kanunsuz
21-11-05, 01:34
Tüder önderliğinde Bakan'la görüşüldü: 2006'YA WİMAX MÜJDESİ VE BAKANIN KONUYU YENİ ANLAMASI!
Alıntı:
Arkadaşlar merhaba.
Biliyorsunuz bu sabah itibariyle astalavista üstadım tarafından sıcak yatağımdan kaldırılarak hazırladığı rapor taslağını bana gönderdi. Ben inceledim ve saat 12.00'de bürosunda buluştuk. Rapora son şeklini verdik. Bu sırada TÜDER'den Engin hanım aradı ve buluşma yerini söyledi.
Saat 15.00'da önce TÜDER yetkilileri ile buluştuk (Telekomünikasyon Kurumu önünde). TK yemekhanesinde karşıklı fikir alışverişinde bulunarak yazdığımız rapor çerçevesinde de tüm sorunlarımızı TÜDER'e aktardık. Daha sonra Telekomünikasyon Kurumu Başkanının odasına giderek onunla da görüştük (Tayfun Acarer) ve Raporun bir suretini ona da vererek konu hakkında bilgi verdik.
Bu görüşmelerde şunu anladık ki Telekom'un yapacağı tarifelere izin verme makamı kesinlikle Telekomünikasyon Kurumu'dur. Dolayısıyla bu kurumu yanımıza alma gereğini hissettik. Telekomünikasyon Kurumunun da bizim bir muhatabımız olduğu konusunda hem fikiriz.
TK Başkanı raporu okuyacağını söyledi. Ve aldığımız izlenim yeni bir tarifenin yapılması konusunda onların da bizimle hemfikir olduğu yönündedir. Orada görüşmeler sırasında bakan beyin Tunus'tan İstanbul'a döndüğünü ve İstanbul'da kalacağı halde bizimle randevusunun olduğunun hatırlatılması üzerine Ankara'ya geldiğini bizi kabul edeceği bilgisi geldi. Bu sırada saat 18.00 idi.
Bu arada Bakanı beklerken Telekomünikasyon Kurumunda Zaman Gazetesi muhabirine de beyanat verdik. Karşımızda tek bir gazetenin muhabiri olmasına rağmen, muhabirin beyanından medyanın ADSL konusunu tamamen yanlış anlaşıldığını, bizim açıklamalarımızdan sonra hayretler içerisinde kaldığını belirtti. Ve olayın medyada bu kadar ayrıntılı bilinmediği ve yanlış algılandığını da muhabirin vermiş olduğu bilgilerden öğrenmiş olduk.
Daha sonra iki araçla Ankara'nın iş çıkışı trafiğini yara yara Ulaştırma Bakanlığına geçildi. Burada bir süre bakan bey beklendi ve bu arada müsteşarına (ki bu müsteşar bakan beyin Telekom ve ADSL konusundaki danışmanı) bilgi verildi. Ve müsteşar notlar aldı. Bu sırada bakan bey içeriye girdi. Hoşgeldiniz faslından sonra Engin Hanım konuşmaya başladı.
Öncelikle Tüder başkanı Engin hanım, kendisine gelen binlerce şikayet dolayısıyla Telekom'un verdiği hiçbir hizmetinden (özellikle ADSL ve telefon) memnun olmadığını belirtti. Telekom'un kullanıcıya ADSL paketi sattıktan sonra hiçbir müşteri hizmeti veremediğini, sözleşmelerin tamamen üstünkörü hazırlandığını, tek nüsha olarak kullanıcıya verilmediğini, özellikle kotasız kullanıcıların limiti aştıklarında ne ödeyeceklerine ilişkin hiçbir hüküm ve bilgi olmadığını söyledi.
