karaca
07-10-05, 20:02
Aşkımı kullanılmaz hale getirmek için oturdum masaya.
Öyle yerle bir edeceğim ki. Sen dahi tanıyamayacaksın.
Rüzgarlar kıskanacak. Ateşler yanmayacak bir daha.
Öylesine hızlı, öylesine yakıcı olacak bu yıkım.
Mesela;
Seni yazmayacağım artık.
Kalemi elime her alışımda, sen gelmeyeceksin aklıma.
Yazacağım kağıtlar beyaz olmayacak.
Çünkü saflığın geliyor aklıma.
Başka bir renk olacak. Sarı,turuncu,krem, fark etmez.
Ama beyaz asla.
Seni düşünmeyeceğim artık.
Ne yatarken dualarımda olacaksın, ne uykularımda rüyam, ne de kalktığımda tutkum.
Yüzümü yıkayıp aynaya baktığımda bir yanım sen olmayacak.
Karanlık kalacak öte yanım.
Kahvaltı da etmeyeceğim.
Çünkü hala yediğim iki lokmanın bir buçuğu senin.
Doymadan kalkmaktansa hiç oturmamalı.
Geceden bir kenarı fırlattığım gömleğim sen kokmayacak artık.
Pantolonumun arka cebindeki cüzdanımda fotoğrafın da olmayacak.
Saçlarımı da uzatacağım. Sana inat.
Hani kazara görürsen beğenme diye.
Yürürken attığım her adım artık bana ait olacak. Biri senindi ya.
Artık yok.
Vapura da binmeyeceğim artık.
Çünkü seni denizlerdeyken sevmiştim. Maviliğe bakıp, çizmiştim suretini, aşkını kalbime.
Sahilde de hiç yürümeyeceğim. Denizin iyot kokusunu çekmeyeceğim ciğerlerime.
Hala iki ciğerimden biri senin çünkü.
Başımı nereye çevirirsem çevireyim kimselere benzetmeyeceğim seni.
Ne senin gibi güze olacaklar ne de cana yakın.
Hele hele, asla sen kokmayacaklar.
Gülümseyen bir kadın gördüğümde gelmeyeceksin aklıma.
Güldüğünde inci dişlerinin nasıl parıldadığını da unutacağım.
Gözlerinin elası hiç ama hiç aklımda olmayacak. Çünkü onlardı beni sana çeken.
Hayali bile yeterdi esir etmeye. İyisi mi lafını dahi etmemeli.
Lepiska saçlı bir kadın görürsem kaçacağım yanından hemen.
Çünkü saçlarını senin gibi savurmasından ve kokusunun beni hapsetmesinden korkuyorum.
Birini kucaklamak da yok artık. Sen olacaksın çünkü kollarımda.
Başkasını düşünemem.
Adımı en güzel sen söylerdin.
Bir daha söyle, bir daha söyle, derdim.
Hatırlar mısın?Doyamazdım.
Ama o da yok.
Sırf bu yüzden sokaklarda adımı haykıracağım.
Herkes öğrensin diye.
Öğrensinler de, çığlıkları kulaklarımı doldursun, sesini unuttursun bana.
Şarkıların her notasında, sözlerinde sen vardın ya.
Artık olmayacaksın.
Bestesiz ve notasız olacak tüm şarkılar.
Bütün şarkıcılar susacak. Kemanlar çalmayacak.
İçtiğim içkilerin çetelesini tutmayacağım artık.
O zamanlar sen vardın çünkü, içtiğim her kadehin sahibiydin.
Şimdi sadece ben varım.
Uyuyacağım kadehlere sarılarak, geceler boyunca.
Sahipsizim çünkü.
Sabah ezanlarını da dinlemek istemiyorum artık.
Dualarımda sen yoksun ki. Nesini dinleyeyim.
Tanrıya boş yere yalvarmak olur mu?
Nasıl olsa gelmiyorsun.
Gelmeyeceksin.
Aşkımı kullanılmaz hale getirmek istiyorum...
Bir kez olsun “seni düşünüyorum” demedin ki.
Bir kez olsun “savaşacağım senin için, aşkım için” demedin ki.
Bir kez olsun “sen benimsin” demedin ki.
Bir kez olsun “seni seviyorum” demedin ki.
Ama ben...
Hepsini yüzlerce, binlerce kez dedim.
