirdiği bir çalıyla ağacın dallarını, yapraklarını yoklamış.
Aniden tiz bir çığlıkla irkilmiş.
Acıyla bağıran Aşk diken batan gözünü tutuyormuş.
Delilik ne yapacağını bilememiş.
Özür dilemiş yalvarmış yakarmış Aşk’ın kendisini affetmesi için.
O kadar üzülmüş ki, bir daha hayat boyu yanından ayrılmayacağına söz vermiş
Acısı dinen Aşk sonunda özürleri kabul etmiş.
İşte o günden beri Aşk’ın gözü kördür ve Delilik hep yanı başındadır.