Bu konuşma çerçevesinde, söz limit aşıldığında eski tarifede üst sınırın 62,5 YTL olduğunu, fakat bu yeni tarifeye göre ne alınacağının belirsiz kaldığı belirtildi. Bu söz üzerine Bakan bey hiddetlendi ve olur mu öyle şey yine eski fiyattan limit aşımı ücreti üst sınırı ödenir dedi. Fakat biz ısrar edince derhal Mehmet Ekinalan'ı bulun ve bana bağlayın diye talimat verdi sekreterine. İki saniye sonra Ekinalan telefondaydı Sayın bakan telefonu konferans görüşmeye açtı ve bizim bu yeni tarife ile ilgili üst sınır durumunu telefondaki Ekinalan'a da anlatmamızı istedi.
Biz durumu anlatınca Ekinalan önce yeni tarifeden fiyatları okudu ve limit aşıldığında ödenecek miktarı söyledi. Bundan sonra kullanıcılardan limit aşımı olduğunda 99 YTL üzerinden fiyatlandırmaya gidileceğini ve 125 milyon civarında üst sınır limit aşımı ücreti alınacağını söyleyince bakan daha da hiddetlendi ve bu durumun sözleşmede yazıp yazmadığını sordu.
Bu sırada Ekinalan "ama efendim hiç limit aşımı olmuyor zaten" deyince biz hep bir anda hayır, yanlış bilgi veriliyor, kabul etmiyoruz dedik ve hatta orda ben hayır efendim ben aşıyorum ve mağdur oluyorum dedim. Bunun üzerine Ekinalan sustu ve "bizimle de gelsinler görüşsünler" dedi.
Bakan bey bunun üzerine bu işe kesin bir çözüm bulmasını istedi ve şaka yollu "yoksa oraya gelirim, kavga ederiz" dedi. (Biz haftaya Ekinalanla da görüşmeye gidiyoruz bunun da bilgisini buradan veriyorum).
Telefon kapandıktan sonra bakan beye eğer bu işe bir çözüm bulunmazsa büyük bir eyleme gidileceği söylenince bakan beyin vücut dilinden ve söylediklerinden böyle bir eylemin yapılmasının taraftarı olmadığını söyledikten sonra ADSL konusunda bize genel açıklamalarda bulundu. Biz de kendisine 24 GBit çıkışımızın olduğunu, bunun en yoğun olduğu zamanlarda 14 GBit'nin kullandığını belirtmemiz üzerine bakan 24 GBit çıkışın tamamen kullanılmadığını, güvenlik ve çeşitli sebeplerle en az % 30'unun ayrık tutulduğunu, kullandırılmadığını belirtti ve cep telefonlarının zor günlerde örneğin depremlerde kilitlendiğini ve iş göremediği örneğini verdi.
Devamında, her sektörde bu tür sıkıntıların yaşandığını, bu sektörde de bir sıkıntı yaşandığını ve bunun normal karşılanması gerektiğini, kendisinin kişisel çabalarıyla ve özellikle Telekomünikasyon Kurumu'ndan gelen olumsuz görüşlere rağmen 2003 yılında ADSL hizmetini başlattıklarını, devlet olarak ticari kurumlar gibi hizmet veremediklerini, bu işte başarısız olduklarını, Telekom'u da sırf bu sebeplerle özelleştirdiklerini (sürekli hizmetin tıkanması), devlet olarak çeşitli yasalar nedeniyle 2 ayda zor karar aldıklarını (bizde bu konuda hem fikiriz) oysa özelleştirme sonrasında şirketlerin bir gecede karar alabileceğini, dolayısıyla biraz sabırlı olmamızı belirtti.
Ayrıca, özelleştirme sonrasında hizmetin daha iyiye gideceğini söyledi. Bunun yapılıp yapılmayacağını izleyeceklerini ve bu yapılmadığı taktirde en şiddetli tedbirlerin alınacağına dair söz verdi.
Laf döndü dolaştı ve astalavista üstadım "efendim geçen sene herkesi ayrım yapmadan 256' ya geçirdiniz bu sene de söz vermiştiniz ve herkesi 256'dan 512'ye limit ve kotayı da arttırarak geçirecektiniz. Kısacası biz bu sözünüzün tutulmasını istiyoruz ve özetle bu toplantının amacı da budur" dedi.