Belki milyon kez.
...
Öyle yerle bir edeceğim ki. Sen dahi tanıyamayacaksın.
Rüzgarlar kıskanacak. Ateşler yanmayacak bir daha.
Öylesine hızlı, öylesine yakıcı olacak bu yıkım.
Mesela;
Seni yazmayacağım artık.
Kalemi elime her alışımda, sen gelmeyeceksin aklıma.
Yazacağım kağıtlar beyaz olmayacak.
Çünkü saflığın geliyor aklıma.
Başka bir renk olacak. Sarı,turuncu,krem, fark etmez.
Ama beyaz asla.
Seni düşünmeyeceğim artık.
Ne yatarken dualarımda olacaksın, ne uykularımda rüyam, ne de kalktığımda tutkum.
Yüzümü yıkayıp aynaya baktığımda bir yanım sen olmayacak.
Karanlık kalacak öte yanım.
Kahvaltı da etmeyeceğim.
Çünkü hala yediğim iki lokmanın bir buçuğu senin.
Doymadan kalkmaktansa hiç oturmamalı.
Geceden bir kenarı fırlattığım gömleğim sen kokmayacak artık.
Pantolonumun arka cebindeki cüzdanımda fotoğrafın da olmayacak.
Saçlarımı da uzatacağım. Sana inat.
Hani kazara görürsen beğenme diye.
Yürürken attığım her adım artık bana ait olacak. Biri senindi ya.
Artık yok.
Vapura da binmeyeceğim artık.
Çünkü seni denizlerdeyken sevmiştim. Maviliğe bakıp, çizmiştim suretini, aşkını kalbime.
Sahilde de hiç yürümeyeceğim. Denizin iyot kokusunu çekmeyeceğim ciğerlerime.
Hala iki ciğerimden biri senin çünkü.
Başımı nereye çevirirsem çevireyim kimselere benzetmeyeceğim seni.
Ne senin gibi güze olacaklar ne de cana yakın.
Hele hele, asla sen kokmayacaklar.
Gülümseyen bir kadın gördüğümde gelmeyeceksin aklıma.
Güldüğünde inci dişlerinin nasıl parıldadığını da unutacağım.
Gözlerinin elası hiç ama hiç aklımda olmayacak. Çünkü onlardı beni sana çeken.
Hayali bile yeterdi esir etmeye. İyisi mi lafını dahi etmemeli.
Lepiska saçlı bir kadın görürsem kaçacağım yanından hemen.
Çünkü saçlarını senin gibi savurmasından ve kokusunun beni hapsetmesinden korkuyorum.
Birini kucaklamak da yok artık. Sen olacaksın çünkü kollarımda.
Başkasını düşünemem.
Adımı en güzel sen söylerdin.
Bir daha söyle, bir daha söyle, derdim.
Hatırlar mısın?Doyamazdım.
Ama o da yok.
Sırf bu yüzden sokaklarda adımı haykıracağım.
Herkes öğrensin diye.
Öğrensinler de, çığlıkları kulaklarımı doldursun, sesini unuttursun bana.
Şarkıların her notasında, sözlerinde sen vardın ya.
Artık olmayacaksın.
Bestesiz ve notasız olacak tüm şarkılar.
Bütün şarkıcılar susacak. Kemanlar çalmayacak.
İçtiğim içkilerin çetelesini tutmayacağım artık.
O zamanlar sen vardın çünkü, içtiğim her kadehin sahibiydin.
Şimdi sadece ben varım.
Uyuyacağım kadehlere sarılarak, geceler boyunca.
Sahipsizim çünkü.
Sabah ezanlarını da dinlemek istemiyorum artık.
Dualarımda sen yoksun ki. Nesini dinleyeyim.
Tanrıya boş yere yalvarmak olur mu?
Nasıl olsa gelmiyorsun.
Gelmeyeceksin.
Aşkımı kullanılmaz hale getirmek istiyorum...
Bir kez olsun “seni düşünüyorum” demedin ki.
Bir kez olsun “savaşacağım senin için, aşkım için” demedin ki.
Bir kez olsun “sen benimsin” demedin ki.
Bir kez olsun “seni seviyorum” demedin ki.
Ama ben...
Hepsini yüzlerce, binlerce kez dedim.
Belki milyon kez.
...