Bunun üzerine Bakan hazırladığımız raporu açtı ve incelemeye başladı. Biz hemen raporun son sayfasında bulunan ve Takaya'nın internet sayfasından aldığımız dünyadaki internet fiyatlarını açıklayan tabloyu gösterdik.
Önce Japonya örneğini verdim fakat kabul etmedi bu örneği. Biz Japon'larla bir miyiz dedi. Ben de hemen Bulgaristan ve İran örneğini verdim. İran'da zaten internet yok dedi. Ben de evet orada internet cafeler yok bu yüzden kullanıcılar gizli olarak evden bağlanıyor ve özel yöntemlerle dedim. Sonra da İngiltere, İtalya ve ABD'deki 2048 KB bağlantının fiyatı ile bizdeki 202 $'lık 2048 Kbps'lik hızı fiyatını karşılaştırarak anlattım. Buna çok şaşırdı.
Kendisine daha sonra genel taleplerimizi ilettim.
Öncelikle, 59 milyon bağlantı ücretinin fahiş olduğunu ve bunun kabul edilemeyeceğini söyledim. Kendisi bağlantı ücretinin kullanıcılardan 1 yıla yayılarak alındığını belirterek, alınsa bir mahsuru var mı dedi. Bende var diyerek itiraz ettim. Bu ücretin hiçbir işlem yapılmadan alındığını, ücretin en fazla 15-20 YTL olabileceğini, çünkü bu ülkenin ekonomik şartlarının ancak bunu karşılayacağını söyledim. Bunu kabul etti. Ve bu konuyla da ilgileneceğini söyledi ama Bakan, bu ülkenin de bir gerçekleri olduğunu, Telekom gibi kurumların devletin ekonomisine katkıda bulunduğunu ve bunun bir makro ekonomi siyaseti olduğunu da belirtmeden geçemedi. Ama ben yine de bu ücretin fahiş olduğunu ve indirilmesi gerektiği konusunda ısrar ettim.
Daha sonra ikinci talep olarak sınırsız kullanıcıların 256 KB'den 512'ye ayrım yapılmadan çıkarılması yönünde talebimizi ilettim. Bu yeni tarifenin 256 sınırsızları mağdur ettiğini bu kişilerin oranının % 8'de kaldığını söyledim. Bunun üzerine bakan, bu sınırsız kullanıcılar internet kafe sahipleri diyerek itiraz eder gibi oldu. Ben de 256 sınırsız bağlantı ile bir internet cafe açılamayacağını, bu hızın çok yetersiz olduğunu ve zaten internet cafelerin 1024 veya 2048 bağlantıyı seçtiklerini ve yeni tarifede de 2048 bağlantı ile ilgili hiçbir değişikliğin olmadığını, mağdur olanların yalnızca 256 sınırsız kullanıcılar olduğunu söyledim.
Bu çerçevede yapılan konuşmalardan sonra, kotalı kullanıcıların kotalarının kesinlikle yetmediğini, bu kotaların da kesinlikle arttırılması gerektiğini ilettim. Bakan bey bunu kabul ederek bütün bu söylediklerimle ilgileneceğini ve bizzat takip edeceğini söyledi. Söz veriyor musunuz? diye sorunca artık beni çok gaza getiriyorsunuz diyerek şaka yollu gülümsedi. Bununla birlikte kesin söz verdiği bir konu vardı. O konu da 2006 tarihi itibariyle Wimax sistemine geçilmesiydi. Bakan 2006 yılında kesinlike WIMAX sistemine geçileceğini, bunun bütün forumlarda herkese duyurabileceğimizi belirterek asıl konumuzla ilgili olarak da, Tarifede bir hata yapıldığını, bunu düzeltilmesi gerektiğini bildiklerini ama bunun biraz zaman alacağını, sabretmemiz gerektiğini, hiç kimseyi mağdur etmeyeceklerini, vatandaşın başının üzerinde yeri olduğunu, dolayısıyla tarife ile ilgili olarak gerek OGER gerekse Telekom yönünden çözüme gidilmesi ve 256 sınırsızların 512 sınırsıza yükseltilmesi için uğraşacağını belirtti. Şakalaşıldı, çikolatalar yenildi. Muhabbet edildi. Ve sonra veda edilip ayrıldık. Bundan sonra Tüder ile bakanlık önünde ayaküstü yaptığımız kısa görüşmede önümüzdeki hafta içinde Mehmet Ekinalan'la da görüşmeyi kararlaştırdık ve ayrıldık.
Bakan hakkında izlenimlerimiz :
Öncelikle saat 12:00-12:30 civarında bakan beyin uçağının Tunus'tan hava şartları sebebiyle kalkamadığını öğrendik ve moralimiz bozuldu. Daha sonra TK'daki görüşmeler sırasında Bakan beyin uçağının İstanbul'a indiği ve Bakan beyin İstanbul'da kalmasının zorunlu olduğu ve belki TÜDER'le İstanbul'da Cumartesi günü (yarın) görüşebileceği bilgisi geldi. Engin hanım Bakanın müşavirine telefon açtı ve gerek dernek olarak gerekse DP ve diğer forumlardan binlerce kişinin bu randevunun sonuçlarını beklediğini ve bu kişilere ne cevap verileceğini bilmediğini belirtti. 5-6 dakika sonra tekrar haber geldi ve Bakan beyin sırf bizim toplantı için İstanbul'da kalmaktan vazgeçerek 1 saatliğine Ankara'ya gelerek toplantıyı yapmak istediğine dair telefon aldık. Bu olay bakanın konuyu ve bizi ciddiye aldığının en büyük göstergesidir. Bakan bey bizimle görüştükten sonra İstanbul'a geri döndü.
Toplantı sırasında da Bakan beyin gerçekten bizler yönünden samimi olduğunu gözlemledik. Özellikle ben sorunları aktarırken çok dikkatli dinledi ve ilgilendiğini tavır ve sözleriyle belli etti.
Alıntı:
Arkadaşlar merhaba.
Biliyorsunuz bu sabah itibariyle astalavista üstadım tarafından sıcak yatağımdan kaldırılarak hazırladığı rapor taslağını bana gönderdi. Ben inceledim ve saat 12.00'de bürosunda buluştuk. Rapora son şeklini verdik. Bu sırada TÜDER'den Engin hanım aradı ve buluşma yerini söyledi.
Saat 15.00'da önce TÜDER yetkilileri ile buluştuk (Telekomünikasyon Kurumu önünde). TK yemekhanesinde karşıklı fikir alışverişinde bulunarak yazdığımız rapor çerçevesinde de tüm sorunlarımızı TÜDER'e aktardık. Daha sonra Telekomünikasyon Kurumu Başkanının odasına giderek onunla da görüştük (Tayfun Acarer) ve Raporun bir suretini ona da vererek konu hakkında bilgi verdik.
Bu görüşmelerde şunu anladık ki Telekom'un yapacağı tarifelere izin verme makamı kesinlikle Telekomünikasyon Kurumu'dur. Dolayısıyla bu kurumu yanımıza alma gereğini hissettik. Telekomünikasyon Kurumunun da bizim bir muhatabımız olduğu konusunda hem fikiriz.
TK Başkanı raporu okuyacağını söyledi. Ve aldığımız izlenim yeni bir tarifenin yapılması konusunda onların da bizimle hemfikir olduğu yönündedir. Orada görüşmeler sırasında bakan beyin Tunus'tan İstanbul'a döndüğünü ve İstanbul'da kalacağı halde bizimle randevusunun olduğunun hatırlatılması üzerine Ankara'ya geldiğini bizi kabul edeceği bilgisi geldi. Bu sırada saat 18.00 idi.
Bu arada Bakanı beklerken Telekomünikasyon Kurumunda Zaman Gazetesi muhabirine de beyanat verdik. Karşımızda tek bir gazetenin muhabiri olmasına rağmen, muhabirin beyanından medyanın ADSL konusunu tamamen yanlış anlaşıldığını, bizim açıklamalarımızdan sonra hayretler içerisinde kaldığını belirtti. Ve olayın medyada bu kadar ayrıntılı bilinmediği ve yanlış algılandığını da muhabirin vermiş olduğu bilgilerden öğrenmiş olduk.
Daha sonra iki araçla Ankara'nın iş çıkışı trafiğini yara yara Ulaştırma Bakanlığına geçildi. Burada bir süre bakan bey beklendi ve bu arada müsteşarına (ki bu müsteşar bakan beyin Telekom ve ADSL konusundaki danışmanı) bilgi verildi. Ve müsteşar notlar aldı. Bu sırada bakan bey içeriye girdi. Hoşgeldiniz faslından sonra Engin Hanım konuşmaya başladı.
Öncelikle Tüder başkanı Engin hanım, kendisine gelen binlerce şikayet dolayısıyla Telekom'un verdiği hiçbir hizmetinden (özellikle ADSL ve telefon) memnun olmadığını belirtti. Telekom'un kullanıcıya ADSL paketi sattıktan sonra hiçbir müşteri hizmeti veremediğini, sözleşmelerin tamamen üstünkörü hazırlandığını, tek nüsha olarak kullanıcıya verilmediğini, özellikle kotasız kullanıcıların limiti aştıklarında ne ödeyeceklerine ilişkin hiçbir hüküm ve bilgi olmadığını söyledi.
Bu konuşma çerçevesinde, söz limit aşıldığında eski tarifede üst sınırın 62,5 YTL olduğunu, fakat bu yeni tarifeye göre ne alınacağının belirsiz kaldığı belirtildi. Bu söz üzerine Bakan bey hiddetlendi ve olur mu öyle şey yine eski fiyattan limit aşımı ücreti üst sınırı ödenir dedi. Fakat biz ısrar edince derhal Mehmet Ekinalan'ı bulun ve bana bağlayın diye talimat verdi sekreterine. İki saniye sonra Ekinalan telefondaydı Sayın bakan telefonu konferans görüşmeye açtı ve bizim bu yeni tarife ile ilgili üst sınır durumunu telefondaki Ekinalan'a da anlatmamızı istedi.
Biz durumu anlatınca Ekinalan önce yeni tarifeden fiyatları okudu ve limit aşıldığında ödenecek miktarı söyledi. Bundan sonra kullanıcılardan limit aşımı olduğunda 99 YTL üzerinden fiyatlandırmaya gidileceğini ve 125 milyon civarında üst sınır limit aşımı ücreti alınacağını söyleyince bakan daha da hiddetlendi ve bu durumun sözleşmede yazıp yazmadığını sordu.
Bu sırada Ekinalan "ama efendim hiç limit aşımı olmuyor zaten" deyince biz hep bir anda hayır, yanlış bilgi veriliyor, kabul etmiyoruz dedik ve hatta orda ben hayır efendim ben aşıyorum ve mağdur oluyorum dedim. Bunun üzerine Ekinalan sustu ve "bizimle de gelsinler görüşsünler" dedi.
Bakan bey bunun üzerine bu işe kesin bir çözüm bulmasını istedi ve şaka yollu "yoksa oraya gelirim, kavga ederiz" dedi. (Biz haftaya Ekinalanla da görüşmeye gidiyoruz bunun da bilgisini buradan veriyorum).
Telefon kapandıktan sonra bakan beye eğer bu işe bir çözüm bulunmazsa büyük bir eyleme gidileceği söylenince bakan beyin vücut dilinden ve söylediklerinden böyle bir eylemin yapılmasının taraftarı olmadığını söyledikten sonra ADSL konusunda bize genel açıklamalarda bulundu. Biz de kendisine 24 GBit çıkışımızın olduğunu, bunun en yoğun olduğu zamanlarda 14 GBit'nin kullandığını belirtmemiz üzerine bakan 24 GBit çıkışın tamamen kullanılmadığını, güvenlik ve çeşitli sebeplerle en az % 30'unun ayrık tutulduğunu, kullandırılmadığını belirtti ve cep telefonlarının zor günlerde örneğin depremlerde kilitlendiğini ve iş göremediği örneğini verdi.
Devamında, her sektörde bu tür sıkıntıların yaşandığını, bu sektörde de bir sıkıntı yaşandığını ve bunun normal karşılanması gerektiğini, kendisinin kişisel çabalarıyla ve özellikle Telekomünikasyon Kurumu'ndan gelen olumsuz görüşlere rağmen 2003 yılında ADSL hizmetini başlattıklarını, devlet olarak ticari kurumlar gibi hizmet veremediklerini, bu işte başarısız olduklarını, Telekom'u da sırf bu sebeplerle özelleştirdiklerini (sürekli hizmetin tıkanması), devlet olarak çeşitli yasalar nedeniyle 2 ayda zor karar aldıklarını (bizde bu konuda hem fikiriz) oysa özelleştirme sonrasında şirketlerin bir gecede karar alabileceğini, dolayısıyla biraz sabırlı olmamızı belirtti.
Ayrıca, özelleştirme sonrasında hizmetin daha iyiye gideceğini söyledi. Bunun yapılıp yapılmayacağını izleyeceklerini ve bu yapılmadığı taktirde en şiddetli tedbirlerin alınacağına dair söz verdi.
Laf döndü dolaştı ve astalavista üstadım "efendim geçen sene herkesi ayrım yapmadan 256' ya geçirdiniz bu sene de söz vermiştiniz ve herkesi 256'dan 512'ye limit ve kotayı da arttırarak geçirecektiniz. Kısacası biz bu sözünüzün tutulmasını istiyoruz ve özetle bu toplantının amacı da budur" dedi.
Bunun üzerine Bakan hazırladığımız raporu açtı ve incelemeye başladı. Biz hemen raporun son sayfasında bulunan ve Takaya'nın internet sayfasından aldığımız dünyadaki internet fiyatlarını açıklayan tabloyu gösterdik.
Önce Japonya örneğini verdim fakat kabul etmedi bu örneği. Biz Japon'larla bir miyiz dedi. Ben de hemen Bulgaristan ve İran örneğini verdim. İran'da zaten internet yok dedi. Ben de evet orada internet cafeler yok bu yüzden kullanıcılar gizli olarak evden bağlanıyor ve özel yöntemlerle dedim. Sonra da İngiltere, İtalya ve ABD'deki 2048 KB bağlantının fiyatı ile bizdeki 202 $'lık 2048 Kbps'lik hızı fiyatını karşılaştırarak anlattım. Buna çok şaşırdı.
Kendisine daha sonra genel taleplerimizi ilettim.
Öncelikle, 59 milyon bağlantı ücretinin fahiş olduğunu ve bunun kabul edilemeyeceğini söyledim. Kendisi bağlantı ücretinin kullanıcılardan 1 yıla yayılarak alındığını belirterek, alınsa bir mahsuru var mı dedi. Bende var diyerek itiraz ettim. Bu ücretin hiçbir işlem yapılmadan alındığını, ücretin en fazla 15-20 YTL olabileceğini, çünkü bu ülkenin ekonomik şartlarının ancak bunu karşılayacağını söyledim. Bunu kabul etti. Ve bu konuyla da ilgileneceğini söyledi ama Bakan, bu ülkenin de bir gerçekleri olduğunu, Telekom gibi kurumların devletin ekonomisine katkıda bulunduğunu ve bunun bir makro ekonomi siyaseti olduğunu da belirtmeden geçemedi. Ama ben yine de bu ücretin fahiş olduğunu ve indirilmesi gerektiği konusunda ısrar ettim.
Daha sonra ikinci talep olarak sınırsız kullanıcıların 256 KB'den 512'ye ayrım yapılmadan çıkarılması yönünde talebimizi ilettim. Bu yeni tarifenin 256 sınırsızları mağdur ettiğini bu kişilerin oranının % 8'de kaldığını söyledim. Bunun üzerine bakan, bu sınırsız kullanıcılar internet kafe sahipleri diyerek itiraz eder gibi oldu. Ben de 256 sınırsız bağlantı ile bir internet cafe açılamayacağını, bu hızın çok yetersiz olduğunu ve zaten internet cafelerin 1024 veya 2048 bağlantıyı seçtiklerini ve yeni tarifede de 2048 bağlantı ile ilgili hiçbir değişikliğin olmadığını, mağdur olanların yalnızca 256 sınırsız kullanıcılar olduğunu söyledim.
Bu çerçevede yapılan konuşmalardan sonra, kotalı kullanıcıların kotalarının kesinlikle yetmediğini, bu kotaların da kesinlikle arttırılması gerektiğini ilettim. Bakan bey bunu kabul ederek bütün bu söylediklerimle ilgileneceğini ve bizzat takip edeceğini söyledi. Söz veriyor musunuz? diye sorunca artık beni çok gaza getiriyorsunuz diyerek şaka yollu gülümsedi. Bununla birlikte kesin söz verdiği bir konu vardı. O konu da 2006 tarihi itibariyle Wimax sistemine geçilmesiydi. Bakan 2006 yılında kesinlike WIMAX sistemine geçileceğini, bunun bütün forumlarda herkese duyurabileceğimizi belirterek asıl konumuzla ilgili olarak da, Tarifede bir hata yapıldığını, bunu düzeltilmesi gerektiğini bildiklerini ama bunun biraz zaman alacağını, sabretmemiz gerektiğini, hiç kimseyi mağdur etmeyeceklerini, vatandaşın başının üzerinde yeri olduğunu, dolayısıyla tarife ile ilgili olarak gerek OGER gerekse Telekom yönünden çözüme gidilmesi ve 256 sınırsızların 512 sınırsıza yükseltilmesi için uğraşacağını belirtti. Şakalaşıldı, çikolatalar yenildi. Muhabbet edildi. Ve sonra veda edilip ayrıldık. Bundan sonra Tüder ile bakanlık önünde ayaküstü yaptığımız kısa görüşmede önümüzdeki hafta içinde Mehmet Ekinalan'la da görüşmeyi kararlaştırdık ve ayrıldık.
Bakan hakkında izlenimlerimiz :
Öncelikle saat 12:00-12:30 civarında bakan beyin uçağının Tunus'tan hava şartları sebebiyle kalkamadığını öğrendik ve moralimiz bozuldu. Daha sonra TK'daki görüşmeler sırasında Bakan beyin uçağının İstanbul'a indiği ve Bakan beyin İstanbul'da kalmasının zorunlu olduğu ve belki TÜDER'le İstanbul'da Cumartesi günü (yarın) görüşebileceği bilgisi geldi. Engin hanım Bakanın müşavirine telefon açtı ve gerek dernek olarak gerekse DP ve diğer forumlardan binlerce kişinin bu randevunun sonuçlarını beklediğini ve bu kişilere ne cevap verileceğini bilmediğini belirtti. 5-6 dakika sonra tekrar haber geldi ve Bakan beyin sırf bizim toplantı için İstanbul'da kalmaktan vazgeçerek 1 saatliğine Ankara'ya gelerek toplantıyı yapmak istediğine dair telefon aldık. Bu olay bakanın konuyu ve bizi ciddiye aldığının en büyük göstergesidir. Bakan bey bizimle görüştükten sonra İstanbul'a geri döndü.
Toplantı sırasında da Bakan beyin gerçekten bizler yönünden samimi olduğunu gözlemledik. Özellikle ben sorunları aktarırken çok dikkatli dinledi ve ilgilendiğini tavır ve sözleriyle belli etti.